1. Ceza Dairesi 2011/2069 E. 2011/2525 K. — Yargıtay Kararı
1. Ceza Dairesi 2011/2069 Esas 2011/2525 Karar 25.04.2011
1. Ceza Dairesi 2011/2069 E., 2011/2525 K.
...'yı kasten öldürmekten sanık ...'nün yapılan yargılanması sonunda: Alman Ceza Kanununun 211. ve 213. Maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezasıyla hükümlülüğüne ilişkin (...) Yedinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30/12/2009 gün ve 153/368 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi müdahiller vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Bilirkişiye yemin verilip, dosyanın teslim edildiği sırada Cumhuriyet Savcısının hazır bulunmadığı ve bu tutanakta görüldüsü mevcut değil ise de, 30.12.2009 tarihli oturumda bilirkişi raporu okunup, Cumhuriyet Savcısından esas hakkında görüşünün sorulması karşısında bu usuli eksiklik sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. 2-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...’nün kasten öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı tahrik ve takdiri indirim sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümde eleştiri nedeni dışında isabetsizlik görülmediğinden,müdahiller vekilinin eksik incelemeye, suç vasfına, tahrik bulunmadığına, lehe yasanın tespitinde sadece ceza miktarı değil suçun işlendiği yabancı ülkenin infaz yasası ile 647 ve 5275 sayılı infaz yasalarının karşılaştırılması gerektiğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,765 sayılı TCK nun 10/a maddesi; Türkiye’de yapılacak yargılamalarda münhasıran Türk Ceza Kanununun uygulanacağına ilişkin genel kuralı değiştirmediği, fakat suçun işlendiği yer kanununda öngörülen cezadan fazla ceza ile sanığın cezalandırılamayacağını hükme bağlamış bulunduğundan, sanık hakkında Türk Ceza mevzuatı uyarınca ceza tayini gerekirken doğrudan doğruya Alman Ceza Kanunu tatbik edilmek suretiyle cezalandırılması yasaya aykırı ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK.nun 322 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasındaki “Sanık hakkında Alman Ceza Kanununun yukarıda gösterildiği üzere 211-213 madde hükümlerine göre sonuç itibariyle verilen 10 yıl hapis cezasının lehe olduğu nedeniyle sanık hakkındaki iş bu maddeler uygulanmak suretiyle sanığın cezalandırılmasına” ibaresinin çıkartılmasına, sanık hakkında 765 sayılı TCK nun 448, 51/1, 59 maddeleri ile yapılan uygulamadan sonra gelmek üzere; 765 sayılı TCK nun 10/a maddesine göre sanığa verilecek ceza, suçun işlendiği yer kanununda öngörülen cezadan fazla olamayacağından, 765 sayılı TCK.nun 10/a maddesi uyarınca Alman Ceza Kanununun 213 maddesinde öngörülen hapis cezası dikkate alınarak sanığın sonuç olarak 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin hüküm fıkrasına eklenmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, 25/04/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.