1. Ceza Dairesi 2008/528 E. 2010/830 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

1. Ceza Dairesi 2008/528 E. 2010/830 K. — Yargıtay Kararı

1. Ceza Dairesi 2008/528 Esas 2010/830 Karar 16.02.2010
1. Ceza Dairesi 2008/528 E.,  2010/830 K.

...'i kasten öldürmeye teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (...) Onuncu Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 04.05.2007 gün ve 174/127 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1-a) Sanığın yüzüne karşı, sanık müdafiinin yokluğunda 04.05.2007 tarihinde verilen kararı, sanık müdafii, 16.07.2007 tarihli dilekçe ile temyiz etmiş ise de, 5271 sayılı CMK’nun 34/2. Maddesi uyarınca hükümde başvurulabilecek kanun yolu, mercii ve şekli belirtilmediğinden, sanık müdafiinin temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilmiştir.
b) Mahkemece suçun yaralama olarak kabul edilmesi ve kabul edilen bu niteliğe göre uygulanan 456/1 maddedeki cezanın alt sınırı dikkate alınarak, hükmün zorunlu müdafiinin yokluğunda verilmesinde isabetsizlik görülmemiş ve tebliğnamenin bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçunun niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin suçun sübut bulmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
a) 6136 sayılı yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
b) Yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden;
Aralarında önceye dayalı anlaşmazlık bulunan sanık ile mağdurun olay günü karşılaştıklarında aralarında tartışma çıktığı, sanığın, hedef gözeterek
etkili mesafeden tabanca ile iki el ateş ederek, mağduru sırt bölgesinden isabetle basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı, mağdurun olay yerinden kaçması üzerine sanığın eylemini tamamlayamadığı olayda; sanığın fiili ile açığa çıkan kastının öldürmeye yönelik olup, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması yerine suç vasfının yaralama olarak kabulü ile yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı açısından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 15.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın