1. Ceza Dairesi 2008/10803 E. 2010/630 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

1. Ceza Dairesi 2008/10803 E. 2010/630 K. — Yargıtay Kararı

1. Ceza Dairesi 2008/10803 Esas 2010/630 Karar 08.02.2010
1. Ceza Dairesi 2008/10803 E.,  2010/630 K.

...'i kasten öldürmeye teşebbüsten sanık ...'in yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (...) Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 02/06/2008 gün ve 170/188 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-02.06.2008 tarihli celsede Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki görüşünü bildirmesinden sonra esas hakkındaki savunmasını hazırlayabilmek için süre talep eden sanık müdafii Av.... Gürbüz’ün talebi dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK.nun 147, 216, 289. maddeleri ile 1982 Anayasasının 90. maddesinde dayanağını bulan 19.03.1954 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanma hakkı başlıklı 6/3-b maddesinin "müdafaasını hazırlamak için gerekli zamana ve kolaylıklara malik olmak" hükmü uyarınca kendisine makul bir süre tanınması gerekirken, hükmün hemen tefhimi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2-Yabancı uyruklu olan mağdur ...’ın doğum tarihinin gerekçeli karar başlığında 1989, kolluk ifadesinde 28.10.1989 ve mahkemedeki beyanı sırasında 1985 olarak gösterildiği anlaşılmakla, mağdurun suç tarihi itibariyle çocuk sayılıp sayılamayacağı ve buna dayalı olarak 5237 Sayılı TCK.nun 6 ve 82/1-e maddelerinin değerlendirilmesi bakımından pasaportundan veya bağlı olduğu ülkenin konsolosluğundan gerçek doğum tarihinin tespit edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3-Mağdur ...’la ile ilgili hasta müşahade ve tedavi belgelerinin, röntgen ve grafilerin eklenmesi suretiyle mağdurdaki yara adedi ve her bir yara ayrı değerlendirilmek suretiyle bu yaraların kaç tanesinin yaşamsal tehlike doğurduğu, göğüs ve batın boşluğuna nafiz olup olmadığı kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmek üzere Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan apor alındıktan sonra, sanığın eyleminin nitelendirilmesi gerekirken eksik soruşturmayla hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle sair cihetleri incelenmeksizin, CMUK.nun 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 08.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın