Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacılar ve bir kısmının mirasçıları ile davalı kooperatif arasında gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, davacıların davalının edimini sözleşme doğrultusunda gereği gibi yerine getirmediğini, imalatların bir kısmının hatalı ve eksik olduğunu, yapı ruhsatı alınmasına engel teşkil eder nitelikte projeye aykırılıklar bulunduğunu belirterek sözleşmenin feshi ile projeye aykırı imalatların kal' ine. fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL eksik işler bedeli ile 5.000 TL gecikme tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde bulunduğunu ve 5 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğunu, açılan davada zaman aşımı süresinin geçirilmiş olduğunu belirterek davanın zaman aşımı nedeniyle reddini talep ettiği, esasa ilişkin beyanlarında ise Bursa 4 SHM ,,,,,,,,,,,,,,,,,,, Bursa 6 AHM ............ E ve Bursa 2 ATM .................. E , ....... e, ................ e sayılı dosyalarda uyuşmazlıkların karara bağlanıp kesinleştiğini, davacı yanın sözleşmenin fesih ve kal talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. KANITLAR: İhtarname, tapu kayıtları, keşif, bilirkişi raporu, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Dava; davacı taleplerinin zaman aşımına uğrayıp uğramadığı, zaman aşımı süresinin geçirilmemiş olması halinde ise fesih kurallarının oluşup oluşmadığı, cezai şart ve eksik iş bedeli talebinde haklılık bulunup bulunmadığı ve bu taleplerin miktarının tespitine yönelik sözleşmenin iptali davasıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. Dava dilekçesi ve dosya kapsamına göre davacıların kooperatif üyesi olmayıp arsa sahipleri olduğu anlaşılmış olup, dolayısıyla uyuşmazlığın 1163 sayılı Kooperatifler Kanunundan kaynaklanmadığı ortadadır. Davanın, TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesine dayalı olduğu, arsa sahibi davacıların tacir olmadığı ve 6102 sayılı TTK'nın 4/(1). maddesinde TBK'nın 470. vd. maddelerine atıf yapılmadığından, davanın mutlak ve nispi ticari dava olmadığı, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca, Kooperatifler Kanunu'ndan kaynaklanan hukuk davalarının tarafların sıfatlarına bakılmaksızın ticari dava olduğu kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklandığından, genel olarak kooperatif ve ortakları arasındaki uyuşmazlıkların ifade edildiği, Kooperatifler Kanunu'nun anılan hükmünün somut olayda uygulama yeri olmadığından eldeki davanın, Kooperatifler Kanunu gereği ticari dava olduğu sonucuna ulaşılması mümkün olmadığı gibi eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceğine ilişkin bir düzenleme de bulunmadığından davanın genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından bakılması gerekmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi 2018/452 E.-2018/634 K., İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 2017/1262 E-2017/842 K.) Açıklanan gerekçe doğrultusunda, davacının davasının görev dava şartı noksanlığı yönünden usulden reddine, dosyanın görevli Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı gerekçeye göre; 1-Davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, Bursa Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna, 2-HMKnun 20. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın BURSA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine, 3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli Bursa Asliye Hukuk Mahkemesince taktirine, yargılamanın görevli mahkeme de devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.05/02/2019
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Emsal, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.