9. Daire 2025/3453 E. 2025/5899 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

9. Daire 2025/3453 E. 2025/5899 K. — Danıştay Kararı

9. Daire 2025/3453 Esas 2025/5899 Karar 17.12.2025
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2025/3453 E.,  2025/5899 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2025/3453
Karar No : 2025/5899

TEMYİZ EDENLER :1-(DAVACI) ....

2-(DAVALI) ... Defterdarlığı-...
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : .. Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem:Davacı tarafından, vergi borçlarının tahsili amacıyla, aracına, banka hesaplarına ve gayrimenkulüne uygulanan hacizlerin (trafik ve idari-adli para cezaları hariç kısımları) kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararıyla; davacının şahsi mükellefiyetinden kaynaklı muhtelif amme alacaklarının tahsili amacıyla davacı adına ... tarih ve ..., ... tarih ve..., ... tarih ve.., ... tarih ve ..,... tarih ve .., ... tarih ve ... ve... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinin düzenlenerek tebliğ edildiği, ancak ödeme emirlerinin tebliğine rağmen davacı tarafından ödeme emirleri içeriği amme alacağının ödenmemesi üzerine amme alacağının tahsili için davacının banka hesaplarına, araç ve gayrimenkulüne haciz işlemlerinin uygulandığı, ... tarih ve ... sayılı ile ... tarih ve ... sayılı haciz bildirileri ile davacının banka hesaplarına uygulanan haciz işlemlerinin, 6736 sayılı ve 7143 sayılı Kanunlar kapsamında terkin edilen amme alacaklarına ilişkin kısmı yönünden; davalı idarece verilen savunma dilekçesinde haciz işlemlerine dayanak alınan ödeme emirleri içeriği bir kısım amme alacaklarının 6736 ve 7143 sayılı Kanunlar kapsamında terkin edildiğinin bildirilmesi üzerine Mahkemelerince verilen ara kararı üzerine davalı idare tarafından, 6736 sayılı Kanun kapsamında 19/08/2016 tarihinde terkin yapıldığı, bu tarihe kadar düzenlenen ... numaralı haciz bildirisinde 6736 sayılı Kanun kapsamında terkin işlemi henüz yapılmadığı için anılan yasa kapsamında daha sonra terkin edilecek tutarların da dahil olduğu, 19/08/2016 tarihinden sonra düzenlenen haciz bildirilerinde ise borcun ortadan kalkması nedeniyle, yasa kapsamında terkin edilen tutarların yer almadığı, yine 7143 sayılı kanun kapsamında 18/05/2018 tarihinde terkin yapıldığı, bu tarihe kadar düzenlenen ...-... numaralı haciz bildirilerine 7143 sayılı Kanun kapsamında terkin işlemi henüz yapılmadığı için yasa kapsamında daha sonra terkin edilecek tutarların da dahil olduğu, 18/05/2018 tarihinden sonra düzenlenen haciz bildirilerinde ise borcun ortadan kalkması nedeniyle, yasa kapsamında terkin edilen tutarların yer almadığının bildirildiği, bu durumda, davacı tarafından dava konusu edilen ... tarih ve ... sayılı ile.. tarih ve ... sayılı haciz bildirileri ile davacının banka hesaplarına uygulanan haciz işlemlerinin; 6736 sayılı Kanun kapsamında 19/08/2016 tarihinde ve 7143 sayılı Kanun kapsamında ise 18/05/2018 tarihinde terkin edilen amme alacaklarına ilişkin kısmı yönünden esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı, dava konusu haciz işlemlerinin, 11/10/2012 tarih ve 2012/117 sayılı ödeme emri içeriği amme alacaklarına isabet eden kısmı yönünden incelenmesinden; söz konusu ödeme emrinin ilanen tebliğden önce anılan ödeme emrinin davacının bilinen adreslerine tebliğe çıkarıldığını gösterir tebliğ alındısı örneklerinin Mahkemelerinin ara kararına rağmen davalı idarece dosyaya ibraz edilmediği dolayısıyla söz konusu amme alacağının usulüne uygun olarak kesinleştirildiğinin davalı idarece ortaya konulamadığı anlaşılmış olup ortada usulüne uygun olarak kesinleştirilmiş bir kamu alacağından bahsedilemeyeceğinden dava konusu haciz işlemlerinin, davacı adına tanzim edilen ... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriği amme alacaklarına isabet eden kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, dava konusuhaciz işlemlerinin, davacı adına tanzim edilen ... tarih ve ... ve ... sayılı ödeme emirleri içeriği amme alacaklarına isabet eden kısmı yönünden; söz konusu ödeme emirlerinin 04/11/2013 tarihinde ... Mahallesi muhtarının imzasına tebliğ edildiği, ödeme emirlerinin tebliğine dair 04/11/2013 tebliğ alındısının incelenmesinden, anılan ödeme emirlerinin davacının iş yeri adresi olan "... Mahallesi Sağlık Ocağı Arkası, ... K.No:..., Serik, Antalya" adresine tebliğe çıkarıldığı, adresin kapalı olduğu, komşuna sorulduğu, komşusunun beyanına göre muhatabın çarşıya gitmiş olduğunun beyan edildiğinin tutanak altına alındığının anlaşıldığı akabinde Mahkemelerince verilen ara kararı üzerine, davalı idarece verilen cevabi yazıda ise, ödeme emirlerinin 213 sayılı Kanun'un 101. maddesinin birinci fıkrası uyarınca davacının iş yeri adresine tebliğe çıkarıldığı ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ edildiği ve evrakın mahalle muhtarına teslim edildiği görüldüğünden söz konusu tebliğ işleminin usulsüz olduğunun anlaşıldığından dava konusu haciz işlemlerinin, ... tarih ve ... ve ... sayılı ödeme emirleri içeriği amme alacaklarına isabet eden kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, dava konusu haciz işlemlerinin, davacı adına tanzim edilen ... tarih ve ..., 1... tarih ve..., ... tarih ve..., ... tarih ve ... ve ... tarih ve ... sayılı ödeme emirleri içeriği amme alacaklarına isabet eden kısmı yönünden; söz konusu ödeme emirlerinin usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edildiği, ödeme emirlerinin ihtilafsız şekilde kesinleştiği ve ödeme yapılmadığı, öte yandan söz konusu ödeme emirleri içeriği amme alacaklarının vadelerinin sırasıyla 2011,2012,2013 ve 2015 yıllarına ait olduğu ve davacı adına tanzim edilen ödeme emirlerinin tebliği, davacının aracına ilk olarak 2016 yılında haciz uygulanması ve yine davacının taşınmazlarına ilk olarak 2019 yılında haciz uygulanmasıyla zamanaşımı sürelerinin kesildiği dikkate alındığında borçların tahsil zamanaşımı süresi içerisinde takip edildiği anlaşıldığından, dava konusu haciz işlemlerinin ... tarih ve...... tarih ve...,... tarih ve...,... tarih ve ... ve ... tarih ve ... sayılı ödeme emirleri içeriği amme alacaklarına isabet eden kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen reddine, kısmen kabulüne, dava konusu haciz işlemlerinin, davacı adına tanzim edilen... tarih ve ... ile ... tarih ve... ve ... sayılı ödeme emirleri içeriği amme alacaklarına isabet eden kısımlarının iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Mahkeme kararının, dava konusu hacizlerin davacı adına tanzim edilen ... tarih ve ... ile ... tarih ve ... ve ... ana takip nolu ödeme emri içeriği amme alacaklarına isabet eden kısımları yönünden davanın kabulüne ilişkin hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu ile davacı adına tanzim edilen ... tarih ve ..., ... tarih ve ..., ... tarih ve ..., ... tarih ve ... ve ... tarih ve ... ana takip numaralı ödeme emirleri içeriği amme alacaklarına isabet eden kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunda ileri sürülen iddialar, sözü geçen kararın bu kısımlarının kaldırılmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, bu kısımlar yönünden istinaf başvurularının reddine, Vergi Mahkemesi kararının haciz içeriği ... tarih ve ... sayılı ile ... tarih ve ... sayılı haciz bildirileri ile davacının banka hesaplarına uygulanan haciz işlemlerinin, 6736 sayılı ve 7143 sayılı Kanunlar kapsamında terkin edilen amme alacaklarına ilişkin kısmına yönelik davalı istinaf başvurusunun ise; anılan tarihlerden önce tesis olunan haciz işlemlerinin dava açma tarihine kadar geçerli olduğu düşünüldüğünce, davalı idare tarafından ayrıca tesis olunacak yeni bir işlem ile terkin edilen tutarların kaldırılması/iptali gerekeceğinden, bu kısımlar yönünden haciz işlemlerinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle gerekçeli reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Üzerine haciz uygulanan taşınmazın tek evin haline münasip ikamet olarak kullanıldığı bu yüzden haczedilemeyeceği, haczin dayanağı borçların zamanaşımına uğradığı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: Dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu, davacının borcunu ödemekte dürüstlük kurallarına uymadığı ve kamu alacağını açıkça zarara uğratma kastıyla hareket ettiği iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı tarafından, vergi borçlarının tahsili amacıyla, aracına, banka hesaplarına ve gayrimenkulüne uygulanan hacizlerin (trafik ve idari-adli para cezaları hariç kısımları) kaldırılması istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un olay tarihinde yürürlükte olan haliyle 54. maddesinde, ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı, olay tarihinde yürürlükte olan haliyle 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde de yine olay tarihinde yürürlükte olan haliyle, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddiası ile tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait davalara bakan vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği, "Haciz" başlıklı 62. maddesinin 1. fıkrasında ise; borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı kurala bağlanmıştır.
Aynı Kanun’un "Haczedilemeyecek Mallar" başlıklı 70. maddesinin 1. fıkrasının 11. bendinde, borçlunun haline münasip evinin haczedilemeyeceği, ancak evin değeri fazla ise bedelinden haline münasip bir yer alınabilecek miktarı borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılabileceği belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan bozma sebeplerinden birinin varlığı halinde mümkündür.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu haciz işlemlerinin, davacının Zonguldak İli, Gökçebey İlçesi ... Mahallesi ... ada, ... parselde yer alan taşınmazına uygulanan haczin dışında kalan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının dayandığı sebepler ve gerekçesi Dairemizce de uygun görülmüş olup taraflarca ileri sürülen iddialar temyize konu kararın bu hususlara ilişkin kısmının bozulmasını gerektirir nitelikte bulunmamıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, davacının Zonguldak İli, Gökçebey İlçesi ... Mahallesi ... ada, ... parselde yer alan taşınmazına uygulanan hacze ilişkin kısım yönünden;
Dosyanın incelenmesinden; davacının şahsi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına ... tarih ve ..., ... tarih ve...,... tarih ve...... tarih ve....... tarih ve ..., ... tarih ve ... ve ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinin düzenlenerek tebliğ edildiği, ancak ödeme emirlerinin tebliğine rağmen davacı tarafından ödeme emirleri içeriği amme alacağının ödenmemesi üzerine amme alacağının tahsili amacıyla davacının banka hesaplarına, araç ve gayrimenkulüne haciz işlemlerinin uygulandığı, davacı tarafından ise, davanın kabulüne ilişkin kısımda dayanak ödeme emirleri bulunmadığı anlaşılan ve haciz uygulanan Zonguldak İli, Gökçebey İlçesi ... Mahallesi ... ada, ... parselde yer alan sahibi olduğu taşınmazın, haline münasip tek evi olduğunun iddia edildiği görülmektedir.
Bu durumda, amme alacağının güvence altına alınması amacıyla borçlunun haline münasip evine haciz işlemi uygulanamayacağından, hacze konu meskenin borçlunun haline münasip olup olmadığı, evin değerinin haline münasip bir meskenin değerinden fazla bulunup bulunmadığı, fazla ise davacının haline münasip bir evin değerinin ne olması gerektiği, taşınmazın satılması durumunda kalan bedelin davacının haline münasip ev almasına yetip yetmeyeceği konusunda idarece bir tespit yapılıp/yapılmadığı gibi hususlar araştırılmak suretiyle yeniden karar verilmek üzere Bölge İdare Mahkemesi kararının, davacının Zonguldak İli, Gökçebey İlçesi ... Mahallesi ... ada, ... parselde yer alan taşınmazına uygulanan hacze ilişkin kısım yönünden bozulması gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davalının temyiz isteminin reddine, davacının temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne,
... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davacının Zonguldak İli, Gökçebey İlçesi ... Mahallesi ... ada, ... parselde yer alan taşınmazına uygulanan hacze ilişkin kısım yönünden BOZULMASINA, diğer kısımlarının ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunan davacıdan...-TL maktu harç alınmasına,
Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 17/12/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın