9. Daire 2022/3848 E. 2023/4849 K. — Danıştay Kararı
9. Daire 2022/3848 Esas 2023/4849 Karar 28.11.2023
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/3848 E., 2023/4849 K.
T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2022/3848 Karar No : 2023/4849
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... A.Ş. VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem:Davacı tarafından, ... A.Ş. ile imzalanan “Bilgi Teknolojileri Danışmanlık ve Destek Hizmeti Alımı Ek Sözleşmesi” kapsamında oluşan fiyat farkı nedeniyle ... A.Ş. yönetimince alınan “olur” un vergiye tabi kağıt niteliğinde olmadığı ihtirazı kaydıyla verilen damga vergisi beyannamesi üzerine 2021/Ocak dönemine ilişkin tahakkuk ettirilip ödenen 264,540,11,TL tutarındaki sözleşme damga vergisinin kaldırılması ve yasal faziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyasının incelenmesinden, davacı şirket ile ... A.Ş. arasında 30/04/2019 tarihli "Bilgi Danışmanlık ve Destek Hizmet Alımı Sözleşmesi" imzalandığı, bu sözleşmenin bedelinin 4.750.000,00-TL olduğu ve 45.030,00-TL tutarındaki sözleşme damga vergisinin davacı şirket tarafından Nisan/2019 döneminde beyan edilerek ödendiği, 31/12/2019 tarihinde ana sözleşmede belirlenen personele ilave 193 adet personel temin hizmeti ve personel unvan ve kademelerine yeni derecelerin eklenmesi amacıyla "Bilgi Danışmanlık ve Destek Hizmet Alımı Ek Sözleşmesi"nin imzalandığı, bu ek sözleşmenin bedelinin 47.166.685,62-TL olduğu ve 447.140,18-TL tutarındaki sözleşme damga vergisinin davacı şirket tarafından Aralık/2019 döneminde beyan edilerek ödendiği, ... tarihli ve ... sayılı yazı ile ... A.Ş. tarafından ek sözleşmeye istinaden 2020 yılında gerçekleşen 27.905.074,99-TL'lik iş artışına yönelik 264.540,11-TL damga vergisinin ödenmesine ilişkin bir bildirimin yapıldığı, bunun üzerine 25/02/2021 tarihli ihtirazi kayıtlı beyannameye istinaden yapılan ödeme üzerine görülmekte olan davanın açıldığının anlaşıldığı, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca, sözleşme yapıldıktan sonra işin maliyetini etkileyecek şekilde fiyatlarda meydana gelen artışlar veya iş artışları nedeniyle ek bir sözleşme veya bu kağıtların mahiyetini iktisap eden herhangi bir kağıt düzenlenmiş ise, sözleşme yerine geçen bu belgenin aynı tablonun I-A/1. maddesi gereğince nispi damga vergisine tabi tutulması gerektiği, ancak, doğacak fiyat farkı veya iş artışı için bu konuda ek bir sözleşme düzenlenmemişse, damga vergisinin ödenmesi gerekip gerekmediğinin, belirli bir meblağı ihtiva eden herhangi bir belge düzenlenip düzenlenmediğine, şayet belge düzenlenmiş ise bu belgenin mukavelenamenin değiştirilmesi niteliğinde olup olmadığına bakılarak çözümlenmesi gerektiği, olayda, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin belirli bir süreye bağlı olarak düzenlenmiş sözleşmeler olmadığı, sözleşme bedelinin sözleşme yürürlükte bulunduğu süre boyunca her yılın başında TÜİK tarafından açıklanan bir önceki yıla ait ortalama (TÜFE+Yİ-ÜFE)/2+1 oranında artırılacağının düzenlendiği, ... A.Ş.'nin 2020 yılındaki hizmet giderlerinden sözleşme bedelini çıkarmak şeklinde iş artışını tespit ettiği, bu artış bedeline isabet eden damga vergisinin ödenmesinin sözleşme olarak değerlendirilmeyecek bir yazı ile davacı şirketten istediği, bu belgenin sözleşmenin değiştirilmesi niteliğinde olmadığının, davacı tarafından imzalanan herhangi bir belgenin bulunmadığının anlaşıldığı, bu durumda, taraflar arasında imzalanan 2019 yılına ilişkin sözleşmelere dayanılarak ... A.Ş. tarafından 2020 yılı iş artışı bedeli hesaplanmış ise de arttırılan bedele ilişkin olarak taraflar arasında herhangi bir kağıt imzalanmadığından tahakkuk ettirilen damga vergisinde hukuka uyarlık görülmediği, fazla ve yersiz tahsilatın mükelleften kaynaklanmadığı anlaşıldığından, yukarıda açıklandığı üzere haksız olarak tahsil edilen damga vergisinin tahsil edildiği tarihten itibaren 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiziyle birlikte davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptali ile haksız olarak tahsil edilen damga vergisinin tahsil edildiği tarihten itibaren 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu edilen damga vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı, faizin yasal dayanaktan yoksun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ:Bölge İdare Mahkemesi kararının, sözleşme damga vergisine ilişkin kısmı usul ve yasaya uygun olup davalının bu kısma yönelik temyiz isteminin reddi gerektiği; kararın faize ilişkin kısmı yönünden ise, 213 sayılı Kanunun 112/4.maddesi hükmünde, fazla ve yersiz olarak tahsil edilen vergilerin tecil faizi oranında hesaplanan faizi ile birlikte iadesinin istenmesine imkan tanınmışken, olayda mali idarenin hukuka aykırı işleminden uğranılan zararın davacı tarafından faiz adı altında işleyecek yasal faizinin iadesinin talep edilmesi nedeniyle talebe bağlılık ilkesi uyarınca talep sonucundan fazlasına karar verilemeyeceğinden, tecil faizi oranında hesaplanan faizin iadesine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, davalının bu kısma yönelik temyiz isteminin kabulü ile kararın faize ilişkin kısmının düzelterek onanması gerektiği; düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 28/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.