9. Daire 2022/161 E. 2023/5003 K. — Danıştay Kararı
9. Daire 2022/161 Esas 2023/5003 Karar 30.11.2023
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/161 E., 2023/5003 K.
T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2022/161 Karar No : 2023/5003
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, 2016 yılına ilişkin defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediği ve 2016 yılından devreden katma değer vergisinin bulunmadığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak, 2016/Mayıs-Aralık ve 2017/Ocak, Şubat, Nisan-Eylül dönemlerine ilişkin re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesi'nin .. tarih ve E:., K:... sayılı kararıyla; dava konusu 2016/Mayıs-Aralık ve 2017/Ocak, Şubat, Nisan-Eylül dönemlerine ilişkin re'sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden; davalı idarece 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102/5 maddesi uyarınca davacıya tebliğ edildiği belirtilen... tarih ve E.... sayılı defter-belge isteme yazılarına ilişkin tebellüğ belgelerinin incelenmesinden, idareye iade edilen ilk tebliğ alındısının adreste bulunup bulunmama durumu ile adreste bulunamama sebebine ilişkin herhangi bir şerh ve ibare içermediği, üzerinde sadece sicil servisince düşülmüş bir not bulunduğu, kapıya yapıştırılan tebliğ pusulasının da tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içermediği görüldüğünden, usulüne uygun tebliğ edilmiş bir yazı ile davacıdan inceleme dönemine ilişkin defter ve belgelerinin ibrazının istenilmediği kanaatine varıldığı, Mahkemelerinin kayıtlarına giren dava dilekçesinde, haberdar olunmaması nedeniyle inceleme aşamasında sunulamayan 2016 yılına ilişkin yasal defter ve belgelerin ibrazına hazır olunduğunun belirtildiği görüldüğünden, davacıdan ilgili dönem yasal defterleri ile indirim konusu yapılan faturalar ve diğer gider belgelerinin dosyaya sunulmasının istenildiği, anılan ara karar uyarınca davacıdan temin edilen ilgili dönem yasal defter ve belgelerin davalı idareye gönderilerek davacının uyuşmazlık dönemine ilişkin 2016 yılı yevmiye defteri ve indirim konusu yapılan faturalar ile diğer gider belgelerinin incelenerek, söz konusu belgelerin gerçekten davacının alış yaptığı mal ve hizmetlere ait alış faturaları olup olmadığının araştırılması ve gerçek alış faturaları göz önüne alınarak ödenmesi gereken vergi bulunup bulunmadığının tespiti için hazırlanacak vergi inceleme raporunun, sahte belge kullanımı tespiti halinde sahte belge düzenleyen alt mükelleflere ait inceleme ve tespitlere ilişkin vergi tekniği raporu, vergi inceleme raporu vs. tüm bilgi ve belgeler ile birlikte Mahkemelerine gönderilmesinin istenildiği, bu kapsamda hazırlanarak Mahkemelerine sunulan görüş ve öneri raporunun incelenmesinden; anılan görüş ve öneri raporunda sahte belge kullanma yönünden tenkit edilecek bir hususa rastlanmadığı belirtilmiş olmakla birlikte rapor içeriğinde davacının mal aldığı belirtilen firmalar hakkında yapılan sorgulamada Seğmenler Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün ... vergi numaralı mükellefi ... İçecek Gıda Limited Şirketi dışında haklarında sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenlediğine dair tespit yapılmış bir mükellefin mevcut olmadığı ifadesine yer verildiği görüldüğünden, bu hususta mahkemelerince yapılan incelemede, anılan firma tarafından davacı adına düzenlenen ve beyanlara yansıtılan faturanın ( 26.400,00₺ bedelli 1 adet fatura) gerçek bir mal ve/veya hizmet alımına ilişkin bulunmadığı yönünde idarece yapılmış herhangi bir somut tespitin mevcut olmadığı, davacı tarafından indirim konusu yapılan anılan faturanın da bu aşamada gerçek bir mal alışına ilişkin bulunduğu mahkemelerince değerlendirildiği, bu durumda, davacı tarafından dava aşamasında dosyaya sunulan yasal defter ve belge içerikleri ile davalı idare görüş ve öneri raporunda yer verilen tespitler birlikte değerlendirildiğinde yasal defter kayıtları ve belgeleri ile beyanları birbiriyle uyumlu olan, sahte belge kullanımı yönünden de tenkit edilecek bir hususa rastlanmayan davacının indirimlerinin reddi suretiyle adına re'sen tarh olunan dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde hukuka uyarlık görülmediği, özel usulsüzlük cezası yönünden ise; somut olayda davacı hakkında 2016 takvim yılına ilişkin yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilmiş ise de; defter-belge isteme yazılarının davacıya usulüne uygun tebliğ edildiğinden söz edilmesi mümkün bulunmadığından yasal zorunluluğun mücbir sebep hali bulunmaksızın süresinde yerine getirilmediğinden bahisle davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasında da hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu cezalı tarhiyatların ve kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu belirtilerek davalı idare istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Savunma dilekçelerindeki iddialar yinelenerek ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı adına, 2016 yılına ilişkin defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediği ve 2016 yılından devreden katma değer vergisinin bulunmadığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak, 2016/Mayıs-Aralık ve 2017/Ocak, Şubat, Nisan-Eylül dönemlerine ilişkin re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Re'sen vergi tarhı" başlıklı 30. maddesinin 1. fıkrasında, re'sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkân bulunmayan hâllerde, takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış ve maddenin 2. fıkrasının 3. bendinde; tutulması zorunlu olan defterlerin hepsi veya bir kısmının tutulmaması veya tasdik ettirilmemesi veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara herhangi bir sebeple ibraz edilmemesi hâli, 6. bendinde de; tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması hâli re'sen tarh nedeni olarak sayılmıştır. Aynı Kanunun "Tebliğ Evrakının Teslimi" başlıklı 102. maddesinde; tebliğ olunacak evrakı içeren zarfın posta idaresince muhatabına verileceği ve bu durumun muhatap ile posta memuru tarafından tebliğ alındısına tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunacağı, bu Kanunun 101 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde sayılan adrese tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda (Bulunamama durumu o adresten geçici ayrılmaları da kapsar.) durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının gönderildiği idareye iade edileceği, bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılacağı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırılacağı, bu durumun, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının, gönderildiği idareye iade edileceği, tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılacağı hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatına ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine yönünden; Yukarıda yer verilen yasal düzenlemelere göre, adrese tebliğe çıkılan hallerde, bir tebligatın geçerli sayılabilmesi için, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda (Bulunamama durumu o adresten geçici ayrılmaları da kapsar.) durumun posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının gönderildiği idareye iade edilmesi, bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılması, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırılması ve bu durumun, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının, gönderildiği idareye iade edilmesi gerekirmektedir. Uyuşmazlıkta, dosyanın ve savunma ekindeki belgelerin incelenmesinden, idare tarafından ... tarih ve ... sayılı defter belge isteme yazılarına ilişkin sadece bir adet tebliğ alındısının dosyaya sunulduğu, söz konusu tebliğ belgesinin incelenmesinden; tebliğ zarfında 13/05/2019 tarihli sicil servisince; birinci kez gidildi, mükellef bulunamadı şeklinde bir şerh düşülerek kapıya 15/05/2019 tarihli bir pusula yapıştırıldığı görüldüğünden yapılan tebligatın hukuka uygun olmadığı, dolayısıyla davacı hakkında re'sen tarh sebebi mevcut olmadığı gibi davacının ibrazdan kaçınma durumunun da söz konusu olmadığı, bu durumda yasal defter ve belgelerini ibraz yükümlülüğünü yerine getirmediğinden söz edilemeyecek olan davacı adına, bu gerekçe ile katma değer vergisi indirimlerinin kabul edilmemesi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık görülmediğinden, Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Öte yandan; Bölge İdare Mahkemesi kararının, 213 sayılı Kanun'un mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmına yönelik hüküm fıkrasına yönelik davalı tarafından ileri sürülen iddialar da bu nedenle temyize konu kararın belirtilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davalının temyiz isteminin reddine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin .. tarih ve E:.., K:... sayılı kararının özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA, sahte fatura kullanmaktan dolayı yapılan cezalı tarhiyata ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 30/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.