9. Daire 2022/1191 E. 2023/4830 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

9. Daire 2022/1191 E. 2023/4830 K. — Danıştay Kararı

9. Daire 2022/1191 Esas 2023/4830 Karar 23.11.2023
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/1191 E.,  2023/4830 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/1191
Karar No : 2023/4830

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı-... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ....

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:...., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Gıda ve Sanayi Limited Şirketi'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve .... ve ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emri yönünden, 213 sayılı Kanun hükümlerine göre, tebligatın geçerli sayılabilmesi için muhataba veya kanunda sayılan bazı özel durumlar için muhatap yerine tebligatı kabule yetkili kimselere yapılmış olması gerektiği, şirket adına yapılacak tebliğ işlemlerinde ilgilisinin o anda adreste bulunamaması halinde tebligatın şirketle ilgisi olmayan kişilere yapılmasına olanak bulunmadığı açık olup dava konusu ödeme emrine dayanak olan ve asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... sayılı ödeme emrinin kanuni temsilcinin ikamet adresinde eşi ...'e tebliğ edilmesi sebebiyle usulsüz tebligatlara dayanılarak kamu alacağının asıl borçlu şirket hakkında usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceğinden, davacı adına düzenlenen söz konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emri yönünden, asıl borçlu şirkete yapılan tebliğlerin usulüne uygun olarak yapıldığının idarece kanıtlanamadığı ve asıl borçlu şirket nezdinde kesinleştirilemeyen amme alacağının tahsili için davacı adına düzenlenen söz konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen vergi borcunun tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına ödeme emri düzenlenmesinin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
... Gıda ve Sanayi Limited Şirketi'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ve ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Tebliğ esasları" başlıklı 93. maddesinde, "Tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilümum vesikalar ve yazılar adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasiyle ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmiyenlere ilan yolu ile tebliğ edilir.Şu kadar ki, ilgilinin kabul etmesi şartiyle, tebliğin daire veya komisyonda yapılması caizdir." düzenlemesine, "Tebliğ yapılacak kimseler" başlıklı 94. maddesinde, "Tebliğ mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılır. Tüzel kişilere yapılacak tebliğ, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılır. Tüzel kişilerin mütaaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılması kafidir. Tebliğ, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur ya da müsdahdemlerinden birine yapılır. (Muhatap yerine bu şekilde kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması gerekir.)" kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emrine yönelik kısmı yönünden ileri sürülen iddialar temyize konu kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirir nitelikte bulunmamıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emrine yönelik kısmı yönünden yapılan temyiz istemine gelince;
Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlığa konu ödeme emrinin içeriğinde yer alan vergi borcunun, asıl borçlu ... Gıda ve Sanayi Limited Şirketi'nin beyan üzerine tahakkuk eden 2010/Temmuz-Eylül dönemi gelir (stopaj) vergisine ilişkin olduğu ve vade tarihinin de 26/10/2010 olduğu, borçların vadesinde ödenmemesi ve şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen yasal düzenlemelere göre, bir tebligatın geçerli sayılabilmesi için, öncelikle muhatabın bilinen adreslerinde, muhataba veya Kanun'da sayılan bazı özel durumlar için muhatap yerine tebligatı kabule yetkili kimselere yapılmış olması gerekir. Kanun, muhatap yerine tebligatı kabule yetkili kimselere yapılacak tebliğin, muhataba yapılmış sayılacağını öngörmüştür. Ayrı bir tüzel kişiliği olan şirket adına yapılacak tebligatın da kural olarak öncelikle şirketin bilinen adresinde tebliği yoluna gidilerek ilgilinin adreste bulunamaması veya adresin boş ve kapalı olduğu hususlarının usulüne uygun şekilde tespit edilmesi durumunda, kanuni temsilcisinin ikâmet adresinde bulunanlardan birine yapılabileceği açıktır. İkâmet adresinde yapılacak tebligatlarda da tebliğ yapılabilecek kişiler bakımından, görünüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmama ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmama şartları dışında herhangi bir sınırlama getirilmemiştir.
Dolayısıyla, tüzel kişilere bilinen adreslerinde ulaşılamaması hâlinde, tebligatın, kanuni temsilcinin ikâmet adresinde yapılmasının denenmesi yönünde kanuni bir zorunluluk bulunmamakla birlikte, tebliğ edilecek evrakın kanuni temsilciye ya da ikâmet adresinde bulunanlardan birine tebliğ edilmiş olması, tebligatı hukuka aykırı kılan bir neden olarak görülemez.
Bu durumda; asıl borçlu şirketin mükellefiyetinin 31/10/2010 tarihinde re'sen terkin edildiği görüldüğünden, söz konusu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin, mükellefiyet kaydının re'sen terkini nedeniyle bilinen iş yeri adresinde bulunamayan asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisinin ikâmet adresinde, kanuni temsilcinin eşine tebliğ edilmesinde hukuka aykırılık bulunmasa da 19/07/2010 tarihinde kanuni temsilcilikten ayrılan davacı adına düzenlenen söz konusu ödeme emri içeriği borcun 2010/Temmuz-Eylül dönemi gelir (stopaj) vergisine ilişkin olduğu ve beyan üzerine tahakkuk eden bir vergi olduğu görüldüğünden, bu verginin beyan ve vade tarihlerinin davacının asıl borçlu şirketten ayrıldığı tarihten sonraki tarihe tekabül ettiği, olayda, beyan ve vade tarihlerinde kanuni temsilci olmayan davacının söz konusu borcun doğmasında ve ödenmesinde kusuru ve sorumluluğu bulunmadığından, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen 07/10/2020 tarih ve 2020100766NIT0000001 sayılı ödeme emri yönünden davanın kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yapılan istinaf başvurusunun reddine karar veren Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin .... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının dava konusu .... tarih ve ... sayılı ödeme emri yönünden yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, diğer kısım yönünden ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 23/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın