9. Daire 2022/1070 E. 2023/4699 K. — Danıştay Kararı
9. Daire 2022/1070 Esas 2023/4699 Karar 20.11.2023
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/1070 E., 2023/4699 K.
T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2022/1070 Karar No : 2023/4699
TEMYİZ EDENLER: 1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Başkanlığı-..... VEKİLİ : Av. ... 2-(DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacının bir dönem kanuni temsilcisi olduğu ... Demir Çelik Hurda Nakliyat San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında sahte fatura düzenleyerek komisyon geliri elde ettiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak, asıl borçlu şirketin tasfiyesi tamamlanarak sicilden silinmesi nedeniyle, ilgili dönemde kanuni temsilcisi olan olan davacı adına re'sen tarh edilen 2016 yılı kurumlar vergisi, tüm dönemlere ilişkin geçici vergi ile bu vergiler üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; asıl borçlu ... Demir Çelik Hurda Nakliyat San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında düznelenen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporunun incelenmesinden, yapılan yoklamalarda faaliyet konusu ile ilgili herhangi bir emtiaya rastlanılmaması, mükellef kurum adına kayıtlı herhangi bir aracın veya mal varlığının bulunmaması, mükellef kurumun kısa süre faaliyette bulunmasına rağmen sadece 2016 yılında 43.748.177,00-TL tutarında ciroya ulaşması, ancak mükellef kurumun bu tutarda satış yapabilecek kapasiteye, imkana, araç, gerece ve işçi sayısına sahip olmaması, mal alış ve satışlarının ticari teamüllere, işyeri kapasitesine ve satış cirolarıyla uyuşmayacak şekilde telefon ve faks ile yapılmış olması, dolayısıyla faaliyetinin iktisadi ve ticari icaplara aykırı olması, çok sık adres değiştirmesi, yine mükellef kurumun çok yüksek tutarda vergi borcu bulunmasına rağmen çok cüzi tutarda ödeme yapmış olması ile birlikte raporda yer verilen diğer hususların birlikte değerlendirilmesinden, mükellef kurumun 2016 ve 2017 yıllarında düzenlediği belgelerin tamamının herhangi bir mal veya hizmet ifasına dayanmayan, komisyon karşılığında düzenlenen sahte belgeler niteliğinde olduğu, bu durumda, ... Demir Çelik Hurda Nakliyat San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin 2016 ve 2017 yıllarında sahte belge düzenlemek suretiyle sahte belge ticareti yaptığının ve bu ticaretten komisyon geliri elde ettiğinin anlaşılmış olması karşısında, anılan şirketin 03/12/2018 tarihinde tasfiyesinin tamamlanmış ve ticaret sicilinden silinmiş olması sebebiyle olay tarihinde yürürlükte bulunan 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 17. maddesinin 9. fıkrası gereğince, söz konusu sahte belge ticaretinden şirket kanuni temsilcisi olan davacının sorumlu olması nedeniyle, re'sen tarh edilen kurumlar vergisi ile kesilen 3 kat vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık görülmediği, geçici vergi aslı yönünden; dava konusu olayda geçici vergilerin mahsup dönemi geçmiş olduğundan, mahsup dönemi geçmiş olan tüm dönemlere ilişkin davacı adına yapılan geçici vergi tarhiyatlarında hukuka uygunluk görülmediği, öte yandan 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 120. maddesinin 4. fıkrasında, mahsup süresi geçtikten sonra kesilen geçici vergilerin terkin edileceği belirtilmesine karşın; gecikme faizi ve cezanın tahsil edileceğinin hüküm altına alınmış olması karşısında ve de olayda davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketin ilgili dönemlerde düzenlendiği faturaların sahte olduğunun ve davacının sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiğinin anlaşılmış olması karşısında, matrahı yönünden bağlı bulunduğu komisyon geliri üzerinden hesaplanan geçici vergi tutarının bir katına ilişkin olarak kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık görülmediği, geçici vergi tutarının bir katını aşan vergi ziyaı cezalarında ise yıllık vergiye mahsuben peşin alınan bir vergi olması nedeniyle hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, geçici vergi aslı ile bu vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katını aşan kısımlarının kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek, tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: DAVACININ İDDİALARI: Asıl borçlu şirketin 2016 yılında faal olmadığına dair herhangi bir tespit bulunmadığı, uyuşmazlık konusu dönemde firmanın sigortalı işçilerinin olduğu, firmanın demir alım-satımı işiyle iştigal ettiği, sipariş usulü çalıştığı için stoklarının olmadığı, yani firmanın üretim değil, toptan alım-satım işiyle iştigal ettiği, nakliyelerin ise müşteri firmalar tarafından gerçekleştirildiği, ödemelerin banka kanalıyla yapıldığı, ödemelerin ve nakliyelerin tümünün usulüne uygun olduğu, dolayısıyla firmanın gerçek bir ticari faaliyetinin olduğu, sahte fatura düzenleme tespitinin sadece alış yapılan firmalar hakkındaki tespitlere dayandırılmasının haksız ve hukuka aykırı olduğu, karşıt incelemelerde olumsuzluk bulunmadığı, örnek vermek gerekirse ilgili dönemde asıl borçlu şirketten alış yapan Arslan Ay tarafından verilen beyanda firmayı tanıdıkları, inşaat demiri aldıkları, nakliyeyi kendilerinin gerçekleştirdiği, ödemenin banka yoluyla yapıldığı yönünde oluğu, vergi incelemesinin eksik varsayım ve kanaate dayalı olduğu iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: Davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketin sahta fatura düzenleyerek komisyon geliri elde ettiği, düzenlenen raporlarla somut olarak ortaya konulduğu, davacı adına yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Tarafların temyiz istemlerinin reddine, Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurularının reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, Temyiz isteminde bulunan davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca aleyhe onanan kısım üzerinden hesaplanacak nispi harcın alınmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 20/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.