9. Daire 2021/4879 E. 2023/4497 K. — Danıştay Kararı
9. Daire 2021/4879 Esas 2023/4497 Karar 09.11.2023
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/4879 E., 2023/4497 K.
T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2021/4879 Karar No : 2023/4497
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı- ... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : Tasfiye Halinde ... Gıda Kuyumculuk Hayvancılık İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re'sen tarh edilen 2017 yılı kurumlar vergisi ile 2017 yılının tüm dönemlerine ilişkin geçici vergi ve bu vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı şirket hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporunun incelenmesinden; şirketin yapılan yoklamalarda iş yeri adresinde bulunması, sadece 2017 yılında yoklama yapılması, 2018 döneminde davalı idarece yapılmış herhangi bir yoklamanın bulunmaması, şirket tarafından ilgili dönem beyannamelerinin verilmiş olması, karşıt tespitlerde şirketten mal alımında bulunduğu belirlenen firmaların bu durumu teyit ederek, ödemelerin bir kısmını çek ile gerçekleştirdiğini beyan etmesi, davacı şirketin banka hesapları üzerinde yapılan incelemeler neticesinde şirketin hesabına giren ve hesabından çıkan paraların ilişkili kişilerle ilgili olduğu ileri sürülmesine rağmen bu hususun net bir şekilde (ilişkili kişilerin ne şekilde şirketle bağlantısı olduğu, ilişkiden kastın ne olduğu vb.) ortaya konulamaması ve ilişkili kişilerle gerçekleştirildiği ifade edilen kısmın banka hareketlerinin tamamını kapsamaması, şirketin pos cihazı ve altın satışları yönünden gerçek bir ticari faaliyet içerisinde olduğunun rapordaki tespitlerle sabit olması, mal alımı yapılan firmaların bir kısmı hakkında olumsuz tespit bulunmaması hususları dikkate alındığında, şirketin altın ve pos cihazı dışında düzenlemiş olduğu faturaların tamamının sahte belge niteliğinde olduğu söylenemeyeceğinden, dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Mahkeme kararında, uyuşmazlığın, kısmen sahte fatura düzenleme yönünden değerlendirildiği ve davacı şirket tarafından düzenlenen faturaların sahte olduğu ve bu faturalar karşılığında komisyon geliri elde edildiğine ilişkin yeterli bir tespit bulunmadığı sonucuna varılarak hüküm kurulmuş olmakla beraber; davalı idarece, davacı şirketin kısmen sahte fatura düzenlediği yönündeki değerlendirme sonucu, gerçek satışlarına ilişkin beyan edilen karlılık ve maliyetlerin kurgusal ve fiktif olduğu varsayımından hareketle, 213 sayılı Kanunun 267. maddesi uyarınca, başkaca hiçbir inceleme ve araştırma yapılmaksızın, gerçek kabul edilen satışlar için maliyet bedeli esası üzerinden tespit edilen %10 karlılık oranı uygulanarak bulunan matrah farkından kaynaklanan tarhiyatta da hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak yapılan cezalı tarhiyatların hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 09/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.