9. Daire 2021/1720 E. 2023/1815 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

9. Daire 2021/1720 E. 2023/1815 K. — Danıştay Kararı

9. Daire 2021/1720 Esas 2023/1815 Karar 04.05.2023
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/1720 E.,  2023/1815 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/1720
Karar No : 2023/1815

TEMYİZ EDENLER:
1- (DAVACI) …
VEKİLİ: Av. …

2- (DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … Petrolcülük İç ve Dış Tic. Ltd. Şti'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının, asıl borçlu şirketin 24/04/2014 ilâ 29/05/2014 tarihleri arasında kanuni temsilcisi olduğu ve ödeme emrine konu borçların asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen 2014 yılı kurumlar vergisi ile katma değer vergilerine ilişkin vergi inceleme raporlarına dayanan tarhiyatlar olduğu, şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin ve ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen borcun ödenmediği, borca yetecek mal varlığının bulunmadığının anlaşıldığı, bu kapsamda dava konusu ödeme emri içeriğindeki borçlardan, 2014/Ocak-Mart dönemi özel usulsüzlük cezası açısından; asıl amme borçlusu şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda ilgili döneme ilişkin özel usulsüzlük cezası önerilmemesi ve şirketin ilgili dönem geçici vergi beyannamesini süresinde vermiş olması sebebiyle davacıya kanuni temsilci sıfatıyla bir kusur atfedilemeyeceğinden dava konusu ödeme emrinin bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, 2014/Ocak-Mart dönemine ilişkin geçici vergi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi bakımından; davacının kanuni temsilci olduğu döneme ilişkin olarak süresinde verilen beyanname üzerine vadesinde ödenmeyen amme alacağından sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, 2014 yılı kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi ve özel usulsüzlük cezası yönünden; asıl amme borçlusu şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda 2014 yılı kurumlar vergisi beyannamesi verilmemesi sebebiyle re'sen tarhiyat yapıldığının belirtildiği, kurumlar vergisi beyannamesinin verilme zamanının hesap döneminin kapandığı ayı izleyen 4. ayın son günü akşamına kadar olduğu, şirketin tabi olduğu hesap dönemine bakıldığında 2014 yılı kurumlar vergisi beyannamesi için bu tarihin 2015 yılı Nisan ayının son günü akşamına kadar olduğu görüldüğünden, amme alacağının beyanname verme ve ödenme zamanında şirketin kanuni temsilcisi olmayan davacıdan tahsiline çalışılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı, 2014/Mart dönemine ilişkin katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi açısından; şirket hakkındaki vergi inceleme raporunda katma değer vergisi beyannamesinin süresinde verildiği, önceki dönemden devreden katma değer vergisinin yanlış yazılarak fazladan indirim konusu yapıldığı görüldüğünden, davacının kanuni temsilci olduğu bir dönemde verilen beyannamede hata yapılması üzerine tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, 2014/Nisan-Haziran dönemine ilişkin geçici vergi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi açısından; geçici vergiye ilişkin beyanname verme zamanının 3 aylık dönemi izleyen 2. ayın 17. günü akşamına kadar, ödeme zamanının ise beyanname verilen ayın 17. günü akşamına kadar olduğu görüldüğünden, amme alacağının beyanname verme ve ödenme zamanında şirketin kanuni temsilcisi olmayan davacıdan tahsiline çalışılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı, 2014/Mayıs dönemine ilişkin katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi açısından; katma değer vergisine ilişkin beyanname verme zamanının izleyen ayın 26. günü akşamına kadar, ödeme zamanının ise beyanname verilen ayın 26. günü akşamına kadar olduğu görüldüğünden, amme alacağının beyanname verme ve ödenme zamanında şirketin kanuni temsilcisi olmayan davacıdan tahsiline çalışılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu ödeme emrinin 2014/Ocak-Mart dönemleri ile 2014 yılına ait özel usulsüzlük cezası, 2014 yılı kurumlar vergisi, 2014/Nisan-Haziran dönemine ilişkin geçici vergi ile 2014/Mayıs dönemine ilişkin katma değer vergisi ve bunlar üzerinden kesilen vergi ziyaı cezaları ile gecikme faizlerine ilişkin kısımlarının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Davacının şirketteki hissesini devrettiği ve kanuni temsilcilik görevinden ayrıldığı için asıl borçlu hakkında takibin usulüne uygun yapılıp yapılmadığından haberdar olmadığı, ödeme emirlerine konu borçların zaman aşımına uğradığı, adına ödeme emri düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

DAVALININ İDDİALARI: Asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen vergi borcunun tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına ödeme emri düzenlenmesinin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir. Davalının savunması yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik tarafların istinaf başvurularının reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunan davacıdan …-TL maktu harç alınmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 04/05/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın