9. Daire 2021/1654 E. 2023/4971 K. — Danıştay Kararı
9. Daire 2021/1654 Esas 2023/4971 Karar 30.11.2023
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/1654 E., 2023/4971 K.
T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2021/1654 Karar No : 2023/4971
TEMYİZ EDENLER :1-(DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... 2-(DAVALI) ... Belediye Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacının hisseli olarak malik olduğu, Antalya ili Konyaaltı İlçesi ... Mahallesi ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ... ve ... sayılı parsellere ilişkin olarak re'sen tarh edilen 2019 dönemine ilişkin vergi ziyaı cezalı arsa vergisi ile 2018 dönemi için kesilen usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının hissedar olduğu taşınmazların bulunduğu alanda davalı idarece yapılan 1998 tarihli imar planının ve parselasyon işleminin İdare Mahkemesince iptal edildiği ve kararın 2002 yılında kesinleştiği, sonrasında adli yargı merciince kadastral parsellerin ihyasına karar verildiği ve kararların 2006 ve 2007 yıllarında kesinleştiği, davalı idarece iptal edilen imar parseller için yapılan tarhiyatın Antalya 2. Vergi Mahkemesinin kararları ile imar parselleri üzerinden vergilendirme yapılamayacağı gerekçesiyle kaldırıldığı, bölgeye ait parselasyon işleminin de daha önceki yıllarda iptal edilmesi nedeniyle davalı idarece, taşınmazların bulunduğu bölgede geri dönüşüm imar uygulaması yapılmak suretiyle taşınmazların kadastral parsel olarak 30/10/2018 tarihinde tescilinin yapıldığı, yeniden ihya ve tescili yapılan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayılı kadastral parsellerde davacıya ait hisseler için 2019 yılına ilişkin vergi ziyaı cezalı fark arsa vergisi ile 2018 yılına ilişkin kesilen usulsüzlük cezasına ilişkin ihbarnamelerin tebliğ edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı, davacı tarafından, dava konusu edilen vergilerin ödendiği iddia edilmiş ise de; iptal olunan imar uygulaması sonucu oluşan ve geri dönüşüm işlemi neticesinde ortadan kalkan parsellere ilişkin yapılan tarhiyatların Mahkeme kararlarıyla iptal edildiği, davacı tarafça yapılan ödemelerin dava konusu parsellere ait ödemeler olduğunun ortaya konulamadığı, davacının yaptığı ödemelerin iptal edilen parsellere ilişkin olduğu, geri dönüşüm uygulaması sonucu oluşan kadastral parsellerin iptal olunan parsellerden yüz ölçümlerinin fazla olması sebebiyle dava konusu fark tarhiyatların yapıldığı, davacının yaptığı ödemelerin iptal edilen parsellere ilişkin olduğu görüldüğünden davacının iddiasına itibar edilmediği, kısıtlılık iddiası yönünden ise; davalı idarece, ..., ..., ..., ... sayılı parsellerin park alanı içinde kalması nedeniyle arsa vergisinin kısıtlı uygulandığı, ..., ... sayılı parsellerin ise yol alanı içinde kalması sebebiyle daimi muafiyet uygulandığı, diğer kadastral parseller ile ilgili yapılan tarhiyatta kısıtlılık hali uygulanmadığı görülmekte ise de; .... Vergi Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyası içerisinde yer alan bölgeye ilişkin mer`i imar planı örneği ile Konyaaltı Belediyesi'nin bölgenin imar durumunu gösteren https://harita.konyaalti.bel.tr/imardurumu/index.aspx internet adresinde yapılan sorgulamalarda, vergilendirilen ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayılı parsellerin bir kısmının yol ve park alanı için ayrıldığı görüldüğünden, taşınmazların tasarrufunun kısıtlanmış sayılacağı ve kısıtlamanın devam ettiği sürece emlak vergisinin 1/10 oranında tahsil edilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı, bu nedenle 2019 yıllarına ait fark arsa vergilerinin ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayılı parsellere isabet eden kısımlarının 1/10 oranını aşan kısmında hukuka uygunluk, 2019 yılına ait fark arsa vergilerinin ..., ..., 1070, 1081 parsellere kısıtlılık uygulandığından bu parsellere isabet eden kısmı ile ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayılı parsellere isabet eden kısımlarının 1/10 oranında ise hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı tarafından vergilendirilen taşınmazların bulunduğu bölgeye ilişkin imar planlarının ve parselasyon işlemlerinin idari yargı mercii yargı kararlarıyla iptal edilmesi nedeniyle taşınmazın arazi vasfını kazanacağından geçmiş dönemi de içine alacak şekilde arsa vergisi tarhiyatı yapılamayacağı iddia edilmekteyse de 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 12.maddesi hükmüne istinaden çıkarılan 01/01/1983 tarih ve 83/6122 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki ”Arsa sayılacak parsellenmemiş arazi hakkında kararın”ın 1.maddesinin (a) ve (b) fıkralarında; “Belediye ve mücavir alan sınırları içinde, imar planı ile iskan sahası olarak ayrılmış yerlerde bulunan veya imar planı ile iskan sahası olarak ayrılmamış olmakla beraber fiilen meskun halde bulunan ve Belediye hizmetlerinden faydalanmakta olan yerler arasında kalan parsellenmemiş arazi ve arazi parçalarının arsa sayılacağı ve arsaya ait oran üzerinden vergilendirileceği kuralı getirildiği, dosyadaki bilgi ve belgelerden taşınmazların bulunduğu bölgenin Akdeniz Üniversitesi yanında, özel okullar, alışveriş merkezine yakın konumda ve çevresinin yapılaştığı, belediye hizmetlerinden yararlandığı, Konyaaltı İlçe tarım ve Orman Müdürlüğü'nce 27/02/2019 tarihinde yapılan tespit sonucu düzenlenen tutanakta dava konusu arsa vergilerinin ilişkin olduğu ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... kadastral parsellerde tarımsal faaliyet yapılmadığının tespit edildiği görüldüğünden davacının iddiasına itibar edilmediği, 2019 yılına ait arsa vergisine bağlı kesilen vergi ziyaı cezaları ile 2018 yılına ilişkin olarak kesilen usulsüzlük cezası yönünden ise; Emlak Vergisi Kanununda 09/04/2002 tarihinden itibaren beyanname verme zorunluluğu kaldırılarak emlak vergisi bildirimi verilmesi gereken hallerde mükellefin bildirim vermemesi durumunda verginin idarece tarh edileceği kuralı benimsendiğinden davacı adına 2019 yılları için arsa vergisine bağlı kesilen vergi ziyaı cezaları ile 2018 yılı için kesilen usulsüzlük cezasında yasal isabet bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 2019 yılına ait fark arsa vergilerinin ..., ..., ..., ..., .., ..., ..., ..., ... ve 3280 sayılı parsellere isabet eden kısımlarının 1/10 oranını aşan tutarı ile 2019 yılı için arsa vergilerine bağlı kesilen vergi ziyaı cezaları tamamı ile 2018 yılı için kesilen usulsüzlük cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: DAVACININ İDDİALARI:Geri dönüşüm yapılmadan önce arsa olarak takdir komisyonlarının belirlediği rayiç değer üzerinden emlak vergilerinin beyan edilip, ödendiği, buna karşılık belediye tarafından arsa uygulaması iptal edilerek arazi vasfına dönüşen söz konusu taşınmazlar için herhangi bir değer takdiri yapılmaksızın arsa vasfına haiz iken sahip olduğu rayiç değer dikkate alınarak salınan emlak vergisinin hukuka aykırı olduğu, tarafınca arsa rayici üzerinden ödenen emlak vergisinin, geri dönüşüm uygulaması sonrası arazi rayici dikkate alınarak yapılacak hesaplamadan daha fazla olacağının muhtemel olduğu, emlak vergisine tabi metrekarenin yanlış hesaplandığı, parselasyon planları kesinleşmemiş bölgelerde arazi statüsünden vergi alınacağı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir. DAVALININ İDDİALARI: Davacı tarafından süresinde emlak vergisi bildirimi verilmediği, gerçekleştirilen cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, davaya konu taşınmazın kök parsele döndüğü ve henüz ortada hukuken geçerli bir imar planı olmadığından ve parselin tamamı yol yada park alanı içinde kalmadığı için kısıtlılık uygulanamayacağı iddialarıyla kararın aleyhe olan ksımlarının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davalı tarafından savunma verilmemiştir. Davacının savunması yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Davacının hisseli olarak malik olduğu, Antalya ili Konyaaltı İlçesi ... Mahallesi ...., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayılı parsellere ilişkin olarak re'sen tarh edilen 2019 dönemine ilişkin vergi ziyaı cezalı arsa vergisi ile 2018 dönemi için kesilen usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İLGİLİ MEVZUAT: 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 12. Maddesinin birinci fıkrasında; Türkiye sınırları içerisinde bulunan arazi ve arsaların bu kanun hükümlerine göre arazi vergisine tabi olduğu, aynı Kanunun 30. maddesinde; Kanunlar veya diğer kamu düzeni koyan mevzuatla tasarrufu kısıtlanan bina, arsa ve arazinin vergisinin, kısıtlamanın devam ettiği sürece 1/10 oranında tahsil olunacağı, 9 ve 19'uncu madde hükümlerinin saklı olduğu, kısıtlamanın kaldırılması halinde, kaldırma tarihini takip eden bütçe yılından itibaren emlakin vergisinin tüm vergi değeri üzerinden ödeneceği, kısıtlamanın devam ettiği sürede tecil edilen verginin 9/10'unun bina, arsa ve arazinin satılması, istimlaki veya hibe yoluyla ahara devir ve temliki halinde, tahsilat zamanaşımına uğramamış olanların muaccel hale geleceği, kanunla ve diğer mevzuatla yapılan kısıtlamaların neler olduğu, süresi, tevsiki ve kısıtlama koyan kamu organlarının görevleri ve sorumlulukları Maliye Bakanlığınca, Milli Eğitim, İmar ve İskan ve İçişleri Bakanlıklarının mütalaaları alınarak hazırlanacak bir yönetmelikle tanzim olunacağı belirtilmiştir. 1319 sayılı Kanunun 30'uncu maddesi uyarınca çıkartılan 17.11.1986 tarih ve 19284 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Tasarrufu Kısıtlanan Bina, Arsa ve Arazi Hakkında Yönetmeliğin 2. maddesinde, "İmar planlarında, resmi yapılara, tesislere ve okul, cami, yol, meydan, otopark, yeşil saha, çocuk bahçesi, pazar yeri, hal, mezbaha ve benzeri umumi hizmetlere ayrılmış olması sebebiyle üzerinde inşaat yapılmasına izin verilmeyen arsalar ile esaslı değişiklik ve ilaveler yapılmasına izin verilmeyen binaların tasarrufu kısıtlanmış sayılır" denilerek konuya açıklık getirilmiştir. İmar Kanunun "parselasyon planının hazırlanması" başlıklı (4/7/2019 tarih ve 7181 sayılı Kanunun 9. maddesi ile değişik), 18. maddesi 3. fıkrasında ise umumi hizmetlere ayrılan alanlar yeniden düzenlenerek; ve yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları,pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşıma istasyonları ve durakları, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, resmî kurum alanı, mezarlık alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, özel tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyon alanı olarak ayrılan parseller ve mesire alanları gibi alanlar umumi hizmet alanı olarak sayılmıştır. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 12. Maddesinin 2. fıkrsaında; belediye sınırları içinde belediyece parsellenmiş arazinin arsa sayılacağı, anılan kanunun 3 fıkrasında belediye sınırları içinde veya dışında bulunan parsellenmemiş araziden hangilerinin bu Kanuna göre arsa sayılacağının Bakanlar Kurulu kararı ile belirleneceği düzenlemesine yer verilmiş, 28.2.1983 tarih ve 83/6122 sayılı Arsa Sayılacak Parsellenmemiş Arazi Hakkında Bakanlar Kurulu Kararının 1/a ve b maddelerinde, "Belediye ve mücavir alan sınırları içinde imar planı ile iskân sahası olarak ayrılmış yerlerde bulunan, belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunup da bu imar planı ile iskân sahası olarak ayrılmamış olmakla beraber fiilen meskûn halde bulunan ve belediye hizmetlerinden faydalanmakta olan yerler arasında kalan, parsellenmemiş arazi ve arazi parçalarının arsa sayılacağı belirtilmiş olup aynı maddenin son cümlesinde ise bu yerlerdeki arazi ve arazi parçalarının zirai faaliyette kullanıldıkları takdirde arsa sayılamayacağı hüküm altına alınmıştır. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun emlak vergisi nispetini düzenleyen 18. Maddesinde ise, arazi için vergi oranının binde 1, arsa için binde 3 olduğu düzenlemesine yer verilmiştir. Görüldüğü üzere, Kanunda arsa ve araziler için farklı vergi oranlarının belirlenmiş olması nedeniyle bir taşınmazın arsa m² birim değeri veya arazi m² birim değeri üzerinden vergilendirilmesi, vergi miktarını etkilemektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Bölge İdare Mahkemesi kararının, 2019 yılı vergi ziyaı cezaları ile 2018 yılı usulsüzlük cezasına ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davalı idarece bu kısımlara yönelik ileri sürülen temyiz nedenleri kararın belirtilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Bölge idare mahkemesinin 2019 yılı emlak vergisine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik taraflarca yapılan istinaf başvurusunun reddine yönelik temyiz istemlerine gelince; Uyuşmazlıkta, dava konusu ihbarnamelerde tarhiyat nedeni olarak "arsa sayılacak arazi hakkında çıkarılan 83/6122 sayılı Bakanlar Kurulu kararının gösterildiği ve davalı idarece arsa olarak fark vergi tarh edildiği, vergisi ihtilaflı olan taşınmazın ise planlama süreci sonucu en son adli yargı merciince verilen kadastral sicilin ihyası kararları üzerine davalı idarece geri dönüşüm işlemleri tesis edilerek, kök parsellere dönüldüğü anlaşıldığından, kısıtlı olarak vergi alınması mümkün bulunmadığından, davalı idarenin 2019 yılı emlak vergisinin 9/10'u yönünden verilen kabul kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair bölge idare mahkemesi kararının bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığından bu kısım yönünden verilen kararda isabet görülmemiştir. 2019 yılı emlak vergisinin 1/10'luk kısmı yönünden ise davacının temyiz isteminin de bu gerekçeyle reddi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin kısmen kabulüne kısmen reddine, davacının temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2019 yılı vergi ziyaı cezaları ile 2018 yılı usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA, 2019 yılı 9/10 oranındaki emlak vergisine ilişkin kısmının BOZULMASINA, 2019 yılı 1/10 oranındaki emlak vergisine ilişkin kısmının ise belirtilen gerekçeyle ONANMASINA 3. Taraflardan onanan kısım üzerinden 492 sayılı Kanuna bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca hesaplanacak nispi harcın alınmasına, 4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 30/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.