8. Daire 2025/941 E. 2025/6683 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

8. Daire 2025/941 E. 2025/6683 K. — Danıştay Kararı

8. Daire 2025/941 Esas 2025/6683 Karar 11.09.2025
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2025/941 E.,  2025/6683 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/941
Karar No : 2025/6683

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, ..., ... ve ... plakaları aldığı 25/03/2021 tarihinde gerçekleştirilen S plaka ihalesinin iptal edilmesinin ardından Ticari Taşıt Tahsis Belgesi ile Çalışma İzin Belgesinin iptal edilmesi sebebi ile ruhsat ile birlikte Artes İşlem Sonuç Belgesi'nin teslim edilmesine dair alınan 08/03/2023 tarih ve 2023/55 no'lu İzmir Büyükşehir Belediyesi UKOME kararı ile anılan kararın kaldırılarak süreçte uğradığı zararın da giderilmesine ilişkin hüküm kurulması talebiyle yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının ... tarih ve ... sayılı İzmir Büyükşehir Belediyesi Encümen kararı doğrultusunda yapılan ihaleyle plaka, ticari taşıt tahsis belgesi ve çalışma izin belgesi almaya hak kazandığı, ancak bu belgeye dayanak teşkil eden encümen kararının Danıştay kararı ile iptal edildiği, bunun üzerine sözü edilen encümen kararı öncesine dönülmesinin sağlanması hususunda bağlı yetki içerisinde olan davalı idarece, hukuki dayanağını/varlığını yitirmiş olan ve davacılar adına düzenlenen ticari taşıt tahsis ve çalışma izin belgelerinin iptal edilmesinin yasal zorunluluk olduğu, dava konusu işlemin ise belirtilen hukuki nedenlerle davacıya ait ticari taşıt tahsis ve çalışma izin belgelerinin iptalinden ve bu kapsamda diğer bazı usuli işlemlerin gerçekleştirilmesinin istenilmesinden ibaret olduğu hususları birlikte göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği, öte yandan, davacı tarafından, söz konusu ihale ve ihalenin uhdesinde kalması nedeniyle plaka almak için yapmış olduğu masrafların tazminin davalı idareden istenebileceği, bu tutarın iade edilmemesi durumunda ayrı bir tam yargı davası ile tazminat istenebileceği; idarece bu aşamada anılan bedelin ödenmemiş olmasının dava konusu işlemi hukuka aykırı hale getirmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlığın özünü teşkil eden 08/03/2023 tarih ve 2023/55 sayılı UKOME kararının, yine aynı UKOME tarafından alınan 18/07/2024 tarih ve 2024/500 sayılı yeni bir karar ile iptal edildiği, bu haliyle bakılan işbu uyuşmazlığın konusunun kalmadığı anlaşıldığından, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, S plaka satışı yapılmasına dair encümen ihalesinin Danıştay 13. Dairesi kararı ile iptal edilmesi üzerine, yargı kararını uygun işlem tesis etmek üzere dava konusu UKOME kararının alındığı, bu karar ile ihale sürecinden önceki duruma dönüşün sağlanması için ihale şartnamesi kapsamında düzenlenen "ticari taşıt tahsis belgesi" ve "çalışma izin belgesinin (ruhsat)" iptal edilmesine ve bu doğrultuda İBŞB Toplu Ulaşım Hizmetleri Şube Müdürlüğünce plakaların boş çıkarılarak noterden alınacak "Artes İşlem Sonuç Belgesin"nin teslim edilmesinin istendiği, yargı kararlarının uygulanması noktasında idarelerin takdir yetkisinin bulunmadığı, davacının maddi taleplerini adli yargı süreci ile ortaya koyabileceği, nitekim bu konuda adli yargıda görülen davaların derdest olduğu, Bölge İdare Mahkemesinin konu hakkında farklı kararları olduğu, aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, 08/03/2023 tarih ve 2023/55 no'lu İzmir Büyükşehir Belediyesi UKOME kararı ile ihalenin iptal edilmiş olmasına rağmen ödenmiş olan ücretlerin iadesine karar verilmiş olmamasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, davalı idarenin mahkeme kararını tek taraflı uygulamış olduğu, ihalenin iptalinde hiçbir kusuru olmayan ihale mağdurlarının sorunlarını çözmeye yönelik bir karar almadığı, en azından sebepsiz zenginleşmeye konu olan ihale bedellerini ve masraflarını ihale mağdurlarına herhangi bir dava açılmasına sebep vermeden ödemesi gerekirken ödemeyip ihale mağdurlarını yargı yoluna sevk ettiği, somut olayda mahkeme kararı gereği plakaların sökülmesi ve idareye teslim edilmesi gerekiyorsa, kendilerinin ve diğer ihale mağdurlarının ödemiş olduğu ihale bedellerinin de iade edilmesi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usule ve hukuka uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava; İzmir Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisindeki "S" plakalı araç sayısının 400.000,00-TL muhammen bedel ile ilk etapta 400 adet artırılmasının 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi gereğince açık teklif usulü ile ihale edilerek yaptırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı İzmir Büyükşehir Belediyesi Encümen kararının iptali istemiyle ... İdare Mahkemesi nezdinde açılan davada, davanın reddi yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istemiyle yapılan başvuru üzerine Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 21/11/2022 tarih ve E:2022/1828 K:2022/4296 sayılı kararıyla "büyükşehir belediyesi sınırları içerisindeki "S" plakalı araç sayısının 400 adet artırılmasına ihtiyaç bulunduğuna ilişkin kararı alma yetkisi UKOME'ye ait olmakla birlikte bu ihtiyacın bizzat belediye tarafından mı karşılanacağı yoksa üçüncü kişilere mi gördürüleceği konusunda karar alma yetkisinin büyükşehir belediye meclisine ait olduğu dikkate alındığında, dava konusu ihaleye ilişkin olarak İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi'nce herhangi bir karar alınmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı" gerekçesiyle, temyiz isteminin kabulüne, idare mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi üzerine, anılan bozma karının uygulanmasına ilişkin olduğundan bahisle, "Ticari Taşıt Tahsis Belgesi" ve "Çalışma İzin Belgesinin" iptal edilmesine ve bu doğrultuda, Toplu Ulaşım Hizmetleri Şube Müdürlüğünce plakaların boşa çıkarılarak Noterden alınacak "Artes İşlem Sonuç Belgesi"nin teslim edilmesine ilişkin gerekli bildirimlerin yapılması yolunda alınan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Koordinasyon Merkezinin 08/03/2023 tarih, 2023/55 sayılı kararının iptali ile anılan kararın kaldırılarak süreçte uğradığı zararının da giderilmesine ilişkin hüküm kurulması istemi ile açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2. maddesi; "Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.", 11. maddesi; "Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır. Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz.", 138. maddesinin son fıkrası; Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." hükümlerini haizdir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesinin 1. fıkrasında; "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez." düzenlemesi yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Hukuk devleti ilkesinin olağan bir sonucu olarak idari işlemlerin yargısal denetiminin yapılabilmesi gerekmekte olup, idarenin yargısal denetimi ancak idari yargı mercilerince verilen kararların, fiilî ve hukukî imkansızlık dışında gecikmeksizin yerine getirilmesi ile mümkün olacaktır.
Yukarıda yer verilen emredici hukuk kurallarına göre, idarelerin yargı kararlarını gecikmeksizin uygulaması yasal bir zorunluluk olup, idarenin yargı kararlarına uyması ve bu kararların gereklerine göre işlem tesis etmesi ya da eylemde bulunmak zorunda olması aynı zamanda hukuk devleti olmanın da bir gereğidir. Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan "hukuk devleti" ilkesi uyarınca idarenin mahkeme kararlarını "aynen" ve "gecikmeksizin" uygulamaktan başka bir seçeneği bulunmamaktadır. Anayasa'nın 138. maddesinde belirtilen yargı kararlarının uygulanması zorunluluğunu, kararların hiç uygulanmaması hâline özgü olarak değerlendirmekten ziyade, kararların tam olarak yerine getirilmesini sağlamaya yönelik olarak değerlendirmek gerekir. Zira bir hukuk devletinde yargı kararlarının uygulanmamasından söz edilmesi mümkün olmadığı gibi, yargı kararlarının uygulanmasının zorunlu olduğunun belirtilmesine de gerek bulunmamaktadır. Bu nedenle, Anayasa hükmünde yer alan kararların "değiştirilemeyeceği" ifadesi, kararın şeklen değil gerekçesi uygun olarak yerine getirilmesini, "geciktirilemeyeceği" yolundaki ifade ise, uygulamanın belirli bir süre içinde yapılması gerektiğini belirtme amacını taşımaktadır.
Aktarılan mevzuat uyarınca, idareler iptal kararının amaç ve kapsamına göre yeni bir işlem yapmak ve iptal edilen işlemden doğan sonuçları ortadan kaldırmak ve önceki hukukî durumun geçerliliğini sağlamakla görevlidir. Başka bir deyişle, yargı kararlarının uygulanması bakımından idare ''bağlı yetki'' içerisinde bulunmakta olup, 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesinde öngörülen süre içerisinde Mahkeme kararlarının yerine getirilmemesi durumunda, idarenin sorumluluğunun ortaya çıkacağı da kuşkusuzdur.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ile her ne kadar uyuşmazlığın özünü teşkil eden 08/03/2023 tarih ve 2023/55 sayılı UKOME kararının, yine aynı UKOME tarafından alınan 18/07/2024 tarih ve 2024/500 sayılı yeni bir karar ile iptal edildiği, bu haliyle bakılan işbu uyuşmazlığın konusunun kalmadığı anlaşıldığından, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de dava konusu işlemin, İzmir Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisindeki "S" plakalı araç sayısının 400.000,00-TL muhammen bedel ile ilk etapta 400 adet artırılmasının 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi gereğince açık teklif usulü ile ihale edilerek yaptırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı İzmir Büyükşehir Belediyesi Encümen kararının Danıştay Onüçüncü Dairesinin 21/11/2022 tarih ve E:2022/1828, K:2022/4296 sayılı kararıyla iptali üzerine, yargı kararının uygulanması amacıyla tesis edildiği anlaşılmakta olup, idarenin, yargı kararının uygulanması için gereken süreden çok sonra, 18/07/2024 tarih ve 2024/500 sayılı yeni bir karar ile dava konusu işlemi iptal etmek suretiyle yargı kararının gereğini uygulama niteliğindeki iş veya işlemlerinin dava konusu işlemi hukuki denetimden yoksun bırakamayacağı ortadadır.
Bu itibarla, istinaf isteminin kabulüne, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak, 11/09/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :

(X)-Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkün olup, temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olduğundan ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenler anılan kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın