8. Daire 2023/7 E. 2023/8085 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

8. Daire 2023/7 E. 2023/8085 K. — Danıştay Kararı

8. Daire 2023/7 Esas 2023/8085 Karar 28.12.2023
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/7 E.,  2023/8085 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/7
Karar No : 2023/8085

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Üniversitesi Hukuk Fakültesine uluslararası öğrenci kontenjanından kayıt yaptıran davacının gerçeğe aykırı veya yanıltıcı belgelerle kayıt hakkı kazandığından bahisle ... Üniversitesi Önlisans ve Lisans Eğitim Öğretim ve Sınav Yönetmeliği'nin 6/6. maddesi uyarınca kaydının 05/07/2021 tarihi itibariyle silinmesine dair ... Üniversitesi Öğrenci İşleri Müdürlüğü'nün ... tarih ve E... sayılı işlemi ile bildirilen Fakülte Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uluslararası öğrenci statüsünün, herhangi bir sebeple lise öğretimin tamamını yurt dışında tamamlayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrencilere, merkezi sınavlara girmeksizin ve bazı bölümlere kayıt için getirilen belli sıralamaya girmek şeklindeki sınırlamalara tabi olmaksızın üniversiteye kayıt imkanı tanıdığı, bu statünün yurt dışında lise öğrenimini tamamlayan Türk Vatandaşlarının ülkemizde lise öğrenimi gören vatandaşlar ile üniversite eğitimi konusunda fırsat eşitliği sağlanması amacıyla oluşturulduğu; davacının ise lise öğrenimini 2012/2013 eğitim öğretim yılında İzmir/Bayraklı Mesleki Teknik Anadolu Lisesinde tamamladığı, Türk eğitim sistemi çerçevesinde yapılacak olan sınavlara yönelik eğitim gördüğü ve ülkemizde yapılan sınavlarda başarılı olabileceği, davacının yurt içinde aldığı eğitime ilişkin 2013 yılına ait diploması olmasına rağmen salt uluslararası öğrenciler için getirilen imkanlardan faydalanmak için yurt dışında lise okuduğuna ilişkin belgeye dayandığı; davacının lise eğitiminin tamamını 2013 yılında Türkiye'de tamamlamış olması nedeniyle uluslararası öğrenci statüsünde kayıt yaptırma hakkı olmamasına rağmen, lise eğitiminin tamamını Türkiye'de tamamladığı hususunda yanıltıcı niteliği bulunan yurt dışı lise mezuniyet belgesi ile Hukuk Fakültesine kayıt yaptırdığı anlaşıldığından, davacının ... Üniversitesi Önlisans ve Lisans Eğitim Öğretim ve Sınav Yönetmeliği'nin 6/6. maddesi uyarınca kaydının 05/07/2021 tarihi itibariyle silinmesine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 2547 sayılı Kanunun 45/f.maddesi gereği ortaöğretimin tamamının yurtdışında okuyan öğrencilerin Yükseköğretim kurumlarına kabul edileceği ve düzenleme yapma hususunda Kanunla yetkili kılınan Yükseköğretim Kurumu Başkanlığınca belirlenen ilkenin de ortaöğretimin tamamının yurtdışında tamamlanması olduğu, bu ilkenin 14/11/2013 yılından beri bulunduğu ve halen yürürlükte olduğu, davacı ve davacı gibi uluslararası öğrenci kontenjanından faydalanmak isteyen kişilerle ilgili düzenlemelerin 2547 sayılı Kanunun 45/f.maddesi ile Yükseköğretim Kurulu'nun belirlediği ilke ve esaslar olduğu gözönüne alındığında; bu kanun maddesinin gerekçesine ve getiriliş amacına da bakılması gerektiği, 2547 sayılı Kanun'un 45/f.maddesinde değişiklik yapan 6287 sayılı Kanun'un gerekçesinin; yabancı uyruklu öğrenciler ile ortaöğretimin tamamını yurtdışında okuyan öğrencilerin yani yabancı uyruklu olmamakla birlikte T.C. vatandaşı olan ya da çifte vatandaşlığı olan bir öğrencinin de ortaöğretiminin tamamını yurtdışında okuması halinde Türkiye’de üniversite sınavına tabi tutulmaksızın üniversite eğitimi alabilmesini sağlamak olduğu, 2547 sayılı Kanun'un 45.maddesinde yapılan düzenleme ile Türkiye'de yaşayarak Türkiye Cumhuriyeti'nin ortaöğretim kurumlarında eğitim görmesi neticesinde lise diploması almış bir öğrenci açısından uluslararası öğrenci statüsü verilmesi gibi bir hakkın söz konusu olmadığı; aksine bunun diğer kişilen için tanınan hakkın kötüye kullanılmak istenilmesi anlamına geldiği, ayrıca 2547 sayılı Kanun'da ya da 45.maddede ikinci kez alınacak lise diplomasıyla ilgili bir düzenlemenin bulunmadığı ancak bulunmasına da gerek olmadığı, çünkü yasa koyucunun kendi ülkesinde ortaöğretimi tamamlayan bir öğrencinin Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde üniversite eğitimine devam edebilmesinin şartlarını zaten belirlediği bu nedenle kanunda bir boşluk olduğundan bahsetmenin mümkün olmadığı, sonuç itibariyle; Türkiye'de bir ortaöğretim diploması aldıktan sonra yurtdışında online ya da örgün olarak tekrar ortaöğretim eğitimi alınması üzerine Türkiye'de üniversite sınavına tabi tutulmaksızın uluslararası öğrenci statüsünden faydalanılarak üniversite eğitimi alınabileceğine ilişkin bir hak olmadığı gibi bu eğitime bağlı denklik belgesi talebi sırasında da Türkiye'deki lise eğitimiyle ilgili beyandan kaçılması yani yanıltıcı beyanla denklik belgesi alındığının tespit edilmesi üzerine üniversite kaydının silinmesine ilişkin işlemlerde ve dava konusu işlemde hukuka aykırılık olmadığı, davacının üniversite kaydının silinmesinin sebebinin orada aldığı eğitimin sahteliği ya da gerçekliği olmadığı, işlemin sebebinin davacının zaten uluslararası öğrenci statüsünde Türkiye'de üniversite eğitimi alma hakkının olmaması olduğu, ayrıca davacıya uygulanmaması gerektiği iddia edilen Yönetmelik hükmünün davacının hukuka uygun olarak kazanılmış hakkını yok eden bir madde olmadığı gibi temelinde açık hata ve yanıltıcı beyan kapsamında tesis edilen bir işlemin her zaman geri alınacak nitelikte olması sebebiyle işlemin sebep unsuru yönünden de hukuka aykırı bulunmadığı, dava konusu olayda davacının Türkiye'deki ortaöğretim eğitimini 2012- 2013 yılında tamamlarken Ukrayna Cumhuriyeti Lugansk İşletme ve Hukuk Kooperatif Kolejinden 2015/2016 öğretim yılında mezun olduğuna ilişkin diplomaya dayanılarak Şanlıurfa Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden alınan 09/01/2019 tarihli denklik belgesi ile davacının, ... Üniversitesi Hukuk Fakültesine 19/07/2019 tarihinde uluslararası öğrenci statüsünde kaydolduğu, yurtdışından aldığı diplomanın Türkiye'deki eğitimine üstün sayılmasını gerektiren ya da böyle bir hak veren bir düzenleme olmadığı halde bu haktan faydalandığının ve üstelik bu haktan faydalanabilmek için denklik belgesi talebi sırasında da Türkiye'de bitirdiği ortaöğretimle ilgili yanıltıcı beyanda bulunduğunun görülmesi karşısında; açık hata ve yanıltıcı beyan ile yapılan üniversite kaydının iptal edilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık olmadığı, ayrıca olayın disiplin soruşturması niteliğinde olmadığı ve işlemin disiplin soruşturmasına dayalı olarak tesis edilmediği, dava konusu üniversite ile ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemin, Anayasayla koruma altına alınan eğitim hakkının özüne bir müdahale oluşturup oluşturmadığı hususunun da; Anayasa Mahkemesi'nin eğitim hakkına yapılan müdahalelerle ilgili kararları incelenerek değerlendirildiği, davacının eğitim hakkına ilişiğinin kesilmesi şeklinde yapılan müdahalenin temelinin, 2547 sayılı Kanun'un 45/f maddesi, Uluslararası Öğrenci Kabulüne İlişkin Usul ve Esaslar ile ... Üniversitesi Lisans ve Önlisans Yönetmeliği olduğu, dolayısıyla müdahalenin kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı sonucuna varıldığı, davacının üniversite ile ilişiğinin kesilmesi suretiyle gerçekleştirdiği müdahalenin temelinde kamu düzeninin sağlanması ve hukuka uygun olmayan bir işlemle kazanılmış bir haktan söz edilemeyecek olması sebebiyle müdahalenin temelinin Kanun'daki eğitim hakkı ilkelerine dayandığı, bu nedenle işlemin meşru bir amaçla gerçekleştiği sonucuna varıldığı, üniversite kaydının olmayan bir hakka dayandırılması sebebiyle ve davacının herhangi bir sınava katılarak üniversite eğitimine başlamadığı gerçeği karşısında davacının eğitiminin sonlandırılmasından başka bir şekilde durumun hukuka uygun hale getirilmesi de söz konusu olamayacağından müdahalenin elverişli ve ölçülü olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun gerekçe ile reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Eksik incelemeye dayalı olarak işlem tesis edildiği, sahte veya yanıltıcı belge ile kayıt yaptırmasının söz konusu olmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsiline ilişkin olarak Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 28/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın