8. Daire 2023/6954 E. 2023/8148 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

8. Daire 2023/6954 E. 2023/8148 K. — Danıştay Kararı

8. Daire 2023/6954 Esas 2023/8148 Karar 29.12.2023
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/6954 E.,  2023/8148 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/6954
Karar No : 2023/8148

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Birliği
VEKİLİ : Av. Özge ÖZDER
3- ... Barosu Başkanlığı

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Aydın Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonuncunda "3 yıl süre ile işten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Aydın Barosu Disiplin Kurulunun ... tarih ve E:...-K:... sayılı kararına karşı yapılan itiraz üzerine Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunca itirazının kısmen kabulüne ve söz konusu kararın "3 ay süre ile işten çıkarma" cezası olarak düzeltilerek onanmasına ilişkin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçu kapsamında açılan kamu davası neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiş ise de, kararın; davacının 26/03/2019 tarihinde ikametine arama yapılması amacıyla gidildiği, davacının evde olmaması üzerine iletişime geçildiği, davacının bunun üzerine kendiliğinden gönüllü olarak kolluk kuvvetlerine teslim olup terör örgütü ile bildiklerini ayrıntılı bir şekilde anlatarak etkin pişmanlıkta bulunduğu, tüm dosya kapsamında davacının örgüt üyesi olduğu anlaşıldığı ve etkin pişmanlık hükümleri kapsamında verilen bir karar olduğu, silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan mahkum olmanın 1136 sayılı Kanunu'nun 5/1-a maddesinde sayılan avukatlığa engel suçlardan olduğu ve meslekten çıkarma cezasını gerektirdiği açık olmakla beraber davacı hakkında yapılan ceza yargılaması sonucunda ceza verilmesine yer olmadığına kararı verildiği, bu kararın mahkumiyet kararı niteliğinde bulunmadığı, davacı hakkında bir alt ceza olan belirli süre ile işten çıkarma cezası verildiği, yukarıda anılan mevzuat uyarınca; işten çıkarma cezasının; avukatın üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere meslekî faaliyetlerinin yasaklanması olarak tanımlandığı, davacının eyleminin ağırlık durumu dikkate alınarak ölçülülük ilkesine uygun olarak alt sınırdan 3 ay süre ile işten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğinin görüldüğü, bu durumda; ceza davasına konu suçun niteliği, davacının eyleminin ağırlık durumu, avukatlık mesleğinin önem ve özelliği dikkate alınarak, ölçülülük ilkesine uygun olarak Aydın Barosunca verilen "3 yıl süre ile işten çıkarma" cezasının, Türkiye Barolar Birliğince "3 ay süre ile işten çıkarma" cezası olarak düzeltilerek onanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine, temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hukuka ve usule aykırı olduğu belirtilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalılar Adalet Bakanlığı ve Türkiye Ba
olar Birliği Başkanlığı tarafından, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuş olup, diğer davalı Aydın Barosu Başkanlığı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir: ... (d) bendinde; "Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları..." hükmüne yer verilmiştir.
Türk Ticaret Kanunu ve Avukatlık Kanunu hükümleri uyarınca avukatlık mesleği, ''Ticari bir iş/faaliyet'' değil ise de; yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, davacının yapmış olduğu serbest meslek faaliyetinin, geçimini temin ettiği gelir getirici bir iş olarak pekala ticari faaliyet olarak nitelendirilebileceği, kanun metninden de benzer sonucu doğuran her türlü işlemin temyize tabi olduğu anlaşıldığından, davacı hakkında tesis edilen "3 ay süreli işten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin de avukatın ticari faaliyetinin (mesleki faaliyetinin) icrasını otuz günden uzun süreyle engellemesine sebebiyet verdiği sonucuna ulaşıldığından, temyize tabi kararlardan olduğu ve işin esasının incelenerek bir karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz.
3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan davalar; (d) bendinde ise, belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan davalar hakkında verilen kararların Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir.
Uyuşmazlıkta, davacı hakkında verilen "3 ay süre ile işten çıkarma" cezasının iptali istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyiz kanun yoluna başvurulabilecek davaların tahdidi olarak sayıldığı 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan "belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davası" olarak nitelendirilemeyeceği, nitekim 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Disiplin cezaları" başlıklı 135. maddesinin 1. fıkrasının (4) numaralı bendinde, işten çıkarma, "avukatın veya avukatlık ortaklığının üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere mesleki faaliyetlerin yasaklanması" olarak tanımlandığı, meslekten çıkarılma sonucunu doğuran disiplin cezası niteliğine sahip bulunmayan dava konusu işlem hakkında açılan davanın, 2577 sayılı Kanunun m.46/1-(c) kapsamında yer almadığı, öte yandan, avukatlık mesleği ticari faaliyet olarak da değerlendirilemeyeceğinden uyuşmazlığın 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamında da bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, 29/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın