8. Daire 2023/6428 E. 2023/6690 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

8. Daire 2023/6428 E. 2023/6690 K. — Danıştay Kararı

8. Daire 2023/6428 Esas 2023/6690 Karar 01.12.2023
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/6428 E.,  2023/6690 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/6428
Karar No : 2023/6690

TEMYİZ EDENLER (DAVACILAR) :
1- ...
2- ...
VEKİLLERİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar yakını ...'in 05/08/2017 tarihinde saat 22:00 sıralarında Antalya İli, Muratpaşa İlçesinde bulunan Karaalioğlu Parkı içinde kuzeniyle gezintiye çıktığı esnada falezlerden aşağı uçuruma düşerek vefat etmesi olayında, davacılar tarafından idarenin kusur sorumluluğu ilkesi uyarınca uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmin edilmesi istemiyle yapılan 24/08/2017 tarihli başvurunun ... tarih ve ... sayılı işlemle reddedilmesi üzerine, söz konusu zarara karşılık (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak şartıyla şimdilik) 10.000,00 TL maddi, anne ... için 150.000,00 TL, baba ... için 150.000,00 TL ve kardeş ... için 100.000,00 TL olmak üzere toplam 400.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Davacılardan anne ve baba için talep edilen destekten yoksun kalma tazminatına yönelik olarak yapılan değerlendirmede; uyuşmazlıkta; çocuklarının vefat etmesi nedeniyle anne ve baba için 10.000,00 TL maddi tazminat talep edildiği, 27/11/2018 tarihli bilirkişi raporunun davacı tarafa tebliğ edildiği, davacı tarafça ıslah talebinde bulunulmadığı, taleple bağlılık ilkesi uyarınca, talep edilen 10.000,00 TL maddi tazminatın davalı idarenin % 50 hizmet kusuru nedeniyle 5.000,00 TL'lik kısmının davalı idarece tazmini gerektiği, Davacıların manevi tazminat istemleri yönünden yapılan değerlendirmede; uyuşmazlıkta; dava konusu olay nedeniyle anne ... için ve baba ...'in oğullarını, ...'in kardeşini kaybetmesi nedeniyle duydukları elem ve ızdıraba karşılık sırasıyla 150.000,00 TL, 150.000,00 TL ve 100.000,00 TL olmak üzere 400.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulundukları, olayın vefat olayı olması, yaşanış şekli ve müteveffanın yaşı dikkate alındığında, talep edilen manevi tazminat tutarının yerinde olduğu, ancak davalı idarenin % 50 hizmet kusuru da dikkate alınarak yaşanılan acı ve kederi kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla ve sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacak biçimde, anne ... için 75.000,00 TL, baba ... için 75.000,00 TL ve kardeş ... için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminat isteminin kabulü ile, geriye kalan 200.000,00 TL manevi tazminat isteminin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesince; Davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, davacı taraf istinaf başvurusu yönünden ise; ıslah talebi yönünden istinaf başvurusunun reddine, maddi tazminat talebinin reddine ilişkin kısmı yönünden, uyuşmazlığın davacıların yakını ile davalı idarenin müterafik kusurlu oldukları dikkate alındığında, tazminat indirim oranının talep edilen maddi tazminat tutarı üzerinden mi yoksa bilirkişi raporunda belirlenen toplam tazminat tutarı üzerinden mi yapılması gerektiği noktasında toplandığı, öncelikle zararın belirlenmesi ve daha sonra belirlenen tazminat miktarı üzerinde indirim yapılması gerektiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuyla davacıların uğradıkları zararın baba için 123.989,54 TL, anne için 162.235,47-ü TL olduğu, davacıların dava değerini ıslah etmediği ve dava değerinin 10.000,00 TL olduğu, davacıların uğradıkları zarar miktarının ise bilirkişi raporuyla belirlenen miktar olduğu; tazminattan indirim oranının bu miktar üzerinden(bilirkişi raporuyla tespit edilen miktar) yapılması gerektiği, davacıların talep ettiği miktarın bilirkişi tarafından belirlenen zarar miktarının toplam 286.225,01 olduğu, % 50 davacıların yakınının müterafik kusuru dikkate alındığında zararın 143.112,50 TL olduğu ancak davacıların ıslah hakkını kullanmadığı anlaşılmakla taleple bağlılık ilkesi uyarınca talep edilen 10.000,00 TL maddi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren(24/08/2017) yasal faizi ile birlikte davalı idarece tazmini gerektiği, manevi tazminat talebinin reddine ilişkin kısmı yönünden, olayda; davalı idarenin meydana gelen manevi zarardan hizmet kusuru ilkesince sorumlu olduğu, duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa giderecek, zenginleşmeye de sebebiyet vermeyecek düzeyde bir manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği gözetilerek davacılardan anne ... lehine 150.000,00 TL, baba ... için 150.000,00 TL ve kardeş ... için 100.000,00 TL olmak üzere toplam 400.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Davacı tarafın, temyiz dilekçesi üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce isteme konu kararın temyiz edilebilecek kararlardan olmadığı, kesin olduğu gerekçesiyle ... tarih E:..., K:..., Temyiz No: ... sayılı Temyiz İsteminin Reddine karar verilmiştir.
Anılan karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar vekili tarafından, ıslah taleplerine ilişkin başvurularının yok sayılması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, ıslah talebinin reddedilmesi nedeniyle Bölge İdare Mahkemesi kararının kesin olarak verildiği, anayasal haklarının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından varsa artan tutarın Mahkeme tarafından ilgili tarafa iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 01/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın