8. Daire 2023/565 E. 2024/5571 K. — Danıştay Kararı
8. Daire 2023/565 Esas 2024/5571 Karar 25.10.2024
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/565 E., 2024/5571 K.
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/565 Karar No : 2024/5571
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Üniversitesi VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Yurt dışından almış olduğu orta ögrenim diplomasına Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğünce verilen denklik belgesi üzerine davalı İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesine kayıt yaptıran ve 1. sınıfı bitiren davacının, "Yurtdışı Öğrenci Kontenjanı"ndan yapılan kayıt işleminin "Yurt Dışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar"a aykırı bulunduğundan bahisle iptal edilerek kaydının silinmesine ilişkin ... tarih ve ...-.../... sayılı Üniversite Yönetim Kurulu kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacı hakkındaki yurt dışı giriş çıkış kayıtları ile yurt dışı orta öğretim tarihlerinin/yıllarının uyumlu olmadığı yönündeki tespit ile birlikte, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen Yurtdışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar'ın T.C. uyruklu olup ortaöğreniminin tamamını Türkiye'de tamamlayanların başvurularının kabul edilmemesi yönündeki düzenleme göz önüne alındığında, lise eğitim-öğretiminin tamamını Türkiye'de tamamladığı anlaşılan davacı hakkında denklik belgesi düzenlenemeyecek olmasına karşın bu belge ile üniversiteye kayıt yaptırdığı, dolayısıyla davacının yurt dışı öğrenci kontenjanından kayıt için aranılan şartları sağlamadığı, dolayısıyla davacının yurt dışı öğrenci kontenjanından kayıt için aranılan şartları sağlamadığı halde davalı üniversiteye kayıt yaptırdığının sabit olduğu, 22/12/1973 tarih ve E:1968/8, K:1973/14 sayılı Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararı gereğince, davalı idarece açık hataya düşülmek suretiyle yapılan öğrenci kaydının her zaman silinebileceği ve davacının yanıltıcı beyan ile kayıt yaptırması sebebiyle kazanılmış ve hukuken korunması gereken bir hakkından da bahsedilemeyeceğinden, davacının öğrenci kaydının silinmesine ilişkin tesis olunan dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, müvekkilinin üniversiteye kaydının Yükseköğretim Kurulu tarafından verilen onay sonrasında davalı idarece gönderilen kabul mektubu sonucu yapıldığı, MEB'den alınan denklik belgesi sonucu üniversiteye kayıt yapılmasının mevzuattan kaynaklı bir hak olduğu, Yükseköğretim Kurulunca üniversitelere gönderilen 06.11.2020 tarihli yazı ile mevzuatta bulunmayan bir hükmün hayata geçirilmek istendiği, Yükseköğretim Kurulu tarafından üniversitelere gönderilen yazıya kadar müvekkilinin ve onun durumunda olan kişilerce yapılan üniversite kayıtlarının ilgili kanunlara uygunluğu bilindiğinden ve yine ilgili kanunların uzaktan eğitim yolu ile alınan denklik belgelerini örgün eğitim ile alınan belgelerden ayrı tutmaması ve aynı anda veya daha sonradan iki lise öğrenimini gerçekleştirebilmek gibi hususları yasaklamamasına rağmen YÖK kararı ile geriye dönük olarak kayıt silme işleminin yapılmasının hukuka aykırı olduğu, müvekkilinin üniversiteye kaydının basit bir memur hatasından kaynaklanmadığı, hem davalı üniversitenin hem de YÖK tarafından o tarihlerde mevzuatlarda bir engel bulunmaması sebebiyle kayıt işlemlerinin yapıldığı, dolayısıyla kayıt yapıldıktan sonra müvekkilinin kazanılmış hakkının bulunduğu, müvekkiline kanunlar ve ilgili kurumlar tarafından verilmiş olan kazanılmış hakkının keyfi kararlarla geri alınamayacağı, 2020 yılında kayıttan sonra getirilen düzenlemeler ile kazanılmış hak oluşturan öğrencilik statüsünde yapılan değişikliklerle hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik ilkelerinin zedelendiği, müvekkilinin üniversiteye öğrenci olarak alınma şartlarını kaybetmemesine rağmen teknolojinin de gelişmesiyle birlikte örgün eğitim ile aynı statüye sahip uzaktan eğitimle alınan diplomaların geçerli sayılmamasının hukuka aykırı olduğu, Danıştay'a ve Bölge İdare Mahkemelerine ait birçok emsal kararda yurt dışında öğrenim görmüş kişilerin ilgili ülkede bulunma süresi ile alınan diplomanın sıhhatinin sorgulanmasının yanlış olduğunun belirtildiği, şayet alınan diploma gerçek ve uluslararası geçerliliğe de sahipse yurt dışından alınan diplomanın pasaport kayıtları ile karşılaştırılmasının ilgili ülkenin iç hukukunu ve eğitim sistemini sorgulamaya gideceğinden bahisle uygulamanın hukuka aykırı olduğu belirtilerek istinaf kararının bozulması istenilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, YÖK'ün öğrenci kayıtları tamamlanıp güz dönemi bittikten sonra almış olduğu karar, idari işlemin geriye yürümezliği kuralıyla alakalı olmayıp yurt dışı kontenjanlardan yararlanma hakkı olmayanların bu haktan yararlanmak istemelerine engel olmak için hakkaniyet ve adalet ilkeleri doğrultusunda alınan hukuka uygun bir karar olduğu, yurt dışına hiç çıkılmadan yurt dışındaki belirli ülkelerdeki liselerden ücret karşılığı eğitim ya da mezuniyet belgesi alındıktan sonra YKS'ye girilmeden yurt dışı öğrenci kontenjanlarından yararlanarak Türkiye'deki üniversitelere yerleşebileceğini kabul etmenin Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olacağı, davacının da gerek Türkiye'de lise eğitimi görmüş olması gerekse de yurt dışı lise diplomasını uzaktan eğitim yoluyla almış olması sebebiyle yurt dışı öğrenci kontenjanından yararlandırılmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla tesis edilen işlemin eğitimde fırsat ve imkan eşitliği ilkesinin bir gereği olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:... K... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan...-TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından davacıya iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 25/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.