8. Daire 2022/7645 E. 2023/7617 K. — Danıştay Kararı
8. Daire 2022/7645 Esas 2023/7617 Karar 21.12.2023
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/7645 E., 2023/7617 K.
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/7645 Karar No : 2023/7617
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Hasan Kalyoncu Üniversitesi Hukuk Fakültesine uluslararası öğrenci kontenjanından 2019-2020 eğitim öğretim dönemi birinci yarı yılında kayıt yaptıran ve halen 3. sınıf öğrencisi olan davacının gerçeğe aykırı veya yanıltıcı belgelerle kayıt hakkı kazandığından bahisle Hasan Kalyoncu Üniversitesi Önlisans ve Lisans Eğitim Öğretim ve Sınav Yönetmeliği'nin 6/6. maddesi uyarınca öğrencilik haklarının (kaydının) iptal edilip üniversite ile ilişiğinin kesilmesine ilişkin Hasan Kalyoncu Üniversitesi Öğrenci İşleri Müdürlüğü'nün 06.01.2021 tarihli işlemi ile bildirilen Üniversite Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uluslararası öğrenci statüsünün, herhangi bir sebeple lise öğretimin tamamını yurt dışında tamamlayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrencilere, merkezi sınavlara girmeksizin ve bazı bölümlere kayıt için getirilen belli sıralamaya girmek şeklindeki sınırlamalara tabi olmaksızın üniversiteye kayıt imkanı tanıdığı, bu statünün yurt dışında lise öğrenimini tamamlayan Türk Vatandaşlarının ülkemizde lise öğrenimi gören vatandaşlar ile üniversite eğitimi konusunda fırsat eşitliği sağlanması amacıyla oluşturulduğu; davacının ise lise öğrenimini 16/06/2000 tarihinde Ankara İli, Beypazarı İlçesi, Beypazarı Lisesinde tamamladığı, Türk eğitim sistemi çerçevesinde yapılacak olan sınavlara yönelik eğitim gördüğü ve ülkemizde yapılan sınavlarda başarılı olabileceği, yurt dışı lise diploması almadan önce Türkiye'de bir üniversite'ye 21/10/2008 tarihinde öğrenci kaydı yaptırdığı, fakat sonrasında alınan 24/06/2009 tarihli yurt dışı lise diploması ile 21/08/2019 tarihinde denklik belgesi almak suretiyle 22/08/2019 tarihinde Hasan Kalyoncu Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne uluslararası öğrenci statüsünde kaydolduğu, davacının yurt içinde aldığı eğitime ilişkin 16/06/2000 tarihli lise diploması olmasına rağmen salt uluslararası öğrenciler için getirilen imkanlardan faydalanmak için yurt dışında (davacının beyanına göre Türkiye'den online olarak) lise okuduğuna ilişkin belgeye dayandığı; davacının lise eğitiminin tamamını 16/06/2000 tarihinde Türkiye'de tamamlamış olması nedeniyle uluslararası öğrenci statüsünde kayıt yaptırma hakkı olmamasına rağmen, lise eğitiminin tamamını Türkiye'de tamamladığı hususunda yanıltıcı niteliği bulunan yurt dışı lise mezuniyet belgesi ile Hukuk Fakültesine kayıt yaptırdığı anlaşıldığından, davacının Hasan Kalyoncu Üniversitesi Önlisans ve Lisans Eğitim Öğretim ve Sınav Yönetmeliği'nin 6/6. maddesi uyarınca öğrencilik haklarının (kaydının) iptal edilip üniversite ile ilişiğinin kesilmesine ilişkin Hasan Kalyoncu Üniversitesi Öğrenci İşleri Müdürlüğü'nün 06.01.2021 tarihli işlemi ile bildirilen dava konusu ... tarih ve ... sayılı işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 2547 sayılı Kanunun 45/f.maddesi gereği ortaöğretimin tamamının yurtdışında okuyan öğrencilerin Yükseköğretim kurumlarına kabul edileceği ve düzenleme yapma hususunda Kanunla yetkili kılınan Yükseköğretim Kurumu Başkanlığınca belirlenen ilkenin de ortaöğretimin tamamının yurtdışında tamamlanması olduğu, bu ilkenin 14/11/2013 yılından beri bulunduğu ve halen yürürlükte olduğu, davacı ve davacı gibi uluslararası öğrenci kontenjanından faydalanmak isteyen kişilerle ilgili düzenlemelerin 2547 sayılı Kanunun 45/f.maddesi ile Yükseköğretim Kurulu'nun belirlediği ilke ve esaslar olduğu gözönüne alındığında; bu kanun maddesinin gerekçesine ve getiriliş amacına da bakılması gerektiği, 2547 sayılı Kanun'un 45/f.maddesinde değişiklik yapan 6287 sayılı Kanun'un gerekçesinin; yabancı uyruklu öğrenciler ile ortaöğretimin tamamını yurtdışında okuyan öğrencilerin yani yabancı uyruklu olmamakla birlikte T.C. vatandaşı olan ya da çifte vatandaşlığı olan bir öğrencinin de ortaöğretiminin tamamını yurtdışında okuması halinde Türkiye’de üniversite sınavına tabi tutulmaksızın üniversite eğitimi alabilmesini sağlamak olduğu, 2547 sayılı Kanun'un 45.maddesinde yapılan düzenleme ile Türkiye'de yaşayarak Türkiye Cumhuriyeti'nin ortaöğretim kurumlarında eğitim görmesi neticesinde lise diploması almış bir öğrenci açısından uluslararası öğrenci statüsü verilmesi gibi bir hakkın söz konusu olmadığı; aksine bunun diğer kişilen için tanınan hakkın kötüye kullanılmak istenilmesi anlamına geldiği, ayrıca 2547 sayılı Kanun'da ya da 45.maddede ikinci kez alınacak lise diplomasıyla ilgili bir düzenlemenin bulunmadığı ancak bulunmasına da gerek olmadığı, çünkü yasa koyucunun kendi ülkesinde ortaöğretimi tamamlayan bir öğrencinin Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde üniversite eğitimine devam edebilmesinin şartlarını zaten belirlediği bu nedenle kanunda bir boşluk olduğundan bahsetmenin mümkün olmadığı, sonuç itibariyle; Türkiye'de bir ortaöğretim diploması aldıktan sonra yurtdışında online ya da örgün olarak tekrar ortaöğretim eğitimi alınması üzerine Türkiye'de üniversite sınavına tabi tutulmaksızın uluslararası öğrenci statüsünden faydalanılarak üniversite eğitimi alınabileceğine ilişkin bir hak olmadığı gibi bu eğitime bağlı denklik belgesi talebi sırasında da Türkiye'deki lise eğitimiyle ilgili beyandan kaçılması yani yanıltıcı beyanla denklik belgesi alındığının tespit edilmesi üzerine üniversite kaydının silinmesine ilişkin işlemlerde ve dava konusu işlemde hukuka aykırılık olmadığı, davacının üniversite kaydının silinmesinin sebebinin orada aldığı eğitimin sahteliği ya da gerçekliği olmadığı, işlemin sebebinin davacının zaten uluslararası öğrenci statüsünde Türkiye'de üniversite eğitimi alma hakkının olmaması olduğu, ayrıca davacıya uygulanmaması gerektiği iddia edilen Yönetmelik hükmünün davacının hukuka uygun olarak kazanılmış hakkını yok eden bir madde olmadığı gibi temelinde açık hata ve yanıltıcı beyan kapsamında tesis edilen bir işlemin her zaman geri alınacak nitelikte olması sebebiyle işlemin sebep unsuru yönünden de hukuka aykırı bulunmadığı, dava konusu olayda davacının lise öğrenimini 16/06/2000 tarihinde Ankara İli, Beypazarı İlçesi, Beypazarı Lisesinde tamamladığı,Türkiye'de bir üniversite'ye 21/10/2008 tarihinde öğrenci kaydı yaptırdığı, fakat sonrasında alınan 24/06/2009 tarihli yurt dışı lise diploması ile 21/08/2019 tarihinde denklik belgesi almak suretiyle 22/08/2019 tarihinde Hasan Kalyoncu Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne uluslararası öğrenci statüsünde kaydolduğu, yurtdışından aldığı diplomanın Türkiye'deki eğitimine üstün sayılmasını gerektiren ya da böyle bir hak veren bir düzenleme olmadığı halde bu haktan faydalandığının ve üstelik bu haktan faydalanabilmek için denklik belgesi talebi sırasında da Türkiye'de bitirdiği ortaöğretimle ilgili yanıltıcı beyanda bulunduğunun görülmesi karşısında; açık hata ve yanıltıcı beyan ile yapılan üniversite kaydının iptal edilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık olmadığı, ayrıca olayın disiplin soruşturması niteliğinde olmadığı ve işlemin disiplin soruşturmasına dayalı olarak tesis edilmediği, dava konusu üniversite ile ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemin, Anayasayla koruma altına alınan eğitim hakkının özüne bir müdahale oluşturup oluşturmadığı hususunun da; Anayasa Mahkemesi'nin eğitim hakkına yapılan müdahalelerle ilgili kararları incelenerek değerlendirildiği, davacının eğitim hakkına ilişiğinin kesilmesi şeklinde yapılan müdahalenin temelinin, 2547 sayılı Kanun'un 45/f maddesi, Uluslararası Öğrenci Kabulüne İlişkin Usul ve Esaslar ile Hasan Kalyoncu Üniversitesi Lisans ve Önlisans Yönetmeliği olduğu, dolayısıyla müdahalenin kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı sonucuna varıldığı, davacının üniversite ile ilişiğinin kesilmesi suretiyle gerçekleştirdiği müdahalenin temelinde kamu düzeninin sağlanması ve hukuka uygun olmayan bir işlemle kazanılmış bir haktan söz edilemeyecek olması sebebiyle müdahalenin temelinin Kanun'daki eğitim hakkı ilkelerine dayandığı, bu nedenle işlemin meşru bir amaçla gerçekleştiği sonucuna varıldığı, üniversite kaydının olmayan bir hakka dayandırılması sebebiyle ve davacının herhangi bir sınava katılarak üniversite eğitimine başlamadığı gerçeği karşısında davacının eğitiminin sonlandırılmasından başka bir şekilde durumun hukuka uygun hale getirilmesi de söz konusu olamayacağından müdahalenin elverişli ve ölçülü olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun gerekçe ile reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hangi belge/belgelerin gerçeğe aykırı veya yanıltıcı olduğu konusunda yazılı veya sözlü bir bilgi verilmediği, kayıt için davalı idareye sunulan belgelerin hem şekil hem de içerik itibariyle gerçek olduğu, Şanlıurfa İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden denklik alındığı, denklik verme işleminin Yükseköğretim ve Yurt Dışı Eğitim Şube Müdürlüğü tarafından onaylandığı ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davalı idarelerden Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı hasım konumundan çıkarılarak, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 21/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.