8. Daire 2022/5442 E. 2024/5438 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

8. Daire 2022/5442 E. 2024/5438 K. — Danıştay Kararı

8. Daire 2022/5442 Esas 2024/5438 Karar 18.10.2024
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/5442 E.,  2024/5438 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/5442
Karar No : 2024/5438

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Birliği
VEKİLİ : Av. ...
3- ... Nolu Barosu Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, avukatlık ruhsatı verilmesi ve baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair İstanbul Barosu Yönetim Kurulu kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine yönelik Adalet Bakanlığı işlemine uyularak , davacının baro levhasına yazılma talebinin reddine dair Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda "çocuğun nitelikli cinsel istismarı" suçundan 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, "nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak" suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına hükmolunduğu, dosyanın temyiz aşamasında bulunduğu ve mahkumiyet kararının henüz kesinleşmediği anlaşıldığından, adı geçene isnat edilen fiilin niteliği, baro levhasına yazılması durumunda yürütülecek kamu hizmetinin önemi ve özelliği dikkate alındığında, ceza kovuşturma sonucunun (mahkumiyet kararının kesinleşmesinin) beklenmesinin yerinde olacağı sonucuna varılmış olup bu kapsamda baroya yazılma ve ruhsat talebinin reddine yönelik davaya konu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstİstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Adalet Bakanlığı'nın avukatlığa kabul işlemleri hususunda görüş bildirme yetkisinin bulunduğu, ancak Adalet Bakanlığınca görüş bildirme sınırları aşılarak Türkiye Barolar Birliğince verilen kabul kararının geri gönderilmesine karar verildiği, davacının talebine gerekçe olarak hakkında devam etmekte olan ceza kovuşturmaları gerekçe gösterilmekle birlikte hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, suçsuzluk ve masumiyet karinesinden hareketle bir değerlendirme yapılması gerektiği, kaldı ki baro levhasına yazılma talebinin kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesi hususunda idareye takdir hakkı tanındığı, sözkonusu takdir hakkının keyfiyetten uzak, objektif ölçütler çerçevesinde kullanılıp kullanılmadığının irdelenmediği, nitekim yapılan ceza yargılaması sonucunda verilen beraat kararının kesinleştiği belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalılar Adalet Bakanlığı ve Türkiye Barolar Birliği tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur. Diğer davalı İstanbul 2 Nolu Barosu Başkanlığı tarafından ise savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen açıklama ile onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarının incelenmesinden; 2019 yılında Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olan davacının baro levhasına yazılma talebinin kabulüne dair Baro Yönetim Kurulu kararının Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu tarafından uygun bulunması ile İstanbul 2 Nolu Barosu Levhasına avukat olarak yazılmasına karar verilmesi üzerine, Adalet Bakanlığınca davacı hakkında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda "çocuğun nitelikli cinsel istismarı" suçundan 8 yıl 4 ay hapis cezası, "nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak" suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmolunduğu, dosyanın temyiz aşamasında bulunduğu ve mahkumiyet kararının henüz kesinleşmediği, ceza davasının derdest olduğu, avukatlık mesleğinin önem ve ve özelliği itibariyle idarenin kamu yararı ve hizmet ölçütleri gözetilerek takdir yetkisi kullanılmak suretiyle 1136 sayılı Kanun'un m.5/1-a'da belirtilen cezalardan birini gerektiren suçlardan kovuşturma altında bulunanların baro levhasına yazılma talepleri hakkındaki kararın ceza kovuşturması sonuna kadar bekletilmesi gerektiği gerekçesi ile adı geçenin İstanbul 2 Nolu Baro Levhasına avukat olarak yazılması kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderildiği, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun 25/02/2021 tarihli uyma kararı ile dava konusu işlemin tesis edildiği, ancak dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte müdahil hakkında 1136 sayılı Kanun'un m.5/1-a'da belirtilen cezalardan birini gerketiren suçlardan yapılan ceza kovuşturmasının derdest olduğu, İdari yargı denetiminin, işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuata uygunluğun denetlenmesi ile sınırlı olduğu, bu halde dava konusu işlem tarihi itibariyle hakkında belirtilen suçlardan ceza kovuşturması bulunan davacının baro levhasına yazılması isteminin reddi yolunda tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bununla birlikte, UYAP kayıtları üzerinden yapılan incelemede, her ne kadar davacının anılan suçlardan beraatine ilişkin kararın kesinleştiği görülmekle birlikte, Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı bozma ilâmı gereğinde davacı hakkında "müstehcen yayınların üretiminde çocukları kullanmak" suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan yargılama sonucunda ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile adı geçenin 4 yıl 2 ay hapis ve 80-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın istinaf incelemesinden geçerek 16/10/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının belirtilen açıklama ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 18/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın