8. Daire 2022/4302 E. 2024/5377 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

8. Daire 2022/4302 E. 2024/5377 K. — Danıştay Kararı

8. Daire 2022/4302 Esas 2024/5377 Karar 17.10.2024
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/4302 E.,  2024/5377 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4302
Karar No : 2024/5377

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Hakkari ili, Yüksekova ilçesinde faaliyet gösteren S.S. ... Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi üyesi olan ve ... plakalı minibüs ile yolcu taşımacılığı yapan davacı tarafından Yüksekova Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararının, ... sayılı meclis kararı ile kararlaştırılan 40 adet (M) plakaya ek olarak 60 adet (M) plakanın 14 güzergahla birlikte ihaleye çıkarılmasına karar verilmesine ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; ilgili mevzuat hükümleri ve yapılan tespitlere göre; davacının geçmişten beri süregelen kazanılmış bir imtiyaz hakkının ve bu hakkın yasalarla öngörülmüş belirli bir süre devam edeceği konusunda haklı bir beklentisinin olduğu kabul edilmekle birlikte, özel ulaşım hattı imtiyaz hakkının ihdas edildiği tarihte herhangi bir süre öngörülmemiş olmasının bu hakkın ilanihaye (süresiz) devam edeceği anlamına da gelmediği; aksi yönde bir değerlendirmenin davalı idarenin asli ve sürekli görevi olan toplu taşıma hizmetlerinin özel kişilere süresiz olarak devri anlamına geleceği, bu durumun ise kamu hizmetinin asıl olarak kamuya ait olmasındaki mantık ve söz konusu hizmetin mahiyeti ile bağdaşmayacağı; zira, yasalarla öngörülmüş kamu hizmetinin tamamen ve süresiz olarak özel kişilere devredilmesinin sunulan hizmetin kamusal hizmet vasfına halel getirecek bir durum olduğu; davalı Belediyenin, imtiyaz niteliğinde olan şehir içi ticari minibüs hatları taşımacılığı ile ilgili her türlü yetkiye sahip olduğu, ancak, 13.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanunu ile belediyelere verilen bu yetkinin, bu tarihten önce usulüne göre alınmış tahditli minibüs hattı sahiplerinin haklı beklenti içerisinde bulunduğu gözetildiğinde, kanunların geriye yürümezliği ilkesi gereğince, 13.07.2005 tarihinden öncesine ait kazanılmış haklara halel getirecek şekilde de uygulanmasının mümkün olmadığı; imtiyazların süresiz olduğu şeklindeki düşüncenin de imtiyaz müessesesinin özüne aykırı olması ve imtiyaza konu kamu hizmetini yürütmekle yetkili ve görevli olan idarenin bu görev ve yetkisinin elinden alınması sonucunu doğuracak nitelikte olması nedenleriyle kabul edilemeyeceği; Anayasa Mahkemesi'nin 07/04/2021 tarih ve B.No:2018/20720 sayılı kararı da göz önüne alındığında; davalı idarece hem mevcut hatların iptal edilmesi hem de yeni hatlar için ihaleye çıkarılması öncesinde, anılan işlemler sonrasında oluşacak yeni duruma uyum göstermeleri için süre ve imkân tanınmadan, mevcut hatların iptali ve yeni hatlar için ihaleye çıkılmasının olası sonuçları hakkında herhangi bir önlem almadan ve daha da önemlisi mevcut hatların iptalinden önce buna ilişkin objektif koşullar belirlemeden imtiyazın sona erdirilerek mevcut hatların iptal edilmesinin bütün külfetin başvuruculara yüklenmesi sonucunu doğuracağı, yani davacı durumunda olan kişilere öngörülemez bir şekilde şahsi olarak aşırı ve orantısız bir külfet yükleneceği, bu sebeple de Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edileceğinin anlaşıldığı; öte yandan, ulaşım yönünden şehir içi toplu taşıma hattı ihalesi yapılmasına ilişkin karar alınması öncesinde, toplu taşıma kapasitesi, ihtiyacı, güzergahı gibi hususlara ilişkin gerekli teknik inceleme ve araştırmanın da yapılmadığı, diğer yandan Yüksekova Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararının, toplam 55 adet (M) plakalı şehir içi toplu taşıma hatlarının iptaline ilişkin kısmının da Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile iptaline karar verilmiş olması da göz önüne alındığında, bu durumun şehir içi ulaşım hattının sayısında belirsiz ve anormal bir artışa neden olabileceği belirtilerek hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, usul bakımından, davanın süresinde açılmadığı; esas bakımından, ... sayılı meclis kararında 55 adet (M) plakanın da iptaline karar verildiği, kararın bu kısmının iptali istemiyle açılan davada verilen kararda yer alan gerekçenin temyize konu kararda belirtilmesinin hatalı olduğu; dava konusu işlemin hukuki denetiminin yapılırken 20 adet hat için ayrı ve 35 adet hat için de ayrı şekilde değerlendirme yapılması gerektiği, çünkü hatlardaki taşıma faaliyetlerin farklı usullere dayanılarak yürütüldüğü, 86/10553 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının somut olaya uygulanamayacağı, çünkü plakaların ihale ile alınmadığı, iptal kararına gerekçe olarak alınan Anayasa Mahkemesi kararında yer alan olay ile dava konusu olayın aynı olmadığı, davacının çalışma faaliyetinin hemen sonlandırılmadığı, aynı meclis kararı ile 55 adet hat da iptal edildiğinden, uyuşmazlıkta bunların yerine yeni hatların ihale edilmesi ve iptal edilen 55 adet hatta aslında sadece ek 5 hat daha eklenmesinin söz konusu olduğu, esasa dair kabul anlamına gelmemekle birlikte geçiş süreci konusunda yerel mahkemenin yeterli ve gerekli bir açıklama yapamadığı, bir yıllık çalışma ruhsatı sonunda tekrar çalışmak için bir yıllık süre ile sınırlı olacak şekilde işleme ihtiyaç duyan ve bu durumdan bilgisi olan davacı bakımından, bir yılı aşacak şekilde süre tanınması gerektiğinin kabulünün fiili duruma aykırılık teşkil ettiği, davalı idarenin, süresiz çalışma hakkı veya vaadi sunmadığı, belediyenin toplu taşıma alanında faaliyet usullerinin belirli olduğu, davacının kazanılmış hakkının bulunmadığı, Mahkeme kararının eksik incelemeye dayalı olarak verildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, müktesep hakkının bulunduğu, kesintisiz olarak taşımacılık yaptığı, ihale edilecek plaka sayısı belirlenirken asgari düzeyde dahi hiçbir araştırma ve inceleme yapılmadığı, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci ve Onüçüncü Dairelerince 2575 sayılı Yasaya 3619 sayılı Yasayla eklenen Ek 1 maddesi hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda 2577 sayılı Kanunun 20/A maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Yüksekova Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile; ... sayılı meclis kararı ile kararlaştırılan 40 adet (M) plakaya ek olarak 60 adet (M) plakanın 14 güzergahla birlikte ihaleye çıkarılmasına karar verilmiştir.
Dava konusu işlemin öğrenilmesi üzerine S.S. ... Nolu Motorlu Taşıyıcılar Kooperatif üyesi ve ... plakalı minibüsle yolcu taşımacılığı yapan davacı tarafından temyizen bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
03.05.1986 tarih ve 19096 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve çeşitli tarihlerde değişikliğe uğrayan 86/10553 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Karar’da amaç, vatandaşın ulaşım ihtiyacını karşılamak üzere toplu taşımacılığın geliştirilmesi ve disiplin altına alınması, korsan taşımacılığın önlenmesi ve fiilen çalışmakta olan şoför esnafının haklarının korunması maksadıyla taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına verilecek ticari plakaların sayısı, verilme usul ve esaslarını tespit etmektir." hükmüne, "Ticari Plaka Sayısının Tespiti" başlıklı 4. maddesinde; "Nüfus artışı ve şehrin ulaşım planı dikkate alınmak suretiyle o il veya ilçenin toplu taşıma ihtiyacı, trafik komisyonu tarafından düzenlenecek bir raporla İçişleri Bakanlığına bildirilir. Halen plaka tahdidi uygulanan illerde, taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçları için tespit edilen ticari plaka sayısının arttırılması, iade edilenler ile henüz tahsis edilmemiş olanlar dâhil, bunların trafik komisyonlarınca dağıtılması, İçişleri Bakanının onayına tabidir. Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce tespit edilip, henüz tahsisi yapılmamış plakalar ile herhangi bir sebeple iade edilen plakaların dağıtımında 5 inci madde hükümleri uygulanır." hükümleri yer almaktadır.
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15. maddesinde; toplu taşıma yapmak; bu amaçla otobüs, deniz ve su ulaşım araçları, tünel, raylı sistem dâhil her türlü toplu taşıma sistemlerini kurmak, kurdurmak, işletmek ve işlettirmek; kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek ve işletmek, işlettirmek veya kiraya vermek; kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmek belediyelerin yetki ve imtiyazları arasında sayılmış; belediyenin, toplu taşıma hizmetlerini Danıştayın görüşü ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının kararıyla süresi kırkdokuz yılı geçmemek üzere imtiyaz yoluyla devredebileceği gibi imtiyaz veya tekel oluşturmayacak şekilde ruhsat vermek, toplu taşıma hatlarını kiraya vermek veya 67'nci maddedeki esaslara göre hizmet satın almak yoluyla da yerine getirebileceği belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Davaya konu işlemde, iptali istenen ve yukarıda belirtilen kısım dışında, önce, ilçenin toplu taşıma hizmetlerinde kullanılan ve davacının plakasının da dahil olduğu toplam 55 adet (M) plakalı şehir içi toplu taşıma hattının 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 64. maddesi ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın "Toplu Taşıma Hatlarının Kira Süreci" konulu yazısı gereğince on yıllık süreleri dolduğundan iptaline karar verilmiş ve ... tarih ve ... sayılı meclis kararının bu kısmının iptali istemiyle de dava dışı bir kişi tarafından ... İdare Mahkemesi'nin E:... esasına kayıtlı ayrı bir dava açılmıştır. Temyize konu kararda davaya konu işlemin iptalinin dayanaklarından biri olarak gösterilen bu davanın temyiz incelemesi ise Sekizinci Dairenin E:2023/868 sayılı dosyasında yapılmış olduğundan, Dairenin 16.10.2024 tarih ve E:2023/868, K:2024/5356 sayılı kararının işbu temyiz dosyası yönünden dikkate alınması gerekmektedir.
Anılan Daire kararında; "(...) Her ne kadar İdare Mahkemesi'nce, tahditli plakalı hatlarla taşımacılık yapıldığı kabulünden hareketle değerlendirme yapılmış ise de, dosyada bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; belediyede yolcu taşımacılığının başladığı ve (M) plakaların ilk kez verildiği 1998 yılı ve sonrasında yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinde belirtilen şekilde İçişleri Bakanlığı onayı da dahil, gerekli hukuki usuller işletilerek plaka sayısının sınırlandığı/tahdit altına alındığının ortaya konulamadığı sonucuna varılmaktadır.
Bununla birlikte, somut uyuşmazlık ve davacının hukuki durumu Anayasa Mahkemesi'nin 07/04/2021 tarih ve B.No:2018/20720 sayılı kararı ışığında değerlendirildiğinde, dava konusu işlem sonrasında oluşacak yeni duruma uyum gösterilmesi için süre ve imkân tanınmadan hattın iptal edilmesi, verilen kararın olası sonuçları hakkında herhangi bir önlem alınmaması, hattın iptalinden önce buna ilişkin objektif koşullar belirlenmemesi nedeniyle taşımacılara öngörülemez bir şekilde şahsi olarak aşırı ve orantısız bir külfet yüklendiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline yönelik verilen kararda sonuç itibarıyla hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Öte yandan, dava konusu Belediye Meclis kararı ile yalnızca davacının (M) plakası değil, toplam 55 (M) plaka iptal edilmiş, diğer bir anlatımla; ayrı ayrı 55 (elli beş) plaka, işleme konu edilmiş olup, Mahkemece verilen iptal kararının (M) plakası iptal edilmek suretiyle kişisel menfaati ihlal edilen davacının kendisi yönünden uygulanacağı da tabiidir." açıklamasıyla ... tarih ve ... sayılı meclis kararının bahse konu kısmının iptaline karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. (Aynı Meclis kararının söz konusu kısmının iptali istemiyle davacı tarafından da dava açılmış, ... İdare Mahkemesi nezdinde açılan E:... sayılı davada anılan Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı hakkında Bölge İdare Mahkemesi'nce verilen karar da Dairenin 16.10.2024 tarih ve E:2023/862, K:2024/5355 sayılı kararıyla yukarıda belirtilen açıklama doğrultusunda onanmıştır.)
Bu itibarla, temyize konu kararda da, tahditli plakalı hatlarla taşımacılık yapıldığı kabulünden hareketle değerlendirme yapılmış ise de, yukarıda aktarılan temyiz kararına göre plaka sayısının tahdit altına alındığını gösteren bir kararın ortaya konulamadığı; ancak, davacının hukuki durumu Anayasa Mahkemesi'nin 07/04/2021 tarih ve B.No:2018/20720 sayılı kararı ışığında değerlendirildiğinde, davalı idarece tesis edilen ... tarih ve ... sayılı meclis kararı ile taşımacılara öngörülemez bir şekilde şahsi olarak aşırı ve orantısız bir külfet yüklendiği sonucuna varılmasında hukuki isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Davalı idarece tesis edilen ... tarih ve ... sayılı meclis kararının (M) plakaların iptaline yönelik kısmı hakkında verilen yargı kararlarının belirtilen açıklama eklenerek onandığı göz önüne alındığında, söz konusu açıklamanın temyize konu karar yönünden de geçerli olduğu, (M) plakaların iptali yönünde alınan meclis kararı hakkında ... İdare Mahkemesi'nce verilen .. tarih ve E:..., K:... sayılı iptal kararının yine söz konusu Daire kararında belirtilen şekilde uygulanması gerekeceği, bu durum toplu taşıma hizmetinde kullanılacak araç sayısının belirlenmesi ve hizmetin üçüncü kişilere gördürülmesi sürecinin yürütülmesini doğrudan etkileyeceğinden, işbu davaya konu işlemin hukuki değerlendirmesinde ve yargılama sonrası davalı idarece tesis edilecek işlemlerde anılan Daire kararının dikkate alınacağının da açık olduğu; diğer yandan, ulaşım yönünden şehir içi toplu taşıma hattı ihalesi yapılmasına ilişkin karar alınması öncesinde, toplu taşıma kapasitesi, ihtiyacı, güzergahı gibi hususlara ilişkin gerekli teknik inceleme ve araştırma da yapılmadan tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle anılan işlemin iptaline karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının yukarıda belirtilen AÇIKLAMA İLE ONANMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca kesin olarak 17/10/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :

(X)- Dosyanın incelenmesinden, Yüksekova Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararının, ... sayılı meclis kararı ile kararlaştırılan 40 adet (M) plakaya ek olarak 60 adet (M) plakanın 14 güzergahla birlikte ihaleye çıkarılmasına karar verilmesine ilişkin kısmının iptalinin istenildiği ve idare mahkemesince; davalı idarece hem mevcut hatların iptal edilmesi hem de yeni hatlar için ihaleye çıkarılması öncesinde, anılan işlemler sonrasında oluşacak yeni duruma uyum göstermeleri için süre ve imkân tanınmamış olmasının yanı sıra toplu taşıma kapasitesi, ihtiyacı, güzergahı gibi hususlara ilişkin gerekli teknik inceleme ve araştırmanın da yapılmadığı; Yüksekova Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararının, toplam 55 adet (M) plakalı şehir içi toplu taşıma hatlarının iptaline ilişkin kısmının da iptaline karar verilmiş olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davaya konu ... tarih ve ... sayılı Belediye Meclisi kararının, "toplam 55 adet (M) plakalı şehir içi toplu taşıma hattının on yıllık süreleri dolduğundan iptal edilmesine" ilişkin kısmının iptali istemiyle bu davadan ayrı olarak ... İdare Mahkemesi'nin E:... esasına kayıtlı bir dava açılmış ve "..Anayasa Mahkemesi'nin 07/04/2021 tarih ve B.No:2018/20720 sayılı kararı ışığında değerlendirildiğinde, dava konusu işlem sonrasında oluşacak yeni duruma uyum gösterilmesi için süre ve imkân tanınmadan hattın iptal edilmesi, verilen kararın olası sonuçları hakkında herhangi bir önlem alınmaması, hattın iptalinden önce buna ilişkin objektif koşullar belirlenmemesi nedeniyle taşımacılara öngörülemez bir şekilde şahsi olarak aşırı ve orantısız bir külfet yüklendiği" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Anılan iptal kararı Danıştay Sekizinci Dairesinin 16/10/2024 tarih ve E:2023/868, K:2024/5356 sayılı kararı ile; " ... dava konusu işlemin iptaline yönelik verilen kararda sonuç itibarıyla hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Öte yandan, dava konusu Belediye Meclis kararı ile yalnızca davacının (M) plakası değil, toplam 55 (M) plaka iptal edilmiş, diğer bir anlatımla; ayrı ayrı 55 (elli beş) plaka, işleme konu edilmiş olup, Mahkemece verilen iptal kararının (M) plakası iptal edilmek suretiyle kişisel menfaati ihlal edilen davacının kendisi yönünden uygulanacağı da tabiidir." açıklaması eklenmek suretiyle onanmıştır.
Temyize konu kararın gerekçe eklenmek suretiyle onanmasına ilişkin karara sonucu itibariyle katılmakla birlikte karara eklenen gerekçeye katılmıyorum. Şöyle ki;
Danıştay Sekizinci Dairesinin 16/10/2024 tarih ve E:2023/868, K:2024/5356 sayılı onama kararına eklenen; "...mahkemece verilen iptal kararının (M) plakası iptal edilmek suretiyle kişisel menfaati ihlal edilen davacının kendisi yönünden uygulanacağı da tabiidir." şeklindeki açıklamayla, Belediye Meclis kararının iptaline ilişkin idare mahkemesi kararının yalnızca dava açılan plaka yönünden sonuç doğuracağı, dava açılmayan diğer plakalar yönünden ise Belediye Meclisinin iptal kararının geçerliliğini sürdüreceği kabul edilmiş bulunmaktadır.
Danıştay Sekizinci Dairesinin anılan "açıklamalı onama" kararının temyize konu bu karara etkisini belirleyebilmek için, Anayasa Mahkemesi ihlal kararlarının ve idari yargı merciilerince verilen iptal kararlarının objektif etkisinin yani dava konusu işlemden etkilenen ancak dava açmamış olan üçüncü kişilerin de ihlal veya iptal kararının etki ve sonuçlarından yararlanıp yararlanamayacağı hususunun irdelenmesi gerekmektedir.

Anayasa Mahkemesinin bireysel başvurulara ilişkin hak ihlali kararının objektif bir etkisi tartışılmakla birlikte Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ihlal kararlarının diğer yargı makamları tarafından benzer uyuşmazlıklarda dikkate alınması gerektiği doktrin ve Anayasa Mahkemesi kararlarında belirtildiği gibi idari yargı uygulamasında da ihlal kararları benzer uyuşmazlıklarda dikkate alınmaktadır. Nitekim yukarıda açıklanan ... İdare Mahkemesi'nin E:... sayılı kararında ihlal kararının objektif etkisi dikkate alınmış ve Danıştay Sekizinci Dairesince de bu karar onanmak suretiyle objektif etki kabul edilmiştir.
(Anayasa Mahkemesin 1/12/2016 tarihli ve 2014/2293 Başvuru Nolu Genel Kurul Kararı; 1/12/2016, Danıştay VDDK’nın 19/01/2022 tarihli ve E.2020/853, K.2022/17 sayılı kararı; Danıştay Dördüncü Dairesinin 24/6/2021 tarihli ve E.2016/6555, K.2021/3565 sayılı kararı; Danıştay Altıncı Dairesinin 1/7/2021 tarihli ve E.2021/3708, K.2021/9221 sayılı kararı Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 8/6/2021 tarihli ve E.2020/70, K.2021/3703 sayılı kararı; Danıştay Onuncu Dairesinin 26/5/2021 tarihli ve E.2016/2130, K.2021/2679 sayılı kararı; Danıştay Onüçüncü Dairesinin 01/08/2023 tarihli ve E.2023/700, K.2023/2839 sayılı kararı)
İptal kararlarının geriye yürümesi prensibi uyarınca, iptal kararı hukuken sakat idari işlemi geriye yürür biçimde ortadan kaldırır ve hukuka aykırı işlemin yapılmasından önceki duruma dönülür. İptal edilen işlem genel de olsa birel de olsa iptal kararı üzerine idarenin, işlemin tüm etki ve sonuçları gidermesi gerekmektedir.
İptal davalarının “objektif niteliği” gereğince de, bir işlem iptal edildiğinde ilgili herkes için etki ve sonuç doğurur. İşlemin iptalinden sadece iptal davasını açan/açanlar değil, o işlemle doğrudan bağlantısı olan herkes etkilenir. Bu etkilenme olumlu yönde olabileceği gibi olumsuz yönde de olabilir. (Ulusoy, Ali D, “Bireysel İdari İşlemlerin İdari Yargı Tarafından İptalinin Üçüncü Kişilere Etkisi” İdare Hukuku ve İlimleri Dergisi, 2023, s. 87)
Genel nitelikteki işlemin iptalinin sonuçlarından herkesin yararlanacağı, birel nitelikteki işlemlerin iptalinin ise yalnızca dava açan kişiyi etkileyeceği prensibi kabul edilmektedir.
Ancak bazı idari işlemler şeklen genel düzenleyici işlem niteliğinde olmasa dahi kapsam ve etkisi bakımından birden çok kişiyi etkileyecek genel nitelikte olabilir. Bu tür idari işlemin iptalinin etkisi genel nitelikte olup, bu iptal kararının sonucundan dava açmamış ama iptal edilen işlemden etkilenen üçüncü kişilerin de yararlanması gerekir.
Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararının, "toplam 55 adet (M) plakalı şehir içi toplu taşıma hattının on yıllık süreleri dolduğundan iptal edilmesine" ilişkin işlem şeklen genel düzenleyici işlem niteliğinde olmasa da kapsam ve sonuçları dikkate alındığında genel nitelikli olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu işlemin iptali için ... İdare Mahkemesi'nin E:... esas sayısı ile açılan davanın dava dilekçesi ve mahkemece verilen iptal kararının gerekçesi incelendiğinde, davacının iddialarının yalnızca kendi kişisel durumuna ilişkin sübjektif hususlar olmadığı, tüm plakalar yönünden geçerli olan objektif hukuka aykırılıkları içerdiği; iptal yönündeki mahkeme kararının gerekçesinin de davacının kişisel durumuna ilişkin olmayıp, benzer bir olaya ilişkin olarak Anayasa Mahkemesince verilen hak ihlali kararındaki objektif nitelikteki gerekçeleri içerdiği anlaşılmaktadır.

Dolayısıyla ... İdare Mahkemesi'nin iptal kararı yalnızca davacı yönünden değil dava açılmayan diğer plakalar yönünden de sonuç doğurmalıdır. Aksinin kabulü halinde davalı belediyenin iptal kararını, davacının çalışmaya devam etmesi diğerlerinin ise çalışmasını sonlandırıp yerlerine yeni ihale yapılması şeklinde uygulaması sonucunu doğurur. Bu durum ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesinde yer alan: "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye ve eylemde bulunmaya mecburdur." şeklindeki emredici hükme aykırılık oluşturur.
Toplam 55 (M) plakanın iptal edilmesine ilişkin Belediye Meclis kararının, her bir plaka yönünden ayrılabilir nitelikte olmaması ve bu işlemin iptaline ilişkin karar gerekçesinin 55 plaka yönünden de geçerli olacak genel hukuka aykırılıkları içerdiği hususları ile iptal davalarının “objektif niteliği” gereğince, bir işlem iptal edildiğinde ilgili herkes için etki ve sonuç doğuracağı hususu birlikte dikkate alındığında; Danıştay Sekizinci Dairesi'nin 16/10/2024 tarih ve E:2023/868, K:2024/5356 sayılı kararına eklenen açıklamanın temyize konu işbu karara etkisinin bulunmaması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu mahkeme kararının "Davaya konu ihale işleminin dayanağı olan ... tarih ve ... sayılı Belediye Meclisi kararının, 'toplam 55 adet (M) plakalı şehir içi toplu taşıma hattının on yıllık süreleri dolduğundan iptal edilmesine' ilişkin kısmının ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile iptal edilmiş olması nedeniyle ihale işleminin de iptali edilmesi gerekeceği" gerekçesiyle onanması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın