8. Daire 2022/104 E. 2023/6107 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

8. Daire 2022/104 E. 2023/6107 K. — Danıştay Kararı

8. Daire 2022/104 Esas 2023/6107 Karar 21.11.2023
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/104 E.,  2023/6107 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/104
Karar No : 2023/6107

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL)…

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, müdahil …'nın baro levhasına avukat olarak yazılması isteminin kabulüne ilişkin … Barosu Yönetim Kurulu kararının uygun bulunmasına yönelik Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine ilişkin Adalet Bakanlığı işlemine uyulmayarak ilk kararında ısrar edilmesine dair Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5/1-a maddesinde yazılı cezalardan birini gerektiren bir suçtan kovuşturma altında bulunulması halinde avukatlığa alınma isteği hakkındaki kararın bu kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesi konusunda davalı idareye takdir hakkı tanınmış ise de, baro levhasına yazılma talebinde bulunan müdahil hakkında "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesince 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılması kararı verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ise reddedildiği anlaşıldığından, yürütülecek kamu hizmetinin önemi ve özelliği göz önünde bulundurulduğunda, müdahilin Baro levhasına avukat olarak yazılmasına ilişkin kararda ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun dava konusu kararında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, davalı Türkiye Barolar Birliği ve müdahil tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davalı Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı tarafından; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nda belirli suçlardan mahkum olmanın avukatlığa engel olacağının belirtildiği, müdahil hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı, kaldı ki baro levhasına yazılma talebinin kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesi hususunda idareye takdir hakkı tanındığı, suçsuzluk ve masumiyet karinesinden hareketle bir değerlendirme yapılması gerektiği, emsal yargı kararlarının da aynı yönde olduğu belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
Davalı Yanında Davaya Katılan Müdahil tarafından; hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, bu yönüyle İdare Mahkemesince verilen kararın Anayasa ile güvence altına alınan masumiyet karinesini ihlal ettiği, nitekim hakkında yapılan ceza kovuşturmasında somut delillerle desteklenemeyen itirafçı tanık ifadesi dışında herhangi bir delil bulunmadığı, yargılamanın ne kadar süreceği ve nasıl sonuçlanacağının belirsiz olması nedeniyle avukatlık ruhsatı almasının engellemesinin temel hak ve özgürlüklere ölçüsüz müdahale teşkil ettiği, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5. maddesi hükmünden anlaşılacağı üzere, kişi hakkında ceza kovuşturması yürütülmesi halinin avukatlığa engel kabul edilmediği, anılan durumda avukatlığa kabul isteminin kovuşturma sonuna kadar bekletilmesine karar vermek hususunda İdareye takdir hakkı tanındığı, mevzuat ile İdareye tanınan takdir yetkisinin aleyhe yorumlanması sonucunu doğuracak şekilde verilen mahkeme kararının anayasa ile güvence altına alınan özel ve aile hayatına saygı, adil yargılanma ve çalışma hakkını ihlal ettiği belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 21/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın