8. Daire 2021/7992 E. 2025/5732 K. — Danıştay Kararı
8. Daire 2021/7992 Esas 2025/5732 Karar 16.06.2025
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/7992 E., 2025/5732 K.
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/7992 Karar No : 2025/5732
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Mermer San. ve Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Muğla ili, Yatağan ilçesi hudutları dahilinde ve davacı uhdesinde bulunan İR:... sayılı II-b grubu maden işletme ruhsatına ilişkin olarak, pasa döküm sahası, ulaşım yolu alanı ve kantar tesis alanı için toplam 149.070,90 m² yüzölçümlü alan için orman izni verilmesi istemiyle yapılan ... tarih ve ... evrak giriş numaralı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu işleme esas alınan ruhsat sahası dışında maden altyapı tesis, işletme sahası, pasa döküm sahası ulaşım yolu alanı ve kantar tesis alanı yapılması için izin verilmesinde zorunluluk olduğu, bu tür tesis, yol ve alanların işin doğası gereği, mermer ocağının çalışmasının devamı için gerekli olduğu, izin talep alanların zaten uzun yılladır maden sahası içinde kaldığından vasıflarının kaybolduğu, ayrıca alanın yerleşim birimlerine uzaklığının etki sahası dışında olduğu ve dolayısı ile olası çevresel zararın saha ve istenen izinler bütün olarak ele alındığında göz ardı edilebilecek seviyede olması dikkate alındığında, ekonomik sonuçlarına bağlı kamu yararı gereğince madencilik faaliyeti için yapılan başvurunun zımnen reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, idarece tesis edilen işlemin haklılığını ortaya koyan delil ve gerekçeler dikkate alınmaksızın karar verildiği, işlemde hukuka ve mevzuata aykırı yön bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının usule ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Muğla ili, yatağan ilçesi hudutları dahilinde ve davacı uhdesinde bulunan İR:... sayılı II-b grubu maden işletme ruhsatına ilişkin olarak, pasa döküm sahası, ulaşım yolu alanı ve kantar tesis alanı için toplam 149.070,90 m² yüzölçümlü alan için orman izni verilmesi istemiyle yapılan ... tarih ve ... evrak giriş numaralı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. maddesinin 1. fıkrasında; "Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri hariç, bedeli alınarak Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilir. Ancak, temditler dahil ruhsat süresince müktesep haklar korunmak kaydı ile Devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi, Çevre ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlıdır. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin; baraj, gölet, liman ve yol gibi yapılarda dolgu amaçlı kullanacağı her türlü yapı hammaddesi üretimi için yapacağı madencilik faaliyetleri ile zorunlu tesislerinden bedel alınmaz." hükmüne yer verilmiştir. 18/04/2014 tarih ve 28976 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Orman Kanununun 16 ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliği'nin, "İnceleme ve Değerlendirme" başlıklı 5. maddesinde,"(1) Bölge müdürlüğü yapılan müracaatı öncelikle evrak üzerinde inceler, eksiklikler varsa, on işgünü içinde müracaat sahibine bildirir. Eksiklikler tamamlanıncaya kadar talep değerlendirmeye alınmaz. Evrakın tam olması halinde heyet tarafından arazi üzerinde gerekli incelemeler yapılarak, talebin Devlet ormanlarına isabet eden kısımları için ön izin veya kesin izin raporu düzenlenir. (...) (3) Değerlendirme Komisyonunun görev alanındaki; muhafaza ormanları, gen koruma alanları, tohum meşcereleri, orman içi dinlenme yerleri ile endemik ve korunması gereken nadir ekosistem alanlarına isabet eden maden işletme, tesis ve altyapı tesisi izin müracaatları ile muhafaza ormanlarındaki ruhsat talepleri bölge müdürlüğünce müracaat evrakı ve düzenlenen tutanak ile birlikte Genel Müdürlüğe gönderilir. Talebin bir kısmının Değerlendirme Komisyonunca değerlendirilmesi gerektiği durumlarda talep bir bütün olarak ele alınır." düzenlemesi, "Değerlendirme komisyonu" başlıklı 16. maddesinde ise,"... (3) "Değerlendirme Komisyonunun görevleri; a) Muhafaza ormanları, gen koruma alanları, tohum meşcereleri, orman içi dinlenme yerleri ile endemik ve korunması gereken nadir ekosistem alanlarına isabet eden maden işletme, tesis ve altyapı tesisi izin müracaatlarını, b) Muhafaza ormanlarındaki ruhsat taleplerini, c) Verilecek izinlerle ilgili mevzuatta açık hüküm bulunmayan hususları, değerlendirmektir. (4) "Değerlendirme Komisyonunca uygun bulunan müracaatlar Bakan onayına sunulur, onayı takiben bölge müdürlüğü tarafından izin raporu düzenlenerek izin verilir." düzenlemesi yer almaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesiyle "bilirkişi" konusunda atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." kuralı, 282. maddesinde "Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." kuralı bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Anayasa'nın 169. maddesinde ormanların ülke yönünden taşıdığı büyük önem gözetilerek, korunmaları ve geliştirilmeleri konusunda ayrıntılı düzenlemelere yer verilmiştir. Bu özel ve ayrıntılı düzenlemenin ülkemizde orman örtüsünün sürekli yok edilmesi gerçeğinden kaynaklandığı kuşkusuzdur. Anayasa'nın 169. maddesinin gerekçesinde de belirtildiği gibi maddenin birinci fıkrası doğal kaynaklarımızın en önemlilerinden biri olan ormanların korunması ve sahaların genişletilmesi için Devlete gereken tedbirleri alıp kanun koymayı ve bütün ormanların gözetimi ödevini getirmektedir. (AYM., 13/09/2000 tarih ve E:2000/21, K:2000/16 sayılı kararı) Her olayda, ormanlık alanda verilen izne konu edilen kamu yararı ile ormanın muhafazasındaki kamu yararının karşılaştırılmasının yapılması zorunluluğu Anayasa'nın 169. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez." hükmünden kaynaklanmaktadır. Anayasa Mahkemesi'nin 22/11/2007 tarih ve E:2004/67, K:2007/83 tarihli kararında; zaruret halinin, talep edilen faaliyetin orman ekosistemi dışında gerçekleştirilmesi imkanı bulunmaması durumu olarak anlaşılması gerektiği vurgulanmaktadır. İdare Mahkemesince karara esas alınan 19/03/2021 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinden; "3.2. Davaya konu izin talep alanlarının orman alanlarında yapacağı tahribat" başlığı altında; "Dava konusu yeni izin istenen, 33,686.42m” İşletme Sahası, 110,929.64m/” pasa döküm sahası, 1,737.75m” ulaşım yolu alanı ve 2,717.09m/” kantar tesis alanı olmak üzere toplam 149,070.90m?” yüzölçümlü alan Yatağan Orman işletme Şefliğinin 178, 179, 202, 203, 204, 205, 207, 208 ve 230 numaralı orman bölmelerinde kalmaktadır. Meşçere tipleri BÇzDy, BÇzDy-T, OT, T, Oc., ÇzDya0-T ( Bu meşçere tipleri Bozuk Kızılçam orman alanları, taşlık kayalık ve maden işletmeciliği yapılmış (Oc) alanların rumuzlarıdır), Çzbc2 (direklik ve orta çaplı orta kapalılıkta kızılçam ormanı), Çzbc3 (Direklik ve orta çaplı tam kapalı kızılçam ormanı) çağında , Çzc2 (orta çaplı, orta kapalılıkta kızılçam ormanı), Çzc3 (orta kalınlıkta tam kapalı kızılçam ormanı, Çzcd1/Kalın çaplı az kapalı kızılçam ormanı) ve Çzcd2 (kalın çaplı orta kapalılıkta kızılçam ormanı) meşçere ( Verimli Kızılçam ormanları) tipindedir." (...) 33,686.42 m2 işletme sahasının 14,220.00m2’si Oc (eski maden işletme sahaları) meşçere tipinde ağaçsız alanlar, 19.466. 42m2’si ise verimli orman alanlarında, 110.929.64m2 pasa döküm sahalarının 10900.00m2’si Bozuk orman alanında, 100.029.64m2’ si ise verimli kızılçam orman alanlarında, 1.737.75m2 ulaşım yolu alanının tamamı verimli orman alanı, 2.717. 09m2 kantar tesis alanının tamamı verimli orman alanı içindedir. (...) Temmuz 2020 tarihinde hazırlanan ve Orman İdaresine sunulan rehabilitasyon projesinin sayfa 21 de yer alan 3.2.a. Oluşturulan Boşlukların ve Kazı Alanlarının Rehabilitesi başlığı altında; “Kademe düzlüklerinde yapı mermer olacağı için bu alanlara ağaç dikilmesi mümkün değildir, dikilse bile ağaç yetişmeyecektir. Bu yüzden kademe düzlükleri bırakılacak, ağaç dikilmeyecektir.” denilmiştir. Aynı şekilde Temmuz 2020 tarihinde hazırlanan ve Orman İdaresine sunulan -KADEMELİ KAPATMA PLANI- 14. Pasa Alanına Örtü Kaplanması maddesinin altındaki e)Bitki yetiştirilmesi için büyüme ortamının sağlanması başlığı altında “Sahada üst ve alt toprak tabakası olmadığından terk edilecek pasa döküm sahasının üzerine toprak serme işlemi yapılmayacaktır. Dolayısıyla bitki yetiştirilmesi için uygun ortam sağlanamayacaktır.” denilmiştir. Bu nedenlerle maden işletme ve pasa döküm sahaları terk edildiğinde kaya ve taşlık alan olarak kalacak, ormancılıktaki devamlılık ilkesi bu alanlarda uygulanamayacaktır. Orman varlığı azalacaktır." tespitlerine açıkça yer verildiği görülmektedir. Davalı idarenin 12/04/2021 tarihli bilirkişi raporuna karşı verilen beyan dilekçesi ekinde bulunan inceleme raporunda, "Orman bilirkişisi tarafından sahanın bitki örtüsü ortaya konulmuş, en büyük alanları kapsayan maden işletme ve pasa döküm sahaları verimliliği ve kapalılığı yüksek ormanlar olup, tahmini 1.560,02 m2 kızılçam ağacının kesileceği, bu sahalar terk edildiğinde kaya ve taşlık alan olarak kalacağı, ormancılıktaki devamlılık ilkesinin bu alanlarda uygulanmayacağı ve orman varlığının azalacağı belirtilmiştir. Orman kaybı ile ekonomik fayda ve istihdam değerlendirmesi somut veriler ortaya konulmamıştır. Sağlanacak istihdam, orman varlığı az olan alternatif yerlerde orman miktarı azalmadan madencilik yapılması halinde de sağlanabilecektir. Orman kaybı ile madencilik faaliyeti nedeniyle elde edilecek ekonomik fayda arasında somut veri ortaya konulmadan kıyaslama yapılmış, orman varlığının insanlara sunduğu pek çok fayda göz ardı edilmiştir." hususlarının yer aldığı ancak İdare Mahkemesince bu iddiaların yerinde görülmediği tespit edilmiştir. Davacının, uhdesinde bulunan maden işletme ruhsatına ilişkin olarak toplam 149.070,90 m2 ormanlık alanda orman izni verilmesi istemiyle başvuruda bulunduğu, 100.029,00m2 pasa döküm alanına, 1.737,75m2 ulaşım yolu alanına ve 2.717,09m2 kantar tesis alanına ilişkin kısmın verimli orman alanında kaldığı, sahanın yeniden ağaçlandırılmayacağı hususunun davacının rehabilitasyon projesinde açıkça belirtildiği, bu alana yönelik olarak ne karara esas alınan bilirkişi raporunda ne de Mahkeme kararında Kamu yararı tartışmasının yeterli olarak, somut verilerle ortaya konulamamış olduğu anlaşılmaktadır. Olayda, dava konusu uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için, yukarıda aktarılan hususlarla birlikte davacının mevcut izin sahaları ile dava konusu ettiği izin talep sahalarının birbirine olan mesafesi de değerlendirilmek üzere; 2 Maden Mühendisi, 2 Orman Mühendisi, 1 Harita Mühendisinden oluşacak 5 kişilik bir heyet tarafından keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak işin esası hakkında karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak dayalı olarak verilen davanın reddine dair İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 16/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.