8. Daire 2021/6868 E. 2023/8178 K. — Danıştay Kararı
8. Daire 2021/6868 Esas 2023/8178 Karar 29.12.2023
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/6868 E., 2023/8178 K.
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6868 Karar No : 2023/8178
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Üniversitesi VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: davacı tarafından, Ankara Üniversitesi ... Fakültesinde öğretim görevlisi olarak görev yaptığı dönemde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin D fıkrasının (h) bendinde yer alan "Ticaret yapmak veya Devlet memurlarına yasaklanan diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunmak" fiilini 2018 yılında işlediğinden bahisle tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle bir derece ağır ceza olan "kamu görevinden çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun 16/01/2020 tarihli ve 2020/7 sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 15/04/2020 günlü 7243 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenen 2547 sayılı Kanunun 53. maddesinin (b) fıkrasının (4) numaralı bendinin (m) alt bendinde de, "m) İlgili kanunların tanıdığı istisnalar dışında ticaret yapmak, yasaklanan diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunmak." fiilinin, Devlet yükseköğretim kurumlarında görev yapan aylıklı öğretim elemanları yönünden, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektirdiğinin hüküm altına alınmış olması karşısında, uyuşmazlıkta, davacı bakımından aynı hukuki durumun devam ettiği, yani, lehinde bir düzenleme yapılmadığı anlaşıldığından, idari işlem niteliğindeki disiplin yaptırımının tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerektiği, 657 sayılı Kanun'un 125/1-D-h maddesinde yer alan ticaret yapmak veya Devlet memurlarına yasaklanan diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunmak eyleminin bir dönem içerisinde tamamlanan ancak icrası devam eden bir eylem kapsamında olduğu, dolayısıyla aynı dönem içerisinde süregelen eylem nedeniyle ayrı ayrı ceza verilmesinin disiplin hukukunun ilkelerinden olan aynı fiilden tek ceza verilir ilkesi ile bağdaşmayacağı, davacının Mahkememizde bulunan E:2020/1888 esas sayılı dosyası ile dava konusu işlem değerlendirildiğinde bir dönem olarak kabul edilmesi gereken cezalandırma döneminin 2018 ve 2019 olacak şekilde ikiye ayrıldığı, eylemin soruşturma raporunda ifade edildiği "hesap dönemi" gerekçesiyle yıllara göre bölünmesinin ve davacının yıllara göre ayrı ayrı cezalandırılmasının hukuki bir dayanağının bulunmadığı, davacının aynı dönemdeki tek eyleminden dolayı iki kere cezalandırılması sonucunu doğuracak şekilde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılarak, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idarelerden Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından, davacının izinsiz olarak kamu görevlisine yasaklanan gelir getirici faaliyette bulunduğunun sübuta erdiği, 2018-2019 dönemlerinde gerçekleşen eylemler nedeniyle verilen disiplin cezasının hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. Ankara Üniversitesi tarafından, idarenin ... hekim odasından alınan yazı ile dava konusu fiilden haberdar olduğu, fiilin tek olması nedeniyle dönemin tek kabul edilemeyeceği, ayrı ayrı disiplin cezası verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 29/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.