8. Daire 2021/5985 E. 2023/4690 K. — Danıştay Kararı
8. Daire 2021/5985 Esas 2023/4690 Karar 13.10.2023
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/5985 E., 2023/4690 K.
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/5985 Karar No : 2023/4690
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Birliği VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Mersin ilinde eczacı olan davacı tarafından, sıralı dağıtıma tabi reçetelerin limit-kota dışı karşılanması nedeniyle 6643 sayılı Kanunun 30/c maddesi gereğince Mersin Eczacı Odası tarafından verilen 15 gün süre ile sanat icrasından men cezası kararının aynı Kanunun 45. maddesi uyarınca 30 gün süre ile sanat icrasından men olarak tadilen kabul ve tasdik edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Türk Eczacıları Birliği Yüksek Haysiyet Divanı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Sosyal Güvenlik Kurumu ile Türk Eczacıları Birliği arasında imzalanan Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol kapsamında oluşturulan sıralı/kotalı dağıtım sistemi ile bedeli yüksek olan bazı ilaçların suistimalinin önlenmesi, eczacıların birbirleri ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlük ve güvenin hakim kılınması, eczacıların hak ve menfaatlerinin korunması, meydana gelebilecek yolsuzluklar ve kurumun haksız yere ödeme yapılmasının önlenmesi, hastanın ve Devletin menfaatinin korunmasının amaçlandığı, eczacıların, sisteme dahil olan reçetelerin karşılanması sırasında TEB Merkez Heyeti tarafından oluşturulan yazılım programında yer alan farklı grup uygulaması ve sıralama sistemi uyarınca işlem yapacağı, sıralamada bulunan eczacıların, kota üst limiti esasına göre kapsamdaki reçeteleri karşılayacağı, bu reçetelerde kota üst limitinin, bölgesel kriterler göz önünde bulundurularak her grup için Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti tarafından belirleneceği, sıralamanın, eczane isimlerinin o il/ilçedeki alfabetik dizilişi esas alınarak oluşturulacağı ve kura ile belirlenecek harften başlayacağı, sıralamaya dahil olup kotası dolmayan ve Kurumla sözleşmesi bulunan her eczacının bu kapsamdaki reçeteyi karşılayacağı, ilaçların hastaya tesliminden sonra eczacının, karşıladığı reçeteyi onay için eczacı odasına teslim edeceği, onay işlemlerinin eczacı tarafından yapılacağı, eczacı odası onayı bulunmayan bu sistem kapsamındaki reçete bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödenmeyeceği hususlarının anılan Protokolde düzenlendiğinin görüldüğü, uyuşmazlığa konu olayda, davacının 19.04.2018-11.03.2019 tarihleri arasında karşılamış olduğu C grubu kan ürünü reçetelerinden Mersin Eczacı Odasına onaylattırdığı Farmainbox dökümündeki ilaç adetleri ile SGK'ya fatura ettiği ilaç adetlerinin birbirinden farklı olduğu, öte yandan, davacının davalı idare tarafından alınan savunmasında, uyuşmazlıkla ilgili olarak mesleki suçunun ve ihmalinin olduğunu kabul ettiği, kalfasının bilgisi dışında sisteme müdahale ederek reçetede yazan kutu adedinde değişiklik yaptığını sonradan farkettiğini ifade ettiğinin anlaşıldığı, davacıya isnat edilen "sıralı/kotalı reçeteleri, sistem atlatarak karşılamak" eyleminin eczanede çalışan kişiler tarafından gerçekleştirildiği kabul edilse bile, işveren konumunda bulunan davacının, çalışanlarına karşı yönetim, gözetim ve denetim yükümlülüğü bulunduğu hususu göz önüne alındığında çalışanlarının bu eyleminden dolayı davacının da sorumlu olduğu sonucuna varıldığı, bu durumda, bahsi geçen eylemin Türk Eczacıları Deontoloji Tüzüğünün 2, 8, 11 ve 17. maddeleri ile protokol ve tip sözleşme hükümlerine aykırılık teşkil ettiği ve meslek disiplinini bozduğu sonucuna varıldığından, davacı hakkında 6643 sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca 30 gün sanat icrasından men cezası uygulanmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Mersin Bölge Eczacı Odası yönetimi tarafından 30.04.2019 tarihinde söz konusu reçeteler ile ilgili olarak tevzi protokol hükümlerinin ihlali nedeniyle davacıya uyarı cezası verilmesine rağmen sonradan verilen sanat icrasından men kararının aynı fiilden dolayı iki kez yargılama olmayacağına dair ilkeye aykırılık teşkil ettiği, uyarı cezası işleminden sonra sıralı dağıtıma tabi reçetelerin limit dışı karşılanması durumunun söz konusu olmadığı, öte yandan bu konu ile ilgili ilk kez suçlanıyor olması dikkate alındığında Türk Eczacıları Birliği Yüksek Haysiyet Divanı tarafından verilen 30 gün meslekten men cezasının çok ağır bir ceza olduğu, suç ve ceza arasındaki dengenin gözetilmediği belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının hukuki, mesleki ve bilişim açısından suç teşkil eden işlemleri ile haksız kazanç temin etmesi söz konusu olduğundan Protokolün 3.7. maddesinde yer alan düzenlemeye aykırı davranışın karşılığı olarak sözleşmesel yaptırımın yanı sıra mesleki açıdan yapılan değerlendirme sonucu hakkında uygulanan ve işbu davaya konu edilen hususun ise disiplin cezası olduğu açık olduğundan aksi yöndeki iddialara itibar edilemeyeceği, öte yandan davacının sabit olan eylemi sebebiyle uygulanan disiplin cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 13/10/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.