8. Daire 2021/5436 E. 2024/5769 K. — Danıştay Kararı
8. Daire 2021/5436 Esas 2024/5769 Karar 08.11.2024
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/5436 E., 2024/5769 K.
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/5436 Karar No : 2024/5769
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Sivas ili, Divriği ilçesi dahilinde ve davacı şirket uhdesinde bulunan Sicil:... sayılı IV (c) grubu (Krom) işletme ruhsatlı sahaya ilişkin olarak, 2017 yılında yapılan üretim ve sevkiyatın beyan edilmediğinden bahisle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 10. maddesinin 7. ve 8. fıkraları uyarınca davacı şirkete 77.632,00 TL idari para cezası verilmesine yönelik ... tarih ve E... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 3213 sayılı Kanunun 10. maddesinin 7. ve 8. fıkrası bağlamında davacı şirkete ait sahaya ilişkin inceleme döneminin 2017 yılı olduğu, 3213 sayılı Kanunun 29. maddesinin 4. fıkrası uyarınca her yıl nisan ayı sonuna kadar bir önceki yıl içinde gerçekleştirilen işletme faaliyeti ile ilgili teknik belgelerin ve işletme faaliyet raporunun davalı idareye verilmesi yükümlülüğü getirildiğinden 2017 yılında yapılan üretim ve sevkiyata ilişkin bilgilendirme yükümlülüğünün ise 2018 yılı olduğu, davacı şirketin kurala aykırı olduğu iddia edilen eyleminin 2018 yılında gerçekleştirildiği, ancak davalı idare tarafından 2019 yılında tesis edilen işlemle 2019 yılı değerleme oranında artırılan tutar üzerinden davacı şirketin idari para cezası ile cezalandırılması yoluna gidildiği, bu durumda, davalı idarece, 3213 sayılı Kanunun 10. maddesinin 7. ve 8. fıkralarında cezalandırılan eylemin mahiyeti gereği, davacı şirketin üzerine atılı eylemin (2017 yılında üretim ve sevkiyat yapıldığı, ancak bu yapılan üretim ve sevkiyatlara ilişkin İşletme Faaliyet Raporunun Genel Müdürlüğe verilerek üretim, satış ve stok beyanının yapılmadığı eyleminin) gerçekleştiği yılda (2018 yılı) mer'i mevzuat hükümlerine göre davacı şirket hakkında idari yaptırım uygulanması ve anılan döneme ait mevzuatta öngörülen tutarda idari para cezası verilmesi gerekirken, 2018 yılına ait tespit edilen eyleme yönelik olarak davacı şirketin, yeniden değerleme oranında artırılarak 2019 yılı için geçerli olan idari para cezası ile tecziyesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu saha ile ilgili heyet raporunda; 2017 yılına ait işletme faaliyet raporunun Genel Müdürlüğe verilmediği, sahada 2017 yılında üretim ve sevkiyat yapıldığı, yapılan üretim ve sevkiyatın Genel Müdürlüğe beyan edilmediği ve buna ilişkin belgelerin heyete tam olarak ibraz edilmediği tespitinde bulunulduğu, yapılan tespitler sonucunda 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 10. maddesinin yedinci ve sekizinci fıkraları ve 13. maddesinin 2. fıkrası kapsamında idari para cezası uygulandığı ve anılan işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 08/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.