8. Daire 2021/3907 E. 2025/6324 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

8. Daire 2021/3907 E. 2025/6324 K. — Danıştay Kararı

8. Daire 2021/3907 Esas 2025/6324 Karar 02.07.2025
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/3907 E.,  2025/6324 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3907
Karar No : 2025/6324

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... Madencilik Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kütahya ili, Gediz ilçesi hudutlarında, davacı Şirket uhdesinde bulunan ... sicil sayılı IV. grup maden işletme ruhsatlı sahada, ... tarih ve E... sayılı Olur uyarınca mahallinde yapılan tetkikler sonucunda, üretim faaliyetleri durdurulan ruhsat sahasında üretim faaliyetinde bulunulduğunun ve işletme açısından tehlikeli durumların devam ettiğinin tespit edilmesi üzerine, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 29. maddesinin 1. fıkrası uyarınca; Barbaros Yeraltı Ocağı'nda üretime yönelik faaliyetlerin durdurulmasına devam edilmesi, daimi nezaretçi kontrolünde projesine aykırı tehlikeli durumların giderilmesine yönelik faaliyetlerin sürdürülmesi ve maden sevkiyatı yapılmaması, Karaelmas Yeraltı Ocağı'nda ise daimi nezaretçi ataması yapılmadığı hususu göz önünde bulundurularak tüm maden işletme faaliyetlerinin durdurulmasına devam edilmesi ve maden sevkiyatı yapılmaması gerektiğine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarihli ve E... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; daha önce üretim faaliyetleri durdurulan uyuşmazlığa konu ruhsat sahasında, 26/08/2019 tarihinde bir işçinin ölümüyle sonuçlanan iş kazası meydana geldiği, yaşanan iş kazası üzerine mahallinde yapılan tetkikler sonucunda; +1007 taban yolunun güney–doğu kısmında netma ocağı bölgesinde bulunan hazırlık galerisinin 25., 30. ve 35. metrelerinde sürülmüş ve kömürleri alınarak göçertilmiş 3 adet baca olduğunun, sahada 60 – 70 ton stok bulunduğunun, dolayısıyla maden sahasında üretim faaliyetinde bulunulduğunun ve tahkimat ve havalandırmanın yetersiz olması nedeniyle işletme açısından tehlikeli durumların devam ettiğinin tespit edilmesi üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği, her ne kadar davacı şirket tarafından maden sahasında yürütülen faaliyetlerin hazırlık faaliyeti olduğu, herhangi bir üretim faaliyetinde bulunulmadığı iddia edilmiş ise de, yaşanan iş kazasına ve maden sahasında yürütülen faaliyetlere ilişkin mahallinde yapılan incelemelerde, iş kazasının gerçekleştiği alanda üretim ve hazırlık faaliyetinde bulunulacağına dair davacı şirket tarafından herhangi bir proje tevdi edilmediği gibi, söz konusu alanın en son termin planı dahilinde de olmadığının, tahkimat yönergesine göre hazırlık çalışmalarında ilerlemelerin süren kama ile tavan sağlama alındıktan sonra direk boyunduruktan oluşan kasa tahkimatı ile sağlandığının, bu nedenle ilgili alanda hazırlık faaliyeti değil üretim faaliyeti yapıldığının net olduğunun, talimat ve yönergeye uygun çalışılmış olsaydı yaşanan iş kazasının yaşanmamasının kuvvetle muhtemel olduğunun, dolayısıyla maden sahasında bulunan yeraltı ocağında üretime hazır pano olmadığının, ocağın tali havalandırma ile havalandırıldığının, iş kazasının meydana geldiği alanın Genel Müdürlüğe tevdi edilen termin planı dahilinde olmadığının, söz konusu alanda tahkimat ve havalandırmanın yetersiz olduğunun ve yeryüzüne ikinci çıkışın bulunmadığının tespit edildiği, davacı şirket çalışanları tarafından 18/12/2018 ve 19/12/2018 tarihinde yapılan şikayet başvurularında; maden sahasında üretim yapıldığının, yapılacak denetimler önceden haber verildiği için çalışanlara denetim tarihinde gelmemelerinin söylendiğinin, sahada 80 - 90 işçi çalıştığının, haber gelince 2. desandreye giden yolun tuğlayla kapatılıp örüldüğünün, kaçak sürülen ocak olduğunun, patlayıcı uzmanı olmadığının, iş yerinde katliam olacağının belirtildiği dikkate alındığında, maden sahasında üretime yönelik faaliyette bulunulduğunun ve yapılan faaliyetlerin işletme ve çalışanların güvenliği açısından tehlike oluşturduğu açık olduğu, dava konusu Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarihli ve E... sayılı işleminde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, maden sahasında yapılan faaliyetlerin hazırlık, tamir, tarama, su atımı gibi işletme güvenliğinin sağlanmasına yönelik ve davalı idare tarafından izin verilen faaliyetler olduğu belirtilerek temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 02/07/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın