8. Daire 2021/1548 E. 2023/7137 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

8. Daire 2021/1548 E. 2023/7137 K. — Danıştay Kararı

8. Daire 2021/1548 Esas 2023/7137 Karar 13.12.2023
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/1548 E.,  2023/7137 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1548
Karar No : 2023/7137

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem:... Üniversitesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon/Algoloji ve Ozon Terapi Dalı'nda Öğretim Üyesi ve üniversiteye bağlı olarak faaliyet gösteren Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi-Medipol Mega Hastaneler Kompleksinde doktor olarak görev yapan davacı tarafından, 16.03.2018 tarihi itibariyle sözleşmesinin feshine ilişkin ... tarih ve ... Karar sayılı ... Üniversitesi Mütevelli Heyeti kararının iptali ile fazlaya dair hakları saklı kalmak koşuluyla yoksun kaldığı tüm özlük haklarının yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davaya konu sözleşmenin feshine gerekçe olarak gösterilen ve davacıya verilen disiplin cezasının Mahkemece iptal edilerek hukuka aykırı hale gelmiş bulunması ve davacıya dair iddiaların ispatlı olmaması nedeniyle davaya konu 16.03.2018 tarihli sözleşmenin feshi işlemininde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı özlük haklarının davalı idareden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idare tarafından yapılan istinaf istemi kabul edilerek; davacı hakkında açılan disiplin soruşturma esnasında ifadesine başvurulan, S.D.'nin, davacıdan cilt sağlığı için ozon kremi satın aldığı ve krem ücretini davacının hesabına gönderdiği (ödemeye ilişkin dekont dosya içerisinde mevcuttur), hasta danışmanı M.S.'nin, davacının odasında ozon hapı sattığı, kimi zaman çantası ile hap getirdiği, iki kez kendisine telefon ederek çekmecedeki ozon hapı kutularını ismini söylediği kişilere teslim etmesini istediği, kendisinin de gelen kişilere teslim ettiği ayrıca davacı ile Arnavutluk'a gittikleri, kaldıkları süre boyunca davacının kongreye gitmediği, orada ismini bilmediği ve kaldığı eve yakın oturan bir hastanın tedavisiyle ilgilendiği, ifadesine başvurulan N.A.'nın, davacının baş ağrısı şikayeti bulunan nişanlısını muayenesi sonrası iki ilaç verdiği, ozon hapı kullanmalarını önerdiği, ücretin davacının yönlendirdiği kişiyle görüşülerek ilgili kişi tarafından bildirilen hesap numarasına yatırıldığı yönündeki ifadeleri ile davacının, ozon haplarının ozon tedavisinin bir parçası olması sebebiyle firmaya yönledirme yaptığını belirttiği gibi S.D. tarafından hesabına yatırılan, "ozon kremi ücreti" açıklamasına yer verilen 250.00 TL'lik ödeme konusunda açıklama yapamadığı, Arnavutluk'a (birinde yıllık izin, diğerinde de kongre izniyle birlikte yılık izninde) gittiğinde bir hastaya ozon tedavisi uyguladığı, bu konuda hastane idaresinden açık olarak izin almadığı yönündeki beyanları birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu eylemlerin hem kurum hem de hastane itibarını zedelediği, dolayısıyla davacının iş akdinin haklı nedene dayanılarak feshedildiği sonuç ve kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, müvekkilinin sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işleme gerekçe olarak gösterilen disiplin cezasının Mahkeme tarafından iptal edildiği, dolayısıyla sözleşmenin feshinin gerekçesinin ortadan kalktığı ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf kararının bozulması istenilmiştir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, hukuka ve mevzuata uygun olarak verilen istinaf kararının onanması gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ :2547 sayılı Kanunun ek 5. maddesi gereği, vakıf yükseköğretim kurumunda görevlendirilecek yöneticiler ve öğretim elemanları ile diğer personelin sözleşmelerinin yapılması, atamaları ve görevden alınmalarının onaylanması mütevelli heyetince yapılacak olup; mütevelli heyet, vakıf yüksek öğretim kurumu yöneticilerine uygun gördüğü ölçüde yetkilerini devredebilecektir.
Dava dosyasına sunulan ve davalı idarece gönderilen mütevelli heyet kararı olduğunun iddia edildiği evrakta, mütevelli heyet üyelerinin isimlerinin kararın altına yazıldığı ve mütevelli heyet üyelerinin imzalarının bulunmadığı, bu haliyle imzasız bir evrakın Mahkemelerce resmi evrak olarak değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla davalı idareye Ara Kararı ile mütevelli heyet kararının tüm üyelerinin imzalarının olduğu şekilde gönderilmesi istenerek, işlemin yetki yönünden hukuka uygun olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 13/12/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :
(X)- Dosyanın incelenmesinden, davalı üniversitede sözleşmeli öğretim üyesi olarak görev yapan ve aynı zamanda üniversite hastanesinde doktor olarak çalışan davacının, hastanede ozon hapı ve bazı kremleri pazarladığı, bu şekilde menfaat elde ettiği iddialarına dayalı açılan soruşturma sonucunda 2547 sayılı yasanın 53. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi gereği görevi kötüye kullanma ve bu suretle menfaat temin etme suçundan üç ay süre ile brüt maaşından 1/3 oranında maaş kesim cezası verilmesi üzerine devacının eyleminin 4857 sayılı Kanun'un 18. maddesi gereği geçerli nedenle iş sözleşmesinin sona erdirildiği görülmektedir.
Davacı tarafından almış olduğu disiplin cezası işlemine karşı açılan davanın; ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:...,K:... sayılı kararı ile; "davacının hastaneden izin almadan yurt dışında hasta tedavi ettiği ve hastanede ozon hapı ve bazı kremleri pazarladığı, bu şekilde menfaat elde ettiği ileri sürülmekte ise de, ozon hapı ve kremleri pazarladığı iddiasının somut olarak ortaya konulamadığı, yurt dışında tedavi ettiği ileri sürülen iki hasta ile ilgili olarak, davacının menfaat sağlama kastıyla hareket etmediği, sözkonusu hastalara yardımcı olduğu, davacının menfaat temin ettiğinin somut olarak ortaya konulamadığı, menfaat elde ettiği iddiasının sübuta ermediği, davacının menfaat sağladığı hususu her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delillerle ispat edilemeden, yalnızca subjektif değerlendirmeye dayalı olarak dava konusu işlemin tesis edildiği kanaatine varıldığından tesis edilen işlemde hukuka uygun bulunmamıştır." gerekçesi ile iptaline karar verildiği ve verilen bu karara karşı yapılan istinaf isteminin de reddine karar verilerek kesinleştiği görülmektedir.
İdari işlemlerde sebep unsuru, idari işlemden önce gelen ve onun dışında yer alan, idareyi bir işlem yapmaya sevkeden hukuki ve fiili etkenlerdir. İptal davalarında, sebep unsuru yönünden hukuki denetim yapılırken idareyi o işlemi yapmaya sevk eden gerekçelerin hukuka uygunluğunun incelemesi yapılmaktadır. Sebep unsurundaki bir sakatlığın işlemi de sakat hale getireceği tartışmasızdır.
Bu durumda; davacıya eylemleri nedeniyle verilen ve sözleşmesinin feshine gerekçe olarak gösterilen disiplin cezasının, Mahkeme kararı ile iptaline karar verildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemin gerekçesinin hukuken ortadan kalktığı ve sebep yönünden hukuka aykırı hale geldiği, dolayısıyla istinaf kararının bu gerekçe ile bozulması gerektiği görüşüyle aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın