8. Daire 2020/7596 E. 2023/7385 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

8. Daire 2020/7596 E. 2023/7385 K. — Danıştay Kararı

8. Daire 2020/7596 Esas 2023/7385 Karar 19.12.2023
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/7596 E.,  2023/7385 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/7596
Karar No : 2023/7385

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Mermer San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin uhdesinde bulunan Bursa İli, Mustafakemalpaşa İlçesi hudutları dahilinde ... sicil numaralı II-b grubu mermer işletme ruhsat sahasında işletme projesine aykırı faaliyette bulunulduğundan bahisle 3213 sayılı Kanun'un 29/1.maddesi uyarınca 62.743,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin ...tarihli ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:.., K:...sayılı kararda; uyuşmazlık konusu olayda, tebligat yapılacak kimsenin geçici olarak adreste bulunmaması halinde uygulanacak tebliğ usulünün Tebligat Kanununun 21. maddesinde belirtildiği, bu halde tebliğ olunacak evrakın adresin bağlı bulunduğu mahalle muhtarına teslim edilebileceği, tebliğ evrakının mahalle muhtarlığına bırakıldığını bildiren ihbarnamenin adresin kapısına yapıştırılacağı ve en yakın komşuya da haber verileceği, ... tarihli ve ... sayılı yazının, davacının geçici olarak adreste bulunmaması nedeniyle Tebligat Kanununun 21. maddesine göre 27.04.2015 tarihinde tebliğ edilmiş olmakla birlikte, tebliğ alındısında tebliğ evrakının mahalle muhtarına bırakıldığının en yakın komşusuna haber verildiği şerhi yer aldığı, ancak en yakın komşusunun isminin yer almadığı, en yakın komşuya haber verilmesinin Tebligat Kanunu 21. maddesi uyarınca yapılacak tebliğin geçerliliği için yasal koşul olduğu ve uyuşmazlıkta bu koşulun yerine getirildiğinin kabul edilemeyeceği, usulsüz tebliğ sonrası davacıya verilen altı (6) aylık sürenin hiç başlamayacağının, buna göre verilen yasal sürede gerekli tedbirlerin alınmadığından bahisle davacı şirket hakkında uygulanan dava konusu idari para cezasına ilişkin işlemde hukuka ve mevzuata uygunluk görülmediği sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Mahallinde tetkik neticesinde 13-16.05.2016 tarihleri arsında yapılan denetim ve tetkiklerde tehlikeli durumların tespit edilerek gideririlmesi için ruhsat sahibi şirkete tebligat yapıldığı halde ocakta emniyet tedbirlerinin alındığına dair idarelerine herhangi bir bilginin verilmediği, görevlendirilen heyet tarafından da basmakaların genişletilmesi gerektiği tespiti üzerine 3213 Sayılı Maden Kanununun 29/1. Maddesi uyarınca ruhsat sahibi şirkete idari para cezası uygulandığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 19/12/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :
X- Davacı şirketin uhdesinde bulunan Bursa İli, Mustafakemalpaşa İlçesi hudutları dahilinde ... sicil numaralı II-b grubu mermer işletme ruhsat sahasında işletme projesine aykırı faaliyette bulunulduğundan bahisle 3213 sayılı Kanun'un 29/1.maddesi uyarınca 62.743,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarihli ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesinde, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır." hükmü; 21. maddesinin 1. fıkrasında, "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." hükmü bulunmaktadır.
Uyuşmazlık konusunda, idare tarafından maden sahasının mahallinde tetkik edildiği, teknik heyet tarafından; emniyet tedbirlerinin yetersiz olduğunun tespit edilerek bu durumun ... tarihli ve ... sayılı yazı ile 7201 Sayılı Kanunun 21/1 maddesi uyarınca 27.04.2015 tarihinde tebliğ edildiği, bu yazı ile davacı şirkete gerekli güvenlik tedbirlerinin alınarak bakanlığa bilgi verilmesi için altı (6) ay süre tanındığı, 13-16.05.2016 tarihinde tekrar yapılan denetimlerde gerekli tedbirlerin alınmadığının ve bakanlığa bildirim yapılmadığının tespit edildiği, gerekçesiyle davacıya Bursa İli, Mustafakemalpaşa İlçesi hudutları dahilinde ... sicil numaralı II-b grubu mermer işletme ruhsat sahasında işletme projesine aykırı faaliyette bulunulduğundan bahisle 3213 sayılı Kanun'un 29/1. maddesi uyarınca 62.743,00-TL idari para cezasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İdare Mahkemesince, uyuşmazlıkta, ... tarihli ve ... sayılı uyarı yazısının tebliğinin usulsüz olduğu ve sonrası davacıya verilen altı (6) aylık sürenin hiç başlamayacağının, buna göre verilen yasal sürede gerekli tedbirlerin alınmadığından bahisle davacı şirket hakkında uygulanan dava konusu idari para cezasına ilişkin işlemde hukuka ve mevzuata uygunluk görülmediği sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptaline reddine karar verilmiş, İdare Mahkemesince verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusu temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ile reddedilmiştir.
Dava konusu olayda; tebligat yapılacak kimsenin tebellüğden imtina etmesi halinde uygulanacak tebliğ usulü Tebligat Kanununun 21. maddesinde belirtilmiş olup bu halde tebliğ olunacak evrakın adresin bağlı bulunduğu mahalle muhtarına teslim edilebileceği, tebliğ evrakının mahalle muhtarlığına bırakıldığını bildiren ihbarnamenin adresin kapısına yapıştırılacağı ve en yakın komşuya da haber verileceği ilkesi karşısında ... tarihli ve ... sayılı yazının, tebliğ mazbatasında da belirtildiği üzere "iş yeri yetkilisinin bulunmadığı ve çalışanların imtina etmeliri" nedeniyle Tebligat Kanununun 21. maddesine göre 27.04.2015 tarihinde tebliğ edilmiş olmakla birlikte, tebliğ alındısında tebliğ evrakının mahalle muhtarına bırakıldığının en yakın komşusuna haber verildiği şerhi yer aldığı, tebliğin usule uygun yapıldığı, davacıya verilen altı (6) aylık sürenin sonrasında başladığı açık olup verilen yasal sürede gerekli tedbirlerin alınmadığından bahisle davacı şirket hakkında uygulanan dava konusu idari para cezasına ilişkin işlemde hukuka aykırı yön bulunmadığı sonucuna varılmakla temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın