8. Daire 2020/6701 E. 2024/3816 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

8. Daire 2020/6701 E. 2024/3816 K. — Danıştay Kararı

8. Daire 2020/6701 Esas 2024/3816 Karar 25.06.2024
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/6701 E.,  2024/3816 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/6701
Karar No : 2024/3816

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ... İnşaat Taahhüt San. ve Tic. A.Ş.
Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) :...Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. ...

İstemin Özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava; davacı şirket tarafından, Kadıköy ilçesi, ... Mahallesi ... pafta, ... ada ve ... sayılı parselde yer alan taşınmazla ilgili inşai faaliyet nedeniyle, ruhsat başvurusu esnasında tahakkuk ettirilen 623.133,77-TL katılım payı ve ihtirazi kayıtla peşin olarak olarak ödenen 50.003,80-TL'nin yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; dava konusu tahsilatın dayanağının, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 94. maddesine göre İçişleri Bakanlığınca hazırlanan Yönetmelik olmayıp, 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 23. maddesinde verilen yetkiye istinaden hazırlanıp, İSKİ Genel Kurulunca onaylanan İSKİ Genel Müdürlüğü Tarifeler Yönetmeliği olduğu, dayanağı Belediye Gelirleri Kanunu olmayan ya da dayanağını bu Yasa'nın ilgili maddesinden almayan bir işlemin belediyelerce tahsili kararlaştırılan vergi ve benzeri bir mali yüküm ya da bunlarla ilgili bir tarife olarak nitelenmesine imkan bulunmadığı; nitekim, 2560 sayılı Kanun'un 23. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “…%10’dan aşağı olmayacak nispetinde bir kar oranı esas alınır.” ibaresinin Anayasa’ya aykırılığı itirazını değerlendiren Anayasa Mahkemesi, 26.01.2012 tarih ve E:2011/6, K:2012/16 sayılı kararında, atık sular karşılığı alınacak bedelin niteliğini irdelemiş ve kararda, Mahkemelerince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı karara da atıf yapmak suretiyle, "su bedelinin su satışı ve kullanılmış suların uzaklaştırılması karşılığında yapılan tarifeye ve abonman sözleşmesine göre alındığı, bu şekilde idare ile birey arasında özel hukuk ilişkisi kurulduğu ve ödenecek bedelin maliyet-kâr esasına göre belirlendiği, dolayısıyla idarece verilen bir hizmet karşılığında tarifeye göre saptanarak alınan bedelin vergi, resim, harç ve benzeri mali yüküm olmadığının" belirlendiği, Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından da, .. tarih ve E:..., K:...sayılı karar ile, "... davacı adına kanalizasyon harcamalarına katılma payı bedeli, gecikme zammı bedeli ile KDV bedelinin ödenmesine ilişkin işlemin; gerek su ve kanalizasyon hizmetleri özel bir kanun ile düzenlenmiş olan Denizli Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından tesis edilmiş olması, gerekse taraflar arasında bir abonelik ilişkisinin bulunması hususları birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu katılma payının, idareyle kişi arasında abonman sözleşmesiyle kurulan özel hukuk ilişkisi çerçevesinde ve hizmet karşılığında maliyet-kâr esasına göre idarece belirlenen tarifeye dayanılarak alınan bir ücret olduğunun görüldüğü" şeklinde gerekçe oluşturulduğu ve anılan Mahkemece davanın görüm ve çözümünün adli yargının görev alanına girdiği sonucuna varıldığından, dava konusu uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargı yerlerinin görevli olduğu gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a maddesi uyarınca davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 1. maddesinin 1. ve 4. fıkralarında "İstanbul Büyük Şehir Belediyesinin su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak, kurulu olanları devralmak ve bir elden işletmek üzere İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü kurulmuştur. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi, İstanbul Büyük Şehir Belediyesine bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz bir kuruluştur." hükmüne yer verilmiş; 13. maddesinin (b) bendinde, İSKİ'nin gelir kaynakları arasında Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca, su ve kanalizasyon tesislerinden yararlananlardan ilgili belediye adına alınacak katılma paylarının olduğu belirtilmiş; 17. maddesinde, "Kanalizasyon şebekesi bulunan cadde ve sokaklardaki her taşınmazın kanalizasyona bağlanması zorunludur. Bu bağlantılar, bedeli taşınmazın sahibinden alınmak suretiyle İSKİ tarafından yapılır veya projesine uygun olarak yaptırılır." hükmüne yer verilmiş; 23. maddesinde, "Su satışı, kanalizasyon tesisi bulunan yerlerdeki kullanılmış suların uzaklaştırılması, septik çukurların boşaltılması giderleri için ayrı tarifeler yapılır. Bu tarifelerin tespitinde, yönetim ve işletme giderleri ile, amortismanları doğrudan gider yazılan (aktifleştirilmeyen) yenileme, ıslah ve tevsi masrafları ve bir kar oranı esas alınır. Tarifelerin tespiti ile tahsilatla ilgili usul ve esaslar bir yönetmelik ile belirlenir." hükmü yer almıştır.
İSKİ Genel Müdürlüğünce yayımlanan ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Tarifeler Yönetmeliği'nin 3. maddesinde; "katılma payı" ifadesi, "İdarenin yetki ve hizmet sahası dahilinde, 09/05/1985 tarihli ve 18749 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 03/05/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun uygulayıcısı kurumlardan müsaade alan yapılardan; parselin cephe aldığı yol ve/veya yollardaki atık su kanalizasyon şebekesinin mevcudiyetine bakılmaksızın, yapılardan itibaren nihai alıcı ortama kadar her türlü atık su alt yapı tesislerinin yapımı, ıslahı, tevsii ve yenilenmesi giderlerine mahsuben bir defaya mahsus alınan hizmet bedelidir." şeklinde tanımlanmış; 33. maddesinde, "17/01/1957 tarihli ve 6785 sayılı İmar Kanunundan önce inşa edilen yapılar ile 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi kanununun yürürlük tarihi olan 23/07/2004 'den önce ilgili belediyesine Atıksu Kanal Harcamalarına Katılma Payı veya İştirak Bedeli veya Yatırım Gideri (veya benzeri isimler altında ) ödedikleri tespit ve tevsik edilenler yapılar hariç 20/11/1981 tarihli ve 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanun, 26/05/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu, 09/05/1985 tarihli ve 18749 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 03/05/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu ve diğer ilgili kanun hükümlerine istinaden ilgili Belediyesi tarafından İmar Durumu verilen inşaat ruhsatı almış yapılardan; konut, işyeri ve sanayi tesislerinden aşağıdaki formüllere veya açıklamalara göre katılma payı, ruhsatsız veya ruhsat eklerine aykırı yapılardan ise katılma payı avansı tahsil edilir." hükmü yer almış ve maddenin devamında ise katılma paylarının nasıl hesaplanacağı belirtilmiştir.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun "Su tesisleri harcamalarına katılma payı" başlıklı 88. maddesinde, "Belediyelerce veya belediyelere bağlı müesseselerce beldede aşağıdaki şekillerde su tesisleri yapılması halinde, dağıtımın yapıldığı saha dahilindeki gayrimenkullerin sahiplerinden, Su Tesisleri Harcamalarına Katılma Payı alınır: a) Yeni içmesuyu şebeke tesisleri yapılması, b) Mevcut şebeke tesislerinin tevsii ve ıslahı. Birden fazla yol kenarında bulunan gayrimenkullere ait payın hesabında, bunların yalnız suya bağlandıkları yol üzerindeki uzunlukları esas alınır.'' düzenlemesine, "Payların tahakkuk şekli" başlıklı 90. maddesinde, “Yol Harcamalarına Katılma Payı, bu hizmetin yapıldığı yollardan faydalanan, Su Tesisleri İle Kanalizasyon Harcamalarına Katılma Payları ise hizmetten faydalanma şekillerine göre ilgili gayrimenkul sahipleri arasında ve 89 uncu maddeye göre hesaplanan katılma payları toplamının ilgili gayrimenkullerin vergi değerleri toplamına oranlanarak dağıtılması suretiyle hesaplanıp tahakkuk ettirilir. Şu kadar ki, ibadet yerleri hakkında harcamalara katılma payı tahakkuku yapılmaz.” kuralına, "Tahsil şekli" başlıklı 93. maddesinde, "Harcamalara katılma payları belediyelerce veya bunlara bağlı müesseselerce, 92 nci maddeye göre payların ilan ve tebliğ edildiği yılı takip eden yıldan itibaren iki yılda ve dört eşit taksitte, peşin ödemelerle tahakkuk tarihinden itibaren bir ay içinde tahsil olunur." kuralına, "Yönetmelikle tespit olunacak hususlar" başlıklı 94. maddesinde, "Harcamalara Katılma Paylarının uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşü alınarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca düzenlenecek bir yönetmelikte belirtilir." düzenlemesine, "Ücrete tabi işler" başlıklı 97. maddesinde, "Belediyeler bu Kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkilidir. Belediye’ye tekel olarak verilmiş işler kendi özel hükümlerine tabidir." kuralına, "Usul hükümleri" başlıklı 98. maddesinde, "Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanuna göre alınacak vergi, harç ve katılma payları hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve bunların ek ve tadilleri hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
2464 sayılı Kanun'un 94. maddesine göre hazırlanan 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanununun Harcamalara Katılma Payları ile İlgili Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Yönetmeliğin amacı, 26/5/1981 gün ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun üçüncü kısmında yer alan yol, kanalizasyon ve su tesisleri harcamalarına katılma paylarının uygulanmasına ilişkin esasları düzenlemektir." kuralına, "Yol Harcamalarına Katılma Payının Hesaplanması" başlıklı 5. maddesinde, "Yol Harcamalarına Katılma Payı bir program dahilinde veya istek üzerine doğrudan yapılan işlerde, 4 üncü maddede belirlenen hizmetler için yapılan giderlerin tamamıdır.'' kuralına, "Kanalizasyon Harcamalarına Katılma Payı" başlıklı 8. maddesinde, "Belediye veya bağlı kuruluşlarınca, belediye sınırları ve mücavir alanlar içerisinde, a) Yeni kanalizasyon tesisi yapılması, b) Mevcut tesislerin sıhhi ve fenni şartlara göre ıslah edilmesi hallerinde, bu tesislerden faydalanacak gayrimenkullerin sahiplerinden Kanalizasyon Harcamalarına katılma payı alınır.'' kuralına, "Su Tesisleri Harcamalarına Katılma Payı Mahiyeti" başlıklı 12. maddesinde ise, "Belediye veya bağlı kuruluşlarınca belediye sınırları ve mücavir alanları içerisinde, a) Yeni içme suyu şebeke tesisleri yapılması, b) Mevcut şebeke tesislerinin tevsii ve ıslahı hallerinde, dağıtımın yapıldığı saha dahilindeki gayrimenkul sahiplerinden Su Tesisleri Harcamalarına katılma payı alınır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davanın ilk olarak, Kadıköy ilçesi, ... Mahallesi ... pafta, ... ada ve ... sayılı parselde yer alan taşınmazla ilgili inşai faaliyet nedeniyle, ruhsat başvurusu esnasında tahakkuk ettirilen 623.133,77-TL katılım payı ile bu işlemin dayanağı olan İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Tarifeler Yönetmeliği'nin 33. maddesinin iptali ve ihtirazi kayıtla peşin olarak olarak ödenen 50.003,80-TL'nin yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle açıldığı ... Vergi Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, düzenleyici işlem yönünden davanın reddine, diğer hususlar yönünden davanın kabulüne karar verildiği, bu kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine, Danıştay Dokuzuncu Dairesi'nin 12/04/2018 tarih ve E:2015/4163, K:2018/2297 sayılı kararıyla, davacı tarafından bir kısmı ihtirazi kayıtla peşin ödenen, katılım payı tahakkuk ettirilmesine ilişkin işlem ile peşin olarak ödenen tutarın yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davanın görüm ve çözüm yerinin adli yargı mercii olması; idarenin tek taraflı ve kamu gücüne dayanarak tesis ettiği düzenleyici işlem olan İSKİ Genel Müdürlüğü Tarifeler Yönetmeliği'ne karşı açılan davanın görüm ve çözüm yerinin İdare Mahkemesi olması nedeniyle, davanın görev yönünden reddi gerekirken, Vergi Mahkemesince uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle, ... Vergi Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verildiği, ardından ... Vergi Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, Danıştay Dokuzuncu Dairesi'nin 12/04/2018 tarih ve E:2015/4163, K:2018/2297 sayılı bozma kararına uyularak, davacı tarafından bir kısmı ihtirazi kayıtla peşin ödenen, katılım payı tahakkuk ettirilmesine ilişkin işlem ile peşin olarak ödenen tutarın yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davanın görüm ve çözüm yerinin adli yargı mercii olması; idarenin tek taraflı ve kamu gücüne dayanarak tesis ettiği düzenleyici işlem olan İSKİ Genel Müdürlüğü Tarifeler Yönetmeliği'ne karşı açılan davanın görüm ve çözüm yerinin İdare Mahkemesi olması nedeniyle, davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15/1-a maddesi uyarınca görev yönünden reddine, dava dosyasının uyuşmazlığın çözümünde görevli bulunan İstanbul İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verildiği ve son olarak dosyanın gönderildiği ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E..., K:... sayılı kararıyla, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunmayan ve farklı yargı yolu incelmesine tabi olan uyuşmazlıkta, davacı tarafından bir kısmı ihtirazi kayıtla peşin ödenen, katılım payı tahakkuk ettirilmesine ilişkin işlem ile peşin olarak ödenen tutarın yasal faiziyle birlikte iadesi talebine ilişkin ayrı, İSKİ Genel Müdürlüğü Tarifeler Yönetmeliği'nin 33. maddesinin iptali istemiyle ayrı dilekçe ile dava açılmak üzere, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 5. ve 15/1-d. maddeleri uyarınca dava dilekçesinin reddine karar verilmesi üzerine; davacı şirket tarafından, Kadıköy ilçesi, ... Mahallesi ... pafta, ... ada ve ... sayılı parselde yer alan taşınmazla ilgili inşai faaliyet nedeniyle, ruhsat başvurusu esnasında tahakkuk ettirilen 623.133,77-TL katılım payı ve ihtirazi kayıtla peşin olarak olarak ödenen 50.003,80-TL'nin yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bakılan uyuşmazlıkta; yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, payların hesaplanmasında ve tahakkukunda 2464 sayılı Kanun'un 89. ve 90. madde hükümlerinin uygulandığı, payların tahsilinde aynı Kanun'un 90. maddesinin uygulandığı, aynı Kanun'un 97. maddesine göre katılım paylarının "tarifeler" kapsamındaki ücrete tabi işlerden ayrı olduğunun açık şekilde düzenlendiği, aynı Kanun'un 98. maddesinde düzenlenen usul hükümlerine göre de "..bu Kanun'da aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanuna göre alınacak vergi, harç ve katılma payları hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve bunların ek ve tadilleri hükümleri uygulanacağının" hüküm altına alındığı, aynı Kanun'un 94. maddesi uyarınca çıkarılan Yönetmelik hükümlerine göre ise, katılım paylarının hesaplanmasının ve tahakkukunun bir tarife uyarınca yapılmadığı, dolayısıyla ücrete tabi işlerden olmadığı, buna göre su ve kanalizasyon harcamalarına katılım paylarının gerek niteliği, gerekse tahakkuk ve tahsil usullerine bakıldığında, 2464 sayılı Kanun'un 87. ve 88. maddelerine dayalı olarak alınan vergi benzeri mali yükümlerden olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olay ve mevzuat hükümleri birlikte irdelendiğinde; davacı şirket ile davalı idare arasında dava konusu tahakkuk işlemi bakımından bir abonelik ilişkisinin bulunmadığı, katılım paylarının abonelik ilişkisinden ve sözleşmesinden bağımsız olduğu, bir başka ifadeyle, taraflar arasında abonelik ilişkisi tesis edilsin ya da edilmesin, harcamalara katılım paylarının "şebeke suyu ücreti" veya "katı atık ücreti" gibi ücrete tabi işlerden olmadığı anlaşılmakla, abonelik sözleşmesi çerçevesinde alınmayan ve belediyelerin "vergi benzeri mali yükümler" kapsamındaki gelirlerine ilişkin olan su ve kanalizasyon harcamalarına katılım paylarının, gerek tahakkuk ve tahsil usulleri, gerekse bu paylar hakkında 213 sayılı Kanun ile 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağına ilişkin 2464 sayılı Kanun'un 98. maddesi âmir hükmü ve Dairemizin yerleşik içtihatları birlikte dikkate alındığında, tahakkuk ettirilen katılım payı ücretinden kaynaklanan uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, idari yargının görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı da bu yöndedir.
Bu durumda, İdare Mahkemesince, işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu gerekçesiyle, davanın görev yönünden reddine yönelik olarak verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararının bozulmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere anılan Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 25/06/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın