8. Daire 2020/5745 E. 2023/6565 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

8. Daire 2020/5745 E. 2023/6565 K. — Danıştay Kararı

8. Daire 2020/5745 Esas 2023/6565 Karar 29.11.2023
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/5745 E.,  2023/6565 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/5745
Karar No : 2023/6565

TEMYİZ EDEN (DAVACI): … İnşaat Taahhüt Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Kütahya İli, Tavşanlı İlçesi hudutları dahilinde ve uhdesinde bulunan Sicil:768 sayılı IV. Grup maden işletme sahasındaki işletme ocağında yapılan madencilik faaliyetleri sonucunda Tavşanlı İlçesi, … Köyü … pafta, … ada, … parselde …'e ait tarlada yarık ve çatlakların görüldüğü, söz konusu tarlaya son basamağın üst kısmının yatay mesafede 20 metreden az kaldığı ve mülk sahibinden izin alınmadığı, Y:… ve Y:… temsili koordinatlarında kamulaştırma alanı dışında, mülkiyeti ormana ait alanda, izinsiz kademelendirme yapıldığı tespit edildiğinden bahisle 46.579,00-TL idari para cezasıyla cezalandırılması ile koordinatları belirlenen alan dahilinde işletme faaliyetlerinin durdurulmasına ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün … gün ve E…. sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Maden Kanunu'nun ilgili hükmü uyarınca, özel mülkiyete konu araziye 20 metre mesafe dahilinde faaliyette bulunan şirketin bu konuda 3213 sayılı Kanun'un 13/7. maddesi uyarınca yeni bir izin talebinde bulunması ve mülk sahibinin bu konuda gerekli izni vermesi gerektiği, bu aşamaya kadar, başka bir ifadeyle ilgili faaliyetin izne tabi alana yaklaşması sürecine gelinceye kadar önceden alınan ruhsat ve ruhsat sürecindeki izinlerin yeterli olmadığı, madencilik faaliyetinde bulunan ilgili şirketin izne tabi yeni oluşan duruma göre gerekli prosedürü işletmesi ve izin almasının gerektiği, kaldı ki idarenin madencilik faaliyeti yapılabilmesi için verilen ruhsattan sonra faaliyetle alakalı olarak kontrol alanının daralması nedeniyle ilgililerce yerine getirilmesi gereken hususlara eksiksiz olarak uyulup uyulmadığının tespitinin anında yapılması her durumda mümkün olmadığından, idarece sonradan yapılan her türlü tespitte Kanuna aykırı durumlar nedeniyle gerekli iş ve işlemlerin yapılabileceği, bakılan uyuşmazlıkta, yapılan açıklamalar ile dosya muhteviyatında yer alan bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesi sonucunda, davacı şirketin madencilik faaliyeti kapsamında özel mülkiyete konu alana 20 metreden daha az kalmasına rağmen mülk sahibinden izin alınmaksızın faaliyete devam ettiği, ayrıca kamulaştırma alanı dışında ve mülkiyeti ormana ait alanda izinsiz kademelendirme yapıldığı hususu 29/05/2019 ve 27/06/2019 tarihlerinde mahallinde yapılan tespitler ile sabit olduğundan; özel mülkiyette bulunan bu alanın izne tabi alan olması ve ilgili Kanun hükümlerine göre gerekli izinlerin alınması zorunlu olduğu halde, bu zorunluluğa aykırı olarak insan sağlığı, çevre ve diğer hususların göz ardı edilerek madencilik faaliyetinde bulunulduğundan 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kararın hukuka aykırı olduğu, davacı tarafından sonrasında, özel mülkiyete konu olan alan için muvafakatname alındığı, bu nedenle dava konusu işlemin gerekçesinin kalmadığı, davacıya para cezası kesilmesine neden olan faaliyetlerin MCY Madencilik tarafından gerçekleştirildiği, söz konusu şirketin faaliyetleri sonucunda heyelan oluştuğu ve bu nedenle orman sınırına ve özel mülkiyet sınırına yaklaşıldığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 29/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın