8. Daire 2020/4048 E. 2024/5500 K. — Danıştay Kararı
8. Daire 2020/4048 Esas 2024/5500 Karar 23.10.2024
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/4048 E., 2024/5500 K.
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2020/4048 Karar No : 2024/5500
TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACILAR) 1- ... 2-... 3- ... VEKİLİ : Av. ... II- (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
DİĞER DAVALI : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, 23.06.2015 tarihinde Karabük ili, Safranbolu ilçesi, ... mevkiindeki derede elektrik çarpması sonucu babaları ...'in vefat etmesinde idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle ... için 75.000,00-TL, ... için 75.000,00-TL, ... için 75.000,00-TL olmak üzere toplam 225.000,00-TL manevi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için Mahkemenin 29.04.2019 tarihli ara kararı ile keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, 13.06.2019 tarihinde mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu 18.07.2019 tarihinde Mahkemeye sunulan raporda özetle, ... Asliye Ceza Mahkemesi ve ... Asliye Hukuk Mahkemelerinden aldırılan bilirkişi raporlarından, kazanın olduğu tarihte dava konusu kazaya karışan motopompu kullanan işletmenin sahibinin; su temin amacı ile tesis ettiği motopompu Elektrik Kuvvetli Akım Yönetmeliğinin 5. maddesinde belirtildiği şekilde cana ve mala herhangi bir zarar vermeyecek ve tehlike oluşturmayacak bir biçimde, herhangi bir kimsenin dikkatsizlikle de olsa yaklaşabileceği uzaklıktaki kuvvetli akım tesislerinin gerilim altındaki bölümlerine (aktif bölümler) dokunulması olanaksız olacak şekilde yapmadığından ve yaptırmadığından, aynı yönetmeliğin 5. ve 27. maddesine göre tesisin işletme, bakım ve onarımlarını zamanında yaptırmamış olması nedeni ile kusurlu olduğu, davalı Safranbolu Belediyesi açısından yapılan incelemede; davalı belediyenin eksik işlemle iş yeri ruhsatı verdiği için kusurlu olduğu, ayrıca; dosyaya sunulan davalı DSİ'nin 15.04.2019 tarihli yazısı ve eklerinde, içme ve kullanma suyu taleplerinde belediyeler için Maliye Bakanlığı, askeri garnizonlar ve köyler için il özel idareleri aracılığı ile yapılan başvuruların işleme konulduğu, bireysel başvuruların işleme konulmayacağnın belirtildiği, şayet davalı belediye ruhsat aşamasında bu durumu tespit etmiş olsa idi, işletmenin izinsiz su kullanımını engelleyerek gerekli girişimlerde bulunarak işletmenin su kullanımı ile gerekli izinleri almasını sağlayabileceği, işletmenin Kuvvetli Elektrik Akım Yönetmeliğine uygun şekilde davranarak bir tesis kurmasını sağlayabilecekken bunu yapmadığından kusurlu olduğu, davalı DSİ Genel Müdürlüğü açısından yapılan incelemede; davalı idare DSİ’den kazaya konu motopomp ile ilgili olarak dereden su kullanmak üzere herhangi bir başvuru yapılmadığı, herhangi bir izin alınmadığının dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığı, dosyaya sunulan davalı idarenin 15.04.2019 tarihli yazısı ve eklerinde, içme ve kullanma suyu taleplerinde belediyeler için Maliye Bakanlığı, askeri garnizonlar ve köyler için il özel idareleri aracılığı ile yapılan başvuruların işleme konulduğu, bireysel başvuruların işleme konulmayacağının belirtildiği, bu konuda ne iş yeri sahibince bir bireysel başvuru, ne de diğer davalı Safranbolu Belediyesinde bir girişimde bulunulduğu tespit edildiğinden davalı DSİ Genel Müdürlüğünün meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı, müteveffa ... açısından yapılan incelemede; müteveffa ...'in olayın meydana geldiği tarihte 53 yaşında olduğu, olayın olduğu gün taş köprü denilen tarihi köprü üzerinden olta ile derede balık avladığı, oltasının dere içindeki suda bir yere takılması nedeniyle oltasını kurtarmak amacı ile dereye inen ...'in 100 metre ötede bulunan restorant işletmesine ait motopompun dereden su aldığı demir su borusuna temas etmesi neticesinde elektrik akımına kapıldığı ve orada hayatını kaybettiği, kardeşinin ifadesinde daha önce de oradaki demir boruya dokundukları ve üzerinden atlayarak birkaç kez geçtiklerini beyan ettiği, ayrıca olay günü işletmeye ait motopompu çalıştırmak için pompanın bulunduğu yere işletme elemanının gelerek pompayı çalıştırdığının tanık beyanları ile sabit olduğu, müteveffa ...'in, çalışmakta olan motopompa ait su borusu üzerinden atlaması sırasında elektrik akımına kapılarak vücut bütünlüğünün zarar görebileceğini öngörebilecek yaş ve tecrübede olup tedbirsiz ve dikkatsiz hareket ettiğinden kusurlu olduğu, meydana gelen olayda dava dışı işletme sahibi B.S.G.'nin %60 (yüzde altmış) oranında kusurlu olduğu, davalı Safranbolu Belediye Başkanlığının %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu, davalı DSİ Genel Müdürlüğüne atfı kabil kusurunun bulunmadığı görüşlerine yer verilmiş; Mahkemece anılan bilirkişi raporu hükme esas alınarak sorumluluğu bulunmadığı anlaşılan davalı DSİ Genel Müdürlüğü yönünden davanın reddine, davalı Safranbolu Belediye Başkanlığı'nın kusur oranı ve davacıların babalarını kaybettiği dikkate alınarak davalı Safranbolu Belediye Başkanlığı yönünden manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile kabul edilen 75.000,00 TL'lik (... için 25.000,000 TL, ... için 25.000,000 TL, ... 25.000,000 TL) manevi tazminatın davalı Safranbolu Belediye Başkanlığı'nın temerrüde düştüğü 07.05.2019 tarihinden itibaren itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından; hükmedilen tazminat miktarının düşük olduğu, olay tarihinde olayın meydana geldiği dere çevresinde balık tutulmamasıyla ilgili ikaz ve güvenlik tabelasının olmadığı, müteveffanın kusurunun bulunmadığı, davalı DSİ Genel Müdürlüğü'nün olayın meydana geldiği dere yatağında meydana gelebilecek olaylarda can ve mal güvenliğine zarar gelmemesi için gerekli kontrolleri yapmadığı, söz konusu idare yönünden davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu; davalı belediyenin ise eksik işlemle iş yeri ruhsatı verdiği için ağır kusurunun bulunduğu; davalı Safranbolu Belediye Başkanlığı tarafından; davanın süresinde açılmadığı, Belediye Başkanlığının, akarsu ve derelerle ilgili herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, hem keşif sırasında hem de ceza soruşturması ve kovuşturması aşamasında alınan ve bilirkişi raporuna da aktarılan beyanlarda, motopompun ilgili bulunduğu işletmede içme suyu bulunmadığı için değil işletmede bulunan havuzun doldurulması ve çimlerin sulanması için motopomp kurulduğu ve kullanıldığının belirtildiği, işletmenin içme suyu ihtiyacının ... Köyü tarafından karşılandığı, söz konusu işletmede içme suyu bulunduğundan davalı Belediye Başkanlığının iş yeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlemesi aşamasında hizmet kusurunun olmadığı, işletme sahibinin iş yerinde gerekli güvenlik önlemleri almadığı için dava dışı işletme sahibinin kusur oranının daha fazla belirlenmesi gerektiği, müteveffa için belirlenen kusur oranının da düşük olduğu, davacıların aynı olaya ilişkin dava dışı işletme sahibine karşı adli yargıda tazminat davası açtığının dikkate alınmadığı, davalı Belediye Başkanlığı aleyhine hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğu, davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün olayda sorumluluğunun bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı DSİ Genel Müdürlüğü tarafından, idarelerinin kusurunun bulunmadığı, verilen kararın usule ve hukuka uygun olduğu; davacılar tarafından, davalı belediyenin ağır kusuru bulunduğu belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci ve Onuncu Dairelerince 2575 sayılı Yasaya 3619 sayılı Yasayla eklenen Ek 1 maddesi hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz istemlerinin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 23/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.