8. Daire 2020/1804 E. 2023/5384 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

8. Daire 2020/1804 E. 2023/5384 K. — Danıştay Kararı

8. Daire 2020/1804 Esas 2023/5384 Karar 02.11.2023
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/1804 E.,  2023/5384 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/1804
Karar No : 2023/5384

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Tic. ve Turizm A. Ş.
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Konya ili, Seydişehir ilçesi, Madenli Mahallesi, Seydişehir-Antalya Karayolu 24. km üzerinde bulunan dinlenme tesislerinin kapasitesinin yeniden değerlendirilerek % 2 oranında ağaçlandırma ve erozyon kontrol geliri bedeli farkı çıkarılmasına dair Konya Orman Bölge Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; … tarih …sayılı Bakanlık oluruyla, “bedellerin 53 yataklı 2 yıldızlı otel, 100 kişilik lokanta ve akaryakıt istasyonu üzerinden ödenmesinin" öngörüldüğü ve hesaplamaların, bu değerler nazara alınarak yapıldığı, ancak, … Asliye Hukuk Mahkemesinin … Esasında davacı tarafından açılan tespit davasında, tesisin uygulama kapasitesinin “155 kişilik 2. Sınıf lokanta” olarak tespit edilmiş olması sebebiyle, 55 kişilik eksik hesaplamanın yapıldığı, 155 kuver adedi dikkate alındığında, mevcut izinler proje maliyet bedelinin 1.761.199,13 TL olduğu ve Proje maliyet bedeline göre yapılan hesaplama sonucunda (Kuverli Hesaplama); 2013 Yılı Lokanta fark Kuver Bedelinin 17.678,00 x 55 = 972.290,00 TL, toplam kuver bedelinin %2'si olan fark Erozyon bedelinin 19.445,80 TL olduğu anlaşıldığından, davalı idare tarafından tesis edilen 19.445,80 TL fark Erozyon bedeli ödenmesine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirket tarafından dava konusu edilen işlemdeki 2013 yılı % 2 erezyon bedelinin hatalı hesaplandığı iddia edilmişse de, Mahkemelerinin … gün ve E:… sayılı ara kararı ile dava dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, anılan ara kararı ile bilirkişi olarak resen seçilen Mali Müşavir tarafından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen ve 18.10.2019 tarihinde Mahkeme kaydına giren bilirkişi raporunda davacının ödemesi gereken 2013 yılı toplam kuver bedelinin % 2'si olan fark erezyon bedelinin ilgili yıl için 100 kişi için yapılan ödeme düşüldükten sonra dava konusu işlemde belirtildiği üzere 19.445,80.-TL olarak tespit edilmesi karşısında davacı şirketin bu yöndeki iddiasına itibar edilmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kuver hesabı yapılmasının doğru olmadığı, kuverin otel, turistik mekan ve benzeri işletmelerde yansıtılan bir bedel olmasına rağmen kendi tesisinin bu kapsamda bir işletme olmadığı, yol üzeri tesis mahiyetinde olduğu, ilk izin aldığı tarihten itibaren ilave tadilat yapılmadığı ve kapasite değişikliğine gidilmediğinden ek arazi izin bedeli hesaplanmasının hukuka aykırı olduğu, gecikme zammı konusunda ise daha önce bildirim yapılmadığından haksız şekilde geçmişe yönelik yürütülen gecikme cezasının ödenecek miktara eklenmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Kültür ve Turizm Bakanlığı' nın 24.02.2014 tarihli yazılarında lokanta için kuver hesabı yapılacağının bildirildiği, bu belirlemeleri yapmanın Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın yetkisinde bulunduğu, davacının kendisinin yaptırdığı tespit neticesinde lokanta kapasitesinin 155 kişi olarak belirlendiği ve 55 kişilik kapasite artışının bulunduğu, kapasite artışında arazi izin bedelinin yeniden hesap edileceği ve yönetmeliğe göre gecikme zammı uygulanması için bildirim yapılması gerekmediği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 02/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın