8. Daire 2020/1604 E. 2023/6292 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

8. Daire 2020/1604 E. 2023/6292 K. — Danıştay Kararı

8. Daire 2020/1604 Esas 2023/6292 Karar 24.11.2023
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/1604 E.,  2023/6292 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/1604
Karar No : 2023/6292

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Mal Müdürlüğü

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … ili, … ilçesi, … mahallesinde bulunan … ada, … parsel ve … ada, … parsel sayılı taşınmazların, … isimli şahıs tarafından noterlik vasıtasıyla 06/03/2017 tarihinde zilyetliği kendisine devrettiğinden bahisle anılan taşınmazların 6292 sayılı Kanun kapsamında doğrudan kendisine satılması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin … Mal Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı tarafından her ne kadar hakkın … tarafından … tarihinde …'a, … tarihinde …'e devredildiği ve sonraki tarihli muvafakatnamenin geçersiz olacağı iddia edilmekte ise de; burada dikkat edilmesi gereken bir diğer hususun da bir silsile halinde hakkın kendisine devredildiği şahısların da anılan taşınmazlara ilişkin 6292 Kanun kapsamında doğrudan kendilerine satılması için başvuruda bulunması olduğu, … isimli şahıs tarafından 06/03/2017 tarihinde akdi halefi olarak muvafakat verilmişse de, davacının 28/12/2017 tarihli başvurusundan önce …'in 22/12/2017 tarihinde başvurduğu göz önüne alındığında, sonraki tarihli muvafakatin geçersiz sayılarak işlem tesisinden önce son alacaklının kim olduğunun tespiti gerektiği, davacı ve hak sahipleri tarafından adli yargıda bu hususta açılacak davanın sonucuna göre işlem tesis edilebileceği açık olduğundan mükerrer muvafakatname ve başvurular nedeniyle 6292 sayılı Kanun kapsamında anılan taşınmazların davacıya satış talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, dava konusu taşınmazların önceki tarihli muvafakatname ile devralan kişiden kendisinin devraldığı, bu nedenle hak sahibi olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : 6292 sayılı Kanuna göre 2/B alanlarında bulunan taşınmazların hak sahiplerine satılması mümkün olup, söz konusu hak sahipliğinin noter tarafından düzenlenecek muvafakatname ile devri de imkan dahilindedir.
Dava konusu uyuşmazlık, hak sahipliğinin birden fazla kişiye devredilmesi halinde, devir alan kimselerden hangisinin hak sahipliğini kullanarak taşınmazı satın alabileceğinin ortaya konulmasını gerektirmektedir.
İdare Mahkemesince, mükerrer muvafakatname ile yapılan devir ve satın alma başvuruları nedeniyle, hak sahipliğinin tespiti için adli yargıda dava açılması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, 6292 sayılı Kanunda bu hususta ayrı bir dava açılmasını gerektiren bir düzenleme bulunmadığından, hak sahipliği tespitinin esas hakkında açılan davada ilgili mahkemesince değerlendirilerek uyuşmazlığın çözümü kavuşturulabileceği tabiidir.
Bu bakımdan, 6292 sayılı Kanun kapsamında satın alma isteminin reddine ilişkin dava konusu uyuşmazlıkta, öncelikle muvafakatname ile yapılan mükerrer devirlerden hangisinin geçerli olduğunun belirlenmesi ve ardından dava konusu işlemin hukuka uygun olup olmadığının karara bağlanması gerekmektedir.
6292 sayılı Kanun uyarınca hak sahipliğinin devri için noterde düzenlenen muvafakatname sonucunda tapu kaydının beyanlar hanesinde kullanıcı olarak kayıtlı kişinin artık idareye başvuru ve doğrudan satın alma hakkının kalmayacağı açıktır. Dolayısıyla hak sahibi tarafından taşınmazdaki doğrudan satın alma hakkının noter muvafakatnamesiyle devri mümkün ise de, hakkın bir kez geçerli bir şekilde devri gerçekleştikten sonra ve bu devir iradesi aynı nitelikte bir başka işlemle ve geçerli bir sebeple geri alınmadığı sürece artık hak sahibi niteliği kalmayan kişi tarafından aynı taşınmaza ilişkin hakkın birden fazla akdi halefe devri mümkün değildir. Aksinin kabulü, devreden kişinin taşınmazda sahibi olmadığı bir hakkı birden fazla kişiye devretmesini mümkün kılacaktır ki, bu durum hukuka aykırı olacağı gibi, kötüniyetli devirlere de imkan sağlayacaktır.
Bu durumda, dava konusu uyuşmazlıkta yukarıda yer verilen ilke doğrultusunda yapılan incelemeye göre, ilk devir işlemleri esas alındığında hak sahipliğinin hukuken davacıya geçtiği görüldüğünden, mükerrerliği giderecek şekilde muvafakatname verilmesi gerektiği gerekçesiyle tesis edilen dava konusu işlemin 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesine göre değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle iptal edilmesi gerekirken, aksi yönde verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 24/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın