8. Daire 2019/6709 E. 2023/1889 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

8. Daire 2019/6709 E. 2023/1889 K. — Danıştay Kararı

8. Daire 2019/6709 Esas 2023/1889 Karar 11.04.2023
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/6709 E.,  2023/1889 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/6709
Karar No : 2023/1889

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesi'nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından; adına tescilli … no.lu plakanın Personel Servis Araçları (S Plaka) Hizmet Yönetmeliğinin 8. maddesinin 5. fıkrası uyarınca (iki yıl üst üste çalışma ve güzergah izin belgesi almadığından bahisle) tescil kaydının silinerek boşa çıkartılmasına ilişkin …tarih ve …sayılı Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Koordinasyon Merkezi kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararında; Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi sınırları genelinde personel taşıma hizmetlerini, düzenli ve güvenli hale getirmek, belirlenen güzergâhlarda personel taşıma izni verilen araçların hangi koşullar altında ve ne şekilde çalışacaklarını, bunların işleticileri ile verilen hizmetten yararlanan kişi ve kuruluşlar arasındaki ilişkileri, bu amaçla taşıma yapacak gerçek ve tüzel kişilerin sayısını, yeterlilik ve çalışma şartlarını düzenlemek ve bu Yönetmeliğin gerekli kıldığı denetim hizmetlerini yapmak amacıyla hazırlanan Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanlığı Personel Servis Araçları (S Plaka) Hizmet Yönetmeliğinde, S plaka hakkı bulunan araçların arz ve talep dengesini sağlayacak şekilde taşımacılık hizmetinde kalmalarını sağlamak, hizmetin ifası için verilen ticari plakaların yatırım aracı olarak kullanılmasını engellemek, kamu hizmeti olan ulaşım hizmetinin devamlılığını sağlamak, korsan taşımacılığın önüne geçmek diğer bir ifade ile verimli, etkin ve düzenli bir taşımacılık hizmeti oluşturmak amacıyla, üst üste iki yıl süre ile çalışma izin belgesi almayanların plaka hakkının iptal edileceği hüküm altına alınmış olup, son başvuru tarihinin 27.02.2017 tarihi olduğu, davacı tarafından her ne kadar 24.02.2017 tarihli başvurusunda, aracın bağlandığından yol izin belgesi için müracaat edemediğini, bir mağduriyet yaşanmaması için gereğin bilgilerinize arz ederim şeklinde bilgilendirme amaçlı başvurusunun bulunduğu, 22/05/2017 tarihli dilekçesinde ise aynı durumdan bahsederek plakanın iptal edilmemesini talep ettiği, Mahkemenin 06/02/2018 tarihli ara kararıyla davacıya ait …plakalı arac hakkında trafikten men kararı bulunup bulunmadığı sorularak konuya ilişkin bilgi ve belgelerin Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü'nden talep edilmesi üzerine verilen …tarih ve -…sayılı cevabi yazıda; aracın trafik muayenesi olmadığından, trafik denetleme ekiplerince 24/02/2018 tarihinde araç tescil projesindeki kayıtlarına trafikten men şerhi işlenerek aracın muayenesi yaptırması için yedi gün izin verildiği ve şahsın teknik muayeneyi yaptırmadığının anlaşıldığı, aracın trafikten men'ine ilişkin kararın Yönetmeliğin 8.maddesi 6 bendi uyarınca icra yolu veya mahkeme kararı ile trafikten men edilmediği, davacının kendi kusurundan kaynaklanan ve trafik güvenliği açısından önem arz eden araç muayenesi ve zorunlu mali trafik sigortasının yapılmamasından kaynaklandığı, aracın trafikten men edildiği 24/02/2017 tarihinden başvuru tarihi olan 22/05/2017 tarihine kadar geçen sürede dahi aracın muayenesinin 7 günlük süreye rağmen yaptırmadığı, davacının buna rağmen 22/05/2017 tarihinde başvuru yapmış olduğu, üst üste iki yıl süreyle izin belgesi alınmadığı sabit olduğundan davacının adına kayıtlı …plakalı aracına çalışma izin belgesi verilmesi talebiyle yaptığı başvurusunun reddedilerek adına tescilli plakasının iptal edilip seriden plakaya çevrilmesine ve plakanın boşa çıkartılması konusunda tescil kaydının silinmesi için ilgili Emniyet Müdürlüğüne yazı yazılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemde kamu yararı bulunmadığı, hakkında yakalama kararı bulunan hacizli S plakalı aracının çalışma ve yol izin belgesi için belediyeye müracaat ettiğini ancak plaka servis araçları yönetmeliği 8.3.6 uyarınca borcu yoktur veya kaşesi bulunmadığından dikkate alınmadığı, aracının zorunlu trafik sigortasını yaptırmadığı gerekçesiyle trafikten men edildiği, S plakasının terkin edilmesinde kamu yararı bulunmadığı servis aracının borçlarını ödeyen, üzerinde haciz ve yakalama kararı bulunmasına karşın süresi içinde vize için belediyeye müracaat eden davacının talebinin dikkate alınmamasının hukuka aykırı olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 11/04/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :
(X-) Hukuk düzeninde normlar hiyerarşisi, Anayasa, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, yönetmelik ve adsız düzenleyici işlemler olarak sıralanmakta; daha altta yer alan bir norm, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler getiremeyeceği gibi bir düzenlemenin hiyerarşik sıralamada daha altta bulunan bir düzenleme ile değiştirilememesi ve kaldırılamaması gerekmektedir. İdare Hukukunun temel ilkeleri uyarınca, normlar hiyerarşisinde kanunlar ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinden sonra gelen ve idarelerin, takdir yetkisini kullanarak yaptıkları yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenleyici işlemler, bir üst hukuk kuralının uygulanmasını göstermek amacıyla ve onlara aykırı hükümler içermemek şartıyla açıklayıcı hükümler taşıyan, dayanağı mevzuatta yer alan hükümlere aykırı düzenleme içermeyen genel düzenleyici işlemlerdir.
Anayasa’nın 38. maddesinin birinci fıkrasında, "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz." denilerek "suçun kanuniliği" ilkesi; üçüncü fıkrasında da "Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur." ifadesine yer verilerek "cezanın kanuniliği" ilkesi getirilmiştir. Anayasa’nın 38. maddesinde yer alan "suçta ve cezada kanunilik" ilkesi uyarınca, hangi eylemlerin yasaklandığı ve bu yasak eylemlere verilecek cezaların hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde kanunda gösterilmesi, kuralın açık, anlaşılır ve sınırlarının belli olması gerekmektedir. Kişilerin yasak eylemleri önceden bilmeleri gerektiği düşüncesine dayanan bu ilkeyle temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması amaçlanmaktadır.
Bir fiilin idarî yaptırıma konu edilebilmesi için, bu fiil kanunda açıkça tanımlanmalı veya kanunun kapsam ve koşulları bakımından belirlediği çerçeve kuralın içeriği, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle doldurularak bu fiilin idarî yaptırımı gerektirdiği ortaya konulmalı, bir fiil nedeniyle uygulanacak yaptırımın türü, süresi ve miktarı ise kanunla belirlenmelidir.
Belirli normların sadece kanunlarla düzenlenebileceğini öngören kanunilik ilkesi, ceza hukukunda olduğu gibi idarî yaptırımlarda da uygulanması zorunlu olan bir ilkedir. Hangi fiillerin idarî yaptırım gerektirdiğinin kanunda açıkça tanımlanması, bunun doğal sonucu olarak bir eyleme yaptırım uygulanabilmesi için yaptırım uygulanacak eylemin belirli olması ve kıyas yoluyla yaptırıma başvurulamaması gerekmektedir.
Dava konusu işlem idari yaptırım niteliğinde olduğundan Anayasa’nın 38. maddesinde düzenlenen “suçta ve cezada kanunilik” ilkesine ve Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanan “kanuni düzenleme” ilkesine aykırılık oluşturacağından iptali gerektiği görüşü ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

KARŞI OY :

(XX)- Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olduğu haliyle 3011 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanacak Olan Yönetmelikler Hakkında Kanunun 2. maddesinde, "Mahalli idarelerce düzenlenen ve bu idarelerin yetki ve görev alanlarına giren yönetmelikler, mahallinde çıkan gazete veya diğer yayın yolları ile ilan olunur." düzenlemesine yer verildiği, davalı idare olan Tekirdağ Büyükşehir Belediyesinin 30/03/2014 tarihi itibariyle kurulduğu, sonrasında ulaşım işlerine yönelik düzenleme ve güncelleme çalışmalarına başladığı, dava konusu işlemin de dayanağı olan Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanlığı Personel Servis Araçları (S Plaka) Hizmet Yönetmeliğini çıkararak yerel gazetede yayımladığı anlaşılmaktadır. Ancak davalı idarenin ulaşım işlerine yönelik yeni düzenlemeler getirmesi sebebiyle daha öncesinde Büyükşehir Belediye sınırları içerisinde aktif olarak yolcu taşımacılığı yapan şoför esnafının mülkiyet gibi anayasal haklarını ilgilendiren söz konusu Yönetmeliğin, Resmi Gazetede Yayımlanacak Olan Yönetmelikler Hakkında Kanunun 2. maddesinde yer alan mahallinde çıkan gazete veya diğer yayın yolları hükmü uyarınca ilgili taraflara, yerel gazete ilanının yanında diğer yayın yolları ile de duyurulması, yeni düzenleme hakkında ticari yolcu taşımacılığı yapan kişilere ve meslek odalarına bilgilendirme yapılması gerektiği, bu nedenle kararın bozulması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın