8. Daire 2019/6641 E. 2023/874 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

8. Daire 2019/6641 E. 2023/874 K. — Danıştay Kararı

8. Daire 2019/6641 Esas 2023/874 Karar 28.02.2023
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/6641 E.,  2023/874 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/6641
Karar No : 2023/874

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Merkezi Eğitim Danışmanlık Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av…

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … İli, … İlçesi, … Mahallesi, … Caddesi, … Apartmanı, No:… adresinde faaliyet gösteren işyerinin izinsiz eğitim-öğretim faaliyetinde bulunduğundan bahisle kapatılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı makam oluru doğrultusunda kapatılmasına ilişkin işlem ile 40.590,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı idari yaptırım kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; kişilerin sosyal ve mesleki alanlarda bilgi, beceri ve yeteneklerini geliştirmek amacıyla faaliyet gösterilen davacıya ait işyeri, özel eğitim kurumları kapsamına dahil olduğundan Valilikten kurum açma izni alınması gerektiği, davacı şirketin, İstanbul Ticaret Odasında faaliyet alanını gösteren faaliyet belgesinde "yurt içinde ve yurt dışında kurumsal ve bireysel gelişim, organizasyonel gelişim, sağlık psikolojisi, ekonomi, sanat, dil, turizm proje yönetimi konularıyla" iştigal ettiğinin belirtildiği, yine, dava dilekçesinde kuruluşun amacının "birçok kurumsal firmanın insan kaynaklarına satış ve yönetim kademelerine nitelikli işgücü temin etmek için insan kaynakları danışmanlığı, mentörlük ve koçluk hizmetleri verilmesi" olarak belirtildiği, dolayısıyla, bahsi geçen faaliyetlerin, bireyler bazında bakıldığında kişilerin sosyal ve mesleki alanlarda bilgi, beceri ve yeteneklerini geliştirmeye yönelik faaliyetler kapsamında olduğu, davacı şirkete ait kurum faaliyetlerinin de 5580 sayılı Kanun kapsamında değerlendirildiği ve anılan Kanun uyarınca kurum açma izni alması gerekirken bu izin alınmadan faaliyette bulunan kurumun kapatılması ve idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Mahkemece; "çeşitli kursların, kişilerin sosyal, sanatsal, sportif, kültürel ve mesleki alanlarda bilgi, beceri, dil, yetenek ve deneyimlerini geliştirmek, isteklerine göre serbest zamanlarını değerlendirmek amacıyla faaliyet gösteren özel öğretim kurumlarını ifade ettiği belirtilerek, kişilerin sosyal ve mesleki alanlarda bilgi, beceri ve yeteneklerini geliştirmek amacıyla faaliyet gösterilen davacıya ait işyeri, özel eğitim kurumları kapsamına dahil olduğundan Valilikten kurum açma izni alınması gerektiği, davacı şirketin, İstanbul Ticaret Odasında faaliyet alanını gösteren faaliyet belgesinde "yurt içinde ve yurt dışında kurumsal ve bireysel gelişim, organizasyonel gelişim, sağlık psikolojisi, ekonomi, sanat, dil, turizm proje yönetimi konularıyla" iştigal ettiğinin belirtildiği, yine, dava dilekçesinde kuruluşun amacının "birçok kurumsal firmanın insan kaynaklarına satış ve yönetim kademelerine nitelikli işgücü temin etmek için insan kaynakları danışmanlığı, mentörlük ve koçluk hizmetleri verilmesi" olarak belirtildiği, dolayısıyla, bahsi geçen faaliyetlerin, bireyler bazında bakıldığında kişilerin sosyal ve mesleki alanlarda bilgi, beceri ve yeteneklerini geliştirmeye yönelik faaliyet olduğu, 5580 sayılı Kanun kapsamında kurum açma izni alması gerekirken bu izin alınmadan faaliyette bulunan kurumun kapatılması ve idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı" yolunda yapılan değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiştir.
Görüldüğü üzere; burada, "koçluk ve danışmanlık" hizmetinin sunulmasına yönelik gerçekleştirilen iş ve işlemlerin, doğrudan "eğitim ve öğretim" faaliyeti kapsamında olduğu değerlendirildiğinden; "koçluk" mesleğinin tanımı, amacı, standardı, çalışma koşulları ve mahiyeti hakkında açıklama yapılması zarureti doğmuştur.
07/10/2006 tarih ve 26312 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4455 sayılı Mesleki Yeterlilik Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un "Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi" başlıklı 23/A maddesinde; "(Ek madde: 11/10/2011 - 665 S.KHK/Madde 41)(1) Türkiye Yeterlilikler Çerçevesinin oluşturulmasına, geliştirilmesine ve güncelliğinin korunmasına ilişkin işlemler Kurum tarafından yürütülür.
(2) (Değişik fıkra: 04/04/2015 - 6645 S.K/Madde 70) Kalite güvencesi sağlanmış tüm yeterlilikler Türkiye Yeterlilikler Çerçevesine dahil edilir. Yeterliliklerin kalite güvencesinin sağlanmasına ilişkin ölçütler Kurum tarafından belirlenir. Türkiye Yeterlilikler Çerçevesinin oluşumu ve yürütülmesi için Milli Eğitim Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu, Kurum ve ilgili tarafların temsilcilerinden oluşan kurul, komisyon ve çalışma grupları gibi danışma, karar ve uygulama birimleri oluşturulabilir. Bu birimlerin oluşturulmasına, işletilmesine, kalite güvence ölçütlerine, kalite güvencesini belirleyecek kurum ve kuruluşların belirlenmesine ve Türkiye Yeterlilikler Çerçevesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir." hükmü yer almaktadır.
Anılan Kanun'a dayanılarak 09/11/2015 tarihli ve 2015/8213 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Türkiye Yeterlilikler Çerçevesinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği yürürlüğe konulmuş olup; Mesleki Yerlilik Kurumu tarafından hazırlanan Türkiye Yeterlilikler Çerçevesine Dair Tebliğ 02/01/2016 tarih ve 29581 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Yukarıda yer alan mevzuata dayanılarak Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından hazırlanan ve 06/12/2018 tarih 30617(Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ulusal Meslek Standardı'nın Koç (6. Seviye); "Giriş" başlıklı bölümünde; "Koç (Seviye 6) Ulusal Meslek Standardı 19/10/2015 tarihli ve 29507 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ulusal Meslek Standartlarının ve Ulusal Yeterliliklerin Hazırlanması Hakkında Yönetmelik ve 27/11/2007 tarihli ve 26713 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Mesleki Yeterlilik Kurumu Sektör Komitelerinin Kuruluş, Görev, Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre MYK’nın görevlendirdiği Koçluk Platformu Derneği (KPD) ve Uluslararası Profesyonel Koçluk Derneği (UPKD) tarafından hazırlanmış, sektördeki ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri alınarak değerlendirilmiş ve MYK İş ve Yönetim Sektör Komitesi tarafından incelendikten sonra MYK Yönetim Kurulunca onaylanmıştır. Koç (Seviye 6) Ulusal Meslek Standardının 01 no’lu revizyonu, MYK tarafından yapılmış ve MYK İş ve Yönetim Sektör Komitesi tarafından incelendikten sonra MYK Yönetim Kurulunca onaylanmıştır." açıklamasına yer verilerek; "2.1. Meslek Tanımı" başlıklı bölümünde; "Koç (Seviye 6) müşterinin hedeflerini belirlemesini, eylem planı oluşturmasını ve eyleme geçmesini sağlayarak ilerleme sürecini izleyen; müşterinin kişisel ve profesyonel potansiyelini gerçekleştirmeye yönelik farkındalık, gelişim ve çözüm seçeneklerini artırıcı ve bu yönde destekleyici çalışmaları yürüten nitelikli kişidir.
Koç (Seviye 6) çalışmalarını iş sağlığı ve güvenliği, çevre koruma, ilgili yasal süreçler ve kalite gereklilikleri çerçevesinde yürütür, koçluk hizmetleri ile ilgili tanıtım faaliyetleri, sözleşme ve mali prosedürlerin yürütülmesi, iş programının yapılması ve bilgi güvenliğinin sağlanması gibi iş organizasyonu faaliyetlerini gerçekleştirir ve mesleki gelişimine ilişkin faaliyetlerde bulunur." şeklinde "koç" tanımı yapılmıştır.
Yine, anılan Standarda göre; mesleğin uluslararası sınıflandırma sistemlerindeki yeri; ISCO 08:2635 kodu ile Sosyal hizmet ve danışmanlık ile ilgili profesyonel meslek mensupları arasında olduğu belirtilmiş olup; "2872 sayılı Çevre Kanunu ve yürürlükteki alt mevzuatı; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve yürürlükteki alt mevzuatı; 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve yürürlükteki alt mevzuatı; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve yürürlükteki alt mevzuatı; 4857 sayılı İş Kanunu ve yürürlükteki alt mevzuatının" meslekle ilgili mevzuat olduğu açıklamasına yer verilmiştir.
Son olarak; "Çalışma Ortamı ve Koşullarına" yönelik tespitler açısından; Koçun(Seviye 6), koçluk sürecine Standartta; uygun nitelikte, çoğunlukla kapalı mekânlar ve ofis ortamında çalışacağı, genellikle serbest meslek statüsünde veya bir kuruluş bünyesinde hizmet verdikleri, hizmet verdiği müşterilerin bireysel ve/veya kurumsal olabileceği, mesleğe bağlı meslek hastalığı ve iş kazası risklerinin az olduğu, işin gerekleri ve müşteri taleplerinin seyahat etmeyi gerektirebileceği açıklamasına yer verilmiştir.
Buraya kadar yapılan açıklamalar dikkate alındığında; 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu uyarınca, eğitim ve öğretim hizmetinin Devlet adına yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden Milli Eğitim Bakanlığı'nın sorumlu olduğu hususunda tartışma bulunmamakta olup; izinsiz ve ruhsatsız eğitim öğretim faaliyetine ilişkin gerekli tespitin yapılması ve yaptırımların uygulanması da bu çerçevede Milli Eğitim Bakanlığının görev ve sorumluluğu kapsamındadır.
Ancak; burada "izinsiz ve ruhsatsız" verilen hizmetin "eğitim ve öğretime ilişkin" olması gerekmekte olup; uyuşmazlığa konu meselede ise; "koçluk ve danışmanlık faaliyetinin" kendisi ile "koçluk ve danışmanlık faaliyetinde bulunabilmek için düzenlenen sertifika programlarının" eğitim ve öğreti faaliyeti kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunun tespiti önem kazanmaktadır.
Bu itibarla; "koçluk ve danışmanlık" faaliyetleri ile "koçluk ve danışmanlık faaliyetlerinde bulunabilmek için mesleki yeterlilik açısından zorunlu olan sertifika kapsamında eğitim verilmesine ilişkin faaliyetlerin" kapsamının ne olduğu, bu faaliyetlerde bulunan gerçek ve tüzel kişilerin denetimi ve gözetimi yetkisinin hangi kurumda olduğu, koçluk hizmetinin sunulmasına yönelik olarak; alınması gereken bir izin ve/veya ruhsat olup olmadığının, var ise; hangi kurum tarafından bu izin ve ruhsatların verildiğinin, uluslararası kuruluşlardan alınan yeterlilik ve/veya temsilcilik belgelerinin, ülke sınırları içerisinde geçerliliği için herhangi bir denklik veya onay müessesesinin bulunup bulunmadığı, eğer böyle bir onay süreci varsa bu hususa ilişkin yetkinin hangi kurumda olduğu, "koçluk eğitimi sertifika eğitimi programı" için özel bir izin ve/veya ruhsat alınması gerekip gerekmediği, son olarak; koçluk ve danışmanlık faaliyetlerinin ve bu kapsamda yeterlilik için alınan sertifika programı kapsamında verilen eğitimin, 5580 sayılı Kanun'da yer alan "çeşitli kurslar" kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususlarının tespitine yönelik olarak verilecek Ara Kararı ile; Mesleki Yeterlilik Kurumu ve Milli Eğitim Bakanlığı'ndan anılan hususlara yönelik bilgi ve belgenin talebi ile Ara Karar gereği yerine getirildikten sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutar ile kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcının Mahkeme tarafından davacıya iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 28/02/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :

X- 1739 sayılı Kanun'un "Yürütme, gözetim ve denetim" başlıklı 56. maddesinde eğitim ve öğretim hizmetinin, bu kanun hükümlerine göre Devlet adına yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden Milli Eğitim Bakanlığı'nın sorumlu olduğu belirtilmiştir.
5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 1. maddesinde; ''(1) Bu Kanunun amacı, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişiler tarafından açılacak özel öğretim kurumlarına kurum açma izni verilmesi, kurumun nakli, devri, personel çalıştırılması, kurumlara yapılacak malî destek ve bu kurumların eğitim-öğretim, yönetim, denetim ve gözetimi ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özel öğretim kurumlarının; eğitim-öğretim, yönetim, denetim, gözetim ve personel çalıştırılmasına ilişkin usûl ve esasları düzenlemektir. (2) Bu Kanun, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişilerce açılan özel öğretim kurumları ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özel öğretim kurumlarını kapsar." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun ''Tanımlar'' başlıklı 2. maddesinde; kurumun, okul öncesi eğitim, ilköğretim, ortaöğretim, özel eğitim okulları ile çeşitli kursları, uzaktan öğretim yapan kuruluşları, motorlu taşıt sürücüleri kursları, hizmet içi eğitim merkezleri, öğrenci etüt eğitim merkezleri, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri ile benzeri özel öğretim kurumlarını ifade edeceği belirtilmiş olup; "Kurum açma izni" başlıklı 3. maddesinde; "Bir kurumda öğretime başlayabilmek için kurum açma izni alınması zorunludur. İzin başvuruları ilgili millî eğitim müdürlüğüne yapılır. Valilikçe yapılan inceleme sonucunda açılması uygun görülen okullar dışındaki kurumlara kurum açma izni verilir. Valilikçe açılması uygun görülen okullara ilişkin başvurular ise kurum açma izni verilmek üzere Bakanlığa gönderilir...Kurum açma izni alınmadıkça, kuruma öğrenci kaydı yapılamaz...Gerçek ve tüzel kişiler tarafından; hizmet içi eğitim kapsamına giren faaliyetler dışında Kanun kapsamında belirtilen faaliyetler, bu Kanuna göre yetkili makamlardan kurum açma izni alınmadan yapılamaz.... 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen izin veya ruhsatlar, bu Kanun kapsamındaki özel öğretim kurumlarını kapsamaz. Özel öğretim kurumları mevzuatına uygun olmak kaydıyla işyeri açma ve çalışma ruhsatı Bakanlıkça verilir. Bakanlık bu yetkisini valiliklere devredebilir.... Her ne ad altında olursa olsun, eğitim ve öğretim sunmak amacıyla yürütülen faaliyetler Bakanlığın izin ve denetimine tabidir. Bu faaliyetleri yürütenler, özel öğretim kurumları için bu Kanunda öngörülen kurallara uymakla yükümlüdür. Bu Kanun kapsamındaki eğitim-öğretim faaliyetlerini yapan ancak bu Kanuna uygun olarak kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmeyen yerleri kuran veya işletenlere brüt asgari ücretin 20 katı idari para cezası uygulanır ve bu yerler valiliklerce kapatılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir."hükmü yer almaktadır.
20/03/2012 tarih ve 28239 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 5. maddesinin 4. fıkrasında ise; ''Kanunun 3 üncü maddesinin on birinci fıkrasında belirtilen yerlerin mülki idare amirleri tarafından görevlendirilen yetkililerce tespiti halinde bu yerleri kuran veya işletenlere Kanunda belirtilen miktarda idari para cezası valilikçe verilir. Verilen idari para cezası, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgiliye tebliğ edilir, takip ve tahsili için ise Maliye Bakanlığının ildeki ilgili birimine bildirilir. Ayrıca bu yerler valilikçe kapatılır.'' hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinden anlaşıldığı üzere; eğitim ve öğretim faaliyetlerine yönelik sunulan hizmetlerin, Milli Eğitim Bakanlığı'nın denetim ve gözetimi altında yapılması gerektiği açık olup; bu çerçevede anılan eğitim öğretim hizmetinin izinsiz ve ruhsatsız olarak sunumunun tespiti halinde ilgili yerlerin Valiliklerce kapatılması gerekmektedir.
Mahkemece; "çeşitli kursların, kişilerin sosyal, sanatsal, sportif, kültürel ve mesleki alanlarda bilgi, beceri, dil, yetenek ve deneyimlerini geliştirmek, isteklerine göre serbest zamanlarını değerlendirmek amacıyla faaliyet gösteren özel öğretim kurumlarını ifade ettiği belirtilerek, kişilerin sosyal ve mesleki alanlarda bilgi, beceri ve yeteneklerini geliştirmek amacıyla faaliyet gösterilen davacıya ait işyeri, özel eğitim kurumları kapsamına dahil olduğundan Valilikten kurum açma izni alınması gerektiği, davacı şirketin, İstanbul Ticaret Odasında faaliyet alanını gösteren faaliyet belgesinde "yurt içinde ve yurt dışında kurumsal ve bireysel gelişim, organizasyonel gelişim, sağlık psikolojisi, ekonomi, sanat, dil, turizm proje yönetimi konularıyla" iştigal ettiğinin belirtildiği, yine, dava dilekçesinde kuruluşun amacının "birçok kurumsal firmanın insan kaynaklarına satış ve yönetim kademelerine nitelikli işgücü temin etmek için insan kaynakları danışmanlığı, mentörlük ve koçluk hizmetleri verilmesi" olarak belirtildiği, dolayısıyla, bahsi geçen faaliyetlerin, bireyler bazında bakıldığında kişilerin sosyal ve mesleki alanlarda bilgi, beceri ve yeteneklerini geliştirmeye yönelik faaliyet olduğu, 5580 sayılı Kanun kapsamında kurum açma izni alması gerekirken bu izin alınmadan faaliyette bulunan kurumun kapatılması ve idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı" yolunda yapılan değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiştir.
Görüldüğü üzere; burada, "koçluk ve danışmanlık" hizmetinin sunulmasına yönelik gerçekleştirilen iş ve işlemlerin, doğrudan "eğitim ve öğretim" faaliyeti kapsamında olduğu değerlendirildiğinden; "koçluk" mesleğinin tanımı, amacı, standardı, çalışma koşulları ve mahiyeti hakkında açıklama yapılması zarureti doğmuştur.
07/10/2006 tarih ve 26312 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4455 sayılı Mesleki Yeterlilik Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un "Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi" başlıklı 23/A maddesinde; "(Ek madde: 11/10/2011 - 665 S.KHK/Madde 41)(1) Türkiye Yeterlilikler Çerçevesinin oluşturulmasına, geliştirilmesine ve güncelliğinin korunmasına ilişkin işlemler Kurum tarafından yürütülür.
(2) (Değişik fıkra: 04/04/2015 - 6645 S.K/Madde 70) Kalite güvencesi sağlanmış tüm yeterlilikler Türkiye Yeterlilikler Çerçevesine dahil edilir. Yeterliliklerin kalite güvencesinin sağlanmasına ilişkin ölçütler Kurum tarafından belirlenir. Türkiye Yeterlilikler Çerçevesinin oluşumu ve yürütülmesi için Milli Eğitim Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu, Kurum ve ilgili tarafların temsilcilerinden oluşan kurul, komisyon ve çalışma grupları gibi danışma, karar ve uygulama birimleri oluşturulabilir. Bu birimlerin oluşturulmasına, işletilmesine, kalite güvence ölçütlerine, kalite güvencesini belirleyecek kurum ve kuruluşların belirlenmesine ve Türkiye Yeterlilikler Çerçevesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir." hükmü yer almaktadır.
Anılan Kanun'a dayanılarak 09/11/2015 tarihli ve 2015/8213 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Türkiye Yeterlilikler Çerçevesinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği yürürlüğe konulmuş olup; Mesleki Yerlilik Kurumu tarafından hazırlanan Türkiye Yeterlilikler Çerçevesine Dair Tebliğ 02/01/2016 tarih ve 29581 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Yukarıda yer alan mevzuata dayanılarak Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından hazırlanan ve 06/12/2018 tarih 30617(Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ulusal Meslek Standardı'nın Koç (6. Seviye); "Giriş" başlıklı bölümünde; "Koç (Seviye 6) Ulusal Meslek Standardı 19/10/2015 tarihli ve 29507 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ulusal Meslek Standartlarının ve Ulusal Yeterliliklerin Hazırlanması Hakkında Yönetmelik ve 27/11/2007 tarihli ve 26713 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Mesleki Yeterlilik Kurumu Sektör Komitelerinin Kuruluş, Görev, Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre MYK’nın görevlendirdiği Koçluk Platformu Derneği (KPD) ve Uluslararası Profesyonel Koçluk Derneği (UPKD) tarafından hazırlanmış, sektördeki ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri alınarak değerlendirilmiş ve MYK İş ve Yönetim Sektör Komitesi tarafından incelendikten sonra MYK Yönetim Kurulunca onaylanmıştır. Koç (Seviye 6) Ulusal Meslek Standardının 01 no’lu revizyonu, MYK tarafından yapılmış ve MYK İş ve Yönetim Sektör Komitesi tarafından incelendikten sonra MYK Yönetim Kurulunca onaylanmıştır." açıklamasına yer verilerek; "2.1. Meslek Tanımı" başlıklı bölümünde; "Koç (Seviye 6) müşterinin hedeflerini belirlemesini, eylem planı oluşturmasını ve eyleme geçmesini sağlayarak ilerleme sürecini izleyen; müşterinin kişisel ve profesyonel potansiyelini gerçekleştirmeye yönelik farkındalık, gelişim ve çözüm seçeneklerini artırıcı ve bu yönde destekleyici çalışmaları yürüten nitelikli kişidir.
Koç (Seviye 6) çalışmalarını iş sağlığı ve güvenliği, çevre koruma, ilgili yasal süreçler ve kalite gereklilikleri çerçevesinde yürütür, koçluk hizmetleri ile ilgili tanıtım faaliyetleri, sözleşme ve mali prosedürlerin yürütülmesi, iş programının yapılması ve bilgi güvenliğinin sağlanması gibi iş organizasyonu faaliyetlerini gerçekleştirir ve mesleki gelişimine ilişkin faaliyetlerde bulunur." şeklinde "koç" tanımı yapılmıştır.
Yine, anılan Standarda göre; mesleğin uluslararası sınıflandırma sistemlerindeki yeri; ISCO 08:2635 kodu ile Sosyal hizmet ve danışmanlık ile ilgili profesyonel meslek mensupları arasında olduğu belirtilmiş olup; "2872 sayılı Çevre Kanunu ve yürürlükteki alt mevzuatı; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve yürürlükteki alt mevzuatı; 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve yürürlükteki alt mevzuatı; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve yürürlükteki alt mevzuatı; 4857 sayılı İş Kanunu ve yürürlükteki alt mevzuatının" meslekle ilgili mevzuat olduğu açıklamasına yer verilmiştir.
Son olarak; "Çalışma Ortamı ve Koşullarına" yönelik tespitler açısından; Koçun(Seviye 6), koçluk sürecine Standartta; uygun nitelikte, çoğunlukla kapalı mekânlar ve ofis ortamında çalışacağı, genellikle serbest meslek statüsünde veya bir kuruluş bünyesinde hizmet verdikleri, hizmet verdiği müşterilerin bireysel ve/veya kurumsal olabileceği, mesleğe bağlı meslek hastalığı ve iş kazası risklerinin az olduğu, işin gerekleri ve müşteri taleplerinin seyahat etmeyi gerektirebileceği açıklamasına yer verilmiştir.
Buraya kadar yapılan açıklamalar dikkate alındığında; 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu uyarınca, eğitim ve öğretim hizmetinin Devlet adına yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden Milli Eğitim Bakanlığı'nın sorumlu olduğu hususunda tartışma bulunmamakta olup; izinsiz ve ruhsatsız eğitim öğretim faaliyetine ilişkin gerekli tespitin yapılması ve yaptırımların uygulanması da bu çerçevede Milli Eğitim Bakanlığının görev ve sorumluluğu kapsamındadır.
Ancak; burada "izinsiz ve ruhsatsız" verilen hizmetin "eğitim ve öğretime ilişkin" olması gerekmekte olup; uyuşmazlığa konu meselede ise; "koçluk ve danışmanlık faaliyetinin" kendisi ile "koçluk ve danışmanlık faaliyetinde bulunabilmek için düzenlenen sertifika programlarının" eğitim ve öğreti faaliyeti kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunun tespiti önem kazanmaktadır.
Bu itibarla; "koçluk ve danışmanlık" faaliyetleri ile "koçluk ve danışmanlık faaliyetlerinde bulunabilmek için mesleki yeterlilik açısından zorunlu olan sertifika verilmesine ilişkin faaliyetlerin" kapsamının ne olduğu, bu faaliyetlerde bulunan gerçek ve tüzel kişilerin denetimi ve gözetimi yetkisinin hangi kurumda olduğu, koçluk hizmetinin sunulmasına yönelik olarak; alınması gereken bir izin ve/veya ruhsat olup olmadığının, var ise; hangi kurum tarafından bu izin ve ruhsatların verildiğinin, uluslararası kuruluşlardan alınan yeterlilik ve/veya temsilcilik belgelerinin, ülke sınırları içerisinde geçerliliği için herhangi bir denklik veya onay müessesesinin bulunup bulunmadığı, eğer böyle bir onay süreci varsa bu hususa ilişkin yetkinin hangi kurumda olduğu, "koçluk eğitimi sertifika programı" için özel bir izin ve/veya ruhsat alınması gerekip gerekmediği, son olarak; koçluk ve danışmanlık faaliyetlerinin ve bu kapsamda yeterlilik için alınan sertifika programı kapsamında verilen eğitimin, 5580 sayılı Kanun'da yer alan "çeşitli kurslar" kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususlarının tespitine yönelik olarak verilecek Ara Kararı ile; Mesleki Yeterlilik Kurumu ve Milli Eğitim Bakanlığı'ndan anılan hususlara yönelik bilgi ve belgenin talebi ile Ara Karar gereği yerine getirildikten sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın