8. Daire 2019/4436 E. 2023/2894 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

8. Daire 2019/4436 E. 2023/2894 K. — Danıştay Kararı

8. Daire 2019/4436 Esas 2023/2894 Karar 30.05.2023
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/4436 E.,  2023/2894 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/4436
Karar No : 2023/2894

DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLİ : Huk. Müş. …

DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü’nün ‘Kameralı Görüntüleme Sistemleri’ne ilişkin … tarih ve ... sayılı Oluru’nun iptaline karar verilmesi istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :
Davalı idare tarafından dava konusu işlem dayanak tutularak ... tarih ve ... sayılı iç yazışma ile meri mevzuat hükümlerine aykırı işlem tesis edildiği, dava konusu idari işlem ile yapılan değişikliğin Bakan Olur’u ile değil, yönetmelik ile düzenlenmesi gerektiği, işlemin şekil ve yetki yönünden hukuka aykırı olduğu, söz konusu işlemin, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na ve ilgili mevzuata aykırı olduğu, sağlık bilgilerinin ancak ilgilisinden alınacak açık rıza ile işlenebileceği, çocuğu ile ilgili olarak özel bilgilerinin/kamera görüntülerinin kaydına rızasının olmadığı, dava konusu işlemin defakto bir şekilde kişisel veri kaydı yaptığı, idari işlemin kamu yararına aykırı olduğu, iddia edilmektedir.

DAVALI İDARENİN SAVUNMASI :
Bakanlığa bağlı olarak faaliyette bulunan özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerindeki destek eğitim faaliyetlerinin hangi gün, hangi saat, hangi eğitim personeli ve hangi engelli birey ile gerçekleştirildiğinin, Milli Eğitim Bakanlığı Bilişim Sistemlerine (MEBBİS) kurum tarafından ders girişi yapılması ve bu girişlerin ay sonunda kurum müdürü tarafından onaylanması yoluyla takip edildiği, kurum müdürü tarafından onaylanan ders girişlerinin çıktısı alınarak destek eğitim faturaları ile birlikte ilçe milli eğitim müdürlüğüne sunulduğu ve bu beyan esas alınarak ilçe milli eğitim müdürlüğü tarafından MEBBİS girişlerinin onaylanması halinde destek eğitim tutarlarının kurumlara Bakanlık tarafından tahakkuk ettirildiği, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde gerçekleştirilen ve giderleri Bakanlıkça karşılanan destek eğitim faaliyetlerinden yararlanan engelli bireylerin eğitim hakkının korunması, destek eğitim faaliyetlerinin eksiksiz bir şekilde nitelikli personeller tarafından sağlanması ve suiistimaller sonucu kamu zararının önlenmesi amacıyla; engelli bireylerin ve eğitim personellerinin ders devam takibinin sağlanması hususunda 2011 yılından itibaren sürdürülen çalışmalar neticesinde, avuç içi damar izi okuma yönteminin seçildiği, 2014 yılında Bakanlıkça belirlenen 17 pilot ilde bulunan tüm özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde uygulamanın başlatıldığı, 81 ilde yaygınlaştırılması planlanırken, doğrulama sisteminin avuç içi damar yöntemiyle yapılmasına dair işlem hakkında açılan davada Danıştay Sekizinci Dairesince 2014/5926 sayılı karar ile yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, bu kapsamda yürütülen çalışmalar sonucunda, 652 sayılı KHK’nın 43. maddesine eklenen 3. fıkra ile; “Engelli bireylerin özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerine veya birimlerine kayıt ve kabul işlemleri ile engelli birey ve eğitim personelinin ders devam takibi, 1/9/2017 tarihinden itibaren biyometrik kimlik doğrulama sistemi veya kameralı görüntüleme sistemi ile yapılır. Bu yöntemlerle ders devam takibi mümkün olmayan engelli bireylerin ders devam takibi ile kimlik doğrulama sistemi veya kameralı görüntüleme sistemine ilişkin diğer usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.” şeklinde düzenleme getirildiği, 694 sayılı KHK ile 1/9/2017 tarihinin 1/9/2018 olarak değiştirildiği, 6698 sayılı Kanun’da kişisel verilerin işlenmesinde kural olarak ilgilinin açık rızası gerekmekle birlikte, açık rıza kuralının istisnalarına da yer verildiği, anılan Kanun’un 6/3 maddesi uyarınca sağlık ve cinsel hayat dışındaki kişisel verilerin, Kanunlarda öngörülen hallerde veri öznesinin açık rıza aranmaksızın işlenebileceği, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde kamera görüntülerinin kaydının, 652 sayılı KHK’nın 43/3 maddesindeki konu, kapsam, sınırları belirli hükme göre yapıldığı, ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, Milli Eğitim Bakanlığı'nın "Kameralı Görüntüleme Sistemleri"ne ilişkin ... tarih ve ... sayılı Bakan Oluru'nun iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasa'nın "Özel hayatın gizliliği" başlıklı değişik 20. maddesinde, "Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz...Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasının isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir." hükmü yer almaktadır.
Öte yandan, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin "Özel Hayatın ve Aile Hayatının Korunması" başlıklı 8. maddesinde, herkesin özel ve aile yaşamına, konutuna ve haberleşmesine saygı gösterilmesi hakkına sahip olduğu, bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesinin, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabileceği belirtilmiştir.
652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 43 üncü maddesine, 6764 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi ile eklenen üçüncü fıkrasında “Engelli bireylerin özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerine veya birimlerine kayıt ve kabul işlemleri ile engelli birey ve eğitim personelinin ders devam ve takibi, 1/9/2017 tarihinden itibaren biyometrik kimlik doğrulama sistemi veya kameralı görüntüleme sistemi ile yapılır. Bu yöntemlerle ders devam takibi mümkün olmayan engelli bireylerin ders devam takibi ile kimlik doğrulama sistemi veya kameralı görüntüleme sistemine ilişkin diğer usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliğinin 25. maddesinin 8. fıkrasında ise kurumlarca eğitim personelinin ders devam takibi, kurumun giriş ve çıkışlarını görüntüleyen ve eğitim verilen ayın bitiş tarihinden itibaren en az 90 gün süreyle kayıt yapabilme/ depolayabilme özelliği olan kameralı görüntüleme sistemleri ile yapılacağı öngörülmüştür.
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun 2. fıkrasında, özel nitelikli kişisel verilerin, ilgilinin açık rızası olmaksızın işlenmesinin yasak olduğu, 3. fıkrasında ise birinci fıkrada sayılan sağlık ve cinsel hayat dışındaki kişisel verilerin, kanunlarda öngörülen hallerde ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın işlenebileceği, hükme bağlanmıştır.
Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünce çıkarılan ve dava konusu edilen Bakan olurunda, 1/9/2018 tarihi itibariyle özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde kameralı görüntüleme sistemi uygulanacağı belirtilmiştir.
Dava konusu edilen düzenlemede yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY:
Davacı tarafından, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü’nün ‘Kameralı Görüntüleme Sistemleri’ne ilişkin … tarih ve ... sayılı Oluru’nun iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İNCELEME VE GEREKÇE:
İlgili Mevzuat:
Anayasamızın 'Özel hayatın gizliliği' başlıklı 20. maddesinde; "Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.
" hükmüne yer verilmiştir.
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun 'Genel ilkeler' başlıklı 4. maddesinde; "Kişisel veriler, ancak bu Kanunda ve diğer kanunlarda öngörülen usul ve esaslara uygun olarak işlenebilir. Kişisel verilerin işlenmesinde aşağıdaki ilkelere uyulması zorunludur: a) Hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun olma. b) Doğru ve gerektiğinde güncel olma. c) Belirli, açık ve meşru amaçlar için işlenme. ç) İşlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olma. d) İlgili mevzuatta öngörülen veya işlendikleri amaç için gerekli olan süre kadar muhafaza edilme." hükmü, 'Özel nitelikli kişisel verilerin işlenme şartları' başlıklı 6. maddesinde; "Kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkumiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verileri özel nitelikli kişisel veridir. Özel nitelikli kişisel verilerin, ilgilinin açık rızası olmaksızın işlenmesi yasaktır. Birinci fıkrada sayılan sağlık ve cinsel hayat dışındaki kişisel veriler, kanunlarda öngörülen hallerde ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir. Sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbi teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir." hükmü yer almıştır.
28/10/2017 tarih ve 30224 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi veya Anonim Hale Getirilmesi Hakkında Yönetmeliğin 'Kişisel verileri resen silme, yok etme veya anonim hale getirme süreleri' başlıklı 11. maddesinde; "Kişisel veri saklama ve imha politikası hazırlamış olan veri sorumlusu, kişisel verileri silme, yok etme veya anonim hale getirme yükümlülüğünün ortaya çıktığı tarihi takip eden ilk periyodik imha işleminde, kişisel verileri siler, yok eder veya anonim hale getirir. Periyodik imhanın gerçekleştirileceği zaman aralığı, veri sorumlusu tarafından kişisel veri saklama ve imha politikasında belirlenir. Bu süre her halde altı ayı geçemez. Kişisel veri saklama ve imha politikası hazırlama yükümlülüğü olmayan veri sorumlusu, kişisel verileri silme, yok etme veya anonim hale getirme yükümlülüğünün ortaya çıktığı tarihi takip eden üç ay içinde, kişisel verileri siler, yok eder veya anonim hale getirir..." düzenlemesine yer verilmiştir.
652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 'Özel eğitim giderleri' başlıklı 43. maddesinde; "Engelli bireylerin özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerine veya birimlerine kayıt ve kabul işlemleri ile engelli birey ve eğitim personelinin ders devam takibi, 1/9/2018* tarihinden itibaren biyometrik kimlik doğrulama sistemi veya kameralı görüntüleme sistemi ile yapılır. Bu yöntemlerle ders devam takibi mümkün olmayan engelli bireylerin ders devam takibi ile kimlik doğrulama sistemi veya kameralı görüntüleme sistemine ilişkin diğer usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir. (*Burada yer alan "1/9/2017" ibaresi, 25/08/2017 tarih ve 30165 sayılı R.G.de yayımlanan 694 sayılı KHK.nin 183. maddesiyle "1/9/2018" şeklinde değiştirilmiştir. 694 S. KHK ile yapılan işlem 01/02/2018 kabul tarihli, 08/03/2018 tarih ve 30354 (Mükerrer) Sayılı R.G.de yayımlanan 7078 sayılı Kanunun 176. maddesiyle kabul edilmiştir.)" hükmü yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü’nün ‘Kameralı Görüntüleme Sistemleri’ne ilişkin … tarih ve ... sayılı Oluru'nun incelenmesi:
Anılan Olur'da; "5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında faaliyette bulunan özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde eğitim alan engelli bireylerin ve eğitim personelinin ders devam takiplerinin biyometrik kimlik doğrulama sistemi veya kameralı görüntüleme sistemi ile yapılacağı, Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 43. maddesine yer alan "Engelli bireylerin özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerine veya birimlerine kayıt ve kabul işlemleri ile engelli birey ve eğitim personelinin ders devam takibi, 1/9/2017 tarihinden itibaren biyometrik kimlik doğrulama sistemi veya kameralı görüntüleme sistemi ile yapılır. Bu yöntemlerle ders devam takibi mümkün olmayan engelli bireylerin ders devam takibi ile kimlik doğrulama sistemi veya kameralı görüntüleme sistemine ilişkin diğer usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir." ifadesi ile hüküm altına alınmıştır. Daha sonra 25/08/2017 tarih ve 30165 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 1/9/2017 olan tarih 1/9/2018 olarak değiştirilmiştir. Biyometrik kimlik doğrulama sistemleriyle ilgili Bakanlığımız ile ASELSAN arasında yürütülmekte olan çalışmalar Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanlığı koordinesinde devam etmekte olup ASELSAN yetkililerince sistemin 1/9/2018 tarihine kadar yetişmesinin mümkün olmadığı belirtildiğinden, anılan Kararname hükümlerine göre çalışmaların tamamlanması ve sistemin uygulanmasına kadar olan sürede ödemeye esas olacak şekilde 1/9/2018 tarihi itibarıyla kameralı görüntüleme sisteminin uygulanması Genel Müdürlüğümüzce uygun mütalaa edilmektedir." hususlarına yer verilmiştir.
İdarelerin işlem tesis ederken kendilerine Anayasa ve yasalarla çizilen çerçeve içinde takdir hakkına sahip oldukları açıktır. Ancak bu takdir hakkı, serbestçe kullanılanabilecek bir keyfiyeti ifade etmeyip, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka uygun olarak temellendirilmiş olgularla desteklenmelidir. İdarelerin; düzenleme yetkisine sahip olduğu alanlarda, uygulamaları çağın gereklerine ve toplumun ihtiyaçlarına uygun olarak değiştirip, yeniden düzenlemesi, kamu hizmetine egemen olan ilkelerden biri olan uyarlama (değişkenlik) ilkesi uyarınca hem bir görev hem de bir yetki niteliği taşımaktadır.
Kamu yararı kavramı, tüm devlet organlarının işlem ve eylemlerinin genel nitelikteki amacını ve aynı zamanda nedenini oluşturmakta, çeşitli hak ve özgürlükler açısından bir sınırlama nedeni niteliği de taşımakta olup bu kavram genel bir ifadeyle bireysel, özel çıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olan toplumsal yararı ifade etmektedir.
Diğer taraftan, kamu idarelerinin gelişen teknolojinin imkanlarından kamu hizmetlerinin etkin ve verimli yürütülmesini kolaylaştırmak amacıyla, yararlanması doğru ve hatta gerekli olmakla birlikte, teknoloji kullanılarak kişisel verilerin kayıt altına alınması uygulamasının yukarıda belirtilen hükümlere de uygun olması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, dava konusu kararın; engelli bireylerin yetenekleri en üst seviyeye çıkarmak, temel öz yaşam becerilerini kazandırmak ve toplumsal yaşamlarını sağlamak amacıyla faaliyet gösteren özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinin finansmanının Milli Eğitim Bakanlığınca sağlandığı, bu kurumlar tarafından, engelli bireyler üzerlerinden haksız kazanç elde edilmesinin önlenmesi amacıyla sıkı bir takip ve denetim mekanizmasına ihtiyaç duyulması nedeniyle 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 43. madde hükmünün açıklaması niteliğinde olduğu, konuya ilişkin usul ve esasların düzenlenmediği; nitekim dava konusu karardan sonra 05/09/2019 tarih ve 30879 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği'nin 'Günlük çalışma saatleri ve devam devamsızlık takibi' başlıklı 25. maddesinin 7. fıkrasına; "Kurumlarca engelli bireylerin ders devam takibi, kurumun giriş ve çıkışlarını görüntüleyen ve eğitim verilen ayın bitiş tarihinden itibaren en az 90 gün süreyle kayıt yapabilme/depolayabilme özelliği olan kameralı görüntüleme sistemleri ile yapılır." ve 8. fıkrasına; "Kurumlarca eğitim personelinin ders devam takibi, kurumun giriş ve çıkışlarını görüntüleyen ve eğitim verilen ayın bitiş tarihinden itibaren en az 90 gün süreyle kayıt yapabilme/depolayabilme özelliği olan kameralı görüntüleme sistemleri ile yapılır.", 9. fıkrasına; "Kurumlar, engelli birey ve eğitim personelinin yüzünün net bir biçimde görülebileceği şekilde kamera sistemini kurmakla ve elektrik kesintisi, kayıtların kaybolması, teknik arıza gibi durumlarda kayıt alınmasının kesintiye uğramaması için her türlü önlemi alır. Verilen destek eğitimlerine ilişkin kamera görüntülerinin sunulamaması halinde gerçekleşen ödemelerle ilgili olarak 652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası hükümleri uygulanır.", 10. fıkrasına; "Yetkili sağlık kurum veya kuruluşlarınca verilen sağlık kurulu raporuyla en az % 20 oranında bedensel engeli olduğu ve özel eğitim değerlendirme kurullarınca destek eğitimi almak üzere 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamındaki kurumlara gidemeyecek durumda olduğu tespit edilenlere evde verilecek destek eğitimi için kamera kaydı aranmaz. Aylık olarak düzenlenen “Aylık Bireyselleştirilmiş Eğitim, Çalışma ve Rehabilitasyon Planı” bu bireyler için eğitimin verildiği ayı takip eden ayın ilk on iş günü içerisinde il/ilçe millî eğitim müdürlüğüne teslim edilir. Ayrıca bir örneği inceleme/soruşturma/denetimlerde gösterilmek üzere kurumda saklanır.", 11. fıkrasına; "Evde destek eğitimi vermek üzere kurumca görevlendirilen eğitim personelinin o gün içerisindeki diğer ders saatleri, engelli bireyin ikamet adresi ve kurum arasındaki ulaşım süresi dikkate alınarak programlanır. Bu program Engelli Birey Modülüne işlenerek ilçe millî eğitim müdürlüğü tarafından onaylanır." hükümleri eklenerek konuya ilişkin usul ve esaslar Yönetmelikle düzenlenmiştir.
Bu kapsamda, eğitim ve öğretim hizmetlerinin güvenle yürütülebilmesini teminen objektif ve kamusal öneme sahip tesis edilen dava konusu kararda hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta giderleri avansından varsa artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere,
30/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın