8. Daire 2017/4357 E. 2023/5285 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

8. Daire 2017/4357 E. 2023/5285 K. — Danıştay Kararı

8. Daire 2017/4357 Esas 2023/5285 Karar 31.10.2023
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2017/4357 E.,  2023/5285 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2017/4357
Karar No : 2023/5285

DAVACILAR : 1- …
2- …
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Odaları Birliği (…)
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU :
A) TÜRMOB 22. Olağan Genel Kurulu'na İlişkin İptali talep edilen Genel Kurul Kararları:
1- Aday listelerinin verilmesi ile ilgili olarak, Genel Kurul gündeminin 3. ve 7. maddelerinde geçen "Divan'a" kelimesi yerine "İlçe Seçim Kurulu Başkanlığına” bildirilmesi şeklinde değiştirilmesi önergesinin reddedilmesi kararının iptali,
2- Davacıların da dahil olduğu Emek ve Demokrasiden Yana Muhasebeciler Güçbirliği Platformu Grubu listesinin, Yeminli Mali Müşavir (YMM) içermediği ve grup listesinde yedek üye de bulunmadığı gerekçesiyle grup olarak seçime alınmaması yönündeki kararının iptali,
3- Delegelerin, beşer dakikalık konuşma yapmalarının oybirliği ile kararlaştırılmışken tüm konuşmacıların konuşmaları tamamlanmadan, konuşmaların sona erdirilmesi için verilen önergenin oyçokluğu ile kabul edilmesi kararının iptali,
4- Gündemin 10. maddesi olarak yeniden düzenlenen "Seçime Katılacak Başkan Adaylarının Konuşmaları" başlığının, "Seçime Katılacak Grupların Adaylarının Temsilcilerini ve Bağımsız Yönetim Kurulu Adaylarının Konuşmaları” şeklinde değiştirilmesi önergesinin oyçokluğu ile reddedilmesi sonucunda bağımsız adaylara söz hakkı verilmemesi kararının iptali,
B) Yukarıda sayılan kararlara dayanak olduğu iddia edilen 11 Haziran 1990 tarihinde 20545 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Yönetmeliği'nin;
1- 25/12/2012 tarih ve 28508 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile değişik 21. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "beşinin yeminli mali müşavir olması zorunludur” ibaresinin iptaline,
2- Aynı Yönetmeliğin 6. maddesi ile değişik 22. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Yönetim Kurulu Başkanı, en az beş yıl süreyle yeminli mali müşavirlik yapmış olanlar arasından seçilir” cümlesinin iptaline,
3- Aynı Yönetmeliğin 10. maddesi ile değişik "Oy Pusulası ve Oy Verme İşlemi” başlıklı 51. maddesinin iptaline,
C) 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununun 5786 sayılı Kanunla değişik:
Yönetim Kurulu üyelerinden beşinin yeminli mali müşavir olması zorunluluğunu ve Birlik Yönetim Kurulu Başkanı'nın yeminli mali müşavir olması yönündeki düzenlemeleri içeren 35. maddesinin 1. ve 3. fıkralarının Anayasaya aykırı olduğundan bahisle, itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle açılmıştır.

DAVACILARIN İDDİALARI:
Anayasa'nın 135. maddesi uyarınca, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının organ seçimlerinin yargı gözetimi altında yapılacağının öngörüldüğü ve bu seçimlerin hangi ilçe seçim kurulu başkanının denetimi altında yapılması gerektiğinin ilgili kanunlarda belirtildiği, birlik organlarının üyeler tarafından seçilmesi, seçim usullerinin kanunla öngörülmesi ve nihayet seçimlerin yargı gözetimi altında yapılmasının anayasal zorunluluk olduğu, TÜRMOB 'un, seçimlerinin yönetimi ve denetiminde, İlçe Seçim Kurulu Başkanlığının yetkili ve görevli kılındığı, Genel Kurul Başkanlık Divanın aday listelerini kabul veya reddetme yetkisi bulunmadığı, 3568 sayılı Kanunun 40. maddesinde grup listelerinin nasıl ve kimlerden oluşacağına dair bir sınırlama bulunmadığı, Başkanlık Divanına organ seçimlerine ilişkin herhangi bir yetki tanınmadığı, sadece toplantıların yönetimi ile sınırlı yetkileri olduğu, seçim işlemleri ile ilgili alacakları kararlar konu bakımından yetkisiz oldukları ve bu işlev yargı organlarınca yerine getirileceğinden fonksiyon gaspı olduğu; Oda ve Birlik organlarının seçim işlerinin yürütülmesinde, 298 ve 3568 sayılı Kanunlarda İlçe Seçim Kurulu ve oluşturulan Sandık Kurullarının yetkili ve görevli kılındığı, Başkanlık Divanına hiçbir surette yetki tanınmadığı, buna rağmen davacıların da dâhil olduğu Emek ve Demokrasiden Yana Muhasebeciler Güçbirliği Platformu Grubu listesinin, Yeminli Mali Müşavir (YMM) içermediği ve grup listesinde yedek üye de bulunmadığı gerekçesiyle grup olarak seçime alınmaması yönündeki kararın, yargısal nitelikte olmayan, idari işleyiş içinde hukuka aykırı olarak alındığı, iptali istenilen bu kararın, Birlik organ seçimlerinin yönetim ve denetiminden sorumlu yargısal görevli kurullar haricinde, idari işleyiş içindeki kurulların almış oldukları hukuka aykırı bir idari işlem olduğu belirtilmektedir.
Delegelerin, beşer dakikalık konuşma yapmaları oybirliği ile kararlaştırılmışken, tüm konuşmacıların konuşmaları tamamlanmadan, konuşmaların sona erdirilmesi için verilen önergenin oyçokluğu ile kabul edilmesi yönündeki kararın, ifade hürriyetlerinin kullanımını meşru olmayan bir biçimde sınırladığı, bu bakımdan hukuka aykırı bu işlemin de iptali gerektiği iddia edilmiştir.
TÜRMOB organları üyeliklerinin birer kamu hizmeti olduğu ve bu çerçevede organ seçimlerinin kamu hizmetine girme mahiyeti taşıdığı, şirket gibi özel hukuk tüzel kişilerinin organ seçimleriyle karşılaştırılmasının mümkün olmadığı, davacıların aday oldukları organ üyeliğinin seçim yoluyla gelinen bir kamu görevi niteliğinde olduğu, hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayrım gözetilemeyeceği, Genel Kurul delegesi olan Genel Kurul üyesi sıfatı kazanmış her YMM ve SMMM oda delegesinin, hatta her YMM ve SMMM oda üyesinin, seçilme hakkına, dolayısıyla ayrımcılığa uğramaksızın kamu hizmetine girme hakkına sahip olduğu, 3568 sayılı Kanun uyarınca, TÜRMOB organlarında, 9 üyeli Yönetim Kurulunda 5 YMM, 4 SMMM, 5 üyeli Disiplin Kurulunda 3 YMM, 2 SMMM, 3 üyeli Disiplin Kurulunda 2 YMM, 1 SMMM'nin yer alacağının öngörüldüğü, anayasal eşitlik , ölçülülük ve orantılılık ilkelerine aykırı bu düzenlemelerin ayrımcılığa yol açtığı ve ayrıca haklı bir gerekçeye de dayanmadığı, oysa YMM ve SMMM'lerin aynı meslek grubu içinde sayarak ayrı örgütlenen odalarının aynı üst birliğe katılmasını düzenlediğine göre, YMM ve SMMM'leri aynı meslek grubu içinde, birbirleriyle ilişkilerinde eşit haklara sahip kabul edildiği halde buna aykırı düzenleme yapıldığı, bu nedenle davacıların ayrıca herhangi bir düzenleme bulunmaksızın aday listelerinin kabul edilmemesinin örgütlenme özgürlüğü kapsamında seçme ve seçilme haklarını ihlal ettiği ifade edilmiştir.
Genel Kurulun mevzuata yer almayan gerekçelerle aday listesi reddettiği, 3568 sayılı Kanunun Oda ve birlik organlarının seçim esasları başlıklı 40. maddesinde, özellikle 9. ve 10. fıkralarında seçimin usulü ve esasları düzenlendiği, bu düzenlemelerin hiç birisinde, Birliğin organlarına, YMM'lere ayrılan kontenjanların dışında kalan, SMMM'lere ait kontenjanlar için aday listesini grup olarak seçilme hakkını önleyen yasal bir düzenleme olmadığı, yine 3568 sayılı Kanunda, Genel Kurula, seçimler ile ilgili yönetmelik düzenleyebilme yetkisi verilmemiş iken, TÜRMOB organlarına, grupların, asıl ve yedek üyeliklerin tamamına aday gösterilmesi şartı getirilerek, grup listeleri üzerinde, grup üyelerinin seçme ve seçilme haklarının kısıtlandığı; bu çerçevede Yönetim Kurulu üyelerinden beşinin yeminli mali müşavir olması zorunluluğunu ve Birlik Yönetim Kurulu Başkanı'nın yeminli mali müşavir olması yönündeki düzenlemeyi içeren 35. maddesinin 1. ve 3. fıkralarının Anayasaya aykırı olduğundan itiraz yoIuyla Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği ileri sürülmüştür.
TÜRMOB Genel Kurul Tutanağının 7 inci sayfasında gündemin 8. maddesinde; divan başkanı genel kurulun başlarında verilen önerge üzerine oybirliği ile kararlaştırılan, delegelerin beşer dakikalık konuşmalarının, tüm konuşmacıların konuşmaları tamamlanmadan, sona erdirilmesi, için sonlarda yeniden verilen önergenin oyçokluğu ile kabul edilmesi kararın hukuka uygunluğundan bahsedilemeyeceği, Genel kurulun oybirliği ile beşer dakika ile sınırlandırdığı anayasal söz hakkının, yine genel kurulun oyçokluğu ile tamamen kaldırılamayacağı, yine, TÜRMOB Genel Kurul Tutanağının 9 uncu sayfasının "Gündemin 10. maddesi olarak yeniden düzenlenen "Seçime Katılacak Başkan Adaylarının Konuşmaları” başlığının, "Seçime Katılacak Grupların Adaylarının Temsilcilerini ve Bağımsız Yönetim Kurulu Adaylarının Konuşmaları” şeklinde değiştirilmesi önergesinin oyçokluğu ile reddedilmesi sonucunda bağımsız adaylara söz hakkı verilmemesi kararının iptali gerektiği, çünkü grup olarak seçimlere alınmayan davacıların, diğer adayların 15'er dakika genel kurula propaganda yaparken; gruplar adına anayasal temel hak ve özgürlüklerinden mahrum bırakıldığı, seçimin eşitlik ilkesinin bozulduğu ileri sürülerek iptali istenilmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI:
Usule ilişkin olarak; bağlantı kararı verilmesi gerektiği, davacılardan Yalçın ÖNDER tarafından Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 25.12.2012 tarihli ve 28508 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmesini müteakip, Değişiklik Yönetmeliğinin 5 inci, 6 ncı ve 10 uncu maddelerinin iptali talebini de içeren bir dava ikame edildiği, bu davanın halen Danıştay 8. Dairesinin E:2014/4573 sayılı dosyasında derdest olduğu; diğer taraftan yine değişiklik Yönetmeliğinin yayımlanmasını müteakip, Birlik delegelerinden Ali Yenidoğan ve Mustafa Coşkun da; Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'm 10 uncu maddesinin iptali talebiyle, ayrı ayrı Danıştay 8. Dairesi'nin E:2013/11635 ve E:2013/11675 sayılı dosyalarında derdest olan davaları ikame ettikleri, derdestlik nedeniyle davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
Esasa ilişkin olarak; Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Yönetmeliğinin 21. maddesi yönünden; dava konusu düzenlemenin, 3568 sayılı Kanunda yapılan değişikliğe paralel olduğu ve bu yönüyle dayanağı kanuna aykırılık teşkil etmediği, Yönetim Kurulu üyelerinden beşinin Yeminli Malı Müşavir olma zorunluluğunun 01.06.1989'da 3568 sayılı Yasa'nın kabulünden beridir mevcut olduğu, Yönetim Kurulu'nun bu şekilde oluşturulmasının Yasa Koyucunun tasarrufu olduğu, bu konuda Birlik Genel Kuruluna verilen bir takdir hakkının olmadığı, bu çerçevede, Anayasaya aykırılık iddiasının Yüce Daire tarafından değerlendirilmesi gerektiği,
Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Yönetmeliği'nin 22. maddesi yönünden: dava konusu bu düzenlemenin de 3568 sayılı Kanunda yapılan değişikliğe paralel olduğu ve bu yönüyle dayanağı kanuna aykırılık teşkil etmediği, davacı tarafından Yönetmeliğin dayanağı olan Kanunun 35. maddesinin 3. fıkrasının da Anayasa'ya aykırılığı ileri sürüldüğü, 5786 sayılı Kanunun 19. maddesi ile 3568 sayılı Yasa'nın 35. maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişikliğin iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu, Mahkemenin 18.05.2011 tarih ve E:2008/80, K:2011/81 (RG, TarihSayı: 15.12.2011-28143) sayılı kararı ile maddenin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verildiği, sunulan nedenlerle, dava konusu düzenlemenin hukuka uygun olduğu,
Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Yönetmeliği'nin 51. maddesi yönünden: Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Yönetmeliğinin iptali talep edilen 51. maddesinin de Kanunda yapılan bu değişikliğin doğal sonucu olarak başlığıyla birlikte değiştirildiği, dava konusu bu düzenlemenin de 3568 sayılı Kanunda yapılan değişikliğe paralel olduğu ve bu yönüyle dayanağı Kanun'a aykırılık teşkil etmediği, davacılar tarafından; Yönetmeliğin 51. maddesinde Kanunda yer almayan bir hususun düzenlendiği bu nedenle de düzenlemenin hukuka aykırı olduğu iddia edildiği, ancak Yönetmelik çıkarılmasındaki amacının, Kanunun dediğini aynen tekrar etmek değil, Kanunun uygulanmasını sağlamak olduğu, 3568 sayılı Kanunun 50/1-(m) maddesinde de "Kanunun uygulanması ile ilgili diğer hususlar”ın Yönetmelikle düzenleneceği açıkça hükme bağlanmış iken, bu kapsamda Birlik organlarının seçiminde uyulacak esasların Kanuna aykırı olmamak kaydıyla düzenlenmesinde ve Kanunda geçen "grup” kavramına Yönetmelik maddesi ile açıklık getirilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı,
Davacıların Yönetmeliğin dayanağı olan Kanun 40. maddesinin Anayasaya aykırı olduğuna ilişkin bir iddiaları bulunmamakla birlikte, bu noktada; 5786 sayılı Kanunun 15. maddesi ile 3568 sayılı Yasa'nın 40. maddesine 8. fıkradan sonra gelmek üzere eklenen 9. fıkranın ilk dört cümlesinin ve 10, fıkranın iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu, mahkemenin 18.05.2011 tarih ve E:2008/80, K:2011/81 (RG Tarih- sayı: 15.12.2011-28143) sayılı kararı ile maddenin Anayasaya aykırı olmadığına karar verildiği, bu itibarla, Anayasaya aykırılık teşkil etmediği açık olan Kanun hükmüne dayanarak yapılan Yönetmelik değişikliğinin de hukuka uygun olduğu,
Seçime grup olarak katılacaklar için getirilen asil ve yedek üye sayısı kadar aday gösterme zorunluluğu her seçimde birden fazla grubun seçimlere katılmayabileceği öngörülerek yapıldığı, zira, seçime katılan tek grubun yedek üye göstermemesi durumunda üyeliklerde boşalma olması halinde yedek üyeler bulunmaması nedeniyle içinden çıkılmaz hukuki sıkıntılar oluşacağı ifade edilmiştir.
Genel Kurul Kararları yönünden: 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunun 40. maddesinde oda ve Birlik organlarının seçim esaslarının düzenlendiği, anılan maddenin 13. ve 14. fıkralarında; "Seçimin devamı sırasında yapılan işlemler ile tutanakların düzenlenmesinden itibaren iki gün içinde seçim sonuçlarına yapılacak itirazlar, hakim tarafından aynı gün incelenir ve kesin olarak karara bağlanır, itiraz süresinin geçmesi ve itirazların karara bağlanmasından hemen sonra hakim yukarıdaki hükümlere göre kesin sonuçları ilan eder ve ilgili oda ile birliğe bildirir. Hâkim, seçim sonuçlarını etkileyecek ölçüde bir usulsüzlük veya kanuna aykırı uygulama sebebiyle seçimlerin iptaline karar verdiği takdirde, süresi bir aydan az ve iki aydan fazla olmamak üzere seçimin yenileneceği pazar gününü tespit ederek oda ve birliğe bildirir. Belirlenen günde yanız seçim, yapılır ve seçim işlemleri bu madde ile kanunun öngördüğü diğer hükümlere uygun olarak yürütülür” hükmüne yer verildiği, seçime ilişkin itirazları incelemek ve karara bağlamak, gerekirse seçimleri iptal etmenin İlçe Seçim Kurulu Hâkimi'nin işi olduğu, davacının iddialarını inceleme, kesin karara bağlama ve seçimlerin iptaline karar verme görevinin seçim yargısına ait olduğu, iptali talep edilen ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülen bu işlemlere karşı İlçe Seçim Kurulu Hâkimi'ne hiçbir şekilde itiraz etmeyen davacıların Genel Kurul'da verilen kararları idari yargıda davaya konu etmesinin mümkün bulunmadığı,
Gündemin 3. ve 7. Maddelerinde Geçen "Divana” ibarelerinin "İlçe Seçim Kurulu'na” eklinde değiştirtilmesine ilişkin önergenin reddine ilişkin genel kurul kararı yönünden: Genel Kurul esnasında 298 sayılı Kanun'da belirtilen düzenlemelere tamamen riayet edildiği, aday listelerinin tam da bu Kanunda belirtildiği gibi "İlçe Seçim Kurulu”'na gönderildiği, ancak, 3568 sayılı Kanun'un 35, 38. ve 39. maddeleri incelendiğinde de görülebileceği üzere, Birlik organlarının seçimlerine ilişkin olarak Kanunda örneğin Yönetim Kurulu'nda 5 YMM - 4 SMMM bulunması, Kurul üyeliklerine seçilecek meslek mensuplarının seçildikleri esnada fiilen mesleki faaliyette bulunuyor olmaları, adayların belirli bir süredir mesleki faaliyette bulunuyor olmaları gibi özel şartların mevcut olduğu, bu kapsamda, seçimlerin Kanuna uygun olarak gerçekleştirilmesini teminen aday listelerinin İlçe Seçim Kurulu'na gönderilmeden önce de yapılması gereken bazı incelemelerin olduğu, işte davacılar tarafından verilen önerge ile; listelerin İlçe Seçim Kurulu'na gönderilmesine değin yapılması gereken bu işlemlerin de İlçe Seçim Kurulu tarafından gerçekleştirilmesin teklif edildiği, İlçe Seçim Kurulu'nun Birlik Kurullarına aday olacaklarla ilgili yeterli ve gerekli detaylı bilgiye sahip olmadığından bu nevi değerlendirmeleri sıhhatle yapmasının mümkün olmadığı, bu nedenle TÜRMOB Yönetmeliğinin 51. maddesinin birinci fıkrasında yer alan; gruplardan aday olacak kişilerin adaylığa ilişkin dilekçelerinin grup listesine eklenerek divana verileceği yönündeki düzenleme de gözönünde bulundurularak, aday listelerinin İlçe Seçim Kurulu'na gönderilmeden evvel bu değerlendirmelerin yapılması için Divana verildiği,
Emek ve Demokrasiden Yana Muhasebeciler Güçbirliği Platformu Grubu listesinin seçime alınmamasına İlişkin Genel Kurul Kararı Yönünden: 3568 sayılı Yasanın 40. maddesi ile Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Yönetmeliği'nin 51. maddesinin tetkikinden de anlaşılacağı üzere, adaylık üstesinde Kanunun istediği sayıda asil ve yedek üye sayısı kadar Yeminli Mali Müşavir ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavire yer vermek seçimlerde "grup” olarak aday olmanın temel şartı olduğu, Emek ve Demokrasiden Yana Muhasebeciler Güçbirliği Platformu Grubu'nun Divan Başkanlığına sunmuş olduğu aday listesinin incelenmesinden bu listede Kanunun aradığı sayıda YMM unvanlı kişilere yer verilmediği gibi hiç yedek üye de gösterilmediği, bu itibarla "Grup" olma özelliğini taşımayan Emek ve Demokrasiden Yana Muhasebeciler Güçbirliği Platformu Grubu seçimlere grup listesi altında alınmamasına ilişkin Genel Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gibi seçime ilişkin itirazları incelemenin ve karara bağlamanın, gerekirse seçimleri iptal etmenin İlçe Seçim Kurulu Hakiminin işi olduğu, bu nevi iddiaları inceleme, kesin karara bağlama ve gerekirse iptaline karar verme görevi seçim yargısına ait olduğu değerlendirildiği,
Gündemin 8. Maddesi Kapsamında, Yeterli Sayıda Delegeye Söz Verilmesinin Ardından, Görüşmelerin Sonlandırılmasına Yönelik Genel Kurul Kararı Yönünden: birliğin 22. Olağan Genel Kurul toplantısının, kayıtlı 1627 adet delegenin yaklaşık % 90'nın katılımıyla gerçekleştiği, davacıların, delegelerin 5'er dakikalık konuşma yapmalarının oybirliği ile kararlaştırıldığını, sonrasında verilen önergenin Genel Kurul tarafından kabulü neticesinde konuşmaların sonlandırılmasının seçimlerin adil ve rekabet içerisinde yapılmasının engellendiğini ileri sürdüğü ve bu yönde verilen Genel Kurul kararının iptali gerektiğini ifade ettikleri, verilen ilk önerge ile konuşmacılara 5 (beş)'er dakika süre verilmesini oybirliği ile kabul eden genel kurul, sonrasında verilen önergeyi bu sefer oyçokluğu ile kabul ederek konuşmalara son verilmesinin istenildiği,
Genel Kurul toplantısının belirli bir zaman aralığında gerçekleştirilmesinin mevzuat uyarınca zorunlu olduğu, söz verilecek delegelerin konuşma sürelerinin yanında, söz alacak delege sayısının da sınırlı tutulmasını gerektirmekte ise de, Genel Kurulun bu sayı sınırlamasını başlangıçta yapmadığı, ne zaman ki konuşmaların sonlandırılmasını oyçokluğu ile istenildiğinde, 3568 sayılı Yasaya uygun olarak verilen bu karar uyarınca konuşmalara son verildiği,
Öte yandan, davacılar tarafından hukuka aykırı olduğu iddia edilen bu Genel Kurul kararı Gündemin 8. maddesi kapsamında 41 adet delegeye söz verildikten ve delegeler 5'e dakikalık konuşmalarını tamamladıktan sonra alındığı, görüşmelerin cumartesi günü akşamına kadar sonuçlandırmak zorunda olan Genel Kurulun vermiş olduğu bu kararın bir takdir hakkından ziyade yasal bir zorunluluk içerdiği, yeterlilik önergesi verilip görüşmeler sonlandırılmasına rağmen Genel Kurul toplantısının ilk gününün 21.20'de bitirilebildiği, her delegeye söz vermeye devam edilmesi halinde bu Genel Kurulun Kanunda belirtilen sürede bitirilemeyeceği,
Gündemin Değişik 10 uncu Maddesinde Yer Alan "Seçime Katılacak Grupların Başkan Adaylarının Konuşmaları” Başlığının "Seçime Katılacak Grupların Adaylarının Temsilcilerinin Ve Bağımsız Yönetim Kurulu Adayların Konuşmaları” Şeklinde Değiştirilmesine İlişkin Önergenin Reddine İlişkin Genel Kurul Kararı Yönünden: 3568 sayılı Yasa'nın yukarıda yer verilen 40, maddesinin 8. fıkrası uyarınca, üyeler seçimlerde bağımsız aday olabilecekleri gibi, aralarında oluşturacakları grupların listelerinden de aday olabileceği, davacıların seçimlerde grup olarak aday olanların başkan adaylarına 15 (onbeş)'er dakika konuşma süresi verildiğini, bu sürenin bağımsız yönetim kurulu adayı olan tüm adaylara tanınması gerektiğini, aksinin eşitlik ilkesini aksinin eşitlik ilkesini ihlal edeceğini ileri sürdükleri, bu madde kapsamında konuşma yapan seçimlere katılacak grupların başkan adaylarının bu konuşmalarını 9 Yönetim Kurulu, 5 Disiplin Kurulu ve 3 Denetleme Kurulu üyesi olmak üzere, toplamda 17 kişiyi temsilen yaptıkları, grupların Yönetim Kurulu başkan adayları, yine Genel Kurulca oyçokluğu ile kabul edilen bir önerge uyarınca kendilerine verilen 15 dakikalık konuşma süresi içerisinde hem kendileri adına hem de birlikte seçime girdikleri diğer 16 aday adına konuşma yaptıkları, rakamsal açıdan bakıldığında, Yönetim Kurulu'na bağımsız olarak aday olanlardan isteyenlerin de gündemin 8. maddesi kapsamında 5'er dakikalık konuşmalarını yaptığı değerlendirildiğinde, Genel Kurul tarafından verilen bu kararda eşitlik ilkesini ihlal eden bir durumun bulunmadığı, bu nedenle bu kararın da hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : Yusuf AVCI
DÜŞÜNCESİ : Davanın kısmen karar verilmesine yer olmadığı, kısmen iptal, kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği’nin 15-16 Ekim 2016 tarihlerinde gerçekleştirilen 22. Olağan Genel Kurul Toplantısında verilen bazı önergelerin kabulüne, bazılarının reddine ilişkin olarak verilen Genel Kurul kararlarının ve 11/06/1990 tarih ve 20545 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Yönetmeliğinin, 25/12/2012 tarih ve 28508 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 5. maddesi ile değişik 21. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “beşinin yeminli mali müşavir olması zorunludur.”, 6. maddesi ile değişik 22. maddesinde yer alan “Yönetim Kurulu Başkanı, en az beş yıl süreyle Yeminli Mali Müşavirlik yapmış olanlar arasından seçilir.” ibarelerinin, 10. maddesi ile değişik “ Oy Pusulası ve Oy Verme İşlemi” başlıklı 51. maddesinin iptali, 3568 sayılı Yasa’nın 35. maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarının Anayasaya aykırı olduğundan bahisle Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle açılmıştır.
3568 sayılı Kanun’un 35. maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarının Anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla Anayasa Mahkemesine yapılan başvuru, Mahkemenin 18/05/2011 tarih ve E:2008/80,K:2011/81 sayılı kararıyla reddedilmiş olduğundan davacının Anayasaya aykırılık iddiası yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi;
Genel Kurul kararlarının iptali isteminin incelenmesi;
298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 18. maddesinde ilçe seçim kurulunun, bir başkan ile altı asıl ve altı yedek üyeden kurulacağı, ilçedeki en kıdemli hâkimin kurulun başkanı olduğu, 19. maddesinde de; ilçe seçim kurulunun dört asıl ve dört yedek üyesinin siyasi partilerden alınacağı, diğer iki asıl iki yedek üyesinin ise; ilçe merkezinde görev yapan ve toplam memuriyet süresi on yıldan fazla olan, yasama meclisleri veya yerel idare seçimlerinden birine siyasi parti adayı veya aday adayı olarak katılmamış ve evvelce hiç bir siyasi partiye kaydolmamış Devlet memurlarını gösteren, o ilçedeki görev süreleri esas alınarak düzenlenecek listenin ilk sekiz sırasında yer alanlar arasından ad çekme ile belirleneceği hüküm altına alınmıştır.
3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'nun "Oda ve birlik organlarının seçim esasları" başlıklı 40. maddesinin 1. fıkrasında; seçim usulü ve seçimlerin yargı gözetimi altında yapılacağı düzenlenmiş, 2. fıkrasında; odaların ve birliğin organ seçimlerinin gizli oyla yapılacağı ve seçim işlemlerinin maddede belirtilen esaslara göre yargı gözetimi altında gerçekleştirileceği, seçim yapılacak Genel Kurul toplantısından en az 15 gün önce oda ve birlik seçimleri için üyeleri belirleyen listenin, toplantının gündeminin, yerinin, gününün, saati ile çoğunluk olmadığı takdirde yapılacak ikinci toplantıya dair hususların belirtildiği bir yazıyla birlikte üç nüsha olarak o yer ilçe seçim kurulu başkanına tevdi edileceği, bir yerde birden fazla ilçe seçim kurulu bulunduğu takdirde görevli ilçe seçim kurulunun, Yüksek Seçim Kurulunca belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Mezkur maddenin 14. fıkrasında da; "Hakim, seçim sonuçlarını etkileyecek ölçüde bir usulsüzlük veya kanuna aykırı uygulama sebebiyle seçimlerin iptaline karar verdiği takdirde, süresi bir aydan az ve iki aydan fazla olmamak üzere seçimin yenileneceği pazar gününü tespit ederek oda ve birliğe bildirir. Belirlenen günde yalnız seçim yapılır ve seçim işlemleri bu madde ile kanunun öngördüğü diğer hükümlere uygun olarak yürütülür." hükmüne yer verilerek hakime (ilçe seçim kurulu başkanına), seçimin her aşamasında kanuna uygunluk denetimi yapma ve kanuna aykırı uygulama sebebiyle seçimlerin iptaline karar verme yetki ve görevi verilmiştir.
Bu durumda; ilçe seçim kurulu başkanı olan hakimin Emek ve Demokrasiden Yana Muhasebeciler Güçbirliği Platformu Grubu adına sunulan aday listesinin, Kanunda yer verilen niteliği taşıyıp taşımadığı ve adaylık başvurusunun kabul edilip edilmemesinin Kanuna uygunluğu bakımından denetim yapma görevi bulunduğu açık olup, Kurulun bu konuda verdiği kararın kesin olduğu hususu da göz önüne alındığında, dava konusu kararların idari yargı yerlerince hukuka uygunluk denetimine tabi tutulması mümkün görülmemektedir.
Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin dava konusu edilen maddelerinin incelenmesi;
Yönetmeliğin 10. maddesi ile değişik ana yönetmeliğin 51. maddesinde yer alan “...Grup olarak seçime girenlerin Yönetim, Denetim ve Disiplin Kurulları Üyelikleri için asıl ve yedek üye sayısı kadar aday göstermeleri gereklidir...” ibaresi, Danıştay Sekizinci Dairesinin 20/06/2018 tarih ve E:2013/11675, K:2018/3373 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.
Yönetmeliğin 5. maddesi ile değişik ana yönetmeliğin 21. maddesinde yer alan “Yönetim Kurulu üyelerinden beşinin yeminli mali müşavir olması zorunludur.” ibaresi;
3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu’nun 35. maddesinin birinci fıkrasında, “Yönetim Kurulu üyelerinden beşinin yeminli mali müşavir olması zorunludur.” hükmünün yer alması karşısında, düzenlemede dayanağı Kanuna aykırılık bulunmamaktadır.
Yönetmeliğin 6. maddesi ile değişik ana yönetmeliğin 22. maddesinde yer alan “Yönetim Kurulu Başkanı, en az beş yıl süreyle yeminli mali müşavirlik yapmış olanlar arasından seçilir.” ibaresi;
3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu’nun 35. maddesinin üçüncü fıkrasında, “Yönetim Kurulu Başkanı en az beş yıl süreyle yeminli mali müşavirlik yapmış olanlar arasından seçilir.” hükmü yer almakta olup, düzenlemede dayanağı Kanuna aykırılık görülmemiştir.
Yönetmeliğin 10. maddesi ile değişik ana yönetmeliğin 51. maddesinin iptal edilen kısımlar dışındaki bölümünün incelenmesi;
Dava konusu edilen madde ile oda ve birlik organlarının seçim esasları düzenlenmiş, dayanağı Kanun’un 40. maddesinin uygulanmasının gösterilmesi amaçlanmıştır.
Bu durumda, dayanağı Kanun maddesine aykırı bulunmayan ve Kanun maddesine paralel düzenleme içeren Yönetmelik hükmünde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle Yönetmeliğin 10. maddesinde yer alan “...Grup olarak seçime girenlerin Yönetim, Denetim ve Disiplin Kurulları Üyelikleri için asıl ve yedek üye sayısı kadar aday göstermeleri gereklidir...” ibaresi yönünden dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı, Yönetmeliğin 5. ve 6. maddesinde yer alan ibareler ile 10. maddenin iptal edilen ibare dışında kalan bölümü yönünden davanın reddi, Genel Kurul kararları yönünden davanın incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
3568 sayılı Kanun'un değiştirilen 35. maddesinin 1. ve 3. fıkrasının iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması istenilmiş ise de; 3568 sayılı Kanun'un değiştirilen 1. fıkrasındaki "Üst üste iki seçim döneminde iki defa Birlik Yönetim Kurulu başkanlığına seçilmiş olanlar, aradan iki seçim dönemi geçmedikçe Yönetim Kurulu üyeliğine seçilemezler." ibaresi hakkında Anayasaya aykırı olduğundan bahisle yapılan başvurunun; 3568 sayılı Kanun'un değiştirilen 3. fıkrasındaki "en az beş yıl süreyle yeminli mali müşavirlik yapmış olanlar" ibaresi hakkında Anayasaya aykırı olduğundan bahisle yapılan başvurunun ve 3568 sayılı Kanun'un değiştirilen 40. maddesinin 8. fıkrasında düzenlenen "Seçimlerde, üyeler bağımsız aday olabilecekleri gibi, aralarında oluşturacakları grupların listelerinden de aday olabilirler. Kurul üyelikleri ve Birlik Genel Kurul temsilcilikleri için ayrı oy pusulaları oluşturulur. Oy pusulalarında, grup listelerinden aday olanlar ilgili grup ismi altında, bağımsız adaylar ise ayrıca listelenir. Oy pusulaları, hangi kurul üyeliği için hangi grup ya da bağımsız adaya oy verileceğini gösterecek şekilde hazırlanır, grup isimlerinin ve bağımsız adayların adları yanına işaret konacak kare şeklinde kutulara yer verilmek suretiyle çoğaltılır, ilçe seçim kurulu mührü ile mühürlendikten sonra kullanılır." ibaresi ile 9. fıkrası hakkında Anayasaya aykırı olduğundan bahisle yapılan başvurunun, Anayasa Mahkemesi'nin 15.12.2011 tarih ve 28143 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 18.05.2011 gün ve E:2008/80, K:2011/81 sayılı kararı ile reddedilmesi nedeniyle davacının 3568 sayılı Kanun'un 1. ve 3. fıkrası hakkındaki Anayasaya aykırılık iddiası kabul edilmeyerek işin esası incelendi.

HUKUKİ SÜREÇ VE MADDİ OLAY :
Dava, Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği’nin 15-16 Ekim 2016 tarihlerinde gerçekleştirilen 22. Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan; aday listelerinin verilmesi ile ilgili olarak, Genel Kurul gündeminin 3. ve 7. maddelerinde geçen "Divan'a" kelimesi yerine "İlçe Seçim Kurulu Başkanlığına” bildirilmesi şeklinde değiştirilmesi önergesinin reddedilmesi kararı, davacıların da dahil olduğu Emek ve Demokrasiden Yana Muhasebeciler Güçbirliği Platformu Grubu listesinin, Yeminli Mali Müşavir (YMM) içermediği ve grup listesinde yedek üye de bulunmadığı gerekçesiyle grup olarak seçime alınmaması yönündeki kararı, delegelerin, beşer dakikalık konuşma yapmalarının oybirliği ile kararlaştırılmışken tüm konuşmacıların konuşmaları tamamlanmadan, konuşmaların sona erdirilmesi için verilen önergenin oyçokluğu ile kabul edilmesi kararı ve gündemin 10. maddesi olarak yeniden düzenlenen "Seçime Katılacak Başkan Adaylarının Konuşmaları" başlığının, "Seçime Katılacak Grupların Adaylarının Temsilcilerini ve Bağımsız Yönetim Kurulu Adaylarının Konuşmaları” şeklinde değiştirilmesi önergesinin oyçokluğu ile reddedilmesi yönündeki Genel Kurul kararlarının ve 11/06/1990 tarih ve 20545 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Yönetmeliğinin, 25/12/2012 tarih ve 28508 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile değişik 21. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “beşinin yeminli mali müşavir olması zorunludur.”, 6. maddesi ile değişik 22. maddesinde yer alan “Yönetim Kurulu Başkanı, en az beş yıl süreyle Yeminli Mali Müşavirlik yapmış olanlar arasından seçilir.” ibarelerinin, 10. maddesi ile değişik “Oy Pusulası ve Oy Verme İşlemi” başlıklı 51. maddesinin iptali, 3568 sayılı Yasa’nın 35. maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarının Anayasaya aykırı olduğundan bahisle Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalının usule ilişkin iddiaları kabul edilmeyerek işin esası incelendi;

ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları” başlıklı 135. maddesinin 1. fıkrasında; "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir.” hükmü, 67. maddesinin 2. fıkrasında, "Seçimler ve halkoylaması serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında yapılır. Ancak, yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarının oy hakkını kullanabilmeleri amacıyla kanun, uygulanabilir tedbirleri belirler.” hükmü yer almaktadır.
298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunu'nun 16. maddesi: "İl seçim kurulunun başlıca görev ve yetkileri şunlardır:
1. İl seçim çevresi içinde seçimin düzenle yürütülmesini sağlamak için gereken bütün tedbirleri almak ve seçim işlerini denetlemek,
2. İlçe seçim kurullarına oy sandıklarını ve bu kanunda yazılı diğer seçim araç ve gereçlerini göndermek,
3. İlçe seçim kurullarının teşekkülüne, işlemlerine ve kararlarına karşı yapılan itirazları inceliyerek derhal karara bağlamak,
4. İlçe seçim kurulları başkanlıklarınca seçim işlerinin yürütülmesi hakkında sorulacak hususları derhal cevaplandırmak,
5. Aday beyanname veya listelerini almak ve ilan etmek, bunlar hakkında yapılacak itirazları incelemek ve bu beyanname veya listelerden kanuna göre muteber olmıyanlar hakkında karar vermek, geçici ve kesin aday listelerini yerlerine göndermek ve ilan etmek,
6. İle bağlı ilçe seçim kurullarından gelen tutanakları birleştirerek il seçim çevresi için bir tutanak düzenlemek,
7. Kanunla kendisine verilen başkaca görevleri yapmak.” şeklinde düzenlenmiştir.
Aynı Kanunun 20. maddesi: ”İlçe seçim kurullarının, başlıca görev ve yetkileri şunlardır:
1. İlçe çevresinde seçimin düzenle yürütülmesini sağlamak için gereken bütün tedbirleri almak ve seçim işlerini denetlemek,
2. Sandık kurullarını kurmak,
3. İlçedeki sandık kurullarına, oy sandıklarını ve bu kanunda yazılı diğer seçim araç ve gereçlerini göndermek,
4. Sandık kurullarının teşekküllerine, işlemlerine ve kararlarına karşı yapılan itirazları inceliyerek karara bağlamak,
5. Sandık kurulları başkanlıklarınca seçim işlerinin yürütülmesi hakkında sorulacak hususları derhal cevaplandınnak,
6. İlçe çevresindeki sandık kurullarından gelen tutanakları birleştirerek, ilçe seçim tutanağını düzenlemek ve bu tutanağı seçim işlerine ait diğer evrak ile birlikte il seçim kuruluna derhal teslim etmek,
7. Kanunla kendisine verilen başkaca görevleri yapmak,” şeklinde düzenlenmiştir.
3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'nun 35. maddesinin 1. fıkrasında; 'Birlik Yönetim Kurulu, kayıtlı olduğu meslek odasında en az üç yıl kıdemli olup serbest veya bir işyerine bağlı olarak bu Kanun hükümlerine göre fiilen mesleki faaliyette bulunan Birlik Genel Kurulu üyeleri arasından üç yıl için seçilen dokuz asıl ve dokuz yedek üyeden oluşur. Yönetim Kurulu üyelerinden beşinin yeminli mali müşavir olması zorunludur. Üst üste iki seçim döneminde iki defa Birlik Yönetim Kurulu başkanlığına seçilmiş olanlar, aradan iki seçim dönemi geçmedikçe Yönetim Kurulu üyeliğine seçilemezler.”, 3. fıkrasında "Yönetim Kurulu kendi üyeleri arasından bir başkan, bir genel sekreter ile bir muhasip seçer. Yönetim Kurulu Başkanı en az beş yıl süreyle yeminli mali müşavirlik yapmış olanlar arasından seçilir. Başkanın Bulunmadığı hallerde Başkanın tevkil edeceği kişi Başkanlık yapar.” düzenlemesi yer almaktadır.
Aynı Kanunun 34. maddesinde: "Genel Kurul üç yılda bir Eylül ayında Birlik Yönetim Kurulu Başkanının daveti üzerine toplanır.
Birlik Yönetim Kurulu Başkam, Birlik Yönetim veya Denetleme Kurulunun gerekli gördüğü hallerde Genel Kurulu olağanüstü toplantıya çağırabilir. Ayrıca mevcut temsilcilerin beşte birinin yazılı talebi ile Genel Kurulun olağanüstü toplantıya çağılması mecburidir.
Toplantıların günü, yeri, saati ve gündemi toplantı tarihinden en az yirmi gün önce tirajı yüzbinin üzerinde olan bir gazete ile ilan edilir ve ayrıca taahhütlü bir mektupla delegelere bildirilir. Bu ilan ve mektupta, çoğunluk sağlanamaması nedeniyle toplantı yapılamazsa, yapılacak ikinci toplantının günü, yeri, saati ve gündemi de belirtilir.
Genel Kurul, temsilcilerin tamsayısının salt çoğunluğu ile toplanır. İlk toplantıda yeterli çoğunluk sağlanamazsa ikinci toplantıda çoğunluk aranmaz. Ancak ikinci toplantıya katılan temsilci sayısı Birlik Yönetim, Disiplin ve Denetleme kurulları asıl üyeleri toplamının iki katından az olamaz.
Genel Kurul toplantıları ilanda belirtilen gün, yer ve saatte yapılır. Temsilciler Birlik Yönetim Kurulunca düzenlenen listedeki adları karşısına imza koyarak toplantı yerine girerler. Toplantı, Birlik Yönetim Kurulu Başkanı veya görevlendireceği bir kurul üyesi tarafından açıldıktan sonra toplantıyı yönetmek üzere bir Divan Başkanı, bir Başkanvekili ve iki katip üye seçilir.
Genel Kurul toplantılarında önceden bildirilen gündemdeki konular görüşülür. Ancak Birlik Genel Kurulu temsilcilerinin beşte ikisinin imzası ile teklif edilen konular da gündeme ilave edilir.
Toplantıda hazır bulunan temsilcilerin beşte birinin imzası ile de gündeme yeni madde ilavesi teklif edilebilir.
Genel Kurul toplantılarında hazır bulunanların salt çoğunluğu ile karar verilir.
Toplantıyı Divan Başkanı yönetir, katipler toplantı tutanağını düzenler ve Başkanlar birlikte imzalar.” düzenlemesi yer almaktadır.
Aynı Kanunun "Oda ve birlik organlarının seçim esasları" başlıklı 40. maddesi: Odaların ve birliğin organ seçimleri gizli oyla yapılır ve seçim işlemleri aşağıdaki esaslara göre yargı gözetimi altında gerçekleştirilir.
Seçim yapılacak Genel Kurul toplantısından en az 15 gün önce oda ve birlik seçimleri için üyeleri belirleyen liste, toplantının gündemi, yeri, günü, saati ile çoğunluk olmadığı takdirde yapılacak ikinci toplantıya dair hususları belirten bir yazıyla birlikte üç nüsha olarak o yer ilçe seçim kurulu başkanına tevdi edilir. Bir yerde birden fazla ilçe seçim kurulu bulunduğu takdirde görevli ilçe seçim kurulu, Yüksek Seçim Kurulunca belirlenir. Toplantı tarihlerinin, gündemde yer alan diğer konular gözönünde bulundurularak, görüşmelerin, bir cumartesi günü akşamına kadar sonuçlanmasını ve seçimlerin ertesi günü olan pazar gününün dokuz - onyedi saatleri arasında yapılmasını sağlayacak şekilde düzenlenmesi zorunludur.
Hakim, gerektiğinde ilgili kayıt ve belgeleri de getirtip incelemek suretiyle varsa noksanları tamamlattırdıktan sonra seçime katılacak üyeleri belirleyen liste ile yukarıdaki fıkrada belirtilen diğer hususları onaylar. Onaylanan liste ile toplantıya ait diğer hususlar oda ve birlik ilan yerlerinde asılmak suretiyle üç gün süre ile ilan edilir.
İlan süresi içinde listeye yapılacak itirazlar hakim tarafından incelenir ve en geç iki gün içinde kesin karara bağlanır.
Bu suretle kesinleşen listeler ile toplantıya ait diğer hususlar onaylanarak ilgili oda veya birliğe gönderilir.
Hakim, kamu görevlileri veya aday olmayan üyeler arasından bir başkan ile iki üyeden oluşan bir seçim sandık kurulu tayin eder. Aynı şekilde ayrıca üç yedek üye de belirler. Seçim sandık kurulu başkanının yokluğunda kurula en yaşlı üye başkanlık eder.
Seçim sandık kurulu, seçimlerin kanunun öngördüğü esaslara göre yürütülmesi, yönetimi ve oyların tasnifi ile görevli olup bu görevleri seçim ve tasnif işleri bitinceye kadar aralıksız olarak devam eder.
Dörtyüz kişiden fazla üye bulunması halinde her dörtyüz kişi için bir oy sandığı bulunur ve her seçim sandığı için ayrı bir kurul oluşturulur. Seçimlerde kullanılacak araç ve gereçler ilçe seçim kurulundan sağlanır ve sandıkların konacağı yerler hakim tarafından belirlenir.
(Ek fıkra: 10/7/2008-5786/15 md.) Seçimlerde, üyeler bağımsız aday olabilecekleri gibi, aralarında oluşturacakları grupların listelerinden de aday olabilirler. Kurul üyelikleri ve Birlik Genel Kurul temsilcilikleri için ayrı oy pusulaları oluşturulur. Oy pusulalarında, grup listelerinden aday olanlar ilgili grup ismi altında, bağımsız adaylar ise ayrıca listelenir. Oy pusulaları, hangi kurul üyeliği için hangi grup ya da bağımsız adaya oy verileceğini gösterecek şekilde hazırlanır, grup isimlerinin ve bağımsız adayların adlan yanına işaret konacak kare şeklinde kutulara yer verilmek suretiyle çoğaltılır, ilçe seçim kurulu mührü ile mühürlendikten sonra kullanılır. Oylar pusulada yer alan grup ya da bağımsız adayların ismi yanındaki kutu işaretlenmek suretiyle kullanılır. Oy verme işlemi, gizli oy açık tasnif esaslarına göre yapılır. Üye listesinde adı yazılı bulunmayan meslek mensubu oy kullanamaz, Oylar, oy verenin kimliğini resmi kuruluşlarca verilen belgeyle ispat etmesinden ve listedeki isminin karşısındaki yeri imzalamasından sonra kullanılır. Oylar, üzerinde ilçe seçim kurulu mührü bulunan ve oy verme sırasında sandık kurulu başkam tarafından verilecek zarflara konulmak suretiyle kullanılır. Mühürsüz oy pusulası ve zarfla kullanılan oylar geçersiz sayılır.
(Ek fıkra: 10/7/2008-5786/15 md.) Seçime katılan grupların ve bağımsız adayların adları alt alta ve aldıkları geçerli oy hizalarına yazılır. Grupların oy sayıları, önce bire, sonra ikiye, sonra üçe.. şeklinde devam edilmek suretiyle, yedekler dahil o kurulun çıkaracağı üye ve Birlik Genel Kurul temsilcisi sayısına ulaşıncaya kadar bölünür. Elde edilen paylar ile bağımsız adayların aldıkları oylar ayrım yapılmaksızın en büyükten en küçüğe doğru sıralanır. Kurul asil ve yedek üyelikleri ile Birlik Genel Kurul asil ve yedek temsilcilikleri, gruplara ve bağımsız adaylara rakamların büyüklük sırasına göre tahsis olunur. Son kalan üye veya temsilcilik için oyların eşit olması halinde, bunlar arasında ad çekilmek suretiyle tahsis yapılır. Kurul üyeliği ve Birlik Genel Kurulu temsilciliklerinin gruplara tahsisi oy pusulasında yer verilen sıralamaya göre yapılır.
(Ek fıkra: 10/7/2008-5786/15 md.) Üyeler, oda veya birlik yönetim, denetleme ve disiplin kurullarından sadece birinde görev alabilirler,
Seçim süresinin sonunda seçim sonuçlan tutanakla tespit edilip seçim sandık kurulu başkan ve üyeleri tarafından imzalanır. Birden fazla sandık bulunması halinde tutanaklar, hakim tarafından birleştirilir. Tutanakların birer örneği seçim yerinde asılmak suretiyle geçici seçim sonuçları ilan edilir. Kullanılan oylar ve diğer belgeler tutanağın bir örneği ile birlikte üç ay süreyle saklanmak üzere ilçe seçim kurulu başkanlığına tevdi edilir.
Seçimin devamı sırasında yapılan işlemler ile tutunakların düzenlenmesinden itibaren iki gün içinde seçim sonuçlarına yapılacak itirazlar, hakim aynı gün incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. İtiraz süresinin geçmesi ve itirazların karara bağlanmasından hemen sonra hakim yukarıdaki hükümlere göre kesin sonuçları ilan eder ve ilgili oda ile birliğe bildirir.
(Mülga fıkra: 10/7/2008-5786/15 md.)
Hakim, seçim sonuçlarını etkileyecek ölçüde usulsüzlük ve kanuna aykırı uygulama sebebiyle seçimlerin iptaline karar verdiği takdirde, süresi bir aydan az ve iki aydan fazla olmamak üzere seçimin yenileneceği pazar gününü tespit ederek oda ve birliğe bildirir. Belirlenen günde yalnız seçim yapılır ve seçim işlemleri bu madde ile kanunun öngördüğü diğer hükümlere uygun olarak yürütülür.
İlçe seçim kurulu başkanı hakime ve seçim sandık kurulu başkanı ile üyelerine, Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunda belirtilen esaslara göre ücret ödenir. Bu ücret ve diğer seçim giderleri birlik ve ilgili odaların bütçelerinden karşılanır.
Seçimler sırasında sandık kurulu başkan ve üyelerine karşı işlenen suçlar, kamu görevlilerine (1) karşı işlenmiş gibi cezalandırılır. (1)
Seçimlerin düzen içerisinde ve sağlıklı biçimde yürütülmesi amacıyla hakimin ve sandık kurulunun aldığı tedbirlere uymayanlara eylemin ağırlığına göre bu Kanunda yazılı disiplin cezaları verilir. " hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun "Yönetmelikler" başlıklı 50. maddesi: "Bu Kanunla ilgili olarak aşağıda belirtilen hususlar çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenir.
a) Serbest muhasebeci mali müşavirlik ve yeminli mali müşavirliğe ait çalışma usul ve esasları.
b) 7 nci maddeye göre sınav için teşekkül ettirilecek komisyonun çalışma usulleri, sınav esasları, sınavın konuları, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavir yanında çalışma şekli, süresi (staj) ile ilgili diğer hususlar.
c) Yeminli mali müşavirlerin tasdik işlerine dair işlemler.
d) Müracaat usulleri.
e) Ruhsat verilmesi ve unvanın kullanılması.
f) Üye kayıt defteri, meslek kütüğü ve meslek sicil numarası.
g) Üye aidatları.
h) Taşınmaz mallara sahip olma.
i) Müşavirlik ve muhasebecilik ücretinin esasları.
j) Meslek mensuplarınca tutulacak defter ve kayıtlar ile bunların bildirim mecburiyeti.
k) Disiplin kovuşturması yapılması konusunda karar verecek merci, disiplin cezalarını vermeye yetkili merciler, disiplin cezalarına karşı yapılacak itirazın usul ve şartları ve disiplinle ilgili diğer hususlar.
1) Oda ve birlik personelinin istihdamı ve özlük hakları ile ilgili hususlar.
m) Kanunun uygulaması ile ilgili diğer hususlar.
n) Değerlendirme ve sınav komisyonlarının çalışma usul ve esasları, bunların kimlerden oluşacağı, nerelerde ve ne zaman çalışmaya başlayaçaklan ve diğer hususlar, (3)
a, b, c, j, k, l, m bentlerinde belirtilen yönetmelikler Odalar Birliğince birliğin kurulmasından itibaren bir yıl içinde hazırlanır. Maliye Bakanlığının uygun görüşü alındıktan sonra Resmi Gazete'de yayımlanır.
(n) bendinde belirtilen yönetmelik en geç altı ay içinde Maliye Bakanlığınca, diğer yönetmelikler Birlikçe, Birliğin kurulmasından itibaren altı ay içinde çıkarılır.” hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu edilen 11/06/1990 tarih ve 20545 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Yönetmeliğinin, 25/12/2012 tarih ve 28508 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile değişik 21. maddesi, "Birlik Yönetim Kurulu, kayıtlı olduğu meslek odasında en az üç yıl kıdemli olup serbest veya bir işyerine bağlı olarak Kanun hükümlerine göre fiilen mesleki faaliyette bulunan Birlik Genel Kurulu üyeleri arasından üç yıl için seçilen dokuz asıl ve dokuz yedek üyeden oluşur. Yönetim Kurulu üyelerinden beşinin yeminli mali müşavir olması zorunludur. Üst üste iki seçim döneminde iki defa Birlik Yönetim Kurulu başkanlığına seçilmiş olanlar, aradan iki seçim dönemi geçmedikçe Yönetim Kurulu üyeliğine seçilemezler.
Birlik Yönetim Kurulu Başkan ve üyeleri, Kanunun seçilmeye ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla Genel Kurul toplantılarına katılma ve oy kullanma hakkına sahiptirler.
Birliğin hukukî temsilcisi Yönetim Kurulu Başkanıdır.
Yönetim Kurulu asıl üyeleri arasında boşalma olursa, ilgili seçim kurulu tarafından verilen mazbatada yer alan yedeklerden sırasıyla en fazla oy alanlar getirilir. Yeni üye ilk toplantıya çağrılır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Aynı Yönetmeliğin 6. maddesi ile değişik 22. maddesi, "Yönetim Kurulu ilk toplantısında kendi üyeleri arasından bir Başkan, bir Başkan Yardımcısı, bir Genel Sekreter ile bir Muhasip Üye seçer. (Değişik ikinci cümle:RG-25/12/2012-28508) Yönetim Kurulu Başkanı, en az beş yıl süreyle yeminli mali müşavirlik yapmış olanlar arasından seçilir. Başkanın bulunmadığı hallerde Başkan Yardımcısı Yönetim Kurulu'na başkanlık eder.” şeklinde düzenlenmiştir.
Aynı Yönetmeliğin 10. maddesi ile değişik "Oy Pusulası ve Oy Verme İşlemi” başlıklı 51 inci maddesi, "Seçimlerde, üyeler bağımsız aday olabilecekleri gibi, aralarında oluşturacakları grupların listelerinden de aday olabilirler. Grup olarak seçime girenlerin Yönetim, Denetim ve Disiplin Kurulları Üyelikleri için asıl ve yedek üye sayısı kadar aday göstermeleri gereklidir. Gruplardan aday olacak kişilerin adaylığa ilişkin dilekçeleri grup listesine eklenerek divana verilir. Yönetim, Denetim ve Disiplin Kurulu üyeleri için tek bir birleşik oy pusulası oluşturulur.
Birleşik oy pusulasında gruplar çekilecek kura sırasına göre yan yana yerleştirildikten sonra, grup isimlerinin altında Yönetim, Denetim ve Disiplin Kurulları asıl ve yedek üyelerinin adları sıralanarak yazılır. Var ise bağımsız adaylar, birleşik oy pusulasının en son bölümüne her kurul için unvanları belirtilerek alt alta sıralanmak suretiyle yerleştirilir. Bağımsızların sıralaması çekilecek kuraya göre belirlenir. Oy pusulaları, hangi Kurul üyeliği için hangi grup ya da bağımsız adaya oy verileceğini gösterecek şekilde hazırlanır.
Grup isimlerinin ve bağımsız adayların adlarının yanına işaret konacak kare şeklinde kutulara yer verilmek suretiyle birleşik oy pusulası çoğaltılır, ilçe seçim kurulu mührü ile mühürlendikten sonra kullanılır. Oylar, pusulada yer alan grup ya da bağımsız adayların ismi yanındaki kutu herhangi bir şekilde işaretlenmek suretiyle kullanılır. Oy verme işlemi, gizli oy açık tasnif esaslarına göre yapılır. Üye listesinde adı yazılı bulunmayan meslek mensubu oy kullanamaz. Oylar, oy verenin kimliğini resmi kuruluşlarca verilen belgeyle veya TÜRMOB'un verdiği kimlikle ispat etmesinden ve listedeki isminin karşısındaki yeri imzalamasından sonra kullanılır. Oylar, üzerinde ilçe seçim kurulu mührü bulunan ve oy verme sırasında sandık kurulu başkanı tarafından verilecek zarflara konulmak suretiyle kullanılır. Mühürsüz oy pusulası ve mühürsüz zarfla kullanılan oylar geçersiz sayılır.
Seçime katılan gruplar ve bağımsız adayların adları her kurulda yer alacak Yeminli Mali Müşavir ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavir şeklinde alt alta yazılarak aldıkları geçerli oy hizalarına yazılır. Grupların aldıkları oy sayıları önce bire, sonra ikiye, sonra üçe . . . şeklinde devam edilmek suretiyle kurulda yer alacak Yeminli Mali Müşavir ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavir sayısına ulaşıncaya kadar bölünür. Elde edilen paylar ile bağımsız adayların aldıkları oylar en büyükten en küçüğe sıralanır. Her Kurul asıl ve yedek üyelikleri unvanlara göre gruplara ve bağımsız adaylara rakamların büyüklük sırasına göre tahsis olunur. Oyların eşit olması hallerinde bunlar arasında ad çekilmek suretiyle tahsis yapılır. Kurul üyeliğinin gruplara tahsisi oy pusulasında yer verilen sıralamaya göre yapılır.
Yönetim, Disiplin ve Denetleme Kurullarında asli üyeliklerden herhangi bir nedenle ayrılma olması durumunda, ilgili seçim kurulu tarafından verilen mazbatada yer alan yedek üyelerden en çok oy alanlar unvanlarına göre getirilir.
Üyeler, oda veya birlik yönetim, denetleme ve disiplin kurullarından sadece birinde görev alabilirler.
Seçimlerde, Kurullarda görev alacak Yeminli Mali Müşavir ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavir sayılarının tespitinde Kanunun 35, 38 ve 39'uncu madde hükümlerindeki sayılara uyulur.” şeklinde düzenlenmiştir.
"Seçimlerin İptali” başlıklı 52. maddesinde ise: "Hakim, seçim sonuçlarını etkileyecek ölçüde bir usulsüzlük veya Kanuna aykırı uygulama sebebiyle seçimlerin iptaline karar verdiği takdirde süresi bir aydan az ve iki aydan fazla olmamak üzere seçimin yenileneceği Pazar gününü tespit ederek Birliğe bildirir. Belirlenen günde yalnız seçim yapılır. Seçim işlemleri Kanunun öngördüğü hükümlere uygun olarak yürütülür.” düzenlemesi yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu Yönetmeliğin, 25/12/2012 tarih ve 28508 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile değişik 21. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "beşinin yeminli mali müşavir olması zorunludur” ibaresi yönünden yapılan incelemede;
13.06.1989 tarih ve 20194 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'nun "Birlik Yönetim Kurulu" başlıklı 35. maddesinin 1. fıkrasında, "Birlik Yönetim Kurulu, kayıtlı olduğu meslek odasında en az üç yıl kıdemli olup serbest veya bir işyerine bağlı olarak bu Kanun hükümlerine göre fiilen mesleki faaliyette bulunan Birlik Genel Kurulu üyeleri arasından üç yıl için seçilen dokuz asıl ve dokuz yedek üyeden oluşur. Yönetim Kurulu üyelerinden beşinin yeminli mali müşavir olması zorunludur. Üst üste iki seçim döneminde iki defa Birlik Yönetim Kurulu başkanlığına seçilmiş olanlar, aradan iki seçim dönemi geçmedikçe Yönetim Kurulu üyeliğine seçilemezler." hükmü düzenlenmiştir.
25.12.2012 tarih ve 28508 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile dava konusu Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Yönetmeliği'nin 21. maddesi, "Birlik Yönetim Kurulu, kayıtlı olduğu meslek odasında en az üç yıl kıdemli olup serbest veya bir işyerine bağlı olarak Kanun hükümlerine göre fiilen mesleki faaliyette bulunan Birlik Genel Kurulu üyeleri arasından üç yıl için seçilen dokuz asıl ve dokuz yedek üyeden oluşur. Yönetim Kurulu üyelerinden beşinin yeminli mali müşavir olması zorunludur. Üst üste iki seçim döneminde iki defa Birlik Yönetim Kurulu başkanlığına seçilmiş olanlar, aradan iki seçim dönemi geçmedikçe Yönetim Kurulu üyeliğine seçilemezler.
Birlik Yönetim Kurulu Başkan ve üyeleri, Kanunun seçilmeye ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla Genel Kurul toplantılarına katılma ve oy kullanma hakkına sahiptirler.
Birliğin hukukî temsilcisi Yönetim Kurulu Başkanıdır.
Yönetim Kurulu asıl üyeleri arasında boşalma olursa, ilgili seçim kurulu tarafından verilen mazbatada yer alan yedeklerden sırasıyla en fazla oy alanlar getirilir. Yeni üye ilk toplantıya çağrılır.” şeklinde değiştirilmiştir.
3568 sayılı Kanun'un 35. maddesinin değiştirilen 1. fıkrasındaki "Üst üste iki seçim döneminde iki defa Birlik Yönetim Kurulu başkanlığına seçilmiş olanlar, aradan iki seçim dönemi geçmedikçe Yönetim Kurulu üyeliğine seçilemezler." ibaresine ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 15.12.2011 tarih ve 28143 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 18.05.2011 gün ve E:2008/80, K:2011/81 sayılı kararıyla,
"Anayasa'nın 135. maddesinde, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşlarının maddede belirtilen amaçlar doğrultusunda kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunla gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında gizli oyla seçilen kamu tüzelkişileri olduğu belirtilmiştir. Bu düzenleme uyarınca, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları ile Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği'nin yönetim organlarının seçim usullerinin kanunla belirleneceği açıktır. Demokratik ilkeler çerçevesinde seçimlerde uyulacak kuralların belirlenmesi kanun koyucunun takdir yetkisi içindedir. Üst üste iki dönem başkanlık yapanların iki dönem yönetim kurulu üyesi seçilmesinin yasaklanmasında Anayasa'ya aykırı bir yön bulunmamaktadır." gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir.
İdare Hukukunun temel ilkeleri uyarınca; normlar hiyerarşisinde kanunlardan sonra gelen düzenleyici işlemler, bir kanun hükmüne dayalı olarak hazırlanır. İdare tarafından, düzenleyici işlemler tesis edilirken, üst hukuk normlarına açıklık getirilmesi ve bu normlarca çizilen çerçeve içerisinde teknik detayların belirlenmesi, uygulamadaki belirsizliklerin giderilmesi amaçlanmalıdır.
Bu durumda, dayanağı Kanun maddesine uygun olarak düzenlenen dava konusu Yönetmelik maddesinde hukuk devleti ilkesine, kanuni idare ilkesine ve normlar hiyararşisine aykırılık bulunmamaktadır.

Dava konusu Yönetmeliğin, 25/12/2012 tarih ve 28508 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğinin 6. maddesi ile değişik 22. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Yönetim Kurulu Başkanı, en az beş yıl süreyle yeminli mali müşavirlik yapmış olanlar arasından seçilir” cümlesi yönünden yapılan incelemede;
13.06.1989 tarih ve 20194 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'nun "Birlik Yönetim Kurulu" başlıklı 35. maddesinin 3. fıkrasında, "Yönetim Kurulu kendi üyeleri arasından bir başkan, bir genel sekreter ile bir muhasip seçer. Yönetim Kurulu Başkanı en az beş yıl süreyle yeminli mali müşavirlik yapmış olanlar arasından seçilir. Başkanın bulunmadığı hallerde Başkanın tevkil edeceği kişi Başkanlık yapar." hükmü düzenlenmiştir.
25.12.2012 tarih ve 28508 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile dava konusu Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Yönetmeliği'nin 22 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi “Yönetim Kurulu Başkanı, en az beş yıl süreyle yeminli mali müşavirlik yapmış olanlar arasından seçilir.” şeklinde değiştirilmiştir.
3568 sayılı Kanun'un değiştirilen 35. maddesinin 3. fıkrasındaki "en az beş yıl süreyle yeminli mali müşavirlik yapmış olanlar" ibaresine ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 15.12.2011 tarih ve 28143 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 18.05.2011 gün ve E:2008/80, K:2011/81 sayılı kararıyla,
"3568 sayılı Kanun'un 35. maddesinde 5786 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmadan önceki kuralda yönetim kurulu başkanlığına seçilebilmek için belli bir süre yeminli mali müşavirlik yapma koşulu öngörülmemiştir.
Anayasa'nın 10. maddesinde yer verilen eşitlik ilkesi hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır. Yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez.
Belli görevler için bazı niteliklere sahip olma gerekliliği başta Anayasa olmak üzere birçok düzenlemede yer almaktadır. Çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarında veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında belli görevlere atanabilmek için görevin niteliğine göre belli bir kıdem koşulunun aranması yasakoyucunun takdir yetkisi içindedir.
Öte yandan, meslekte beş yılını doldurmuş olanların seçilebileceği başkanlık görevi ile üç yılını doldurmuş olanların seçilebileceği yönetim kurulu üyeliği görevlerinin özellikleri aynı olmadığından Anayasa'nın 10. maddesine de aykırılıktan söz edilemez." gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'na uygun olarak çıkarılan ve Yasaya aykırı hüküm içermediği Anayasa Mahkemesi kararı ile de sabit olan dava konusu Yönetmeliğin iptali istenilen maddelerinde üst hukuk normlarına, mevzuata ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Dava konusu Yönetmeliğin, 25/12/2012 tarih ve 28508 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğinin 10. maddesi ile değişik "Oy Pusulası ve Oy Verme İşlemi” başlıklı 51. maddesinde düzenlenen “...Grup olarak seçime girenlerin Yönetim, Denetim ve Disiplin Kurulları üyelikleri ile Birlik Genel Kurul temsilcilikleri için asıl ve yedek üye sayısı kadar aday göstermeleri gereklidir...” ibaresi yönünden yapılan incelemede;
Dava konusu bu Yönetmelik maddesinde değişiklik getiren 25/12/2012 tarih ve 28508 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin iptali için açılan davada Dairemizin 17/12/2018 gün ve E:2014/4573, K:2018/8495 sayılı kararıyla bahse konu ibare yönünden, grup olarak seçime girenlerin Yönetim, Denetim ve Disiplin Kurulları Üyelikleri için asıl ve yedek üye sayısı kadar aday göstermelerinin zorunlu kılınmasına ilişkin dava konusu yönetmelik değişikliği ile, 3568 sayılı Kanunun 40. maddesinin getiriliş amacı olan nispi temsil ilkesinden uzaklaşılması anlamına geleceği ve Kanunla getirilmeyen sınırlamanın idarece yapılan bir düzenleme ile yapılmasının normlar hiyerarşisine de aykırılık oluşturacağı, düzenlemenin yedek aday gösterme zorunluluğu getirilmesine ilişkin kısmı yönünden ise Kanun maddesinde bölme işleminin yedek üyeliklere tahsis yapılana kadar devam edeceği yönünde düzenleme yapıldığı, ayrıca yedek üye gösterme zorunluluğuna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediğinden, Kanunla getirilmeyen bir zorunluluğun idarece yapılan bir düzenleme ile yapılması normlar hiyerarşisine de aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle iptal kararı verildiği ve kararın İdari Dava Daireleri Kurulunun 12/04/2021 gün ve E:2019/1457, K:2021/759 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği anlaşıldığından, bu kısım yönünden davanın esası hakkında karar verilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Dava konusu Yönetmeliğin diğer kısımları yönünden yapılan incelemede;
25.12.2012 tarih ve 28508 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 10. maddesi ile dava konusu Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Yönetmeliği'nin 51 inci maddesi, “Oy Pusulası ve Oy Verme İşlemi:
MADDE 51 – Seçimlerde, üyeler bağımsız aday olabilecekleri gibi, aralarında oluşturacakları grupların listelerinden de aday olabilirler. Grup olarak seçime girenlerin Yönetim, Denetim ve Disiplin Kurulları Üyelikleri için asıl ve yedek üye sayısı kadar aday göstermeleri gereklidir. Gruplardan aday olacak kişilerin adaylığa ilişkin dilekçeleri grup listesine eklenerek divana verilir. Yönetim, Denetim ve Disiplin Kurulu üyeleri için tek bir birleşik oy pusulası oluşturulur.
Birleşik oy pusulasında gruplar çekilecek kura sırasına göre yan yana yerleştirildikten sonra, grup isimlerinin altında Yönetim, Denetim ve Disiplin Kurulları asıl ve yedek üyelerinin adları sıralanarak yazılır. Var ise bağımsız adaylar, birleşik oy pusulasının en son bölümüne her kurul için unvanları belirtilerek alt alta sıralanmak suretiyle yerleştirilir. Bağımsızların sıralaması çekilecek kuraya göre belirlenir. Oy pusulaları, hangi Kurul üyeliği için hangi grup ya da bağımsız adaya oy verileceğini gösterecek şekilde hazırlanır.
Grup isimlerinin ve bağımsız adayların adlarının yanına işaret konacak kare şeklinde kutulara yer verilmek suretiyle birleşik oy pusulası çoğaltılır, ilçe seçim kurulu mührü ile mühürlendikten sonra kullanılır. Oylar, pusulada yer alan grup ya da bağımsız adayların ismi yanındaki kutu herhangi bir şekilde işaretlenmek suretiyle kullanılır. Oy verme işlemi, gizli oy açık tasnif esaslarına göre yapılır. Üye listesinde adı yazılı bulunmayan meslek mensubu oy kullanamaz. Oylar, oy verenin kimliğini resmi kuruluşlarca verilen belgeyle veya TÜRMOB’un verdiği kimlikle ispat etmesinden ve listedeki isminin karşısındaki yeri imzalamasından sonra kullanılır. Oylar, üzerinde ilçe seçim kurulu mührü bulunan ve oy verme sırasında sandık kurulu başkanı tarafından verilecek zarflara konulmak suretiyle kullanılır. Mühürsüz oy pusulası ve mühürsüz zarfla kullanılan oylar geçersiz sayılır.
Seçime katılan gruplar ve bağımsız adayların adları her kurulda yer alacak Yeminli Mali Müşavir ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavir şeklinde alt alta yazılarak aldıkları geçerli oy hizalarına yazılır. Grupların aldıkları oy sayıları önce bire, sonra ikiye, sonra üçe … şeklinde devam edilmek suretiyle kurulda yer alacak Yeminli Mali Müşavir ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavir sayısına ulaşıncaya kadar bölünür. Elde edilen paylar ile bağımsız adayların aldıkları oylar en büyükten en küçüğe sıralanır. Her Kurul asıl ve yedek üyelikleri unvanlara göre gruplara ve bağımsız adaylara rakamların büyüklük sırasına göre tahsis olunur. Oyların eşit olması hallerinde bunlar arasında ad çekilmek suretiyle tahsis yapılır. Kurul üyeliğinin gruplara tahsisi oy pusulasında yer verilen sıralamaya göre yapılır.
Yönetim, Disiplin ve Denetleme Kurullarında asli üyeliklerden herhangi bir nedenle ayrılma olması durumunda, ilgili seçim kurulu tarafından verilen mazbatada yer alan yedek üyelerden en çok oy alanlar unvanlarına göre getirilir.
Üyeler, oda veya birlik yönetim, denetleme ve disiplin kurullarından sadece birinde görev alabilirler.
Seçimlerde, Kurullarda görev alacak Yeminli Mali Müşavir ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavir sayılarının tespitinde Kanunun 35, 38 ve 39’uncu madde hükümlerindeki sayılara uyulur.” şeklinde değiştirilmiştir.
Anayasa'nın 124’üncü maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilecekleri hükme bağlanmıştır.
Yönetmeliklerin, Anayasa, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ve hukukun genel ilkelerine aykırı hükümler içermemesi, normlar hiyerarşisinin bir gereğidir. Dolayısıyla; bir normun, kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir norma aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesi mümkün bulunmamaktadır. Dava konusu edilen madde ile de oda ve birlik organlarının seçim esasları düzenlenmiş, dayanağı Anayasa'ya uygunluğu tespit edilen Kanun'un 40. maddesinin uygulanmasının gösterilmesi amaçlanmıştır.
Bu durumda, dayanağı Kanun maddesine aykırı bulunmayan ve ilgili maddeye benzer düzenlemeler içeren dava konusu Yönetmelik hükmünde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Dava konusu Genel Kurul Kararlarından; davacıların da dahil olduğu Emek ve Demokrasiden Yana Muhasebeciler Güçbirliği Platformu Grubu listesinin, Yeminli Mali Müşavir (YMM) içermediği ve grup listesinde yedek üye de bulunmadığı gerekçesiyle grup olarak seçime alınmaması yönündeki kararı dışında kalan kararları yönünde yönünden yapılan incelemede;
Dava konusu Genel Kurul Kararları yönünden, seçimlerin Kanuna uygun olarak gerçekleştirilmesini teminen aday listelerinin belirlenmesi ve İlçe Seçim Kurulu'na gönderilmeden önce yapılması gereken bazı incelemelerin olduğu, Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Yönetmeliğinin 51. maddesinin birinci fıkrasında yer alan; gruplardan aday olacak kişilerin adaylığa ilişkin dilekçelerinin grup listesine eklenerek divana verileceği yönündeki düzenleme ile aday listelerinin belirlenerek İlçe Seçim Kurulu'na gönderilmeden evvel Kanunda aranan şartlar yönünden değerlendirme yapılabilmesinin amaçlandığı dikkate alındığında, seçim öncesi aday listelerinin belirlenmesi amacıyla Genel Kurul tarafından alınan kararların idari işlem niteliğinde olduğu ve idari yargının görev alanına girdiği sonuç ve kanaatine varılarak işin esasına geçilmiştir.
Nitekim Yüksek Seçim Kurulu'nun 24/10/2016 tarih ve 538 karar numaralı kararında; Çankaya 1. İlçe Seçim Kurulu Başkanlığının 18/10/2016 tarihli, 2016/438 sayılı kararındaki; TÜRMOB delegesi'nin Yönetim Kurulu adayı'nın adaylık niteliğini taşımaması yönündeki itirazın seçim sonuçlarına karşı yapılmış bir itiraz olmayıp adaylık şartına karşı yapılmış bir itiraz olduğundan, adayların belirlenip listenin oluşturulması işleminin divanın görevi bulunduğu, yasa ve yönetmeliğin bu konuda adaylık koşullarını inceleme görevini ilçe seçim kurulu başkanına vermediği hususu da göz önünde alındığında talep konusu ilçe seçim kurulu başkanlığınca değerlendirilemeyeceğinden, yerinde görülmeyen talebin reddine ilişkin kararına karşı yapılan itirazda, konuya ilişkin olarak verilen ilçe seçim kurulu kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, itirazın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu Genel Kurul Kararlarının, seçim öncesi aday listelerinin belirlenmesi amacına ilişkin olduğu, 3568 sayılı Yasa'nın 34 üncü maddesinin 7. fıkrası uyarınca, "Genel Kurul toplantılarında hazır bulunanlarin salt çoğunluğu ile karar verilir." düzenlemesi uyarınca davacılar tarafından iptali talep edilen Genel Kurul kararlarının bu hükme uygun olarak verildiği görüldüğünden, bu haliyle dava konusu işlemde üst hukuk normlarına aykırılık bulunmamaktadır.
Dava konusu Genel Kurul Kararlarından; davacıların da dahil olduğu Emek ve Demokrasiden Yana Muhasebeciler Güçbirliği Platformu Grubu listesinin, Yeminli Mali Müşavir (YMM) içermediği ve grup listesinde yedek üye de bulunmadığı gerekçesiyle grup olarak seçime alınmaması yönündeki kararı yönünden yapılan incelemede;
Söz konusu Genel Kurul Kararının dayanağı olan 25/12/2012 tarih ve 28508 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 10. maddesi ile değişik dava konusu Yönetmeliğin "Oy Pusulası ve Oy Verme İşlemi” başlıklı 51. maddesinde düzenlenen “... Grup olarak seçime girenlerin Yönetim, Denetim ve Disiplin Kurulları üyelikleri ile Birlik Genel Kurul temsilcilikleri için asıl ve yedek üye sayısı kadar aday göstermeleri gereklidir ...” ibaresi yönünden Dairemizin 17/12/2018 gün ve E:2014/4573, K:2018/8495 sayılı kararıyla bahse konu ibarenin iptaline karar verildiği ve kararın İdari Dava Daireleri Kurulunun 12/04/2021 gün ve E:2019/1457, K:2021/759 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği anlaşıldığından, dayanağı kalmayan dava konusu Genel Kurul Kararının iptaline karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu Yönetmeliğin, 25/12/2012 tarih ve 28508 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğinin 10. maddesi ile değişik 51. maddesinde düzenlenen “...Grup olarak seçime girenlerin Yönetim, Denetim ve Disiplin Kurulları üyelikleri ile Birlik Genel Kurul temsilcilikleri için asıl ve yedek üye sayısı kadar aday göstermeleri gereklidir...” ibaresi yönünden oybirliğiyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, diğer kısımları yönünden oybirliğiyle DAVANIN REDDİNE
2. Dava konusu Yönetmeliğin, 25/12/2012 tarih ve 28508 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile değişik 21. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "beşinin yeminli mali müşavir olması zorunludur” ibaresi ve aynı Yönetmeliğin 6. maddesi ile değişik 22. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Yönetim Kurulu Başkanı, en az beş yıl süreyle yeminli mali müşavirlik yapmış olanlar arasından seçilir” cümlesi yönünden oybirliğiyle DAVANIN REDDİNE,
3. Dava konusu Genel Kurul Kararlarından; davacıların da dahil olduğu Emek ve Demokrasiden Yana Muhasebeciler Güçbirliği Platformu Grubu listesinin, Yeminli Mali Müşavir (YMM) içermediği ve grup listesinde yedek üye de bulunmadığı gerekçesiyle grup olarak seçime alınmaması yönündeki kararı yönünden oybirliğiyle İPTALİNE, dava konusu diğer Genel Kurul Kararlarından; delegelerin, beşer dakikalık konuşma yapmalarının oybirliği ile kararlaştırılmışken tüm konuşmacıların konuşmaları tamamlanmadan, konuşmaların sona erdirilmesi için verilen önergenin oyçokluğu ile kabul edilmesi kararı yönünden oyçokluğu, diğer kararları yönünden oybirliğiyle DAVANIN REDDİNE,
4. Dava sonuç olarak kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen iptal, kısmen ret ile sonuçlandığından, aşağıda dökümü gösterilen …-TL yargılama giderlerinin haklılık oranına göre hesaplanan 2/3 'ü karşılığı …-TL'nin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine; yargılama giderlerinin haklılık oranına göre hesaplanan 1/3'ü karşılığı …-TL'nin davacılar üzerinde bırakılmasına,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
6. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
7. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine,
8. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 31/10/2023 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY:
(X)- Dava konusu Genel Kurul Kararlarından; TÜRMOB Genel Kurul Tutanağının gündemin 8. maddesinde, divan başkanı genel kurulun başlarında verilen önerge üzerine oybirliği ile kararlaştırılan, delegelerin beşer dakikalık konuşmalarının, tüm konuşmacıların konuşmaları tamamlanmadan, konuşmaların sona erdirilmesi için verilen önergenin oyçokluğu ile kabul edilmesi yönünde verilen kararın, seçimlerin adil ve rekabet içinde yapılmasını engellediği, seçime girecek adayların ve seçmenlerin Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki ifade hürriyetlerinin kullanımını sınırladığı, şüphesiz ki sınırlı sürede tamamlanması gereken işler için süre tahditi konulabileceği ancak bu hususun en başta ilan edilmesi gerektiği, aksi durumda bazı delegelerin konuşmaları yaptıktan sonra, hiç söz almayan veya söz almak için önceden beyanda bulunmuş olan delegelere söz verilmemesinin çoğulculuk ilkesine aykırılık oluşturacağından, iptali gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın