7. Daire 2025/2130 E. 2026/56 K. — Danıştay Kararı
7. Daire 2025/2130 Esas 2026/56 Karar 20.01.2026
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2025/2130 E., 2026/56 K.
T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2025/2130 Karar No : 2026/56
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Nakliyat Petrol Gıda İnşaat İthalat İhracat İmalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 2010 ve 2011 yıllarının muhtelif dönemlerine ait özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi ile yargı harçlarından oluşan borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacının banka hesaplarına uygulanan e-haciz işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin şirket müdürünün yerleşim yeri adresine ikinci defa tebligata çıkarıldığı, adreste bulunamadığından pusulanın kapıya yapıştırılarak evrakın iade olunduğu, usulüne uygun olarak tebliğ edilen ödeme emrine karşı dava açılmadığı, yapılan malvarlığı araştırması sonucu borcun şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ve davaya konu edilmeksizin kesinleşmesi nedeniyle banka hesaplarına uygulanan e-haciz işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dosyanın incelenmesinden, 13/10/2010 tarih ve 7668 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilen 03/08/2010 tarihli ortaklar kurulu kararına göre asıl borçlu şirketi temsil ve ilzama yetkili kişi olarak ...'in seçildiği, 10/06/2015 tarih ve 8838 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilen 04/06/2015 tarihli ortaklar kurulu kararına göre ise, şirketin bir şube açtığı, şubeyi temsil ve ilzama yetkili kişi olarak da ...'ın seçildiğinin anlaşıldığı, olayda, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin, şirketi temsil ve ilzama yetkili olmayan, şirket şube müdürü ...'ın yerleşim yeri adresinde tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında, şirket adına usulüne uygun olarak kesinleştirilmeyen alacağın tahsili amacıyla davacının banka hesaplarına uygulanan e-haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasından sonra dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 01/06/2015 tarih ve 8831 sayılı Ticaret Sicili Gazetesinde, şirket müdürünün ... olduğunun ilan edildiği, bu durumda, hem şirket, hem de şube müdürü olduğundan asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin, şirket müdürü olarak anılan şahsın yerleşim yeri adresine tebliğinde usule aykırılıktan söz edilemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Dosyanın incelenmesinden, 01/06/2015 tarih ve 8831 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilen 25/05/2015 tarihli ortaklar kurulu kararı ile, ...'ın şirket hisselerinin tamamını devralarak aksi kararlaştırılıncaya kadar şirket müdürlüğüne atandığı hususunun ilan edildiği anlaşıldığından, şirket adına düzenlenen ödeme emrinin, öncelikle şirketin bilinen adresinde tebliğ cihetine gidilip gidilmediğinin araştırılarak, bu suretle tebliğ edilemediğinin anlaşılması halinde, davacının banka hesaplarına uygulanan e-haciz işleminin diğer yönlerden hukuka uygun olup olmadığı yönünden yapılacak inceleme ve değerlendirmeyle ulaşılacak sonuca göre karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : ... Nakliyat Petrol Gıda İnşaat İthalat İhracat İmalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 2010 ve 2011 yıllarının muhtelif dönemlerine ait özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi ile yargı harçlarından oluşan borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacının banka hesaplarına uygulanan e-haciz işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Bilinen adresler" başlıklı 101. maddesinin 1. fıkrasında, mükellef tarafından işe başlamada veya adres değişikliğinde bildirilen işyeri adresleri, yoklama fişinde veya ilgilinin imzası bulunmak şartıyla yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tespit edilen işyeri adresleri, 25/04/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'na göre oluşturulan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen adresler olarak sayılmış; aynı maddenin 2. fıkrasında, birinci fıkranın (1) ve (2) numaralı bentlerinde yazılı bilinen adreslerden tarih itibarıyla tebligat yapacak makama en son olarak bildirilmiş veya bu makamca tespit edilmiş olanın dikkate alınacağı ve tebliğin öncelikle bu adreste yapılacağı; 3. fıkrasında, işyeri adresinde tebliğ yapılacak olanların bu adresinde bulunamaması, işin bırakılması veya işin bırakılmış addolunması hallerinde tebliğin, gerçek kişilerde kendisinin, tüzel kişilerde bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerinden birinin, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde ise bunları idare edenler veya varsa temsilcilerinden herhangi birinin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılacağı; 4. fıkrasında, işyeri adresi olmayanlara tebliğin, doğrudan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılacağı düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden, 01/06/2015 tarih ve 8831 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilen 25/05/2015 tarihli ortaklar kurulu kararı ile, ...'ın şirket hisselerinin tamamını devralarak aksi kararlaştırılıncaya kadar şirket müdürlüğüne atandığı hususunun ilan edildiği anlaşıldığından, Vergi Dava Dairesince, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin şirketi temsile yetkili olmayan anılan şahsın yerleşim yeri adresinde tebliğ edilmesi nedeniyle borçların şirket nezdinde usulüne uygun olarak kesinleştirilmediği gerekçesiyle verilen kararda isabet görülmemiştir. Öte yandan, şirket adına düzenlenen ödeme emrinin, öncelikle şirketin bilinen adresinde tebliği cihetine gidilip gidilmediğinin araştırılarak, gidildiğinin anlaşılması halinde, davacının banka hesaplarına uygulanan e-haciz işleminin diğer yönlerden hukuka uygun olup olmadığı yönünden yapılacak inceleme ve değerlendirmeyle ulaşılacak sonuca göre yeniden karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 20/01/2026 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.