7. Daire 2024/506 E. 2025/688 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

7. Daire 2024/506 E. 2025/688 K. — Danıştay Kararı

7. Daire 2024/506 Esas 2025/688 Karar 18.02.2025
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2024/506 E.,  2025/688 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/506
Karar No : 2025/688

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : ... Elektronik Teknoloji Ürünleri İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...

2- (DAVALI) : ... Bakanlığı adına
... Havalimanı Gümrük Müdürlüğü

VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın faturasında gösterilen kıymetini aşan tutara ilişkin ihtirazi kayıtla beyan edilerek fazladan ödenen gümrük ve katma değer vergilerine vaki itirazın reddine dair işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; eşyanın gümrük kıymetinin satış bedeli yöntemine göre belirlenen fiyat olduğu, satış bedeli yöntemine göre gümrük kıymetinin tespit edilemediği durumda sırasıyla diğer yöntemlerin uygulanacağı, olayda, davacının gözetim uygulaması nedeniyle eşyanın birim kıymetini Gözetim Tebliği'nde belirlenen kıymete yükselttiği, davacı tarafından ihtirazi kayıtla beyan edilen kıymet, gümrük mevzuatı çerçevesinde esas alınacak kıymet olmadığından, gümrük kıymeti olarak kabul edilemeyecek olan gözetim kıymetin tamamlanması amacıyla yurt dışı gider olarak beyan edilerek gerçekleştirilen tahakkuka vaki itirazın reddine dair işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; fazladan ödenen tutarın, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 216. maddesinin 1. fıkrası uyarınca tecil faiziyle iadesinin icap ettiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ve fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın dava konusu işlemin gözetime isabet eden kısmının iptaline ve iadesine ilişkin hüküm fıkralarının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu hüküm fıkralarının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği; öte yandan, davalı idare tarafından sunulan istinaf dilekçesine ek beyan dilekçesi ile dosyadaki diğer bilgi ve belgelerin incelenmesinden, beyanname muhteviyatı eşyaya ilişkin gözetim uygulanmasından kaynaklı yurt dışı gider olarak beyan edilmesi gereken tutarın 5.106.670,00 TL olduğu ve bu tutara isabet eden 255.333,00 TL tutarında gümrük vergisi ve 960.101,00 TL tutarında katma değer vergisinin bulunduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemin söz konusu gözetim kıymete isabet eden kısmına yönelik istinaf isteminin reddine, gözetim kıymetini aşan kısmında ise hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle bu kısma yönelik istinaf başvurusunun kabulüyle dava konusu işlemin söz konusu tutarları aşan kısımlarının iptaline ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasından sonra, davanın bu yönden reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Gözetim Tebliği'nde belirlenen kıymetten daha yüksek tutarda kıymet artırımına zorlandıkları; davalı idarece davacının kendi iradesiyle beyanda bulunduğu, idarenin herhangi bir baskı ve zorlamasının bulunmadığı, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemin gözetime isabet eden kısmının iptaline ve iadesine ilişkin hüküm fıkraları usul ve hukuka uygun olduğundan, temyize konu kararın anılan kısımlarının onanması; dava konusu işlemin gözetim kıymetini aşan kısmı yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasının ise bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın faturasında gösterilen kıymetini aşan tutara ilişkin ihtirazi kayıtla beyan edilerek fazladan ödenen gümrük ve katma değer vergilerine vaki itirazın reddine dair işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 24. maddesinde, ithal eşyasının kıymetinin, eşyanın satış bedeli olduğu; satış bedelinin, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olduğu; 25. maddesinin 1. fıkrasında, 24. madde hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymetinin, bu maddenin 2. fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bendlerinin sıra halinde uygulanmasıyla belirleneceği; eşyanın gümrük kıymetinin bir üst bent hükümlerine göre belirlenebildiği sürece bir alt bent hükümlerinin uygulanmayacağı hükümlerine yer verilmiş; 26. maddesinde ise, 24 ve 25. madde hükümlerine göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymetinin, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII. Maddesinin Uygulanmasına Dair Anlaşmanın, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının (GATT) VII. maddesinin ve bu bölüm hükümlerinin prensip ve genel hükümlerine uygun yöntemlerle ve Türkiye'de mevcut veriler esas alınarak belirleneceği öngörülmüş; GATT'ın VII. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşmanın 17. maddesinde de, bu Anlaşmada yer alan hiçbir hükmün, gümrük idaresinin, gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını sınırlamayacağı ve bu hakkı tartışma konusu haline getirecek şekilde yorumlanamayacağı hükme bağlanmıştır.
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 61. maddesinin 3. fıkrasında, tescil edilmiş beyannamenin, ait olduğu eşyanın vergileri ve para cezalarından dolayı taahhüt niteliğinde beyan sahibini bağlayacağı ve gümrük vergileri tahakkukuna esas tutulacağı; 242. maddesinin 1. fıkrasında, yükümlülerin, kendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçe ile itiraz edebilecekleri; 2. fıkrasında, idareye intikal eden itirazların otuz gün içinde karara bağlanarak ilgili kişiye tebliğ edileceği; 4. fıkrasında, itirazın reddi kararlarına karşı, işlemin yapıldığı yerdeki idari yargı mercilerine başvurulabileceği hükümlerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan bölge idare mahkemesi kararının, dava konusu işlemin eşyanın gözetim kıymetine isabet eden kısmının iptaline ve iadesine ilişkin hüküm fıkrası aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, davalı idarece temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, anılan hüküm fıkralarının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.
Temyize konu kararın, dava konusu işlemin gözetim kıymetini aşan kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davacının temyiz istemine gelince;
İthal edilen eşyanın gümrük kıymeti, eşyanın satış bedeli olduğundan, gümrük vergilerinin hesaplanmasında satış bedelinin esas alınması; satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde de sırasıyla diğer yöntemlere başvurulmasının gerektiği; olayda, davacının ihtirazi kayıt iradesi göstererek beyanda bulunduğu, kendi iradesiyle kendi aleyhine sonuç doğuracak şekilde eşyanın satış bedelinin üzerine belli bir tutarı yurt dışı gider olarak beyannameye eklemesinin ve bu tutar üzerinden vergi ödemesinin iktisadi, ticari, teknik icaplara ve hayatın olağan akışına aykırı olduğu dikkate alındığında, gözetim eşik değerin üzerinde ihtirazi kayıtla beyan edilen yurt dışı giderin gözetim uygulaması nedeniyle beyan edildiğinin açık olduğu, diğer bir deyişle beyanın serbest bir iradeye dayanmadığı, bu haliyle iade istemine konu gümrük vergilerinin gümrük idaresince gözetim kıymet uygulamalarından kaynaklanan beyanlara göre tahsil edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemin, eşyanın gözetim kıymetini aşan kısmının da iptali gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle verilen davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasında hukuki isabet görülmemiş olup, bozulması icap etmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, davacının temyiz isteminin ise kabulüne,
2.... Bölge İdare Mahkemesi...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının iptale ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Kararın, davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının ise BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere, dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
5. Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 18/02/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Dava konusu olayda, ithal edilen eşyanın kıymeti, ithalatçı tarafından ticaret politikası önlemi olan gözetim uygulamasından kaçınmak amacıyla mükellefin kendi iradesiyle arttırılmıştır. Dış ticaret önlemleriyle ilgili gözetim belgesi temin etme yükümlülüğünden kaçınmak ve buna dair yasal düzenlemeleri etkisiz kılmak yönündeki bu amacı hukuk düzeninin korumayacağı açıktır.
Yükümlünün kendisini beyanı artırmaya zorladığı öne sürülen husus dış ticaret mevzuatıyla ilgili yasal düzenlemelerden ibaret olup, faturada yazılı gümrük kıymetini beyan ederek gözetim belgesi temin etme yerine bu yasal yükümlülüğü bertaraf etme gayesiyle ihtirazi kayıtla beyan yükseltilmektedir. Bu suretle, dava sürecinde gözetim belgesi temin edilmeden malın ithali sağlanmakta ve sonuç olarak hem düşük kıymet üzerinden ithalat hem de gözetim belgesi alma külfetinden kurtulma gibi gözetimle ilgili yasal düzenlemelerin aşılması ve uygulanmadan devre dışı bırakılması sonucuna yol açılmaktadır.
Belirtilen bağlamda, mükellefin tamamen kendi özgür iradesiyle ve dış ticaret önlemleri kapsamında öngörülen yasal ödevleri yerine getirmeme gayesiyle faturada yazılı ve gözetim belgesi gerektiren kıymeti sanki belgeye tabi değilmiş gibi yükseltme davranışının, gümrük idaresine atfedilebilir bir yönü bulunmamakta ve bu husus mükellefin kendi seçim ve tercihinden ibaret kalmaktadır. Zira yüksek kıymet üzerinden beyanda bulunmak suretiyle gözetim belgesi ibrazı ödevinden kaçınma gibi bir seçenekten yararlanılmaktadır. Bu nedenle, davanın salt Gümrük Kanunundaki kıymetle ilgili hükümler üzerinden çözümlenmesi maddi ve hukuki gerçeklikle ilgili bütünlüğün göz ardı edilmesine ve dış ticaret mevzuatına ilişkin bir kısım hükümlerin fiilen uygulanamaz hale gelmesine sebebiyet verecektir.
Öte yandan yapılan itiraz başvurusu bir yönüyle 211. maddede öngörülen sürelerde yapıldığı gibi, maddede yer alan "tahakkukun kaldırılması" ve "ödenen verginin geri ödenmesi" taleplerini de içerdiğinden, taleplerin değerlendirilmesinde anılan maddede yer alan kısıtlamaların dikkate alınmaması gümrük idaresi açısından mümkün bulunmamaktadır.
Sonuç olarak, eşyanın kıymetinin, gözetim tebliğindeki kıymete eşitlenecek tutarda yurt dışı gider kalemine ihtirazi kayıtla beyanda bulunmak suretiyle artırılması nedeniyle tahakkuka yapılan itirazın reddi işleminin iptali ve gözetime isabet eden verginin faiziyle birlikte iadesine ilişkin açılan davada, yükümlünün kendi beyanı ile gümrük kıymetini artırmasının dış ticaret önlemlerine tabi eşya dolayısıyla yasal düzenlemelere göre ibraz etmek zorunda olduğu belgeleri temin etmeden ithalat yapmasının önünü açtığı, uyuşmazlığın salt kıymet ihtilafı gibi ele alınmasının söz konusu yasal düzenlemeleri işlevsiz bıraktığı, bu nedenle dünya piyasa fiyatlarından daha düşük fiyatlarla yapılan ithalatların izlenmesini sağlayan önlemlerin etkisizleştirilmesinin önüne geçilmesi amacıyla anılan maddede yapılan yasal değişikliğin dava konusu işlemi de kapsadığı anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesi kararının dava konusu işlemin gözetim kıymete isabet eden kısmına ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği oyuyla, Dairemiz kararına katılmıyorum.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın