7. Daire 2024/2315 E. 2025/4470 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

7. Daire 2024/2315 E. 2025/4470 K. — Danıştay Kararı

7. Daire 2024/2315 Esas 2025/4470 Karar 26.12.2025
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2024/2315 E.,  2025/4470 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/2315
Karar No : 2025/4470

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı adına
... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın kıymetinin noksan beyan edildiğinden bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük, ilave gümrük, katma değer vergileri ile kaynak kullanımını destekleme fonu payı ve bunlar üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasından oluşan kamu alacağının gecikme faiziyle birlikte tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, davacı şirket 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca elektronik ortamda tebligat yapılacaklar arasında yer alsa da, Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Müdürlüğü'nce 6 Şubatta yaşanan deprem dolayısıyla vatandaşların olası hak kayıplarına uğramasının önlenmesi amacıyla e-tebligat uygulamasının durdurulması nedeniyle, dava konusu ödeme emrinin dayanağı ek tahakkuk ve para cezası kararlarının davacı şirketin iş yeri adresine posta yoluyla tebliğe çıkarılarak 30/05/2023 tarihinde şirket çalışanının imzasına tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, ayrıca, dava konusu ödeme emri içeriği ek tahakkuk ve para cezası kararlarına ilişkin olarak 7440 sayılı Kanun hükümlerinden faydalanmak amacıyla davacı şirket tarafından 11/08/2023 tarihinde başvuru yapıldığı, söz konusu başvuru dilekçesinde de anılan kararların 30/05/2023 tarihinde tebliğ edildiğinin davacı şirketçe açıkça beyan edildiği göz önünde bulundurulduğunda, posta yoluyla şirket daimi çalışanına yapılan tebligatın usulüne uygun olduğu, bu durumda, usulüne uygun şekilde tebliğ edilen ek tahakkuk ve para cezası kararlarının itiraz edilmeksizin kesinleştiği, davacı tarafından ileri sürülen iddialar 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesinde belirtilen "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesine olanak bulunmadığından ek tahakkuk ve para cezası kararlarına konu alacağın tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Eşyanın gümrük kıymetinin satış bedeli olduğu, satış bedeli yönteminden ayrılma sebeplerinin idarece ortaya konulamadığı, eşyaya ilişkin ibraz edilen fatura ve benzeri belgelerin sahteliğine ilişkin davalı idarece herhangi bir iddiada bulunmadığı gibi, eşyanın gümrük kıymetine ilişkin herhangi bir araştırma da yapılmadığından tahakkuk ve para cezası kararlarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Eşyanın beyan edilen kıymetinin satış bedeli olduğu, karar destek sistemi üzerinden elden edilen veriler baz alınarak eşyanın kıymetinin belirlenemeyeceği göz önünde bulundurulduğunda, alınan ek tahakkuk ve para cezası kararlarının hukuka aykırı olduğu, söz konusu alacağın tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrine karşı davacı tarafından ileri sürülen iddiaların, "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın kıymetinin noksan beyan edildiğinden bahisle gümrük, ilave gümrük, katma değer vergileri ile kaynak kullanımını destekleme fonu payı ve bunlar üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasından oluşan kamu alacağının gecikme faiziyle birlikte tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 7061 sayılı Kanun'la değişik 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir "ödeme emri" ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açabileceği hükümlerine yer verilmiştir.
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 24. maddesinde, ithal eşyasının kıymetinin, eşyanın satış bedeli olduğu; satış bedelinin, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olduğu; 25. maddesinin 1. fıkrasında, 24. madde hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymetinin, bu maddenin 2. fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bendlerinin sıra halinde uygulanmasıyla belirleneceği; eşyanın gümrük kıymetinin bir üst bent hükümlerine göre belirlenebildiği sürece bir alt bent hükümlerinin uygulanmayacağı hükümlerine yer verilmiş; 26. maddesinde ise, 24 ve 25. madde hükümlerine göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymetinin, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII. Maddesinin Uygulanmasına Dair Anlaşmanın, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının (GATT) VII. maddesinin ve bu bölüm hükümlerinin prensip ve genel hükümlerine uygun yöntemlerle ve Türkiye'de mevcut veriler esas alınarak belirleneceği öngörülmüş; GATT'ın VII. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşmanın 17. maddesinde de, bu Anlaşmada yer alan hiçbir hükmün, gümrük idaresinin, gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını sınırlamayacağı ve bu hakkı tartışma konusu haline getirecek şekilde yorumlanamayacağı hükme bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Sözü edilen hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden; ithal edilen eşyanın gümrük kıymetinin belirlenmesinde, öncelikle, satış bedelinin esas alınması, satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde de, sırasıyla diğer yöntemlere başvurulması gerektiği, ayrıca gümrük idaresinin, beyanın doğruluğunu tespit amacıyla, her zaman, her türlü bilgi ve belgeyi inceleyerek değerlendirme hak ve yetkisine sahip bulunduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Olayda, davaya konu edilen ödeme emri, davacı tarafından ek olarak tahakkuk ettirilen vergiler ve para cezalarına karşı itiraz yoluna başvurulmadığı ve dava açılmaması sebebiyle kesinleştiğinden bahisle düzenlenmiş ise de; ithalatta eşyanın beyan edilen kıymetinin 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığının davalı idarece somut tespitlerle ortaya konulmasının gerektiği, bu hususta gümrük müdürlüğünce herhangi bir yurt dışı kıymet araştırması yapılmadan, davalı idare bünyesinde yer alan karar destek sorgulama sisteminde yer alan veriler baz alınmak suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük, ilave gümrük, katma değer vergileri ile tahakkuk ettirilen kaynak kullanımını destekleme fonu payı ve anılan vergi ve fon payı üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezası hukuka aykırı olduğundan, söz konusu vergi, fon payı ve cezanın gecikme faiziyle birlikte tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrine yönelik davacı itirazlarının "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmış olup, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 26/12/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Dayandığı kanuni ve hukuki nedenlerle, gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan karar, aynı nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddedilerek kararın onanması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın