7. Daire 2023/3869 E. 2024/3898 K. — Danıştay Kararı
7. Daire 2023/3869 Esas 2024/3898 Karar 01.10.2024
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/3869 E., 2024/3898 K.
T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3869 Karar No : 2024/3898
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle takdir komisyonu kararına dayanılarak 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca 2016 yılının Nisan dönemi için re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ile gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararına uymak suretiyle yapılan incelemeden, davacının, bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle re'sen tarh edilen özel tüketim vergisine ilişkin ihbarnamenin 26/09/2017 tarihinde tebliğ edildiği, ödeme yapılmaması ve ihbarnamenin dava konusu edilmemesi üzerine dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, tarhiyata dayanak olayın, davacının yolcu olarak bulunduğu araçta yol kontrolü sırasında yapılan aramada dorse içerisindeki plastik kasalar arasındaki kutular içerisinde bandrolü bulunmayan 55.000 kaçak sigara ele geçirilmesi şeklinde vuku bulduğu, davacının yolcu olarak bulunduğu araçta ele geçen sigaralardan haberinin olmadığını belirttiği ve anılan olay nedeniyle sanık sıfatıyla yargılandığı ceza davasında ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla beraatine hükmedildiği, kararın ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla kesinleştiği, davacının yakalanan kaçak sigaralar bakımından bulunduran sıfatını haiz olduğu hususunun idarece somut ve herhangi bir şüpheye mahal vermeyecek şekilde ortaya konulamadığı anlaşıldığından bu durum "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmek suretiyle davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İhbarnamelerin kesinleşmesi nedeniyle düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 01/10/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : Dava konusu ödeme emrinin, kesinleşen kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlendiği, ödeme emrine karşı yapılabilecek itirazların ise 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'da sınırlı sayıda belirlendiği tartışmasıdır. Tartışmaya konu olan, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların sınırlı sayıda yapılabileceği Kanun'da kararlaştırılan itirazlardan olup olmayacağıdır. Olayda, "kaçak ürünün ticari maksatla bulundurulması" fiili nedeniyle açılan ceza davasında davacı hakkında verilen beraat hükmünün, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrasında yaptırımı düzenlenen ve ödeme emri içeriği vergi ve cezanın dayanağını oluşturan fiilin gerçekleşmediğini başka bir ifadeyle, davacının farklı bir fiil nedeniyle hakkında açılan davada beraat kararı verilmiş olmasının, "bulundurma fiilinin" de şahsında oluşmadığını göstermeyeceğinden, davacının bulunduran sıfatını haiz olmadığının kabulüyle, bu durumun mükellefiyette hata olarak nitelendirilmesine olanak bulunmamaktadır. Öte yandan, tarh aşamasında ileri sürülebilecek ve ancak o aşamada incelenebilecek mahiyette bulunan diğer iddiaların da "borcum yoktur" itirazı kapsamında değerlendirilme imkanı olmadığından, aksi yöndeki gerekçeyle verilen temyize konu kararın bozulması gerektiği oyu ile, karara katılmıyoruz.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.