7. Daire 2023/300 E. 2023/3904 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

7. Daire 2023/300 E. 2023/3904 K. — Danıştay Kararı

7. Daire 2023/300 Esas 2023/3904 Karar 16.10.2023
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/300 E.,  2023/3904 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/300
Karar No : 2023/3904

TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) …
VEKİLİ : Av. …
2-(DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Davacı adına, tüzel kişiliği sona eren ... Otomotiv İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketinin 2012 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak, kanuni temsilci sıfatıyla 2012 yılının Şubat, Nisan ilâ Eylül dönemlerine ilişkin tarh edilen özel tüketim vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, olayda, 2012 yılında satışı gerçekleştirilen araçlar nedeniyle yapılan dava konusu cezalı tarhiyat ikinci dönem kapsamına girmekte olup, söz konusu dönemde ithalatçılar yönünden alış bedeli olarak getirilen ithalatta hesaplanan katma değer vergisi matrahının esas alınarak özel tüketim vergisi matrahının belirlendiği, şirket tarafından, ithalatçı sıfatıyla satışı yapılan …, …, …, …, …, …, … şasi numaralı 7 adet aracın satış bedelinin ithalatta hesaplanan katma değer vergisinden düşük olduğu, bu durumda, ithalatta hesaplanan katma değer vergisi matrahı üzerinden yapılan cezalı tarhiyatın anılan araçlara isabet eden kısmının hukuka uygun olduğu; …, …, …, …, …, …, … şasi numaralı 7 adet aracın satışını bayi sıfatıyla gerçekleştiren davacının kanuni temsilcisi olduğu şirket bakımından, ithalatta hesaplanan katma değer vergisi matrahı esas alınamayacağı gibi dosyada aksi yönde alıcı ifadesi ya da alış/satış bedellerinin doğru olmadığı hususunda başkaca somut bir tespit de bulunmadığı, ithalatta hesaplanan katma değer vergisi matrahının bayiler bakımından da esas alınabilmesine imkan tanıyan ve vergilendirme döneminde yürürlükte olmayan 4760 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 1. fıkrasına 5766 sayılı Kanun'un 19. maddesinin (d) fıkrasıyla eklenen paragrafın 6487 sayılı Kanun'un 28. maddesiyle değişik halinin olayda uygulanma imkanının bulunmadığının anlaşıldığı, bu durumda, sözü edilen 7 adet aracın özel tüketim vergisi matrahlarının ithalatta beyan edilen katma değer vergisi matrahından düşük olduğundan bahisle tarh edilen özel tüketim vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka uyarlık bulunmadığı; şirket tarafından ithalatçı sıfatıyla satışı yapılan 7 adet araç satışına ilişkin özel tüketim vergisinin ve bu vergi üzerinden alınacak katma değer vergisinin eksik hesaplandığı hususunun açık olduğu; mevzuat gereği faturada gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi nedeniyle bu araçlar için kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı; bayi sıfatıyla yapılan 7 adet araç satışında ise bu durumun somut olarak tespit edilemediği gerekçesiyle dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen de davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, mahkeme kararının kısmen reddine dair hüküm fıkrasının usul ve esasa aykırı olduğu; davalı idare tarafından, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMASI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Olayda, şirket tarafından ithalatçı sıfatıyla satışı yapılan 7 adet araca isabet eden özel tüketim vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezasına yönelik davanın reddine ilişkin hüküm fıkrası ile bayi sıfatıyla satışı yapılan 7 adet araca isabet eden özel tüketim vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezası ve özel usulsüzlük cezasına isabet eden kısımlarına ilişkin hüküm fıkralarının onanması, kararın, özel usulsüzlük cezası yönünden davanın kısmen reddine ilişkin hüküm fıkrasının ise bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İİNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına, tüzel kişiliği sona eren ... Otomotiv İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketinin 2012 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak, kanuni temsilci sıfatıyla 2012 yılının Şubat, Nisan ilâ Eylül dönemlerine ilişkin tarh edilen özel tüketim vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendinde, verilmesi ve alınması icap eden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine, her bir belge için bu belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ farkının %10'u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesileceği hükme bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Olayda, düzenlediği faturalarda yer alan özel tüketim vergisi tutarlarının ithalatta beyan edilen katma değer vergisi matrahı nazara alındığında düşük gösterildiği, dolayısıyla eksik meblağlı fatura düzenlendiğinden bahisle ceza kesilmişse de, ilgili dönemde mevcut yasal mevzuat dikkate alındığında, davacının sattığı araçlar için ithalatta katma değer vergisi matrahını esas alarak özel tüketim ve katma değer vergisi hesaplama zorunluluğunun bulunmaması ve söz konusu araçların beyan edilenden daha yüksek bedelle satıldığına ilişkin bir tespitin mevcut olmaması nedeniyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığından, kararın özel usulsüzlük cezasının 7 adet araca isabet kısmı yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasının bozulması gerekmektedir.
Öte yandan, dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan mahkeme kararının, kalan kısımları aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, anılan hüküm fıkralarının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne; davalı idarenin temyiz isteminin ise reddine,
2. ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, özel usulsüzlük cezasının 7 adet araca isabet eden kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
3. Kararın, kalan kısımlarının ONANMASINA,
4. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Mahkemece karara bağlanan harcın ve peşin yatırılan maktu karar harcının mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. Bozulan kısım hakkında karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
6.Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine,
7. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/10/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış mahkemesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz istemlerinin reddi ve kararın onanması gerektiği oyu ile, karara katılmıyorum.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın