7. Daire 2021/4192 E. 2024/1571 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

7. Daire 2021/4192 E. 2024/1571 K. — Danıştay Kararı

7. Daire 2021/4192 Esas 2024/1571 Karar 20.03.2024
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/4192 E.,  2024/1571 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4192
Karar No : 2024/1571

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Petrol Ürünleri Nakliye ve Oto Yedek Parça Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının 2012 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 2012 yılının Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Ekim, Kasım ve Aralık dönemlerine ilişkin tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle yapılan vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi tarhiyatları ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin işlemlerin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararına uymak suretiyle, özel usulsüzlük cezası ile vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle arttırılan kısmına hasren yeniden yapılan inceleme sonucunda, özel usulsüzlük cezası yönünden; cezanın uygulanabilmesi için, cezaya dayanak maddede sayılan belgelerin verilmediği ve alınmadığının veya düzenlenen belgelerde gerçek meblağlardan farklı meblağlara yer verildiğinin hukuken itibar edilecek biçimde somut olarak tespitinin gerektiği, olayda, davacının almış olduğu Fuel-Oil 6'ya çeşitli maddeler katarak Fuel-Oil 4 (kalorifer yakıtı) yerine sattığı, böylece faturalarında özel tüketim vergisi ile buna isabet eden katma değer vergisine yer vermeyerek kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle özel usulsüzlük cezası kesildiği anlaşılmış olup, bu satışlara ilişkin hangi faturalarda, ne kadar verginin beyan dışı bırakıldığına dair somut tespitte bulunulmaksızın, davacı hakkında yapılan inceleme sonucunda düzenlenen raporda yer alan tespitlerden hareketle bir kısım satışları için eksik fatura düzenlendiği sonucuna varılmak suretiyle özel usulsüzlük cezası kesilmiş ise de; Kanun’da aranılan şartların olayda gerçekleşmemesi karşısında kesilen cezada hukuka uyarlık bulunmadığı, vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle arttırılan kısımları yönünden; 213 sayılı Kanun’un 339. maddesi uyarınca, tekerrür sebebiyle cezanın artırımlı uygulanabilmesi için, tekerrüre esas alınacak sonraki eylemin, daha önce işlenmiş bir fiil için kesilen cezanın kesinleşme tarihinden sonraki tarihte gerçekleşmiş ve kesinleşme tarihini takibeden takvim yılından itibaren beş yılın geçmemiş olması şartına bağlı olduğu, olayda ise, 2008 yılına ait işlemler nedeniyle aynı yıl içinde kesinleşen cezanın tekerrüre esas alındığı, oysa, 2012 yılı için tarh edilen özel tüketim vergisine uygulanan vergi ziyaı cezasının tekerrür dolayısıyla arttırılabilmesinin, 2008 yılını takip eden 2009 yılı başından itibaren beş yıllık süre içerisinde (31/12/2013 tarihine kadar) vergi ziyaı cezası kesilmesi halinde mümkün olacağı, davada ise 07/01/2015 tarihinde tebliğ edilen 27/12/2014 tarihli işlemlerle kesilen vergi ziyaı cezalarına tekerrür hükümlerinin uygulandığının anlaşılması karşısında vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle arttırılan kısmında hukuka uygunluk olmadığı gerekçesiyle özel usulsüzlük cezası ile vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle arttırılan kısmının iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından düzenlenen faturalarda özel tüketim vergisi ile buna isabet eden katma değer vergisine yer verilmeyerek satış faturalarının eksik düzenlendiği, tekerrür yönünden ise fiilin tespit tarihinin değil işlendiği tarihin dikkate alınması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda, mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu yapılan kararın Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince birlikte yapılan toplantıda verilen 24/12/2019 tarih ve E:2016/1607, K:2019/6860 sayılı karardaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın