7. Daire 2021/4124 E. 2024/1849 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

7. Daire 2021/4124 E. 2024/1849 K. — Danıştay Kararı

7. Daire 2021/4124 Esas 2024/1849 Karar 03.04.2024
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/4124 E.,  2024/1849 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4124
Karar No : 2024/1849

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının sürücüsü olduğu araçta yapılan aramada bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle, takdir komisyonu kararına dayanılarak, 2014 yılının Eylül dönemine ilişkin olarak re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayla ilgili ceza yargılamasında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E..., K:... sayılı kararıyla verilen beraat kararının usule ilişkin olduğu, bu nedenle vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetinin belirlenmesinin gerektiği, davacının, bandrolsüz sigaralar ile ilgili olarak sorumluluğuna gidilebilmesi için, şahsında bulundurma filinin gerçekleşmiş olmasının yeterli olduğu, davacı tarafından kontrol sırasında ibraz edilen ... numaralı TIR karnesinin basit bir inceleme ile sahte olduğunun anlaşılabilmesi, belgenin Gümrük BİLGE sistemi üzerinden kontrolünde kaydına rastlanılmaması ile sigaraların sevk ve idaresinde bulunan araçta yakalanmış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacı ile anılan sigaralar arasında illiyet bağının bulunduğu sonucuna varıldığı, diğer yandan davacı tarafından sigaraların kendisine ait olmadığına dair herhangi bir iddiada da bulunulmadığı, bu suretle 4760 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen bulundurma fiili gerçekleştiğinden, davacı adına salınan vergi ve kesilen cezada hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından gerek emniyet güçlerine gerekse adli makamlara sigaraların kendisine ait olduğu hususunda bir ifade verilmediği gibi her defasında sigaralar ile bir bağlantısının bulunmadığının beyan edildiği, davacının yargılama aşamasındaki "kendisinin yalnızca şoför olduğu, tırı Doğubayazıt ilçesinden İstanbul iline götürmesinin istenildiği, sahte olan belgelerin kapalı zarf içerisinde kendisine teslim edildiği, söz konusu belgelerin sahte olduğunu bilmediği ve mührü sökmek gibi bir yetkisinin bulunmadığı" yönünde ifadesi, kontrol sırasında araçtaki gümrük mührünün kapalı şekilde olması, aracın olayla ilgisi bulunmayan ... Petrol İnşaat Narenciye Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine ait olması ve davacı hakkında kesinleşmiş bir beraat kararının bulunması hususları birlikte değerlendirildiğinde, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca bulunduran sıfatının davacı açısından şüpheden uzak, somut biçimde tespit edilemediği sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü suretiyle mahkeme kararının kaldırılmasından sonra, davacı adına salınan vergi ve kesilen vergi ziyaı cezasının iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının bulunduran sıfatını haiz olduğu, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 03/04/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın