7. Daire 2021/3871 E. 2023/4612 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

7. Daire 2021/3871 E. 2023/4612 K. — Danıştay Kararı

7. Daire 2021/3871 Esas 2023/4612 Karar 28.11.2023
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/3871 E.,  2023/4612 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3871
Karar No : 2023/4612

TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Bakanlığı adına... Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Tekstil Kumaş Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına tescilli ...-..., ..., ..., ..., ..., ... tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri ekinde ibraz edilen A.TR dolaşım belgeleri ve menşe şehadetnamelerinin orjinal olmadığından bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük, ilave gümrük ve katma değer vergisi ile dampinge karşı vergi üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca üç kat oranında hesaplanarak alınan para ceza kararına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, üretici ihracatçı ... ünvanlı firmanın yetkili makamlarca onaylanmış menşe şehadetnamesinin olmadığı, düzenlenen şehadetnamenin sahte olduğu, uyuşmazlık konusu beyannameler muhteviyatı eşyanın menşeinin İtalya olarak beyan edilmesine rağmen, İtalya gümrük idaresi ile yapılan yazışmalarda beyanname ekinde ibraz edilen menşe şehadetnameleri ile A.TR dolaşım belgelerinin orjinal olmadığı, kamu davasına konu olabileceğinden iade edilemeyeceğinin beyan edildiği, dolayısıyla belgelerin doğruluğunun teyid edilememesi karşısında, davacı şirketin, İtalya'da mukim üretici... ünvanlı firmanın eşyaları ürettiği, bu üretimi İtalya sınırları içinde gerçekleştirdiği, İtalya'da ürettiği ürünleri ihracatçı firmaya sattığı yönünde gerek idari itiraz sürecinde, gerekse dava aşamasında ileri sürdüğü bir iddiası, iddiasını destekleyecek bir delili ibraz etmediği görüldüğünden, dava konusu işlemin gümrük, ilave gümrük ve katma değer vergisine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, dampinge karşı verginin, yalnızca 4458 sayılı Kanun'un usul ve şekle müteallik hükümlerinin uygulanması bakımından anılan Kanun'da tanımlanan "gümrük vergileri" niteliğinde değerlendirilmesinin gerektiği, esasen sözü edilen verginin dayanağını oluşturan 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun, dampinge karşı verginin noksan ödenmesi suretiyle gerçekleştirilen ithalatlara yönelik olarak ceza uygulanacağı yolunda herhangi bir hüküm içermediği gibi, 4458 sayılı Kanun'un cezaya ilişkin maddelerinde de bu yönde bir düzenlemeye yer verilmediği, bu bakımdan, 4458 sayılı Kanun'un 234. maddesi uyarınca, aynı Kanun'un 3. maddesinin ilgili fıkralarından hareketle, dampinge karşı verginin gümrük vergileri kapsamında değerlendirilmesi suretiyle ceza kararı alınması, "Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesine aykırılık oluşturduğundan, dava konusu işlemin dampinge karşı vergiye ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin kısmen iptaline , kısmen de davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu hüküm fıkrasının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Beyannamelere ekli menşe şehadetnameleri ile A.TR dolaşım belgelerinin orjinal olmadığının İtalya Gümrük İdaresinden teyit edilmesinden sonra alınan ceza kararının 4458 sayılı Gümrük Kanunu'na ve hukuka uygun olduğu, 2013 yılından sonra tescil edilen serbest dolaşıma giriş beyannamelerinden kaynaklanan ithalat vergileri tanımı içerisinde yer alan dampinge karşı vergi üzerinden ceza kararı alınabileceği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 28/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın