7. Daire 2021/3115 E. 2023/4793 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

7. Daire 2021/3115 E. 2023/4793 K. — Danıştay Kararı

7. Daire 2021/3115 Esas 2023/4793 Karar 14.12.2023
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/3115 E.,  2023/4793 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3115
Karar No : 2023/4793

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden madeni yağların akaryakıta ikame amaçlı satıldığından ve bu satışlara ilişkin beyan edilerek ödenmesi gereken özel tüketim vergisinin ziyaa uğratıldığından bahisle, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 2. fıkrası uyarınca re’sen tarh edilen 2015 yılının Mart ayının (2.) ve Nisan ila Aralık ayının (1 ve 2.) dönemlerine ilişkin özel tüketim vergileri ile bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olay hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda belirtilen tespitlerin değerlendirilmesinden, her ne kadar davacının Yahyalı/KAYSERİ adresindeki iş yerinin sahibi ... tarafından, "Tenekelerdeki yağlar araçlarda yakıt olarak kullanılıyordu." şeklinde beyanda bulunulmuşsa da, anılan şahsın sadece iş yeri sahibi olduğu, davacının mal alıp sattığı mükelleflerden biri olmadığı, dava konusu olayla ilgili ve açık bağı olan kişilerden biri olmadığı, ifadesinin vergilendirmeye esas alınamayacağı, kaldı ki, bir an için ifadesinin doğru olduğu kabul edilecek olsa dahi, davacı tarafından, bu adresten 2014 yılında ayrılmış olunduğunun ve bu iş yerinin 1-2 aylığına kiralandığının beyan edildiği, ...'nun ifadesinin uyuşmazlık konusu 2015 yılına ait olmadığı, bu beyana istinaden tarhiyat yapılmasında yasal isabet görülmediği, öte yandan, davacının bir dönem çalışanı olan ... tarafından, "İş yerinde otobüs ve kamyonların yakıt depolarına bu tenekelerdeki yağlar direkt olarak dökülüyordu." şeklinde beyanda bulunulmuş ise de, yine aynı kişi tarafından "Madeni yağların iş makinelerinin hidrolik sisteminin çalışması için tenekeyle satılıyordu." şeklinde beyanda bulunulduğundan, davacının akaryakıt olarak sattığı mal miktarının ne kadar olduğu tespit edildikten sonra, tespit edilen miktar üzerinden cezalı tarhiyatın yapılması gerektiği, tüm satışların akaryakıt olarak kabul edilmesi suretiyle işlem tesis edilmesinin yasal olarak mümkün olmadığı, 2015 yılında kendine satış yapılan ve ifadesi alınan mükelleflerin satın alınan ürünleri yakıt olarak kullandıklarına dair beyanlarının bulunmadığı, bu durumda, davacının satın aldığı madeni yağları daha yüksek tutarda vergiye tabi bir ürün olan akaryakıt olarak sattığı hususunun somut olarak tespit edilemediği, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Madeni yağ akaryakıt olarak şehir içi ve şehirler arası yolcu, yük taşımacılığı yapan işletmelere satıldığından tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın