7. Daire 2021/2859 E. 2023/4435 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

7. Daire 2021/2859 E. 2023/4435 K. — Danıştay Kararı

7. Daire 2021/2859 Esas 2023/4435 Karar 20.11.2023
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/2859 E.,  2023/4435 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2859
Karar No : 2023/4435

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Asansör Malzemeleri Pazarlama Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli ...-..., ...-..., ...-..., ...-... tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı 7315.89.00.00.00 gümrük tarife pozisyonunda beyan edilen eşyanın, 7315.11.90.00.19 pozisyonunda bulunduğunun tespit edildiğinden bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisi ve dampinge karşı vergi ile bu vergiler üzerinden 4458 sayılı Kanun'un 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı adına tescilli dava dışı ... tarih ve ... sayılı beyanname muhteviyatı "basamak zinciri" olarak beyan edilen eşyanın, fiziki kontrolü neticesinde; 7315.11.90.00.19 pozisyonunda ve İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ uyarınca dampinge karşı vergiye tabi olduğunun tespit edildiği, geriye dönük 3 yıla ilişkin olarak yapılan taramada, aynı pozisyon numarası ile işlem gören, anılan eşya ile göndericisi, alıcısı, menşei, ticari tanımı ve pozisyonunu aynı olan 4 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesinin saptandığı, olayda, davacı şirket tarafından 7315.89.00.00.00 gümrük tarife ve istatistik pozisyonunda "basamak zinciri" olarak beyan edilen eşyanın, fiziki kontrolü neticesinde; iç ve dış bakladan oluştuğu, burç ve pim sayesinde mafsal hareketi yapacak şekilde birbirine birleştirildiği ve burcu koruyacak şekilde bir makarasının bulunduğunun tespit edilmesi, Antalya Sanayi ve Ticaret Odası tarafından yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda düzenlenen 17/05/2019 tarihli ekspertiz raporunda da eşyanın mafsallı zincir olduğu sonucuna varılması, öte yandan, ithal edilen eşyanın idare tarafından tespit edilen pozisyonda değerlendirilemeyeceği yönünde davacının herhangi bir itirazının da bulunmaması karşısında, dava konusu işlemin ek tahakkuka isabet eden kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı; dava konusu işlemin dampinge karşı vergi üzerinden üç katı tutarında hesaplanarak karara bağlanan para cezasına ilişkin kısmı yönünden; dampinge karşı verginin, yalnızca 4458 sayılı Kanun'un usul ve şekle müteallik hükümlerinin uygulanması bakımından anılan Kanun'da tanımlanan "gümrük vergileri" niteliğinde değerlendirilmesinin gerektiği, esasen sözü edilen verginin dayanağını oluşturan 3577 sayılı Kanun'un, dampinge karşı verginin noksan ödenmesi suretiyle gerçekleştirilen ithalatlara yönelik olarak ceza uygulanacağı yolunda herhangi bir hüküm içermediği gibi 4458 sayılı Kanun'un cezaya ilişkin maddelerinde de bu yönde bir düzenlemeye yer verilmediği, bu bakımdan, dampinge karşı verginin gümrük vergileri kapsamında değerlendirilmesi suretiyle, anılan vergi tutarı üzerinden ceza kararı alınması, "Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesine aykırılık oluşturduğundan, dava konusu işlemin dampinge karşı vergi üzerinden hesaplanan para cezasına isabet eden kısmında hukuka uyarlık görülmediği, öte yandan; 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde öngörülen koşulların olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından, dava konusu işlemin katma değer vergisi üzerinden hesaplanan para cezasına isabet eden kısmında da hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin; para cezasına isabet eden kısmının iptaline; tahakkuka isabet eden kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Taraflarca istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, dava konusu işlemin para cezasına isabet eden kısmının iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine; dava konusu işlemin ek tahakkuka isabet eden kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrası yönünden ise, davacı adına tescilli dava dışı ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi için yapılan fiziki muayene ve alınan ekspertiz raporu sonucu belirlenen pozisyonun, geriye dönük tarama neticesinde, davacı adına 2017 ve 2018 yılı muhtelif tarihlerinde tescilli uyuşmazlık konusu dört adet beyanname için de aynı olduğundan bahisle davacı adına ek tahakkuk kararının alındığı görülmüş ise de, ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşya ile uyuşmazlık konusu 4 adet beyanname muhteviyatı eşyaların bire bir aynı olduğu yönünde idarece yapılmış herhangi bir fiziki muayene yahut teknik analiz raporu, diğer bir ifade ile somut bir tespit bulunmadığı anlaşıldığından, daha sonraki bir tarihte ticari tanımı ve pozisyonu ile beyan edilen eşya ile geriye yönelik olarak yapılan tarama ile önceki tarihte tescil edilen beyanname muhteviyatı eşya ile aynı olduğundan hareketle varsayıma dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemin ek tahakkuka ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf ibaşvurusunun kabulüyle anılan hüküm fıkrasının kaldırılmasından sonra dava konusu işlemin tahakkuka isabet eden kısmının da iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Uyuşmazlık konusu dört adet beyanname muhteviyatı eşyanın dava dışı ... tarih ve ... sayılı beyanname muhteviyatı eşya ile aynı olduğunu davacı şirketin kabul ettiği, uyuşmazlık konusu beyannameler muhteviyatı eşyaların gümrük kontrol ve muayenesinden sonra serbest dolaşıma girmiş olması sebebiyle bu aşamada fiziken tespit yapılamayacağı, bununla birlikte, gümrük kontrolünün sadece fiziki muayene ve teknik analizden ibaret olmadığı, eşyaların Gümrük Yönetmeliği'nin 196. maddesi uyarınca tahlili/analizi zorunlu eşyalar kapsamında bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın