7. Daire 2021/2700 E. 2023/4256 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

7. Daire 2021/2700 E. 2023/4256 K. — Danıştay Kararı

7. Daire 2021/2700 Esas 2023/4256 Karar 08.11.2023
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/2700 E.,  2023/4256 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2700
Karar No : 2023/4256

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına … Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Nakliyat Kilim Halı İmalat Petrol Ürünleri Odun Kömür Gıda Medikal İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Davacı adına tescilli …- … ile …-… tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamelerine ekli Form-A menşe belgelerinin sahte olduğundan bahisle 2018 yılında ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergisi ile bu vergiler üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazların reddine dair işlemlerin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davanın süresinde açılıp açılmadığı hususuna ilişkin olarak; dava konusu işlemlerin 23/03/2018 tarihinde davacı şirketin … Caddesi, … Sokak, … Apt., Kat:…, No:…, Yüksekova/HAKKARİ'' adresinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre kapıya asılmak suretiyle tebliğ edildiği, anılan hüküm uyarınca davacıya tebligat yapılamayacağından tebligatın hukuken geçerli olmadığı, dava konusu işlemlerin öğrenildiği iddia edilen tarih tebliğ tarihi kabul edilmek suretiyle davanın süresinde açıldığı sonucuna ulaşıldığı; davacı şirket adına tescilli beyannameler muhteviyatı eşyadan kaynaklanan ilişkin ek tahakkuk ve ceza kararına ilişkin tebligat, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıllık süre geçirildikten sonra yapılmış olmakla birlikte, bahsi geçen Form-A belgelerinin sahte olduğundan bahisle "resmi belgede sahtecilik ve eşyayı, aldatıcı işlem ve davranışlarla gümrük vergileri kısmen veya tamamen ödenmeksizin ülkeye sokmak" suçu ile ilgili … Ağır Ceza Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda, şirket yetkilileri İsmet Akarsu ve Rasim Kerman hakkında ''üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı'' gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi gereğince ''beraat kararı"nın verildiği, bu haliyle gümrük vergileri alacakları hakkında suçun tabi olduğu zaman aşımı süresi uygulanamayacağından, diğer bir deyişle ek tahakkuk ve ceza kararının Türk Ceza Kanunu'ndaki dava ve zaman aşımı süreleri içerisinde kesinleştirilip tahsil edilmesi mümkün olmadığından, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıl içinde tebliğ edilmeyen vergi ve cezaların zaman aşımına uğradığı sonucuna ulaşıldığı, bu nedenle ek olarak tahakkuk gümrük ve katma değer vergisi ile bu vergiler üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazların reddine dair işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : … Ağır Ceza Mahkemesinin … esas sayılı dosyasında verilen beraat kararı kesinleşmediğinden, olayda zaman aşımı bulunduğundan söz edilemeyeceği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Olayda, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıllık zaman aşımı süresi dolduktan sonra vergilerin tahakkuk ettirilerek tebliğ edildiği, gümrük yükümlülüğünü doğuran olay nedeniyle, davacı şirketin yetkilileri hakkında … Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında açılan davada verilen beraat kararının … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinde istinaf aşamasında bozulduğu, dosyanın yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, yani kararın henüz kesinleşmediği tespit edilmiştir. Bu bakımdan; ceza davasında verilerek kesinleşen hüküm, Türk Ceza Kanunu'ndaki dava ve ceza zaman aşımı sürelerinin uygulanıp uygulanmaması sonucunu doğuracak olup, işbu dava hakkında karar verilebilmesi için, söz konusu ceza davasında verilen kararın kesinleşmesinin beklenilmesi gerekirken, henüz kesinleşmemiş beraat kararına dayanılarak verilen temyize konu kararda isabet görülmediği gerekçesiyle temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına tescilli …- … ile …-… tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamelerine ekli Form-A menşe belgelerinin sahte olduğundan bahisle 2018 yılında ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergisi ile bu vergiler üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazların reddine dair işlemlerin iptali istemiyle dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 181. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, ithalatta gümrük yükümlülüğünün ithalat vergisine tabi eşyanın serbest dolaşıma girmesiyle beyannamenin tescil tarihinde başlayacağı; 197. maddesinin 2. fıkrasında, yapılan denetimler sonucunda hiç alınmadığı veya noksan alındığı belirlenen veya 1. fıkrada belirtilen şekilde tebliğ edilmeyen gümrük vergilerine ilişkin tebligatın, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıl içinde yapılacağı, şu kadar ki, gümrük yükümlülüğünün doğduğu olayla ilgili olarak dava açılmasının zaman aşımını durduracağı; 4. fıkrasınında da, gümrük vergileri alacaklarının, ceza uygulamasını gerektiren bir fiile ilişkin olması ve zaman aşımı daha uzun bulunan bu fiil nedeniyle ceza davası açılmış olması kaydıyla, bu alacakların Türk Ceza Kanunu'ndaki dava ve ceza zaman aşımı süreleri içinde kovuşturulup tahsil edileceği; 231. maddesinin 1. fıkrasında idari yaptırıma konu fiilin, ceza uygulamasını gerektiren bir fiile ilişkin olması ve zaman aşımı daha uzun bulunan bu fiil nedeniyle ceza davası açılmış olması kaydıyla, idari yaptırım kararlarının Türk Ceza Kanunu'ndaki dava ve ceza zaman aşımı süreleri içerisinde uygulanacağı, 2. fıkrasında gümrük vergileri alacağına bağlı idari para cezalarında zaman aşımının, bu idari para cezalarına ilişkin gümrük vergilerinin zaman aşımına tabi olacağı hükme bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda değinilen hükümlere göre; yapılan denetimler sonucunda hiç alınmadığı ya da noksan alındığı tespit edilen vergilere ilişkin tebligatın gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıl içerisinde yapılması gerekiyorsa da; gümrük yükümlülüğünü doğuran olayla ilgili olarak, sözü edilen süre içerisinde dava açılması halinde, zaman aşımının durduğu sürece veya davanın sonuçlanmasından sonra kalan süre içerisinde tahakkuk işlemi yapılarak mükellefine tebliğ edilebileceği gibi, gümrük vergileri alacaklarının ceza uygulanmasını gerektiren bir fiile ilişkin olması durumunda, tahakkukun ceza uygulamasını gerektiren fiilin tabi olduğu zaman aşımı süresi içerisinde yapılması da olanaklı olmakla birlikte, bir fiilin ceza gerektirip gerektirmediği, bir başka ifadeyle suç teşkil edip etmediği, açılacak ceza davasında verilecek kararla ortaya konulabileceğinden, 197. maddenin 4. fıkrası hükmünün uygulanabilmesi bakımından ceza davasında verilen kararın kesinleşmesinin beklenilmesi gerekmektedir. Diğer bir ifadeyle, vergilerin tebliği için öngörülen üç yıllık sürenin geçirilmesinden sonra da olsa, davacının fiili nedeniyle açılmış bir ceza davasında verilerek kesinleşen mahkumiyet hükmü, gümrük vergileri alacakları hakkında, suçun tabi olduğu zaman aşımı süresinin uygulanmasını mümkün kılacaktır.
Olayda, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıllık zaman aşımı süresi dolduktan sonra vergilerin tahakkuk ettirilerek tebliğ edildiği, gümrük yükümlülüğünü doğuran olay nedeniyle, davacı şirket yetkilileri hakkında … Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında açılan davada verilen beraat kararının … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinde istinaf aşamasında bozulduğu, dosyanın yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, yani kararın henüz kesinleşmediği tespit edilmiştir.
Bu bakımdan; ceza davasında verilerek kesinleşen hüküm, Türk Ceza Kanunu'ndaki dava ve ceza zaman aşımı sürelerinin uygulanıp uygulanmaması sonucunu doğuracağından, işbu dava hakkında karar verilebilmesi için, söz konusu ceza davasında verilen kararın kesinleşmesinin beklenilmesi gerekirken, henüz kesinleşmemiş beraat kararına dayanılarak verilen temyize konu kararda isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 08/11/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Temyiz başvurusu, davacı adına tescilli …- … ile …-… tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamelerine ekli Form-A menşe belgelerinin sahte olduğundan bahisle 2018 yılında ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergisi ile bu vergiler üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazların reddine dair işlemleri iptal eden mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair kararın bozulması istemine ilişkindir.
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 197. maddesinin 2. fıkrasında, yapılan denetlemeler sonucunda hiç alınmadığı veya noksan alındığı belirlenen veya 1. fıkrada belirtilen şekilde tebliğ edilemeyen gümrük vergilerine ilişkin tebligatın, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıl içinde yapılacağı; aynı maddenin 07/10/2009 tarihinden önce yürürlükte bulunan 4. fıkrasında, gümrük vergileri alacaklarının, ceza uygulanmasını gerektiren bir fiile ilişkin olması ve suçun zamanaşımı süresinin daha uzun bulunması halinde, bu alacakların, Türk Ceza Kanunu'ndaki dava ve ceza zamanaşımı sürelerinde kovuşturulup tahsil edileceği belirtilmiş; aynı fıkranın 07/07/2009 tarihli ve 27281 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yayımı tarihinden 3 ay sonra yürürlüğe giren 5911 sayılı Kanun'la değişik halinde ise, gümrük vergileri alacaklarının, ceza uygulamasını gerektiren bir fiile ilişkin olması ve zamanaşımı daha uzun bulunan bu fiil nedeniyle ceza davası açılmış olmak kaydıyla, bu alacakların Türk Ceza Kanunu'ndaki dava ve ceza zamanaşımı süreleri içinde kovuşturulup tahsil edileceği hükme bağlanmıştır.
Gümrük Kanunu'nun 197. maddesinin 4. fıkrasının 5911 sayılı Kanun'la değişik halinde, gümrük vergileri alacakları bakımından, Türk Ceza Kanunu'ndaki dava ve ceza zaman aşımı sürelerinin uygulanabilmesinin ceza davası açılması koşuluna bağlandığı, olayda, gümrük yükümlülüğünün doğduğu olayla ilgili olarak ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında ceza davası açıldığı görüldüğünden, Gümrük Kanunu'ndaki üç yıllık zaman aşımı süresinin değil, Türk Ceza Kanunu'ndaki dava ve ceza zaman aşımı sürelerinin uygulanması gerekmektedir.
Bu durumda, Gümrük Kanunu'nun 197. maddesinin 4. fıkrasının 5911 sayılı Kanun'la değişik halinin yürürlüğe girdiği tarihten sonra tescil edilmiş beyannameler bakımından ceza davası açılmış olması halinde Gümrük Kanunu'ndaki üç yıllık zaman aşımı süresi uygulanamayacağından, kararın bu gerekçeyle bozulması gerektiği oyu ile, karara katılmıyorum.

(XX) KARŞI OY :
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 197/2. maddesinde; yapılan denetlemeler sonucunda hiç alınmadığı veya noksan alındığı belirlenen veya birinci fıkrada belirtilen şekilde tebliğ edilemeyen gümrük vergilerine ilişkin tebligatın, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıl içinde yapılacağı, şu kadar ki, gümrük yükümlülüğünün doğduğu olayla ilgili olarak dava açılmasının zamanaşımını durduracağı" 4. fıkrasında da, "gümrük vergileri alacakları, ceza uygulamasını gerektiren bir fiile ilişkin olması ve zamanaşımı daha uzun bulunan bu fiil nedeniyle ceza davası açılmış olmak kaydıyla, bu alacakların Türk Ceza Kanunundaki dava ve ceza zamanaşımı süreleri içerisinde kovuşturulup tahsil edileceği" belirtilerek, gümrük yükümlülüğüne ilişkin olayın yargıya intikali halinde, tahakkuk zamanaşımı süresinin uzayacağı dolayısıyla, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren 3 yıldan daha fazla süre geçmiş olmasının, vergilerin tahakkukuna engel teşkil etmeyeceği, davanın neticelenmesini müteakip kaldığı yerden itibaren yeniden tahakkuk zamanaşımı süresinin işlemeye başlayacağı açıklamasına yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacı şirket adına tescilli beyannameler muhteviyatı eşya nedeniyle ek olarak tahakkuk ettirilen vergiler ve karara bağlanan para cezasına ilişkin tebligatın, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıllık süre geçirildikten sonra yapılmış olmakla birlikte; davacı şirket yetkilileri hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı beraat kararı verildiği, bu haliyle gümrük vergilerine ilişkin kamu alacakları hakkında suçun tabi olduğu zaman aşımı süresinin uygulanamayacağı değerlendirilmek suretiyle karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3.maddesinde, "vergi kanunlarının lafzı ve ruhu ile hüküm ifade edeceği, lafzın açık olmadığı hallerde, vergi kanunlarının hükümlerinin konuluşundaki maksat, hükümlerin kanunun yapısındaki yeri ve diğer maddelerle olan bağlantısı göz önünde tutularak uygulanacağı", hükme bağlanmıştır. Buna göre, ancak ihtilafa uygulanan bir kanun hükmünün lafzının açık olmadığı durumlarda, kanun metnine, o metinde geçen her bir kelimenin, cümlenin, cümle içindeki kelimeler arasında ve sonunda konulan dil bilgisi işaretlerine bakılarak, ilgili kanun maddesinin ne anlatmak istediğinin ortaya konulmasını gerektirir bir durumun varlığında, metnin yoruma tabi tutulması gerekecektir.
Oysaki olayda, ihtilafa uygulanan kanun metninde yoruma muhtaç bir durumun varlığı ortaya konulmaksızın, Gümrük Kanunu'nun 197/4.maddesinde geçen "...ceza uygulamasını gerektiren bir fiile ilişkin olması" ifadesinden, gümrük vergilerine ilişkin 3 (üç) yıllık zamanaşımının, dava açılmasıyla duracağı yolundaki 197/2.maddesi hükmünün geçerliliği, açılan dava sonrası hakkında dava açılanın o davada "mahkum" olmasının gerektiği yorumuna bağlanmasının; lafzi yorum yöntemine aykırı olduğu, madde metninin diğer ilgili maddeler ile birlikte değerlendirilmesinden de, "... zamanaşımının durması için dava açılmasının" yeterli olacağının anlaşıldığı, üstelik, konu hakkında Anayasa Mahkemesinin 28/9/2017 gün ve E:2016/198, K:2017/144 sayılı kararıyla Gümrük Kanununun 197/4.maddesinde geçen "…ceza davası açılmış olmak kaydıyla…" ifadesinin "Kanunun 197. maddesi ile 181. maddesinde yer alan düzenlemelerin bir bütün olarak ele alınması ve sistematik şekilde yorumlanması durumunda belirsizlik" içermediğine, Anayasanın 2. maddesinde yazılı olan ‘"belirlilik" ilkesine aykırı olmadığına vurgu yapılarak, maddenin yorum gerektirmeyecek şekilde açık olduğu da teyit edilmişken, davacı hakkında ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ve bu vergiler üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasında zamanaşımı bulunmadığından temyize konu kararın bu gerekçeyle bozulması gerektiği oyu ile, karara katılmıyorum.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın