7. Daire 2021/2539 E. 2023/4606 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

7. Daire 2021/2539 E. 2023/4606 K. — Danıştay Kararı

7. Daire 2021/2539 Esas 2023/4606 Karar 28.11.2023
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/2539 E.,  2023/4606 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2539
Karar No : 2023/4606

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : ... Boru Hatları İle Petrol Taşıma Anonim Şirketi
VEKİLLERİ : Av. ... - Av....

MÜDAHİL
(DAVACI YANINDA): ... Nakliyat ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...

2- (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, işleteni olduğu... "..." isimli geminin dahili seferde transit yakıt sarf ettiğinden bahisle adına tahakkuk ettirilen katma değer vergisine vaki itirazın vergi tutarının azaltılması suretiyle düzeltilerek reddine dair işlemin iptali ile ödenen 499.166,64 TL'nin ödeme tarihi olan 31/01/2019 tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, ... "..." isimli gemiye davacı şirketin talebi üzerine Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından 16/11/2017 tarihinden itibaren iki buçuk yıl süreyle Türk karasularında çalışma izninin (kabotaj izni) verildiği, Türk karasularında kabotaj izni bulunan ve Türk bandıralı gemilerin tabi olduğu hükümlere tabi olan (dış seferde bulunmayan) adı geçen gemiye 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 176., Gümrük Yönetmeliği'nin 476. maddesinin 2. fıkrası ve 482. maddesi hükümleri uyarınca dış seferlerde ve dış seferlerin devamı sayılabilecek hallerde kullanacakları yakıtın gümrük vergilerinden muaf olarak transit rejimi hükümlerine göre verilebileceği hüküm altına alındığından, kabotaj izni alan bu geminin yapacağı proje işlerinden dolayı uzun süre İskenderun Limanı demirleme sahasında ya da ... Terminaline yanaşmış olarak kalacağı belirtilerek ve talep edilerek alınan yakıta (dış seferde ve dış seferin devamı sayılan hallerde kullanılmadığından) muafiyet hükümlerinin uygulanmasının mümkün bulunmadığı, her ne kadar davacı tarafından gecikmenin kendi kusurundan kaynaklanmadığı ve aleyhlerine gecikme faizi hesaplanmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüşse de, davacının başvurusu üzerine transit yakıt kullanımına ilişkin bilgilendirme, transit refakat belgeleri ile "damıtık denizcilik yakıtı" cinsi eşyanın teslim edilmesinden önce yapıldığından, davacının bu iddiasının yerinde görülmediği, öte yandan, ödenen ve işbu davada iade istemine konu edilen tutara ilişkin olarak ise; alınan ek tahakkuk kararına vaki itirazın vergi tutarlarının azaltılması suretiyle reddi üzerine, davalı idarece yeniden hesaplama yapılarak fazladan alınan tutarın 57.962,99 TL (KDV+Gecikme faizi) olduğunun bildirildiği, bu durumda davalı idarece fazladan tahsil edildiği belirtilen bu tutarın yasal faiz oranında hesaplanacak faiziyle iadesinin icap ettiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının iade talebinin; 57.962,99 TL'ye isabet eden kısmının kabulü ile, anılan tutarın ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte iadesine, kalan kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dosyanın ve Dairelerinin 27/01/2021 tarihli ara kararı ile taraflardan ve İskenderun Liman Başkanlığından temin edilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden, ..."..." isimli geminin, taşıdığı sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) yükünü boşaltmak üzere kabotaja girerek 02/12/2017 tarihinde İsdemir Gümrük Müdürlüğüne verdiği özet beyan muhteviyatı eşyayı, terminalin hazır olmaması nedeniyle boşaltamamasından dolayı İskenderun Limanı demirleme sahasında ya da ... Terminalinde demirli vaziyette uzun süre bekleyerek 24/09/2018 tarihinde boşalttığı, uyuşmazlığa konu edilen yakıtı ise, 14/09/2018 tarihinde teslim aldığı, ordino kayıtlarına göre, geminin 01/05/2020 tarihine kadar yurt dışı sefere çıkmadığı, dolayısıyla geminin harici seferden gelip bekleme yaptığı müddetin harici seferin devamı sayılabilmesi için ... Terminalinin hazır olmaması nedeniyle zorunlu halin bulunduğu kabul edilse dahi, geminin yükünü boşalttığı tarihten itibaren her halükarda üç aylık sürede yurt dışı sefere çıkmadığı, yükün boşaltılmasından ve yakıt alımından sonraki ilk çıkışın 01/05/2020 tarihinde gerçekleştiğinin liman kayıtları ile sabit olduğu gerekçesiyle taraflarca yapılan istinaf istemlerine konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, gemiye yüklenen yakıtın davalı idarenin muvafakati üzerine teslim alındığı, tahakkuk kararı üzerine 499.166,64 TL tutarında katma değer vergisi ve gecikme zammı oranında gecikme faizini ihtirazi kayıtla 31/01/2019 tarihinde ödedikleri, davalı idarenin önce muvafakat verip sonrasında tahakkuk işlemi tesis ederek taraflarını yanlış yönlendirdiğinden gecikme faizi tahsil edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, geminin harici seferde tükettiği miktarın vergi hesabında dikkate alınmadığı, Gümrük Yönetmeliğinin 482. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, geminin liman sahasında beklediği zamanın harici seferin devamı niteliğinde sayılmasının gerektiği; davalı idarece, davacının tahakkuk kararına vaki itirazı üzerine vergi tutarının düzeltilerek onandığı ve hesaplamaya göre iadesi gereken tutar için vergi dairesi müdürlüğü ile gerekli yazışmalar yapıldığından, kısmen iadeye konu tutar yönünden idarelerine yüklenecek bir kusurun bulunmadığı, davacının dava açmasında hukuki yararının bulunmadığı ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dosyanın incelenmesinden, "... (Yüzer LNG Depolama ve Gazlaştırma Ünitesi)" isimli geminin yabancı bayraklı olduğu, dahili sefere alınmadığı, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca 16/11/2017 tarihinden itibaren 2,5 yıl süreyle (bu sürenin daha sonra uzatıldığı) Türk kara sularında çalışma iznine istinaden işletme statüsünde faaliyet gösterdiği, 11/06/2018 tarihinde geminin yurt dışına gidemeyeceği belirtilerek, davacı tarafından transit yakıt alım başvurusu yapıldığı, alım izninin verilmesi üzerine söz konusu yakıtın ihale ile temin edildiği ve 14/09/2018 tarihinde teslim alındığı, yüzer santral şeklindeki gemiden eşyanın 24/09/2018 tarihinde boşaltıldığı, 26/11/2018 tarihinde Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünce, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığına geminin dış seferde ve seferin devamı sayılacak halde kabul edilemeyeceğine ilişkin görüş bildirirken, 30/11/2018 tarihli yazı ile Doğu Akdeniz Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğünce davacının talebinin Gümrük Yönetmeliği'nin 482. maddesinin 4. fıkrası kapsamında değerlendirildiği ve transit yakıt talebinin uygun bulunduğu, ancak sonrasında, söz konusu yakıtın Gümrük Kanunu'nun 176. ve Gümrük Yönetmeliği'nin 476. maddeleri uyarınca muafiyet kapsamında olmadığı anlaşıldığından bahisle davacı adına tahakkuk kararı alındığı görülmüştür.
Davacının acentesi bulunduğu yüzer santral gemisi için kabotaj izni alınmış olsa da, geminin seyir testleri dışında yurt içi sefer yapmadığı, ..., ... Terminallerinde hizmet verdiği, harici seferden yurt içi sefere geçiş işleminin yapılmadığı ve zorunlu nedenlerden dolayı yabancı limana çıkamadığının anlaşılması karşısında, harici seferin devamı sayılan hal koşulunun da gerçekleştiği görülmüş olup, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle tarafların temyiz istemleri kabul edilerek kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz istemlerinin reddine,
2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve ... TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 28/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın