7. Daire 2021/2153 E. 2023/3745 K. — Danıştay Kararı
7. Daire 2021/2153 Esas 2023/3745 Karar 09.10.2023
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/2153 E., 2023/3745 K.
T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2021/2153 Karar No : 2023/3745
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLLERİ : Av. ...Av. ..., Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Vergi Dairesi Başkanlığı(... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhlerine olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: İkrazatçılık faaliyetinde bulunduğundan bahisle, takdir komisyonu kararlarına dayanılarak, davacı adına, 2008 yılının Ocak ilâ Aralık dönemleri için re'sen salınan banka ve sigorta muameleleri vergileri ile kesilen vergi ziyaı cezalarına dair işlemlerin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine dosyanın incelemesinden, olayda davalı idare tarafından savunma dilekçesinde dava konusu vergi ziyaı cezalı banka ve sigorta muameleleri vergilerinin 2008 dönemi banka muameleleri vergisi matrahları üzerinden sehven %15 oranında hesaplandığı, ancak 98/11591 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile bu oran diğer banka ve sigorta muamelelerinde %5 olduğu için düzeltme fişleri düzenlenerek davacıya tebliğ edildiğinin bildirildiği, mahkeme ara kararı uyarınca ibraz edilen düzeltme fişlerinden fark vergi ve cezaların terkin edildiğinin anlaşıldığı, öte yandan, vergi tekniği raporundaki tespitlerin değerlendirilmesinden; davacıdan borç alan kişilerin hem soruşturma kapsamında KOM Şube Müdürlüğüne, hem de vergi incelemesi sırasında vergi müfettişine verdikleri ifadelerden, davacının, arasında yakın akrabalık bağı bulunmayan pek çok kişiye senet karşılığında ve genelde aylık %10 faizle oldukça yüksek miktarlarda (örneğin 2008 yılında 40.000,00 TL, 2009 yılında 150.000,00 TL, 2010 yılında 36.000 $, 2011 yılında 70.000 TL) borç para verdiği, bazı kişilerin vadeli çeklerini komisyon karşılığında kırdığı, her ne kadar vergi inceleme elemanına verdiği ifadede, ele geçirilen senetlerin bir kısmının araba alım-satımı için, bir kısmının borç verdiği kişilerle yapmayı planladıkları ticari iş için verildiği belirtilmiş ise de, söz konusu araba satışlarına ilişkin herhangi bir belge ibraz edilemediği, ticari iş için verdiğini belirttiği borçlara ilişkin ifadelerle, borç alan kişiler tarafından verilen ifadelerin çeliştiği, 31/12/2010 tarihine kadar faaliyet gösterdiği kuyumculuk işiyle ilgili olarak ve 14/09/2011 tarihinden itibaren ortağı olduğu şirketin mal alım-satımının çok cüz'i tutarlarda kaldığı, bu durumda, ticari faaliyetin olduğuna ilişkin herhangi bir emarenin olmaması nedeniyle, borç para verdiği kişilerle herhangi bir ticari faaliyetinin gerçekleşmediği günümüz ekonomik koşulları ve ticari teamüller dikkate alındığında, adı geçen kişiler ile arasında yakın akrabalık ve ticari ilişki bulunmayan davacının, aleyhine yapılan saptamaların aksini ispat edecek, hukuken itibar edilebilir herhangi bir bilgi ve belge sunamadığı göz önünde bulundurulduğunda, ikrazatçılık faaliyetini mutat meslek halinde sürdürdüğü ve bu faaliyeti sonucunda elde edilen kazancın somut olarak ortaya konulduğu sonucuna varıldığından, re'sen tarh edilen banka ve sigorta muameleleri vergileri ile kesilen vergi ziyaı cezalarının takdir komisyonu tarafından takdir edilen matrahlar üzerinden %5 oranında hesaplanan kısmında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, takdir komisyonunca takdir edilen matrahlar üzerinden %15 oranında hesaplanan dava konusu cezalı tarhiyatların terkin edilen %5 oranını aşan kısmı yönünden karar verilmesine yer olmadığına, %5 e isabet eden kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tesis edilen işlemde hukuka uyarlık olmadığından kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın davanın reddine ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyize konu davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, 3. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve ...TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Mahkemece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına, 4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.